Twitter Facebook Linkedin Youtube

DENİZ İSTİHBARATININ ÖNEMİ VE İLK İSTİHBARAT GEMİMİZ UFUK KORVETİ

Onur DİKMECİ

Ülkelerin güvenlik sistemlerinin ayrılmaz parçası olan istihbarat kavramı, teknolojik ilerlemeler doğrultusunda çok boyutlu yapıya evrilen bir disiplini oluşturmaktadır.

Teknolojik gelişmelere paralel olarak istihbaratın temin edilebileceği önemli bir saha, istihbarat gemileri vasıtasıyla denizler olmuştur. İstihbarat gemileri ile toplanan veriler, rakibin savunma elektronik sistemleriyle ilgilidir. Özellikle de radarlar, füze sistemleri ve uçaklar gibi unsurların tespit veya analizlerinde bu tip gemiler önemli bir görevi ifa etmektedirler.

Denizlerden temin edilen istihbarat, yalnızca deniz araçlarıyla temin edilmemekle birlikte, bugün pek çok ülke istihbarat gemilerinden yararlanmaktadır. Aşağıdaki görsel, bu ülkelerin istihbarat gemilerinin kapasiteleri hakkında bir fikir vermektedir.

İstihbarat Gemileri[1]

Genelde denize kıyısı olan ya da deniz güvenliği öncelikli ülkelerin, uzun yıllardır istihbarat gemilerine sahip olduğu görülmektedir. Deniz gücünün ekonomik kulvarı dahil olmak üzere ülkelerin kalkınmasında yegane faktör olarak kullanılması önerisi, Alfred Thayer Mahan’a aittir. Bugünkü ABD donanma militarizminin kaynağını da oluşturan Mahanist görüş sayesinde ABD, dünya denizleri ve okyanuslarına hâkim olma stratejisini geliştirmiştir.[2] Bu strateji, yalnızca ABD ile sınırlı kalmamıştır ve Yunanistan ve Japonya gibi ülkeler dahil olmak üzere deniz harp okullarında okutulmaktadır.

Büyük bir imparatorluk kurabilmek için sıcak denizler politikasını asırlar önce geliştiren Rusya ise istihbarat gemilerinden aktif faydalanan önemli bir diğer ülkedir. 1945’den bu yana istihbarat gemileri geliştirme projelerini uygulayan Rusya, bu alanda 21 istihbarat gemisi projesini yürütmüştür.[3]

Denizlerin ve deniz istihbaratının önem kazandığı global güvenlik sisteminde Türkiye de, ilk istihbarat gemisi olan Ufuk’u 9 Şubat 2019 tarihi itibariyle denize indirmiştir. 94,5 metre tam boyu, 3,6 metre su çekimiyle Ufuk Korveti, alanının lideri olmaya namzet bir gemidir. Gemi, 10 tonluk bir helikopter için gerekli platforma sahiptir.

Ufuk Korveti, ağır iklim koşullarında kesintisiz 45 gün seyir yapabilecek kapasiteye sahiptir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törende belirttiği üzere: “Sinyal istihbaratının[4] önem kazandığı günümüz dünyasında, Ufuk, Türkiye’nin denizlerdeki gözü olacaktır.[5]

Gelişen dünya şartlarında ülkelerin müstakil sınırları ve bu sınırlar dahilinde oluşturdukları güvenlik paradigmaları mevcut olsa bile, bir bölgenin istikrarı ve güvenliği diğer bölgelerden ayrı değerlendirilemeyeceği için ulusal güvenlik, uluslararası güvenliğin ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Bu bakımdan son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşanan enerji yarışları ve olağan dışı silahlanma, aynı zamanda yalnızca bu bölgeyle ilgili değil, diğer denizlere ve okyanuslara da yansıyacak gelişmeleri tetikleyecektir.

Bu sebeple Türkiye’nin kıyısının bulunduğu coğrafî bölgede gelişmeleri yerinde okuyamaması ya da kurulacak denklemin dışında kalması, aynı zamanda Türkiye’nin diğer denizlerde de inisiyatif üstlenme stratejisini olumsuz etkileyecektir.  Bu durum, kara güvenliğinin de sarsılmasına yol açacak ve bu yüzyılın projesi olarak ortaya atılan deniz ve kara yolu temelli “Tek Kuşak Tek Yol” inisiyatifinde merkez konumda bulunan değerini aktif olarak sergileyemeyecek ve kilit bir aktör olabilme vasfını yitirecektir.

Türkiye’nin kıyısının bulunduğu coğrafi bölgede,  özellikle de Doğu Akdeniz bölgesinde son dönemde yaşanan önemli gelişmeler şunlardır;

  • Mısır, Fransa’dan iki adet Mistral tipi helikopter gemisi tedarik etmiştir.
  • İsrail, Almanya’dan SAAR6 tipi korvetleri ve havadan bağımsız tahrik sistemine sahip Dolphin tipi denizaltıları tedarik etmiştir
  • Rusya, Suriye’de deniz üssü kurmuştur ve bölgede gemileri bulunmaktadır.
  • ABD’den yola çıkan ve yüzlerce zırhlı ekipman taşıyan Patriot isimli gemi, Doğu Akdeniz’e giriş yapmıştır.
  • Güney Kıbrıs Rum Kesiminde Fransa, İngiltere, Rusya ve Avrupa Birliği’nin faydalandıkları deniz üsleri bulunmaktadır.
  • Bölge ülkelerinden bazılarının aralarında oluşturmaları beklenen ekonomik temelli birlik teorisi, henüz çok yeni bir girişim olsa bile bu yönde faaliyete geçirilecek bir paktın askeri kabiliyeti ya da organizasyonları da olması beklenmektedir.
  • Avrupa Birliği Sınır Güvenlik Birimi FRONTEX, bölgede çeşitli operasyonlar sürdürmektedir.

Bu gelişmelerden yola çıkarak şu sonuçlara varabiliriz;

1) Bölgenin, bölge temelli güvenlik anlayışı kavramı ortadan kalkmıştır ve global bir oyun sahasına dönüştüğü anlaşılmaktadır.

2) Bölgede olağan dışı bir silahlanma mevcuttur.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz rekabetinde güçlü bir oyuncu olabilmesi için uygun silah ve araç-teçhizat temin etmesi ve bu silah ve teçhizatın olabildiğince yerli kaynaklardan temin edilmesi, başarılı bir milli güvenlik sistemi için önemli bir gerekliliktir.

Sonuç olarak Türkiye’nin önemli bir ihtiyacını karşılayacak istihbarat gemisi Ufuk’un faaliyete başlayacak olması, uzun vadeli milli stratejiler için umut verici bir gelişme olmuştur.

 

Onur DİKMECİ
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
_________________________________________
Dipnotlar

[1] Signals Intelligence Collection  Ships of European Navies, http://www.navalanalyses.com/2015/01/naval-forces-5-signals-intelligence.htmlhttp://www.navalanalyses.com/2015/01/naval-forces-5-signals-intelligence.html, 17.01.2015

[2] Alfred Thayer Mahan, çev. A.Tunçer Büyükonat, Deniz Gücünün Tarihi Üzerine Etkisi 1660-1783, 2011, Grifin, İstanbul

[3] All Russian Intelligence Ships, http://russianships.info/eng/intelligence/

[4] Sinyal İstihbarat ile İlgili Ayrıntılı Bilgi İçin Bknz; Onur Dikmeci, Sinyal İstihbarat ve Türkiye’deki Mevcut Durum, http://sahipkiran.org/2019/01/28/sinyal-istihbarati/

[5] Basın Bültenleri, 09.02.2014

Onur Dikmeci Hakkında

Onur DİKMECİ: (İstanbul) 1987 İstanbul doğumludur. Haliç Üniversitesi İşletme Lisans bölümünden mezun olduktan sonra Harp Akademileri Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Yüksek Lisans programına devam etmiştir. Güvenlik, istihbarat, NATO gibi konularda çeşitli eğitim programlarına katılmış ve bu alanlarda “Beyaz Kitap” ve “Devlet Aklı” adlarıyla 2 adet kitap yayımlamıştır. Türkiye’nin ilk özel istihbarat platformu Türkiye Algı Merkezi’nin (turkiyealgimerkezi.org) kurucusu ve direktörüdür. Bireysel ve kurumsal danışmanlık görevini sürdürmektedir.

BENZER İÇERİKLER

Yorumlar (1)

Yorum Ekleyebilirsiniz