Twitter Facebook Linkedin Youtube

SİGARANIN SAĞLIĞA ZARARLARI VE DİNİ HÜKMÜ

Arif YAVUZLAR

Arif YAVUZLAR

Sigaranın kısa tarihçesi

Tütünün anayurdu Amerika’dır. Avrupa’ya Amerika’nın keşfi ile gelmiştir. Kolombos ve arkadaşları, 1511’de tabaccos ismiyle İspanya ve Portekiz’e soktular. 1560 senesinde Fransa büyükelçisi Jean Nicot, Fransa sarayına tütün tohumlarını soktu. Tütün, Fransa’dan Almanya’ya sonrada bütün dünyaya yayılmıştır. Nicot’un ününe izafeten tütünün içindeki zehre nikotin ismi verildi.

Birleşiminde nikotin ve dört bine yakın zehirli madde bulunan tütün bitkisinin kıyılmış kurutulmuş ve kullanılmaya hazır hale getirilmiş yaprağından sigara yapılır. Tohumu son derece küçük olduğu için önce fideliğe ekilen tütün, sonra tarlaya aktarılır.

Tütün tohumu, Osmanlı devletine 1605-1606 senesinde yabancı gemilerle getirilerek ilk tütün ekimi Selanik vilayetinin Yenice Vardar kasabasında yapıldı. IV. Murad zamanında tütün yasaklandı.(1) Kâtip Çelebi, Sultan IV. Muradın mücadelesini şöyle anlatır. “…. Sonra Sultan Murad, asrının kötülüklerinin kapısını kapatmak için kahvehaneleri kapattığı gibi, yangınlar çıktığı için tütüne de yasak getirmiştir. Halk yasağı dinlemediğinden hünkar buyruğuna aykırı gitmek suçundan içenleri cezalandırmak gerekti. Giderek kişi nesnenin üzerine daha çok düşer dediklerince, içmeğe hırs ve rağbet artıp bu suçtan nice adem yokluk ülkesine gönderildi…”(2)

O devrin cerrahlar şeyhi hekim İbrahim Efendi’nin de tütüne karşı büyük bir mücadele başlattığını, umumi ve hususi meclislerde ve de en çok Fatih camiinde vaaz ve nasihatler verdiğini, sigara aleyhine fetva suretlerini cami duvarlarına astırdığını katip Çelebi’den öğreniyoruz.(3)

Yasaklanmasından sonra tekrar 1874’de yurt içinde istihsali serbest bırakılan tütün, son yıllarda Türkiye’de altıyüzbin civarında ailenin (2.5 milyon kişi) geçim kaynağı durumundadır.

Sigara ve insan sağlığı

Uzman tabiplerin uzun araştırmaları neticesinde sigaramın insan sağlığına saymakla bitmeyecek kadar zararları olduğu tespit edilmiştir. Dünya sağlık Örgütü’nün (WHO) 1968 yılı sonlarında yaptığı açıklamaya göre sigara ve tütün her yıl bir milyon insan hayatına mal olmaktadır. Diğer bazı hesaplara göre ise bu sayı iki buçuk milyona kadar yükselebilmektedir.

Yapılan araştırmalara göre ölüm ile neticelenen kalp ve dolaşım hastalıkları ile üst solunum yolu kanserlerine ( dudak, ağız boşluğu, dil boğaz ve gırtlak kanserleri) sigaranın sebep olduğu tespit edilmiştir. Sigara içenler, tütün dumanı ile doğrudan temas etmeyen organ kanserlerine de ortalamanın üzerinde bir sıklıkla yakalanırlar. Bunlar, böbrek kanseri ve idrar yolları mesane kanserleridir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri arasındaki bağlantı, şüpheye yer vermeyecek kadar kesindir. Sigara içmeyene göre sigara içen tiryakinin bu hastalıktan ölme riski, en az on misli fazladır.

Gebelikte sigara içen annelerde düşük , erken doğum , doğum sonrası ölüm ve sakatlık nispeti yüksek bulunmuştur. Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyenlere nispetle daha zayıf doğar, bedeni ve ruhi gelişimleri daha geç olur. ABD’de her yıl 4600 bebeğin, anneleri sigara içtiği için hayatlarını kaybettikleri tespit edilmiştir.

sigara

Bazı Uzmanların sigaranın tehlikesine dair verdikleri bilgi ve sloganlar şöyledir;

-Akciğer kanserine yakalanan hastaların %94’nün sigara tiryakisi olduğunu ciddi araştırmalar ortaya koymaktadır. (Op.dr. Edwards craham)

-Londra’da yapılan 7. Uluslararası kanser kongresinde akciğer kanseri olan 10 kişiden 9’unun sigara tiryakisi olduğu açıklanmıştır. (YEŞILAY ARŞİVİ)

-Düşük nikotinli sigaralar, en az ötekiler kadar zararlıdır. (Harvard Üniversitesi Araştırma raporu)

-Sigara içen annelerin çocukları, cenine kâfi oksijen ulaşamaması sebebi ile geri zekalı olur. (Doç. Dr. K. Aydoğmuş)

-Günde 20 sigara içmek sureti ile 20 yılda vücutta 7 kg. is ve katran birikir. (Brüksel tüberkülozla mücadele Konferansı Raporu)

-Tütün dumanında 4000’den fazla zehirli madde bulunduğu unutulmamalıdır. (ABD Milli Kanser Enstitüsü)

-Bütün uyuşturucular Arasında en fazla ölüme sebep olan madde, sigaradır. (Prof. Dr. Orhan Özer)

-Sigaranın sebep olduğu ölüm miktarı, umumi bir ifade ile trafik kazalarında meydana gelen rakamın 7 katıdır. (Doç. Dr. Ali telli)

-Sigaraya elveda, hayata merhaba! ( Bülent Akarcalı)

Dünya sağlık Teşkilatı, ” sigarayı veya kendi sağlığımızı seçmek kendi elimizdedir” sloganıyla, 9 Şubatı “Sigarasız Hayat ve Sigaraya Karşı Koyma Günü” olarak ilan etmiştir.

Pasif sigara içenler

Pasif sigara içme; sigara içmedikleri halde bulundukları mahaldeki sigara dumanlarını teneffüs ederek sigara dumanından etkilenme olarak tanımlanmaktadır. Amerikan Çevre Sağlığı Örgütü’nün (EPA) bir istatistiğine göre; ABD’de her yıl en az 500 tiryaki akciğer kanserinden ölmektedir. Amerikan Kanser Derneğinin yaptığı açıklamaya göre; kocası evde 20’den fazla sigara içen bir kadının akciğer kanserine yakalanma ihtimali, sigara içmeyen bir erkeğin eşine göre 2 misli fazladır.

Dini açıdan sigaranın hükmü

Dini kaynakları incelemekte maharetli olan ilim erbabı, tütünün insan sağlığında yaptığı maddi ve manevi tahribatı dikkate alarak haram olduğu neticesine varmışlardır. Devri saadette ve müçtehitlerin devrinde sigara yoktu. Bu sebeple sigara içmenin hükmünde farklı fetvalarla karşılaşılmaktadır. İslam âlimlerinin görüşlerinde ortaya çıkan değişik hükümler, meselenin tetkikinde seçilen hareket noktasının birbirinden farklı olmasından ileri gelmiştir.

Geçmişte bazı fakihler, sigaranın mübah yada mekruh olduğunu söylemişlerdir. Ancak o yıllarda tıbbî araştırmalar, sigaranın zararlarını tespit edememişti. Fukaha, bu görüş ve hükmünü “eşyada aslolan ibahadır (eşyada asıl olan mubah olmasıdır)” kaidesine bağlıyor idi. Ama tıp bunun bedene olan zararlarını keşfedip ortaya koyduktan sonra, artık aynı hükmü verenleri mazur göremeyiz. Uzmanların yaptığı ciddi araştırma ile sigaranın doruğa yükselen zararlarının ferdi ve cemiyeti menfi yönde tesir aldığı ortaya çıkınca, artık sigaranın mekruh ya da mubah olduğu konusunda bir tereddüde gerek ve yer kalmamıştır. Sigara içmenin haram olduğu, bu gün açık ortaya çıkmıştır. Ayrıca sigara kullanmakta; İslam dininde haram olduğu bilinen israf, başkasına zarar verme ve uyuşturucu etkisi vardır.

Sigaranın israf oluşu

Malın israf edilmesi, İslam dininde haram kılınmıştır. İsrafın haram olduğunu bildiren ayeti kerimelerin bazısı şöyledir;

“Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver. Elindekileri saçıp savurma” (İsra-26)

“Onlar sarfettikleri zaman ne israf ederler, ne de cimrilik; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”(Furkan-67)

“Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz. Allah (c.c.) israf edenleri sevmez.” (Araf-31)

“Muhakkak ki saçıp savuranlar, şeytanın kardeşidir.” (İsra-27)

Peygamber Efendimiz (s.a.v) de malın boş yere harcanmasını yasaklamıştır. Şüphe yoktur ki sigarada vücuda gıda veren hiçbir şey yoktur. İnsan sağlığına zararlı binlerce zehirden en tehlikelisi nikotindir. Sigara, gıda değilse, şifa vermiyorsa ve hiçbir derde deva olmuyor ise ve bilakis insan sağlığına son derece zarar veriyorsa ona verilecek para elbette israftır.

Sigara, onu kullanmayanlar için tiksindirici kokusu ve rahatsız edici dumanı ile eziyet vericidir. Sigara dumanı, çevresinde bulunan insanların sıhhatini menfi yönde etkilemekte ve sağlığa zarar vermektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kendisi doğrudan sigara içmemekle birlikte sigara içilen mahallerde bulunduğu için duman soluyan pasif sigara içicilerinin de akciğer kanseri hususunda büyük bir risk altında bulundukları tespit edilmiştir ki bunların riski, hiç sigara içmeyenlerden iki kat daha fazladır.

Hiçbir mümin, diğer bir mümine zarar vermez ve eziyet etmez. Sigara, bilhassa cemaat ile namaz kılınan yerlerde ve benzeri topluluklarda hem müminlere hem de vazifeli meleklere, ruhanilere eziyet verir. Namazda sigara içmeyen birçok kimsenin huşu ve huzurunun bozulmasına sebep Cennet-ül Baki kabristanından çıkarmış ve soğan ve sarımsak ile cemaate katılmamasını emir buyurmuştur. Yine soğan ve sarımsağı kastederek, “kim bu çirkin kokulu bitkiyi yerse, mescidimize yaklaşmasın” buyurmuştur. İnsanlara eziyet veren bu şeyler, meleklere de eziyet vermektedir.

Malumdur ki rahatsız etme bakımından sigaranın kokusu, soğan ve sarımsağın kokusundan daha az değildir. Sigaranın kokusunun başkasını rahatsız ettiği şüphesizdir. Hele hele sigara dumanının içtimai hayatta, otobüste ve diğer kapalı yerlerde rahatsız ediciliği ise daha da tiksindirici ve eziyet vericidir.

Sigara tiryakisi olmayanların üzerinde tütünün tesiri incelendiği zaman, vücutta bir gerginlik, göz kapaklarında bir ağırlık ve mahmurluk hali ve gerilen uzuvlarda bir gevşeme hali olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Günümüzde sigara her ne kadar uyuşturucu maddeler arasında sayılmıyor ise de, diğer uyuşturuculara alışkanlık kazandırmada başlıca amil olarak kabul edilmektedir. Üstelik sigaranın insan vücudu üzerinde uyuşturuculara benzer tesir meydana getirdiği iddia edilmektedir. Baş dönmesi, bulantı, baygınlık ve kaslarda gevşeme, bunlar arasındadır.

İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) Hazretleri; ” Bir şeyin zararı, asli fıtrata (yaradılışa) dokunuyorsa sair zararlılardan daha çirkindir. Mesela tütün gibi ki bunun zararı doğrudan fıtrat-ı asliyeyedir. İbadetlere karşı bir ağırlık ve isteksizlik meydana getirir.” demektedir.

Büyük hadis alimlerinden Mahmut Muhammed Hattab es-Subki, “İmam Ebu Davut ve Şerh-u Sünen’i” isimli eserlerinde sigaranın zararlılığı ve haramlığı ile alakalı geniş izahlarda bulunur ve hülasa olarak şöyle der; “Sigaranın haram olduğu bir gerçektir… Bunun haramlığı doktorların raporlarına göre sıhhate zararlı olduğundandır. Şüphesiz zararlı bir şey, âlimlerin ittifakı ile haramdır. Sigara yalnız içenlere değil, içmeyenlere de eza (sıkıntı) verir…Meleklerde çok rahatsız olur.”

Son devrin büyük alim ve fazıllarından Mehmet zihni efendi merhum da “Nimeti İslam” eserinde şöyle bahseder: “Öyle şeyler vardır ki, onlar vücuda faydalı olmak şöyle dursun netice itibarı ile bedeni harap ettiği halde fazlaca iştah ve istek duyulur. Bundan dolayıdır ki bu gibi şeyler, oruçlu iken kullanılırsa hem kaza hem keffâret lazım gelir. Mesela tütün gibi… Esrar içmek ve afyon yutmak da bu nevidendir… Ve hepsi de haramdır.”

Yine Şafii mezhebi alimlerinden Kalyubi, bir din âlimi olduğu kadar bir tabip idi. Bu muhterem zat, iki ilimdeki dirayeti ile tütün içmenin haramlığına hükmetmiş bulunmaktadır.

Müslüman’a yakışan, haram, mekruh ve şüphelilerden kaçınmaktır. Zira dinimizde yasaklardan kaçınmak, emirleri yerine getirmekten bile üstündür.

.

Arif YAVUZLAR

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Sahipkıran AKADEMİ kategorisinde yayınlanan diğer yazılar için tıklayınız.

____________________________

KAYNAKÇA:

-A’dan Z’ye sigara s. 39
-Bilim Ve Teknik Dergisi c.15
-Sigara Sempozyumu 1999 İzmir
-Doç. Dr. Ali Telli
-İsra -26
-İsra -27
-Furkan -67
-Araf -31
-Müslim 5/49
-Tabarani El -Evsad
-Fethul Kebir c.2 s.329
-İbn-i Abidin (kenarı) c.5 s.406
-En- Nihaye c.3 s. 409
– Gençlik Ve Zararlı Alışkanlıklar s.13-14
-Ruhul Beyan c.9 s.329
– Şerhu Sünenil İmam Ebi Davûd c.9 s. 269
-Nimeti İslam s. 934
-Rudud Alel Ebatil s. 371

Sahipkıran Akademi Hakkında

Sahipkıran AKADEMİ; üniversite öğrencilerine çalışmalarını yayınlayabilecekleri bir platform sağlamak ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak üzere, Merkezimiz çatısı altında yeni oluşturulmuş bir yapıdır. “Türkiye’nin geleceğinin mimarları, Sahipkıran’da buluşuyor!” sloganı ile gayretli ve üretken üniversitelileri, çalışmalarını bu platformda paylaşmaya ve SASAM’ın etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Sahipkıran AKADEMİ üyeliği, tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. Üye olan öğrenciler, istedikleri zaman üyelikten çıkabilmektedirler. Üye olmak veya üyelikten çıkmak için bilgi@sahipkiran.org adresine, talebinize ilişkin e-posta göndermeniz yeterlidir. Talebiniz, en geç 3 iş günü içinde sonuçlandırılacaktır.

Yorum Ekleyebilirsiniz