Twitter Facebook Linkedin Youtube

“DAHA YEŞİL BİR GELECEK ÇALIŞTAYI” DEKLARASYONU

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olan Akdeniz Havzasında yer alan Türkiye, her geçen gün iklim değişikliği, çölleşme ve kuraklık ve biyoçeşitlilik kaybının etkilerini daha yoğun yaşamaya devam etmektedir. Artan sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel, çığ ve taşkınlar, heyelan, fırtına ve orman yangınları başta olmak üzere afetlerin sayısı ve şiddetinde de belirgin bir artış gözlenmektedir. Özellikle 28 Temmuz- 12 Ağustos 2021 tarihleri arasında 16 gün boyunca 299 orman yangını çıkmış ve uzun süren çabalarla kontrol altına alınabilmiştir.

Özellikle Akdeniz kuşağında meydana gelen orman yangınları özelinde kamuyu daha çok bilgilendirmek, sivil toplumun bu konudaki çalışmalarını ve bundan sonra yapabileceklerimizi ele almak üzere bir çalıştay organize edilmiştir. Bu çalıştayın ev sahipliğini Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi yapmıştır.

Çalıştaya katılan STK’lar; UNCCD-COP 12 gençlik bildirisini yayımlayan, Daha Yeşil Bir Dünya İçin Gençlik Platformu çalışmaları yapmış ve Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesine (UNCCD) akredite olan sivil toplum kuruluşlarıdır. (Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi, Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği, Bilge Nesil Gençlik Bilişim Sanat ve Turizm Derneği) Çalıştayda disiplinler arası bir yaklaşım esas alınmıştır.

 ÇALIŞTAY ÇIKTILARI

  1. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Paris İklim Değişikliği Anlaşması, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı, 11. Kalkınma Planı iklim değişikliği, ormansızlaşma, çölleşme ve kuraklık, biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlar için projelerde entegre anlayış (diğer kurumlarla işbirliği, diğer meslek disiplinleri ile eşgüdüm, halkın katılımı) ortaya konulmalıdır.  Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), her ülkeye, kuruma, şirkete ve bireye 17 amaç çerçevesinde hedefler ortaya koyuyor ve yeşil ekonomi dönüşümünü destekliyor. Paris İklim Değişikliği Anlaşması ile bir takım yükümlülükler (NDC) ortaya koyarken GEF gibi çevre ve iklim finansmanını yönlendiriyor. Avrupa Birliği (AB), Yeşil Mutabakat ile bir karbon vergisi dahil bir inisiyatif belirlerken daha etkin devreye sokmak için Sosyal İklim Fonu oluşturuyor. Bu çalışmalar ve fonlar için daha entegre çalışmalı ve yeşil dönüşümün sadece ulusal değil yerel bir gündemi de olmalıdır.
  2. Akdeniz Havzası’nda sıcaklığın yükselmesi, nemin düşmesi, yağış rejiminin dengesizleşmesi ve sıcak hava dalgalarının artması yangını tetikliyor ve ortaya çıkan yangın alanın genişlemesine ve yangın sayısının artmasına yol açıyor. Duyarlı ve bilgili bireyler için eğitimler çok önemlidir.
  3. Özellikle Akdeniz ekosisteminde orman yangınlarıyla bilimsel çalışmalar için “İklim Değişikliği ve Orman Yangınları Araştırma Merkezi” kurulabilir. Bunun yanında orman yangınları ile mücadele için daha fazla sivil toplum kuruluşları kurulmalıdır.
  4. Bireysel olarak doğru bilginin yayılmasına katkı sağlanabilir. Her bilgi araştırmadan paylaşmaması gerektiğine dikkat çekildi. 
  5. Güçlü STK alt yapısı ve gönüllü çalışmaları ile ormancılık camiasında önemli faaliyetler yapıldığına dikkat çekildi. Mega yangınlarla ilgili raporlar hazırlanarak kamuoyu bilgilendirmeli, bunun yanında ormancılık sivil toplum kuruluşları (STK) raporları dahil olmak üzere hızlı cevap verilmelidir.
  • Ormancılık birimlerinin (OGM, DKMP, ÇEM) özel araştırma projeleri, havza temelli kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY destekleri ve bunun yanında 300-350 milyon fidan üretim kapasitesi ile bu doğal felaket bertaraf edilebileceğine mutabık kalındı. Mikro projelerle tüm STK’lar bu tür çalışmalar yapabilir. Bireyler özel ağaçlandırma projeleri ile çalışmalar yapabilir.
  • Akdeniz havzasında ormanların ürün, hizmet ve dışsal faydaların bilançolara yansıtılması kolay olmadığı dile getirildi. Kurumlarda yapısal dönüşüm, liyakate dayalı kariyer planlaması ve stratejik planlamanın önemli olduğuna dikkat çekildi.
  • Orman yangınları konusunda seferberlik bilinci daha fazla arttırılmalı; su tankı, baret, yanmaz eldiven gibi alet ve ekipman envanteri daha hızlı erişilebilir olmalı, gönüllülük faaliyetlerinin koordinasyonu sağlanmalıdır. Orman yangınları alo yangın ihbar hattı (177) konusunda algı araştırması yapılarak gerekirse ismi değiştirilmelidir.
  • Mevcutta 3000 kadar olan stratejik orman girişlerine fotokapan yerleştirilmesi uygulaması daha fazla kamuoyunda yer verilmeli ve caydırıcı diğer önlemler devam ettirilmelidir.
  • Ormanlarla ilgili hassasiyet sivil toplumun ve her vatandaşın gündemine girmiştir. Her sivil toplum kuruluşu Orman Genel Müdürlüğü ile protokollerle ağaçlandırma dahil olabilir. Fidan dikme kampanyaları, fon/bağış yönetimi etik olacak şekilde yapılmalıdır. Fidan dikme kampanyaları gibi orman temizliği kampanyaları (cam şişe, metal gibi çöpleri toplamaya yönelik kampanyalar) yapılabilir.
  • Yörükler, çobanlar, orman köylüleri gibi yerel ve kırsal halk coğrafyalarından mahrum olmuşlar, temel insan hakları olan barınma hakkı gibi haklardan mahrum kalmışlardır. Çevre hakkı, eğitim hakkı ve temel insan haklarını güçlendirici çalışmalar yapılabilir.
  • Orman yangınları afetzedelerinin yerinde kalkındırılması ve rehabilitasyonu önemlidir. Özellikle keçi ve keçicilik teşvik edilmelidir. Keçiciliğin sürdürülebilir insani ve kırsal kalkınmaya etkisi yanında Orman yangınlarına sebep olan otların yani diri örtünün değerlendirilmesine de vesile olmaktadır.
  • Gençler ve çocuklar öncelikli olmak üzere doğaya bakış açılarımızı ve bilincimizi geliştirmeliyiz. Orman yangınları, sel çığ heyelan gibi afetlere karşı eğitimler devam ettirilmelidir.
  • Ormanlara giriş yapan kampçılar, ekoturizmciler ve dağcı gibi grupların sertifikalı olması teşvik edilmelidir.
  • Yanan alanlarda bulunan korunan alanlar ve ören yeri/ sit alanların korunması önemlidir.
  • Bilindiği gibi yanan alanlar orman sağlığı için kesim yapılmakta ve fazlaca odun emvali ortaya çıkmaktadır. Orman ürünleri ve mobilya sektörüne yönelik yanan alanlardan gelecek (arz edilecek) odun emvali hammaddesinin sürdürülebilir yönetimi sağlanmalıdır.
  • Avrupa Yangın Yönetim Sistemi’ne göre ülkemiz orman yangınlarıyla mücadelede oldukça başarılı olduğu bilinmektedir. Orman yangını konusunda tehlike, risk ve hassasiyet haritaları ve planları yapılmalıdır. Mega yangınlar için tahliye operasyonları yapılmalıdır.
  • Orman yangınlarında oldukça tecrübeli Orman Genel Müdürlüğü koordinesinde orman yangınları için 12 uçak, 66 helikopter, 9 İHA, 1 insansız helikopter, 850 arazöz, 430 iş makinesi, 5250 personel görev yapmıştır. Ülkemiz için orman yangınları ile mücadelede helikopter kullanmanın pratikte ve coğrafi şartlardan dolayı daha etkili olduğu dile getirilmiştir. Orman yangını konusunda Akdeniz ülkeleri ile işbirliği artırmalı, diğer ülkelerle helikopter ve uçak anlaşmaları yapılmalıdır.
  • TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, ilgili Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları (Yerel Yönetim Politikaları Kurulu), Orman Yangınları Bilim Kurulu ve üniversiteler ile bilgi ve tecrübe sahibi kuruluşlarla koordineli çalışılmalı, silahlı kuvvetlerin kapasitesi orman yangınlarında kullanılmalıdır. 
  • Yanan alanların askeri işgal operasyonlarına hazır hale getirildiği düşünülebilir. Orman yangınlarının diğer ülkelerin askeri harekât hazırlığı amacıyla çıkartılması ihtimal dâhilinde görülmektedir. Böylelikle yanan alanların savaş halinde askeri stratejik bölge olmasına dikkat çekilmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır. (Önlem amaçlı geçici askeri üslenmeler oluşturulabilir)
  • Terör örgütlerinin çevreye, doğal kaynaklara, hayvanlara verdiği zararlar ve orman yangını çıkarması unutulmamalıdır.
  • Ülkemiz orman varlığının ve yanan alanların büyük çoğunluğu doğal kızılçam ormanları olduğuna dikkat çekildi. Kızılçam ve Toros Sediri ülkemizin en önemli asli orman ağacı olduğu dile getirildi. Yanan alanların alternatif uygulamalar ve ağaç türleri ile dönüşümüne izin verilmelidir. İklim değişikliği ile orman yangınlarının artmaması için projeler üretilmelidir.
  • Orman yangınlarından birey,  toplum ve kurumlar olarak dersler çıkarılmalıdır. Orman yangını bölgelerinde yaşayanların devlete ve hayata olumsuz bakacakları göz önünde bulundurularak manevi destek ekiplerinin önemine dikkat çekildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından manevi destek ekipleri için orman yangını afetzedelerine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Özellikle manevi destek ekiplerine yönelik orman yangınları afetzedeleri için eğitim modeli/modülü geliştirilmelidir. Böylece yeni görevlendirmeler ve acil eylemlerle manevi destek ekipleri daha etkin çalışmalar yapmalıdır.

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz


%d blogcu bunu beğendi: