Twitter Facebook Linkedin Youtube

TÜRKİYE’DE DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM PROJEKSİYONLARI VE GÖÇ YÖNETİMİ: STRATEJİK ANALİZ VE RİSK RAPORU 

Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi (SASAM) bünyesinde oluşturulan Göç ve Demografi Çalışma Masası, Türkiye’nin önündeki demografik dönüşümü, işgücü piyasalarındaki yapısal değişimleri ve sınır güvenliği dinamiklerini ulusal güvenlik ekseninde ele almak üzere kurulmuştur. Bu bilgi notu çerçevesinde hazırlanan analitik raporun temel hedefleri ve stratejik vizyonu şu başlıklar altında özetlenmektedir: 

Stratejik Altyapı: Türkiye’nin gelecekteki insan kaynağı ihtiyacını belirlemek, bu ihtiyacın yerli nüfus, teknolojik otomasyon, gurbetçi vatandaşların geri dönüşü ve düzenli göç mekanizmalarıyla hangi oranlarda karşılanabileceğini tespit etmek, masanın temel gayesidir. 

Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi: Sektörler bazında işgücü açığı, yaşlanma etkisi, ücret düzeyleri, yerli arz ve stratejik önem gibi değişkenleri harmanlayarak erken uyarı ve planlama sağlayacak özgün bir endeks geliştirilmesi öngörülmektedir. 

Güvenlik ve Uyum Yönetimi: Düzensiz göç rotaları, insan kaçakçılığı, sahte belge kullanımı ve dijital göçmen kaçakçılığı gibi tehditler ile bu tehditlere karşı bütüncül sınır güvenliği tedbirleri ile geri kabul anlaşmalarının takip edilmesi ve raporlanması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ülkedeki göçmenlerin entegrasyon süreçleri objektif göstergelerle ölçülmektedir. 

Kurumsal İşbirliği ve Raporlama: Göç İdaresi Başkanlığı’nın sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğü istişare faaliyetlerine katkı sunulması, bu kapsamda işbirliği imkanlarının değerlendirilmesi ve her yıl kapsamlı Türkiye Göç Raporları yayımlanması hedeflenmektedir. 

Giriş 

Türkiye’nin önümüzdeki on yıllarda karşısına çıkacak en keskin stratejik eşiklerden biri, coğrafi konumumuzun getirdiği jeopolitik ağırlık ile iç demografik dinamiklerimizin çarpışma noktasında şekillenmektedir. Modern dünyanın karmaşık kriz hatları, bölgesel çatışmalar, iktisadi kırılmalar ve küresel ölçekteki iklimsel ve politik sarsıntılar, göç olgusunu geçici bir insan hareketliliğinden çıkararak devletlerin ve ulusların geleceğini doğrudan tayin eden birinci dereceden bir millî güvenlik, egemenlik ve strateji başlığı haline getirmiştir.

Ankara merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşu olan Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi (SASAM) bünyesinde oluşturulan Göç ve Demografi Çalışma Masası, bu tarihi sorumluluğun bilinciyle Türkiye’nin önündeki demografik dönüşümü ve işgücü piyasalarındaki yapısal değişimleri objektif bir bakış açısıyla ele almaktadır. Türkiye, yaşlanan ulusal ve dünya nüfusu, daralan yerli işgücü havuzları ve değişen üretim paradigmaları karşısında rasyonel, ölçülebilir ve uzun vadeli bir insan kaynağı ve güvenlik mimarisi inşa etmek zorundadır. 

Tarihsel köklerimiz ve jeopolitik hafızamız bize açıkça göstermektedir ki; devlet aklıyla hareket eden mekanizmalar, demografik hareketliliği yönetemedikleri takdirde iç istikrarlarını, sosyal dokularını ve jeopolitik caydırıcılıklarını kaybetme riskiyle yüzleşirler. Türkiye’nin gelecekte hangi insan kaynağına ihtiyacı olacağı sorusu, çalışma masasının önündeki en temel kilit sorudur.

Bugün küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve teknolojik evrilme, sanayi kollarından tarıma, yüksek teknolojiden hizmet sektörüne kadar her alanda nitelikli ve niteliksiz işgücü dengesinin yeniden kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut nüfusumuzun yaşlanma hızı, doğurganlık oranlarındaki azalma eğilimi ve genç nüfusun istihdam beklentilerindeki dönüşüm göz önüne alındığında, önümüzdeki süreçte yerli işgücünün tek başına tüm ekonomik çarkları döndüremeyeceği aşikardır.

Bu noktada stratejik aklın emrettiği ilk şey, hamasi söylemlerden arınmış, tamamen veriye dayalı bir projeksiyon yapmaktır. İhtiyacımızın ne kadarının mevcut nüfusla, ne kadarının teknolojik otomasyon ve verimlilik artışlarıyla, ne kadarının gurbetçi vatandaşlarımızın ana vatana potansiyel geri dönüşleriyle ve nihayetinde ne kadarının kontrollü ve düzenli göç mekanizmalarıyla karşılanabileceği matematiksel bir kesinlikle modellenmelidir. 

Demografik Dönüşüm Projeksiyonları 

Gurbetçi unsurların geri dönüş potansiyeli, Türkiye’nin demografik ve ekonomik kalkınma denkleminde sıklıkla göz ardı edilen ancak doğru teşvik mekanizmalarıyla kilit bir rol oynayabilecek potansiyel barındırmaktadır. Avrupa’da nesillerdir yaşayan ve sermaye birikimi, mesleki disiplin ve entelektüel donanım kazanan Türk diasporasının belirli bir plan dahilinde ülkeye dönmesi veya yatırımlarını stratejik sektörlere kaydırması, dışarıdan yapılacak düzensiz insan kaynağı transferine duyulan bağımlılığı ciddi oranda azaltabilecektir.

Aynı şekilde, sanayi ve üretimde otomasyon, yapay zeka entegrasyonu ve dijitalleşme hamlelerinin hızlandırılması, düşük katma değerli işlerde insan gücüne olan bağımlılığı asgari seviyeye indirerek verimlilik esasına dayalı bir ekonomik yapı doğuracaktır. Ancak tüm bu enstrümanların sonuna kadar zorlanmasına rağmen kapanmayan sektörel işgücü açıkları için ise devletin kontrolünde, millî güvenlik süzgecinden geçirilmiş düzenli yabancı işgücü politikalarının devreye sokulması kaçınılmaz bir zorunluluktur. 

Bu bağlamda SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası tarafından formüle edilen “Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi” fikri, son derece kritik ve yapısal bir vizyon ortaya koymaktadır. Sektörler bazında işgücü açığı, yaşlanma etkisi, ücret düzeyleri, yerli işgücü arzı, eğitim gereksinimleri, bölgesel dinamikler ve stratejik önem gibi değişkenlerin harmanlandığı bu endeks, Türkiye’nin hangi sektörde, hangi nitelikte, ne kadar yabancı işgücüne ve insan kaynağına ihtiyacı olduğunu nokta atışı tespit edecek bir erken uyarı ve planlama mekanizmasıdır. Plansız, denetimsiz ve kapıları tamamen açan ya da tamamen kapatan sığ yaklaşımlar yerine; ülkenin ekonomik rekabet gücünü koruyan ama aynı zamanda millî kimliği, sosyal dokuyu ve kamu düzenini koruma altına alan akılcı bir denge gözetilmelidir. 

Masanın çalışma alanlarının bir diğer kritik bacağını ise hiç şüphesiz sosyal uyum, entegrasyon süreçlerinin ölçülmesi ve güvenlik boyutu oluşturmaktadır. Ülke içerisinde bulunan farklı kökenlerden göçmenlerin toplumsal yapıya entegrasyon derecelerinin objektif göstergelerle ölçülmesi, olası kültürel çatışmaların, gettolaşmanın ve toplumsal gerilimlerin önüne geçilmesi açısından hayati önem taşır. Entegrasyon ölçülemediği ve yönetilemediği takdirde, ilerleyen yıllarda iç güvenlik risklerini besleyen kronik kriz alanlarına dönüşmesi kaçınılmazdır. Bu durum, düzensiz göç ve sınır güvenliği olgularının, disiplinli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. 

Düzensiz göç rotaları, uluslararası insan kaçakçılığı şebekeleri, sınır hatlarındaki güvenlik zafiyetleri, sahte belge ve kimlik kullanımının yaygınlaşması ile dijital göçmen kaçakçılığı gibi modern suç biçimleri, Türkiye’nin sınırlarının ve iç istikrarının doğrudan hedef alındığını göstermektedir. Sınır güvenliği yalnızca askeri bir tedbir meselesi değil; istihbarat ağlarının, teknolojik gözetim sistemlerinin ve diplomatik geri kabul anlaşmalarının eş zamanlı ve eşgüdümlü çalıştığı bütüncül bir milli güvenlik stratejisidir. Geri gönderme politikalarının kararlılıkla uygulanması, gönüllü ve güvenli geri dönüş mekanizmalarının uluslararası hukuk normlarına ve Türkiye’nin çıkarlarına uygun olarak işletilmesi, transit göç merkezi olma baskısını kıracaktır. Kaçak işgücünün ekonomide yarattığı kayıt dışı tahribat ve haksız rekabet ortamı da hem yerli işçilerin haklarını zedelemekte hem de ekonomik bütünlüğü tehdit etmektedir. Bu nedenle, denetim mekanizmalarının en üst seviyeye çıkarılması ve yıllık olarak yayımlanacak kapsamlı Türkiye Göç Raporları ile tüm bu süreçlerin şeffaf, denetlenebilir ve devlet hafızasına kaydedilen bir formatta yürütülmesi şarttır. 

Bu stratejik çerçeve ve analitik zemin üzerine kurulan SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası, Göç İdaresi Başkanlığı’nın kurumsal kapasitesini mükemmelleştirmek ve karar alıcı mekanizmalarına rehberlik etmek üzere sistematik, bilimsel ve kurumsal bir çalışma yöntemi izleyecektir.  

Öneriler 

Masanın benimseyeceği yöntem ve Göç İdaresi için mükemmelleştireceği alanlar şu temel sütunlar üzerine inşa edilmektedir: 

Birincisi; öngörüye dayalı stratejik planlama ve veri mimarisinin mükemmelleştirilmesidir. Çalışma masası, hamasi tartışmalardan uzak, tamamen sahadan derlenen istatistiki veriler, akademik araştırmalar ve sektörel analizlerle beslenen dinamik bir akıl havuzu kuracaktır. 

İkincisi; “Türkiye Göç ve İşgücü İhtiyaç Endeksi” vasıtasıyla işgücü planlamasının rasyonelleştirilmesidir. Böyle bir endeksin, çalışma izni ve yabancı istihdamı politikalarına bir temel oluşturacağı öngörülmektedir. Böylece, ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını ülkeye kazandırırken, yerli işgücünün haklarını koruyan adil bir dengenin oluşturulmasına katkı sunulacaktır. 

Üçüncüsü; sınır güvenliği, düzensiz göçle mücadele ve entegrasyon ölçüm mekanizmalarının somut göstergelerle tahkim edilmesidir. Düzensiz göç rotaları, sahte kimlik kullanım biçimleri ve dijital kaçakçılık ağları takip ve analiz edilecek, aynı zamanda ülkede bulunan yabancıların toplumsal uyum dereceleri objektif kriterlerle ölçülecektir. Bu sayede ilgili kamu kurumları için toplumsal gerilimleri önceden görüp bertaraf edebilen proaktif bir güvenlik ve uyum yönetimi oluşturulmasına katkı sunulacaktır.

Dördüncüsü; sivil toplum ve devlet sinerjisinin kurumsal bir formatta mükemmelleştirilmesidir. SASAM tarafından üretilen stratejik raporlar, başta Göç İdaresi Başkanlığı olmak üzere ilgili devlet kurumlarının sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğü istişare mekanizmalarına entegre edilerek, politikaların hem teorik derinliği hem de sahadaki pratik karşılığı en üst düzeye çıkarılmasına katkı sunulacaktır

Sonuç olarak; Türkiye, coğrafi ve tarihsel konumu itibarıyla göç dalgalarının merkez üssünde yer almaya devam edecektir. Bu gerçeği değiştiremeyiz; ancak bu akışın yönünü, şiddetini ve ülkemiz üzerindeki etkilerini akılcı, bilimsel ve kararlı politikalarla kendi lehimize çevirmek bizim elimizdedir. Güvenlikten ödün vermeden, ekonomik rasyonalizmden sapmadan ve toplumsal huzuru zedelemeden yürütülecek her adım, Türkiye’nin bölgesel bir çekim merkezi olmanın ötesinde, kendi kaderini kendi çizen küresel bir aktör olarak varlığını sürdürmesinin yegane teminatı olacaktır. 

SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası’nın ortaya koyduğu bu entelektüel altyapı ve kurumsal vizyon, devletin ilgili kurumlarıyla kurulacak eşgüdümlü köprüler sayesinde Türkiye’nin geleceğini güvence altına alacak stratejik bir akıl süzgeci sunmayı hedeflemektedir. 

Genel Değerlendirme ve Sonuç 

Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde ve ötesinde yürütülen her stratejik hamle, ülkenin yarınlarını inşa eden vazgeçilmez birer tuğladır. Küresel düzlemin kırılganlaştığı, iklim krizlerinin, çatışma hatlarının ve ekonomik dengesizliklerin insan kitlelerini yerinden ettiği bu çağda, göç meselesi artık sıradan bir idari denetim başlığı olmaktan çıkmış; doğrudan doğruya milli egemenliğin, kamu düzeninin ve toplumsal huzurun kilit taşı haline gelmiştir. Bu tarihsel gerçekliğin bilinciyle hareket eden Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi (SASAM) Göç ve Demografi Çalışma Masası, Türkiye’nin demografik geleceğini güven altına alacak, hamasetten uzak, tamamen akıl ve bilim eksenli bir devlet aklına katkı sunmayı arzulamaktadır. 

SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası, sivil toplumun dinamizmini devletin sarsılmaz otoritesiyle birleştiren, Türkiye’nin gelecekteki demografik ve stratejik rotasını çizen bir düşünce merkezi olmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda başta Göç İdaresi Başkanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumlarıyla kurulacak güçlü ve kurumsal işbirliği köprüleri, Türkiye’nin göçü yöneten, yön veren ve kendi milli çıkarlarını mutlak surette koruyan küresel bir güç olarak tarih sahnesindeki yürüyüşünü perçinleyecektir. Güvenlikten taviz vermeden, ekonomik rasyonalizmden sapmadan ve toplumsal huzuru zedelemeden atılacak her adım, büyük Türkiye idealinin en sağlam teminatı olacaktır. 

Çalışma Masamız, alanlarında yetkin, gönüllülük esasıyla katkı sunan ve Türkiye’nin göç ve demografi alanındaki stratejik meselelerine yönelik ortak bir vizyonu paylaşan uzmanlarımızın katkılarıyla faaliyetlerine başlamıştır. Bilimsel, nitelikli ve sürdürülebilir çalışmalar üretme hedefimiz doğrultusunda, bilgi ve deneyimleriyle katkı sunmak isteyen yeni gönüllü uzmanların katılımına da açığız. Göç ve Demografi Çalışma Masası bünyesinde gönüllü uzman olarak görev almak isteyenler için başvuru ve detaylı bilgilere https://sahipkiran.org/goc-ve-demografi-masasi/ adresinden ulaşılabilir.

.

Umut Berhan ŞEN
SASAM Göç ve Demografi Çalışma Masası Koordinatörü
_________________

Kaynakça  

Abadan Unat, N. (2017). Bitmeyen Göç: Konuk İşçilikten Ulus-Ötesi Yurttaşlığa. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Erder, S. (1996). İstanbul’a Bir Kent Kondu: Ümraniye: İçgöçün Çeperindeki Bir Kent Dokusunun Analizi. İstanbul: İletişim Yayınları.

Erdoğan, M. M.(2022). Suriye Barometresi-2021: Suriyelilerle Uyum İçinde Yaşamanın Çerçevesi. Ankara: Orion Kitabevi.

Geyik Yıldırım, S. (2022). Suriye ve Afganistan Kaynaklı Kitlesel Göçler: Türkiye ve İran Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

Keyder, Ç. (2000). Arka Planındakiler: Küreselleşen İstanbul’da Göç ve İşgücü. İstanbul: İletişim Yayınları.

Tekeli, İ. (2008). Göç ve Ötesi. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.

 

 

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir