Twitter Facebook Linkedin Youtube

KÜRESEL SAPKINLIĞIN YÜZÜ EPSTEİN

Ertuğrul DEMİREL

2025 yılının sonu, tüm belirsizlikleri, siyasi ve sosyolojik krizleri ve gerilimleri ile başladığımız 2026 yılında bu defa diğerlerinden çok farklı ve karanlık bir gündemle sarsıldı dünya kamuoyu. Aslında dünya bu büyük sapkınlık olayının farkındaydı ve bihaber değildi ta ki ABD Adalet Bakanlığı Jeffrey EPSTEİN belgelerini ve içeriklerin bir bölümünü açıklayana kadar. (Ki açıklanmayan ve basına yansımayan milyonlarca belge ve içerikten bahsediliyor.) Doğusuyla ve batısıyla, Amerika’sıyla ve Avrupa’sıyla dünya ve toplum böylesini ne gördü ne tasavvur etti. Evet, küresel sapkınlığın, pedofilinin, istismarın, çocuk ticaretinin, çocuk kaçırma, çocuk öldürme, şantaj ve amiyane tabirle dünyanın çeşitli bölgelerinden kaçırılan çocukların; siyaset, medya, devlet başkanı düzeyindeki kişilerin önlerine sunulup katledilmesi organizasyonunun mimarı Jeffrey Edward EPSTEİN.

Jeffrey Edward EPSTEİN Kimdir?
20 Ocak 1953 yılında ABD’nin New York eyaletinde doğdu. Epstein, 1953’te Brooklyn’de, Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Annesi Pauline, okul yardımcısı olarak çalışan bir ev hanımıydı. Babası Seymour Epstein, New York Parklar ve Dinlenme Bölümü’nde bir arazi işçisi ve bahçıvandı. Jeffrey Epstein iki kardeşten büyük olanıydı. Epstein ve kardeşi Mark, Coney Adası, Brooklyn’de işçi sınıfının yaşadığı bir mahallede büyüdüler. Epstein, yakındaki Mark Twain Ortaokuluna gitti. 1967’de Epstein, Interlochen Sanat Merkezi’ndeki Ulusal Müzik Kampı’na katıldı. 5 yaşındayken piyano çalmaya başladı. 1969’da, 16 yaşındayken Lafayette Lisesi’nden iki sınıf atlayarak mezun oldu. O yıl, 1971’de üniversiteyi değiştirene kadar Cooper Union’daki derslere katıldı. Eylül 1971’den itibaren New York Üniversitesi’nde Courant Matematik Bilimleri Enstitüsü’ne katıldı, ancak Haziran 1974’te diploma almadan ayrıldı.

Amerikalı finansör, iş insanı, çocuk cinsel istismarcısı, seri tecavüzcü ve insan kaçakçısıydı. Meslek hayatına Dalton School’da öğretmen olarak başladı ve Donald Barr tarafından üniversite diploması olmamasına rağmen işe alındı. 1976’da okuldan kovulmasının ardından Bear Stearns’te çeşitli görevlerde çalışarak bankacılık ve finans sektörüne girdi, daha sonra kendi şirketini kurdu. Epstein, geniş ve seçkin bir sosyal çevre oluşturdu ve kendisi ile yakın çevresindeki kişiler tarafından defalarca cinsel saldırıya ve tecavüze maruz bırakılan en az 1.000 reşit olmayan kız, genç ve genç kadının temin edilmesinde rol oynadı. Servetinin büyük bölümünü ise milyarderlere sunduğu vergi ve emlak hizmetlerinden elde etti.

2005 yılının Nisan ayında Palm Beach, Florida’daki polisler, bir yetişkinin 14 yaşındaki bir kıza liseden arkadaşı olan başka bir kız aracılığı ile ulaşıp, villasında kendisine para karşılığı erotik masaj yapmasını istediği ihbar edilince Epstein’e karşı soruşturma başlattı. Soruşturma sonrası Florida eyalet mahkemesi tarafından Epstein, 30 Haziran 2008’de biri 18 yaşından küçük iki genç kızı fuhuş amaçlı istismardan hüküm giydi. 13 ay boyunca gözetim altında kalan Epstein hakkında inceleme yapan federal yetkililer, biri 14 yaşında olmak üzere reşit olmayan, tacize uğramış 36 kız çocuğu daha olduğunu tespit ettiler. Jeffrey Epstein, 6 Temmuz 2019’da Florida ve New York’ta küçük çocukları taciz etmek ve fuhuş nedeniyle hakkındaki suçlamalardan dolayı tekrar tutuklanıp cezaevine gönderildi. 10 Ağustos 2019’da kaldığı tek kişilik hücrede kendisini asarak 66 yaşında yaşamına son verdi. Her ne kadar Epstein’in avukatları, ölümünün gerçek nedeni hakkında muazzam bir kamu şüphesi ile birlikte karara itiraz etmesine rağmen, tıp doktoru ölümünü intihar olarak belirtti. Ölümü cezai suçlamaları ortadan kaldırdığı için bir hâkim, 29 Ağustos 2019’da tüm cezai suçlamaları düşürdü.

Epstein, kendisi adına reşit olmayan kızları tedarik etmesi ve cinsel amaçlı insan ticareti ile ilgili suçlamalarla karşılaşan eski sevgilisi Ghislaine Maxwell ile onlarca yıl süren bir ilişkiye sahipti. Bu iddialar Maxwell’in 2 Temmuz 2020’de FBI tarafından tutuklanmasına neden oldu. Epstein ayrıca, Epstein ile bağları nedeniyle kraliyet görevlerinden istifa etmek zorunda kalan York Dükü Prens Andrew ile uzun yıllar dostluk kurdu.

EPSTEİN MEKANİZMASI VE BAAL SEMBOLÜ

Epstein olayı sadece pedofili üzerinden okunan bir skandal, şantaj ve istismar ağı değildir, bireysel bir sapkınlık da değildir. Küresel elitlerin birbirlerini denetleme ve hatta rehin alma mekanizması; siyaseti, medyayı ve güç dengelerini rehin alma mekanizması, politikayı rehin alma mekanizması. Batının ahlak dediği, kurumsallık dediği, sistem dediği tam olarak bu. Pedofili, çocukları kaçırıp sistematik bir şekilde taciz, tecavüz ve istismar edip çocuk kanından beslenme. Bu durumun ne anlama geldiği ise; bu iğrençliğin ritüellerinin belgeleriyle ortaya çıkması, iblislere, şeytana, şeytani sembollere adak adamışlar, Satanizm vari ayin ve ritüeller için çocuklar, bebekler öldürülmüş, kurban edilmiş; karşılığında ise güç elde edilmiş. Şu an ortaya çıkanlar yeni değil, binlerce yıllık Babil kültürü, Kenanlıların devamı. Bedenlenemeyen bazı varlıklar var; bu varlıklar, onlarla iş birliği yapan insanlar üzerinden masum çocukların enerjisini emiyorlar. Mukaddes Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, Saffat Suresi 125 / 126 ve 127 / 128. ayetlerde:

En güzel yaratanı, sizin de geçmişteki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp, Baal’e mi taparsınız? Ama onu yalancılıkla suçladılar. Bu yüzden, Allah’ın samimi kulları dışında, onlar mutlaka cehenneme konulacaklar arasında olacaklardır” buyrulmaktadır.

Peki, Kitab-ı Mukaddes’te geçen “Baal” kimdir/nedir? Baal, Orta Doğu’daki birçok eski kültürde tapılan başlıca tanrılardan biridir. Baal adında birçok tanrı olmasına rağmen, en önemlisi Kenan mitolojisinde bulunuyordu. Baal genellikle güçlü bir savaşçı olarak tasvir edilir ve fırtınaların ve bereketin tanrısı olarak kabul edilir. Diğer anlamına değinecek olursak; bilindiği üzere Epstein’in Baal adında bir banka hesabı olduğu ortaya çıkmıştı. Baal, esasında Tevrat’ta haktan sapan İsrailoğullarının taptığı sahte bir ilah, bir put. Hz. İlyas, İsrail Kralı Ahad döneminde Baal putunun sahte peygamberleriyle mücadele etmişti. 1400 yıl önce inen bir kitapta aslında bu yazıyor, Saffat Suresi 125. ayet direkt olarak Baal’den bahsediyor (yukarıda da ifade etmiştik).

İnsanoğlu yüzyıllar geçse bile hâlâ değişmiyor, Baal denilen puta insan kurban ediliyor. Jeffrey Epstein dosyasını tesadüfi sapkınlıklar, zenginlerin münferit ahlaksızlıkları ya da sapıklıkları ve barbarlıkları olarak okumak tam anlamıyla meselenin özünü ıskalamaktır. Baal bir simgedir, esasında iblisi, şeytanı simgeler. İblisin tarih boyunca taktığı maskelerden biridir. Dün puttu, bugün ise sembol ama özü aynı. Onlar çok kalabalık, çok zengin, çok paraları var; ancak bilinmelidir ki şer ne kadar küresel hâle gelirse gelsin, hakikat kalabalığa bakmaz.

Türkiye sosyolojisinde uzun yıllardır gündeme getirilmeye çalışıldı bu olay. Bazı araştırmacı gazeteciler kitaplarında yer verdi, TV programlarında anlatıldı, farkındalık yaratılmaya çalışıldı. Türkiye’de efsaneleşmiş bazı kült dizilerde 2000-2005 yıllarında sahnelendi, anlatılmaya çalışıldı bu kirli ve karanlık düzen. Çoğu zaman kitap oldu elimize geldi, dizi oldu bilinçaltımıza işlendi, müzik oldu kulaklarımızda ve ruhumuzda acabalarla, ihtimallerle zihnimizde yer bulmaya çalıştı bugünün şeytanları ve şeytandan emir aldığını, şeytana adaklar adadığını anlatan küresel mekanizmanın tohumları. Yıllar boyunca ülkemizde ve dünyada pek çok aydın, araştırmacı, gazeteci ve yazar hep anlatmaya çalıştılar bu kirli düzeni; ya ciddiye alınmadılar ya da komplo teorisyenleri olmakla damgalandılar. Ancak herkes bilmelidir ki yeryüzünde bir yalan yoktur ki bir insan kadar yaşasın. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. Bugün her şey güneş gibi ortaya çıkmaya başlayınca, daha düne kadar komplo teorisyenliği ile itham edilenler bugün haklı çıktılar ve Batının uygar ve medeni olmadığı bu iğrenç yüzü ile bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Türkiye’de bu oluşumun ayağı ve uzantıları araştırılmalı; Türkiye’de sanattan medyaya, siyasetten iş dünyasına, sivil toplum örgütlerinden çeşitli camialara kadar varsa bu işe paydaş olan araştırılmalı ve gereği yapılmalıdır. Türkiye’de 2008 – 2016 yılları arasında toplam kayıp çocuk sayısı 11.691’dir. İstatistiki verilere baktığımızda ülkemizdeki kayıp çocuk sayısı dehşet verici boyuttadır. Ciddi şekilde bu işin üzerine düşülmeli ve gerekli araştırmalar yapılmalıdır. 17 Ağustos 1999 Marmara depremi ve 6 Şubat 2023 Hatay depreminden sonra söz konusu bölgelerde kayıp çocuk vakaları yaşanmıştır ve Jeffrey Epstein’in pilotunun açıklamalarını değerlendirecek olduğumuzda, belirtilen tarihlerde o bölgelere uçuş gerçekleştirdiklerini ifade ettiği açıklanan belgeler arasındadır. Bir dönem Adana ilimizde yaşanan bir hastane yangınında kayıp olan bebekler ve akabinde hastanenin arşiv bölümünde yaşanan yangın olayı ve sonrasında aynı tarihlerde yine Adana’da bulunan İncirlik Üssü’ndeki hareketlilik oldukça manidar ve düşündürücüdür. Bu olayların tesadüf olamayacağı açıktır ve toplum bu sorulara cevap aramaktadır.

ZİNCİRİN SON HALKASI VE SONUÇ

Süreç nasıl bu noktaya geldi; Epstein belgelerinin gündeme gelmesi ve ifşaların başlaması İran’da yaşanan kaos ve kitle hareketleri ile aynı zamana denk gelmektedir. İran’daki olayların başlamasında ve Jeffrey Epstein belgeleri ve görüntülerinin yayınlanmasında Mossad’ın parmağı var. Genel olarak 2020 yılında yaşanan pandemi ve sonrasındaki bölgesel ve küresel ölçekteki değişim ve kaotik süreç beraberinde bir geçiş sürecini, akabinde güç dengelerinde de değişimleri getirdi. Dünyada artık tek kutuplu hegemonik düzenden çok kutuplu bir düzene geçiş başladı. Dünyaya yön veren iki büyük aile olan Rothschild ve Rockefeller arasında yaşanan kavga bugün dahi devam etmektedir. Başta da belirtmiştik, 2025 yılı bir tasfiye ve geçiş süreci yılı oldu. Rockefeller ulusalcı/yerelci, Rothschild ailesi ise küreselcidir. 2020 pandemi sürecinden itibaren küresel Siyonist yapı parayı ABD’den Çin’e kaydırmaya başladığı an Amerika eski Amerika olmaz ve olmayacak. 21-24 Ocak 2026 Davos (Dünya Ekonomik Forumu) toplantısı gerçekleşti ve toplantıya katılan elitlere yeni dünya düzeninde söz sahibi katılımcılara yeni görevleri dağıtıldı. Bu toplantıya katılan kişiler yeni kurulacak düzende ön plana çıkacak, eski aktörler oyun dışına itilecek ve tasfiye edilecek. ABD Başkanı Donald TRUMP, İran ile savaşa girilmesi konusunda Amerika’daki müesses nizam, Siyonist Evanjelist yapı tarafından köşeye sıkıştırılmış durumda ve kendisine İran ile savaşa girilmesi için Epstein belgeleri üzerinden şantaj yapılmakta. Büyük tasfiye ve kırılma noktası sayısız Epstein belgelerinin ifşa olması ile başladı ve yeni kurulacak düzende Trump, yeni kurulması planlanan sistemde rol almak isteyen güç ve sermaye oligarkları tarafından deneniyor; ancak ikinci döneminde Trump için tehlike hâlâ devam etmektedir. Trump özelinde İran ile savaşa girmesinin de bir bedeli var, girmemenin de bir bedeli var. Özetleyecek olursak, küresel sistem bugün itibarıyla çökmüş durumdadır. Rockefeller ve Rothschild ailelerinin arasındaki kavgada küresel sistem çöktü ve artık bölgesel sistemler, yerel dengeler dönemi daha belirgin hâle gelecek. Neo-liberal düzen bitmiş ve misyonunu tamamlamıştır. Bundan sonra dünyada hâkim kılınmak istenen düzen; kapsayıcı kapitalizmdir. Yani küresel şirketlerin devletlerin üzerinde daha fazla söz sahibi olması tahakküm ettirilmek istenmektedir. Tabiri caizse lağım patladı ve üst akıl dediğimiz küresel sermaye elitlerinin arasındaki kavgada Epstein olayının ifşası zincirin son halkası olmuştur.

.

Ertuğrul DEMİREL
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz


%d blogcu bunu beğendi: