2025 yılı, Cezayir için görünürde istikrarın korunduğu; ancak derinleşen sosyo-ekonomik hayal kırıklıklarının bu istikrarı aşındırdığı bir yıl oldu. Resmî söylemde öne çıkarılan “başarılar” ağırlıklı olarak egemenlik ve güvenlik başlıklarıyla sınırlı kalırken, toplum nezdindeki temel hayal kırıklığı somut ve kapsayıcı bir ekonomik dönüşümün başlatılamamasından kaynaklandı. 2026 yılı ise mali imkânların daraldığı ve sabrı tükenen genç nüfusun baskısının daha görünür hâle geldiği kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
2025 BİLANÇOSU: KAYNAYAN HAYAL KIRIKLIKLARI
Hidrokarbon Kıskacı: Tüm çeşitlendirme söylemlerine rağmen hidrokarbon gelirleri ihracatın %90’ından fazlasını oluşturmaya devam etti. Yeni hidrokarbon yasası beklenen yabancı sermaye girişini sağlayamazken, bürokrasi ve yolsuzluk algısı diğer sektörlerdeki yatırımları da caydırdı.
Sanayide Sürüncemede Kalan Canlanma: 2023-2027 Sanayi Canlandırma Planı sahada ciddi gecikmeler yaşamaktadır. Hidrokarbon dışı üretim, finansmana erişim ve karmaşık idari süreçler nedeniyle ivme kazanamamıştır.
Konut ve Altyapıda Biriken Öfke: Konut yetersizliği, kronik su kesintileri ve sorunlu kentsel altyapı, gündelik yaşamda hissedilen memnuniyetsizliği derinleştirmiştir.
TOPLUMSAL VE SİYASİ GERİLİM HATLARI
Genç İşsizliği: Sessiz Tehlike: %25 seviyesindeki genç işsizliği, kontrol altında tutulmaya çalışılan ancak her an patlamaya hazır bir sosyal baskı alanı yaratmaktadır.
Daralan Sivil Alan: Medya, dernekler ve dijital platformlar üzerindeki kısıtlamalar kamusal tartışmayı zayıflatmış, eleştirel seslerin görünürlüğünü azaltmıştır.
“Yerinde Sayma” Algısı: Reform vaatleri ile gündelik gerçeklik arasındaki uçurum, yönetimde atalete dayalı bir süreklilik algısını beslemektedir.
VİTRİNDEKİ BAŞARILAR, SAHADAKİ GERÇEKLER
Egemenlik Söylemi ve Bölgesel Ağırlık: Cezayir, özellikle Mali ve Sahra bağlamında arabulucu rolünü güçlendirerek bölgesel diplomaside görünürlüğünü artırmış; BRICS, Çin ve Rusya ile ilişkilerini derinleştirmiştir.
Güvenlikte Kontrollü İstikrar: Libya ve Sahel’deki istikrarsızlığa rağmen ülke, sıkı güvenlik politikaları sayesinde büyük çaplı iç karışıklıkları engellemiştir.
SINIRLI AMA SOMUT İLERLEMELER
Enerji: Güneş ve rüzgâr projeleri ilerleme kaydetmiş, Hassi R’mel’de büyük ölçekli bir güneş enerjisi santrali devreye alınmıştır.
Tarım: Gıda Faturasında Nefes Alma: Tarımsal yatırımlar bazı ürün gruplarında ithalat baskısını sınırlı da olsa azaltmıştır.
Dijitalleşme: Hızlanan Ama Eşitsiz: 4G yaygınlaşmış, 5G pilot uygulamaları başlatılmış; ancak bölgesel dijital uçurum sürmektedir.
2026: BASKILARIN KESİŞTİĞİ YIL
Gaz Gelirlerinde Sıkışma: Enerji fiyatlarının dengelenmesi, mali manevra alanını daraltacaktır.
Kaçınılmaz Reform Dosyaları: Yargı, finans, bürokrasi ve sübvansiyon reformları ertelenemez hâle gelmiştir.
Siyasi Takvim ve Riskler: 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden süreç, sistem içi dengeleri daha da hassaslaştıracaktır.
SONUÇ: KARAR ANINA DOĞRU
Cezayir, 2026’ya yönetim modelinin sınırlarına dayanmış bir ülke olarak girmektedir. Mevcut düzenin korunması ile kontrollü fakat gerçek bir dönüşüm arasında yapılacak tercih, yalnızca kısa vadeli istikrarı değil, önümüzdeki on yılın toplumsal ve siyasal çerçevesini de belirleyecektir.
.
Recai BAYHAN
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız