Twitter Facebook Linkedin Youtube

KÖRFEZ’DE GEMİ ENKAZLARI: BİR DEVRİN KAPANIŞI

Umut Berhan ŞEN

Basra ve Umman Körfezi’nden gelen haberler, sadece bir çatışmanın değil, bölgedeki 40 yıllık statükonun kökten sarsıldığının ilanıdır. ABD ve İsrail’in başlattığı “Operation Epic Fury” (Destansı Öfke), askeri literatüre “nokta operasyonu” olarak değil, bir “donanma tasfiyesi” olarak geçecek nitelikte.

Pentagon’un ve bizzat Savunma Bakanı Pete Hegseth’in açıklamalarına baktığımızda tablo net: İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri’nin (Artesh) omurgasını oluşturan 9 savaş gemisi artık suyun altında. Bu, basit bir deniz baskını değil. Aralarında Jamaran sınıfı muhriplerin ve Bayandor sınıfı korvetlerin bulunduğu bir deniz gücünden bahsediyoruz.

Peki, Bu Ne Anlama Geliyor?

Asimetrik Gücün Sonu: İran yıllardır “sürü taktiği” ve hızlı hücum botlarıyla Hürmüz Boğazı’nı bir kilit noktası olarak elinde tutuyordu. Ancak Hegseth’in başında olduğu yeni Pentagon doktrini, “vekalet savaşları” dönemini kapatıp doğrudan “caydırıcı imha” safhasına geçti. Hegseth, “Biz bu savaşı başlatmadık ama bitiriyoruz” derken, aslında İran’ın onlarca yıllık deniz stratejisinin iflasını ilan etti.

Hürmüz’ün Anahtarı Kimde? 9 geminin batması ve komuta merkezlerinin vurulması, Tahran’ın dünya enerji koridorundaki “şah damarı” tutma kabiliyetini sıfırlamıştır. Bu, küresel enerji piyasalarında kartların yeniden karılması demektir.

Teknolojik Uçurum: Operasyonda B-2’lerin ve F-35’lerin sergilediği performans, İran’ın Rus menşeli hava savunma sistemlerinin (S-300 vb.) bu çaptaki bir “elektronik harp + hassas mühimmat” birlikteliğine karşı ne kadar savunmasız olduğunu kanıtladı.

Peki Şimdi Ne Olacak?

İran tarafında sadece askeri bir mağlubiyet yok; Hamaney’in yakın çevresindeki kayıplarla birlikte ciddi bir yönetim krizi de kapıda. Hegseth’in “rejim değişikliği hedefimiz değildi ama rejim zaten değişti” iması, bölgede yeni bir siyasi mimarinin kurulduğunun işaretidir.

Kuveyt hava savunmasının “dost ateşiyle” 3 ABD jetini düşürmesi gibi operasyonel kazalar, sahadaki kaosun boyutunu gösterse de stratejik sonucu değiştirmiyor: İran, denizdeki varlığını ve bölgesel caydırıcılığını bu savaşla birlikte büyük oranda kaybetmiş durumda.

.

Umut Berhan ŞEN
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz


%d blogcu bunu beğendi: