Twitter Facebook Linkedin Youtube

PEYGAMBERİMİZİN DOĞUM GÜNÜ

Arif YAVUZLAR

Arif YAVUZLAR

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,

Kumdan, ayın ondördü bir öksüz çıkıverdi!

Lâkin o ne hüsrândı ki: hissetmedi gözler;

Kaç bin senedir, hâlbuki bekleşmedelerdi!

Mehmet Akif ERSOY

 

Bugün, Hicri 12 Rebîulevvel 1435, Rasulullah Efendimizin dünyayı şereflendirişinin 1443’üncü yıl dönümü…

Suriye’de iki çocuğun, ölen anne-babasının arkasından tozlanmış yüzlerindeki gözlerinden akan gözyaşlarının ciğerimizi sızlattığı bir çağdayız Ya Rasulallah. Katleden Ümmetindenmiş, öyle olduğunu iddia ediyor. Katledilenler de senin ümmetin ya Habiballah. Medeniyet çağında yaşıyormuşuz, öyle söyleniyor Ya Kerimallah. Dünyada kurulan birlikteliğin beş ana üyesinden ikisi kabul etmediğinden dolayı dünyada zulüm arşa dayanıyor Ya Nur-u Ayn. Ümmetin bir arada olamadığı için her türlü problem onların başında.

Bu gece de Arif Nihat Asya’nın Naat’ındaki seslenişle sesleniyoruz sana;

Gel, ey Muhammed, bahardır…

Dudaklar ardında saklı

Âminlerimiz vardır…

Hacdan döner gibi gel;

Mi’râc’dan iner gibi gel;

Bekliyoruz yıllardır!

Efendimiz olmadan her dönem cahiliye dönemidir. Nitekim O (s.a.s.) dünyaya teşrif etmeden, insanları şereflendirmeden önce de insanlık cahiliye devrini yaşıyordu. O (s.a.s.) geldi, insanlık birer yıldız gibi parlamaya ve ötelere ışık tutmaya başladı. Şimdi yeniden Efendimizi (s.a.s.) gündemimize almalıyız ki; modern çağ denilen şu karanlık yüzyılı yeniden ışıklandıralım. Cahiliye döneminde insanlık diri diri kız çocuklarını toprağa gömüyordu. Şimdi de insanlar diri diri toprağa gömülmüyor mu? Mısır’da yaşananları unutmamalıyız. Libya’da yaşananları unutmamalıyız. Irak’ta yaşananları unutmamalıyız. Suriye’de daha hala yaşananları asla unutmamalıyız. Myammar’da Arakan bölgesinde yaşananları unutmamalıyız. İnsanlık onurunun ayaklar altına alınan çağı asala unutmamalıyız. Dün Bosna’da aynı üzüntüler yaşanmadı mı? Dün Çeçenistan’da aynı üzüntüler yaşanmadı mı? Dün ve bugün Filistin’de aynı üzüntüler yaşanmaya devam etmiyor mu?

Ya Rabbi! Bu gece âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Efendimiz hürmetine bizlere rahmet eyle. Ey Allahım, bu gecede insanlığa gönderdiğin şefkat numunen Peygamberimiz hürmetine, şefkatini Ümmet-i Muhammed’e indir. Cahiliye döneminde gönlü ateşlerde, etrafı cehennemde olan insanlığın yüreklerine su serptiğin gibi; devrin yangınında yanan Müslümanlar üzerine rahmet yağmurlarını yağdır. Cahiliye adetlerinde inim inim inletilen yetimleri ve muhtaçları sevindirdiğin gibi, bugün de yetimleri ve muhtaçları sevindir.

Bu geceden hepimiz nasibimizi almalıyız. Çünkü bu gece Kandil gecesi… Çünkü bu gece, Mevlid gecesidir. Çünkü bu gece, Şah-ı Rusul’un bizleri şereflendirdiği gecedir.

Bu gece, iman kandillerimizi, ibadet kandillerimizi yakma gecemiz.

Bu gece, ahlaki güzelliklere bürünme gecemiz.

Bu gece, Şefkat Peygamberimizi örnek alma gecemiz.

Bu gece, gönüllerimizi, bedenlerimizi diri tutma gecemiz.

Bu gece, Rahmet yağmurundan nasibimizi alma gecemiz.

Bu gece, bağışlananlardan olma gecemiz.

Bu gece, Peygamberimiz hürmetine affedilenlerden olma gecemiz.

Bu gece, İnsanlık Onurunu yeniden kazanma ve kazandırma gecemiz.

Bu gece, dua gecemiz. Maddi ve manevi desteklerimizle, dualarımızla zulüm altında inleyen kardeşlerimize destek olma gecemiz.

Bu gecede

  • Günahlarımızı terk etmeliyiz. Memeden çıkan sütün bir daha memeye geri dönmemesi gibi günahlarımız, artık bize dönmemeli.
  • İmanımızı kemale erdirmenin yolunun; ibadetlerimizi ihlas ve samimiyetle yerine getirmek olduğu bilincini hissetmeliyiz.
  • İbadetlerimizin kabul olması için ise, ahlakımızın güzel olması gerektiğinin farkına varmalıyız.
  • Bizi biz yapan asıl değer; İslam Dini’dir. Bu sebeple artık karar almalıyız. Beraberliğimizi bozan her şeyi bir kenara bırakacağımıza dair kararımızı bu gecede vermeliyiz. “Tespih tanelerini bir araya getiren ipin koparılması durumuna o tespih tanelerinin her birinin bir tarafa gideceği” gerçeğini ve örneğini unutmamalıyız. Bizleri bir arada tutan İslam’dır, Kuran’dır, Sünnettir. Artık aramızdaki kini, nefreti, düşmanlığı, hasedi ve küslüğü bir tarafa bırakma vaktidir.
  • Ana-baba, aile, akraba, komşu ilişkilerimizi mutlaka gözden geçirmeli, yanlışlıklarımızı kabul etmeli, hatalarımızı izale etmeli ve sağlam bir toplum için sağlam bir aile oluşturma çabamızı fiiliyata dökmeliyiz.
  • “İnsanlık onurunu kurtarma adına maddi ve manevi ne yapabiliriz?” soruna cevap bulmalı ve bu cevabın gereksinimlerini yerine getirmeliyiz.
  • İyi bir insan, iyi bir Müslüman, iyi bir eş, iyi bir ana-baba, iyi bir evlat, iyi bir kardeş, iyi bir akraba ve iyi bir komşu olmak, her birimizin ulaşması gereken hedefi olmalıdır.

Mutlu bir ailevi hayat geçirmek isteyen kardeşlerimize rehber: O (s.a.s).

İnsanlık Onurunu yeniden canlandırmak mı istiyoruz? Önderimiz O (s.a.s).

Kardeşlikleri bozulmuş Müslümanları yeniden kardeşler haline getirip birleştirmek mi istiyoruz? Örneğimiz O (s.a.s).

Dünya ve ahiret cennetini mi istiyoruz? Selametin yolu O (s.a.s).

Gelin bu gece karar verelim. Artık yanlışlarımız bir tarafa atalım. Artık ayrılıkları bırakalım. Ayrışma yollarını terk edelim.

Gelin O’na uyalım. Gelin selameti bulalım. Gelin Rabbimizin rızasına nail olalım.

Kendisine (s.a.s) uyduğumuz zaman kurtuluşa erenlerden olacağız.

Bugün Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade etmeliyiz. Çünkü Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır:

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَآمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”

Mevlit Kandiliniz mübarek olsun. Allah’a emanet olalım.

 

Arif YAVUZLAR

Sahipkıran AKADEMİ kategorisinde yayınlanan diğer yazılar için tıklayınız.

Sahipkıran Akademi Hakkında

Sahipkıran AKADEMİ; üniversite öğrencilerine çalışmalarını yayınlayabilecekleri bir platform sağlamak ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak üzere, Merkezimiz çatısı altında yeni oluşturulmuş bir yapıdır. “Türkiye’nin geleceğinin mimarları, Sahipkıran’da buluşuyor!” sloganı ile gayretli ve üretken üniversitelileri, çalışmalarını bu platformda paylaşmaya ve SASAM’ın etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Sahipkıran AKADEMİ üyeliği, tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. Üye olan öğrenciler, istedikleri zaman üyelikten çıkabilmektedirler. Üye olmak veya üyelikten çıkmak için bilgi@sahipkiran.org adresine, talebinize ilişkin e-posta göndermeniz yeterlidir. Talebiniz, en geç 3 iş günü içinde sonuçlandırılacaktır.

Yorum Ekleyebilirsiniz