Twitter Facebook Linkedin Youtube

GÜRCİSTAN’DA TÜRK VARLIĞI: BORÇALI (KARAPAPAK) TÜRKLERİ VE ONLARIN GELECEĞİ

27 Ekim’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile dikkatleri üzerine çeken Gürcistan’da yaşayan soydaşlarımıza dair Marmara Üniversitesi’nden Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu’nun yazısını ilginize sunuyoruz.

*****

Kafkasya’nın incisi olan Gürcistan, etnik olarak renklilik gösteren bir ülkedir. Burada Gürcülerin dışında çok sayıda topluluk yaşamaktadır. Bu topluluklar içerisinde büyük çoğunluğu oluşturanlardan birisi, Osmanlı Arşivinde Borçalı Terâkimesi olarak kayıtlara geçen ve Karapapak olarak da adlandırılan Borçalı Türkleridir. Bugün yaklaşık olarak 4,5 milyon olan Gürcistan nüfûsunun takrîben 600 binini Borçalı Türkleri oluşturmaktadır. Bununla beraber, Gürcistan’ın Ankara Büyükelçisi ve Azerbaycan’ın Tiflis Büyükelçisi Gürcistan’daki Türk nüfusunu 500 bin olarak zikretmişlerdir.

Gürcistan’daki Türkler, Tiflis’e yakın bir konumda bulunan Rustavi şehrine bağlı Marneuli, Bolnisi, Dmanisi ve Gardabani rayonlarında yoğun olarak yaşamaktadırlar.

Borçalı Türkleri Gürcistan topraklarında yüzyıllardan beri varlıklarını sürdürmektedirler. Onların büyük bir kısmı Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethinden önce, bir kısmı ise, Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethiyle birlikte bölgeye gelmişlerdir. Ayrıca Selçuklu akınlarıyla başa çıkamayan ve Selçuklu hakimiyetini kabul etmek istemeyen Gürcü krallarının bölgeye savaşçı ve akıncı olarak getirttikleri Kıpçaklar’ın, bölgenin Türkleşmesindeki ve Karapapaklar’ın oluşumundaki rolü büyüktür.

Tarih boyunca bazı dönemlerde büyük devletlere bağlı olarak ve bazı zamanlarda da müstakil devletler halinde varlığını sürdüren Gürcistan’ın, 1801 yılında Rusya ile birleşmesi kararı alınmış ve bundan sonra Türkler için birçok problem meydana gelmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Gürcistan’ın bağımsızlığını 1991 yılında ilan etmesiyle birlikte, bu bölgede yaşayan Borçalı Türkleri için bazı olumlu sonuçlar meydana gelmiştir. 200 bine yakını bugün Borçalı bölgesinde; diğerleri ise, Karayazı, Başgeçit, Tiflis gibi bölgelerde yaşayan Borçalı Türkleri’nin kültürlerini koruyabilmelerinde, Türkçe eğitim veren okulların rolü büyüktür.

Resmi rakamlara göre 500 bin, fakat nüfusları kuvvetle muhtemel 600 bin civarında olan Borçalı Türkleri hiç bozulmamış, tamamen saf kalmış bir Türk topluğudur. Gürcistan nüfûsuna oranla oldukça mühim bir yekün tutmalarına rağmen, istisnalar olsa da, onları ne Gürcü Devletinin muhtelif kurumlarında ne de meclisinde görebilmek pek mümkün değildir. Bugün birisi iktidar partisi, diğer ikisi ise muhâlif partiler olmak üzere sadece üç tane Türk milletvekili bulunmaktadır. Tespitlerimize göre bu durum şu sebeplerden kaynaklanmaktadır:

Bilindiği üzere, Sovyetler zamanında halk ayrımcılığı yok idi. Rusça konuşan ve mesleğinde salahiyetli olan bir Gürcü, Ermeni veya bir Türk, devletin muhtelif kurumlarında rahatlıkla çalışabiliyordu. Fakat Sovyetler dağıldıktan sonra, özellikle Gürcistan için söylemek gerekirse, ülkede 10-15 senelik bir boşluk meydana geldi. Gürcü dilini bilmeyen bir vatandaş devlette iş imkânı bulamadı. Bu sırada Türklerin büyük bir kısmı Gürcüceyi bilmedikleri için adeta ötekileştirildiler. Özellikle 2008 yılına kadar Türk çocukları Gürcü okullarında okuyamadılar. Çünkü üniversite sınavları Gürcü dilinde yapılıyordu ve Türkler yoğun olarak Türkçe konuşulan Borçalı Bölgesinde yaşadıkları için Gürcüce bilmiyor ve sınavlarda başarılı olamıyorlardı. 2008’den sonra iktidara gelen Mihail Saakaşvili hükümeti eğitim konusunda önemli reformlara imza attı. Bu tarihten sonra her etnik grup kendi dilinde üniversite sınavına girebilecek ve kazananlar 1 yıl Gürcüce hazırlık okumaya tabi tutulduktan sonra üniversiteye girebileceklerdi. Gerçekten durum böyle oldu ve şuanda Gürcistan’da yaşayan Ahıshalı ve Borçalı öğrenciler Gürcü üniversitelerinde hukuk, siyaset bilimi, tıp, tarih, edebiyat, şark dilleri ve batı dilleri gibi bölümler okumaya başladılar. Bunlar okullarından mezun olduktan sonra devletin muhtelif kurumlarında veya özel sektörlerde mesleklerini icra edebilecekleri gibi, meclise girmeye de hak kazanabileceklerdir.

Saakaşvili’nin başbakanlığa seçildiği 2008 yılından itibaren, üniversite sınavını kazanarak Gürcistan’ın muhtelif köy ve kasabalarından peyderpey Tiflis’e gelen Borçalılı Türk çocukları, bu büyük şehre intibak sağlamakta güçlük çektiler. Kimi zaman sahipsiz kaldıkları gibi, belki de bazen temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan mahrum kaldılar. Hattâ, kısa bir süre sonra bazı dış güçlerin (İsrail ve Almanya gibi) istihbaratları bu çocuklara sahip çıkarak onları kendi amaçları doğrultusunda yönlendirme girişiminde bulundular. Bu tehlikeli durumun farkında olan birkaç aydın fikirli ve ileri görüşlü Borçalı Türkü bir araya gelerek geleceğin teminatı olan genç talebelerine sahip çıktılar. İlk başta küçük bir ev açarak öğrencilere konaklayacakları yer temin eden bu insanlar, şuanda 70-80 öğrencinin kaldığı büyük bir yurt inşa ettiler. Bu tür yerlerde konaklayarak eğitimlerini sürdüren öğrencilerin, mezun olduktan sonra Gürcistan’da önemli vazifeler üstleneceği aşikardır.

Gürcistan’daki Türk varlığının teminatı durumunda olan Borçalılı öğrenciler, zaman zaman Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Daire Başkanlığı, Tika, Türksoy ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar aracılığıyla Türkiye ile sıkı ilişkilerini sürdürmeye devam etmektedirler.

Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu, Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü

KAFKASSAM- Yazının orijinali için TIKLAYINIZ

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorumlar (1)

  1. Serdar hoca elleriniz dert görmesin,ömrünüz ve ilminiz güçlü olsun

Yorum Ekleyebilirsiniz