Twitter Facebook Linkedin Youtube

ABD-İSRAİL EMPERYALİST SALDIRGANLIĞININ İDEOLOJİK VE TARİHSEL KÖKENİNE BİR BAKIŞ

Son yıllarda giderek tırmanan ABD ve İsrail emperyalist saldırganlığının, ABD’de Donald Trump, İsrail’de Benjamin Netanyahu’nun işbaşına gelmesi ile dozunu giderek arttıran, sonuçları tahmin edilemez bir şekilde arttığı gözlemlenmektedir.

Bu önü alınamazmış gibi görünen saldırganlığın kökenini biraz araştıracak olursak karşımıza mistik “Armegeddon” sihirli kelimesi çıkıyor. Armegeddon özellikle Yeni Ahit kitabında Kıyamet’te yaşanacak son büyük savaş olarak betimleniyor. (Vahiy 16:14,16) Savaşın yaşanacağı yer de İsrail’de bulunan Megiddo bölgesinde 25 metre yüksekliğinde bir dağ. İşte bu Armegeddon inancı iki ülkenin emperyalist saldırganlığının ruh halini ve ideolojisini inşa etmede önemli bir rol oynamıştır.

Bu konuda dikkat çekici en önemli eser, ABD’de Protestan kilisesinde bir vaiz olan S.M.Baldwin tarafından 1864’te yazılmış olan “Armageddon: or, The overthrow of Romanism and monarchy” isimli kitaptır. Eserde sanki bugünün Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki stratejik ortaklık daha o tarihte istenmişçesine, Yahudilik ve Hristiyanlığı bütünleştiren bir söylem kullanılmakta, buna kutsal kitaplardan kanıtlar uydurulmaktadır. Burada ilginç olan Yahudiler Luther’in en büyük düşman saydığı topluluklardan biri olduğu halde, Protestan kilisesinden bir rahibin bu iş birliğini önerebilmiş olmasıdır. Düşünün o tarihlerde henüz İsrail devlet mevcut olmadığı halde, Yahudilerin böyle bir devlet kuracağı ABD’de öngörülmüştür.

Peki ABD’de Armegeddon mistik savaş teması siyasete ne zaman dahil edilerek emperyalist saldırganlığın ideolojik bir dayanağı haline getirilmiştir?

Burada ABD’de Cumhuriyetçi Parti tarafından ortaya atılan “Yeni Muhafazakarlık” kavramı karşımıza çıkmaktadır. Yeni Muhafazakarlık, küresel kapitalizm koşullarında Amerikan iç politikasında radikalleşmiş sağın genel adıdır. Cumhuriyetçi Partiden Başkan olan Ronald Reagan’ın başkanlığının ilk yıllarında ortaya attığı bu kavram ile “Yeni Muhafazakarlık”, Cumhuriyetçi Parti’nin resmi ideolojisi haline gelmiştir.

Yeni Muhafazakarlık açısından en önemli olaylar dizisi, bir kovboy filmi aktörü olan Ronald Reagan’in 1952’den itibaren politikada önce Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayları (Eisenhower ve Nixon) için kampanya görevlisi ve konuşmacı olarak başlayan yükselişinde görülür. İllionisli iyi eğitim almamış bir kasabalı olan Reagan’in yükselişi, radikal muhafazakârların Cumhuriyetçi partiyi ele geçirme macerasını gösterirken, bir Amerikan Hitler’ini gözler önüne sermektedir. İlginç olan, bugünün Cumhuriyetçi başkanı Trump da ABD’de bir çok kesim tarafından aynı sıfatla nitelendirilmektedir. 1965’te California’lı petrolcülerin desteği ile vali olan Reagan, bu desteği genişleterek 1981’de Amerika Birleşik Devletleri’ne başkan olduğundan beri artık Cumhuriyetçi Parti Yeni Muhafazakardır ve gerçekten kendisini Demokrat Partiden farklılaştıran radikal bir çizgiye sahiptir. İlginç olan husus, Cumhuriyetçi Partiden bir Başkanın göreve geldiği her dönemde İsrail ile iş birliğinin saldırganlık dozunun arttığı gözlemlenmektedir.

Şu anda ABD’de Cumhuriyetçi Partiden Başkan olarak seçilen ve görevde olan Trump da temelleri daha 1864 yılında atılan ve 1950’li yıllarda Yeni Muhafazakarlık ideolojisi altında şekillenen bir parti ideolojisinin uygulayıcısı durumundadır. 1948 yılında kurulan İsrail devleti ile ABD arasındaki ideolojik bağlantının temellerinin çok öncesine dayandığı açıkça görülmektedir.

Günümüzde birçok kişi, Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’in hiçbir sınır tanımayan hunharlık boyutundaki saldırılarına niye bu kadar büyük destek verdiğine anlam verememekte ve bunu sorgulamaktır. Halbuki kısa bir araştırma sonucunda bu saldırganlığın temelinde Armegeddon mistik savaş figürü üzerine inşa edilmiş ve uygulanmakta olan bir politikanın olduğu görülecektir.

Ülkemiz açısından durumu değerlendirecek olursak, hastalıklı bir ruh yapısına dayanan bu saldırgan politikalar karşısında daima uyanık kalmalı, politik değerlendirmeleri ve buna uygun davranış biçimlerini rasyonel bir şekilde geliştirmeli ve uygulamalıyız.

.

Emin KÜÇÜK
Ege Üniversitesi Genel Sekreter Yard. (Emekli)

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz


%d blogcu bunu beğendi: