Twitter Facebook Linkedin Youtube

SAVAŞ EKONOMİSİNDEN NARKO-EKONOMİYE GEÇİŞ: CAPTAGON TİCARETİNİN BÖLGESEL GÜVENLİĞE ETKİLERİ

Bu çalışma, Suriye ve Lübnan merkezli gelişen siyasi krizlerin etkisiyle, geleneksel savaş ekonomisi modellerinin devlet destekli bir narko-ekonomik yapıya dönüşümünü incelemektedir. Araştırmada Captagon (fenetilin) ticaretinin endüstrileşme süreci, 4. Tümen ve Hizbullah gibi aktörlerin rolü ile bu trafiğin bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri belge analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Çalışmanın temel bulgusu, uyuşturucu ticaretinin sadece bir gelir kaynağı değil, “ele geçirilmiş devlet” (captured state) yapısını pekiştiren ve sınır güvenliğini militarize eden stratejik bir fenomen haline geldiğidir. 2024 sonrasındaki Suriye rejim değişikliği ile birlikte üretimin Sudan, Yemen ve Irak gibi otorite boşluğu olan sahalara kaydığı ve narko-ekonominin merkezi olmayan bir yapıya büründüğü gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, bölgesel istikrar için uyuşturucu arzıyla mücadelenin kalkınma odaklı ve çok taraflı güvenlik iş birliğiyle desteklenmesi önerilmektedir.

Yöntem: 

Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden belge analizi (document analysis) tekniği kullanılarak yapılandırılmıştır. Araştırma kapsamında; uluslararası kuruluşların (UNODC, CIA) raporları, saha araştırmaları (New Lines Institute, Chatham House), akademik makaleler ve güncel stratejik analizler temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde, “savaş ekonomisi” ve “narko-ekonomi” kavramsal çerçeveleri üzerinden betimsel ve içerik analizi yöntemleri uygulanmış; Suriye ve Lübnan’daki dönüşümün bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri tümdengelim yöntemiyle incelenmiştir. Ayrıca, 8 Aralık 2024 sonrası yaşanan rejim değişikliği sonrası ortaya çıkan yeni veriler, karşılaştırmalı analiz yöntemiyle değerlendirilerek narko-ekonominin geleceğine dair projeksiyonlar sunulmuştur. Çalışma, bölgedeki illegal faaliyetlerin doğası gereği resmi istatistiklerin kısıtlı olması nedeniyle, büyük ölçüde güvenilir saha raporları ve ikincil kaynaklar ile sınırlıdır.

Giriş:

Suriye ve Lübnan merkezli gelişen siyasi ve askeri krizler, son on yılda Ortadoğu’nun ekonomik dokusunu radikal bir biçimde dönüştürerek geleneksel savaş ekonomisi modellerini aşan, devlet destekli bir narko-ekonomik yapıya evriltmiştir. Bu dönüşümün temel taşı olan Captagon (fenetilin), başlangıçta çatışan taraflar için bir finansman aracı ve savaşçılar için bir uyarıcı olarak ortaya çıkmış, ancak zamanla Suriye rejiminin uluslararası yaptırımlar altında ekonomik sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla başvurulan bir hayatta kalma stratejisine dönüştüğü iddia edilmektedir. (Rose ve Söderholm, 2022), (Alexander ve Slavin, 2025) Savaş ekonomisinin “ekonominin başka araçlarla sürdürülmesi” şeklindeki klasik tanımı, Suriye bağlamında yerini endüstriyel ölçekte uyuşturucu üretimi ve küresel dağıtım ağlarının devletin askeri ve güvenlik aygıtıyla bütünleştiği bir narko-devlet modeline bırakmıştır. (Alexander ve Slavin, 2025), (Daher, 2018), (Alhajj, 2022) 2011’den itibaren Suriye’nin egemenlik alanlarında yaşanan parçalanma, devletin resmi ekonomik faaliyetlerini olumsuz etkileyerek yasadışı ticaretin kurumsallaşması için uygun bir zemin hazırlamıştır. Bu süreçte narko-ekonomi, sadece bir suç faaliyeti olmaktan çıkıp, bölgesel güvenliği tehdit eden, devlet kurumlarını aşındıran ve diplomatik ilişkilerde bir şantaj unsuru olarak kullanılan çok boyutlu bir fenomen haline gelmiştir. (Kwiatkowski, 2026), (Glantz ve Hancock, 2024)

Kuramsal Çerçeve: Savaş Ekonomisinin Narko-Ekonomiye Evrimi

Savaş ekonomisi literatürü, çatışma ortamlarında resmi piyasaların çöküşünü ve bunun yerine yağma, haraç, kaçakçılık ve zorla el koyma gibi faaliyetlerin geçtiğini vurgular. Suriye ve Lübnan’daki durum, bu teorik temelin ötesine geçerek uyuşturucu ticaretinin devletin temel gelir kaynağı haline geldiği sistematik bir narko-ekonomik geçişi temsil eder. (Daher, 2018), (Daher ve Mehchy, 2025) David Keen gibi teorisyenlerin belirttiği üzere, savaş ekonomisi aslında kaosun değil, belirli aktörlerin kâr maksimizasyonu için yarattığı alternatif bir düzenin yansımasıdır. Suriye’de bu düzen, 2010’ların ortalarından itibaren rastgele milis faaliyetlerinden, 4. Tümen gibi seçkin askeri birimlerin kontrolündeki endüstriyel üretim hatlarına evrilmiştir. (Daher, 2018), (Alhajj, 2022)

Lübnan’daki ekonomik kriz ve merkezi otoritenin zayıflığı, bu geçişin lojistik ve finansal altyapısını güçlendirmiştir. Ülkedeki işsizliğin aktif işgücünün üçte birine ulaşması ve kişi başına düşen reel gelirin sert düşüşü, milis grupların ve aşiret ağlarının narko-ticarete yönelmesini bir hayatta kalma zorunluluğu haline getirmiştir. (Central Intelligence Agency [CIA], t.y.) Lübnan’ın liberal ve açık ekonomik yapısı, Suriye’de üretilen Captagon’un küresel pazarlara sızdırılması için kritik bir “kara para aklama” ve lojistik geçiş noktası işlevi görmüştür. (Central Intelligence Agency [CIA], t.y.), (Alterman, 2025) Bu yapı, devletin resmi kurumlarının zayıfladığı ancak gayri resmi ağların devlet gücüyle donatıldığı bir “paralel devlet” mekanizmasını doğurmuştur. (Falconí, 2025),

Savaş Ekonomisi ve Narko-Ekonomi Arasındaki Yapısal Farklılıklar

Suriye ve Lübnan’daki dönüşümü anlamak için geleneksel savaş ekonomisi ile narko-ekonomi arasındaki geçişkenliğin niceliksel ve niteliksel boyutlarını incelemek gerekir. Aşağıdaki tablo, bu iki ekonomik model arasındaki temel farkları ve Captagon ticaretinin bu dönüşümdeki rolünü özetlemektedir.

Özellik Geleneksel Savaş Ekonomisi Suriye/Lübnan Narko-Ekonomisi

Temel Gelir Kaynağı

 

Yağma, haraç, dış yardımlar, doğal kaynak gaspı.

 

Endüstriyel Captagon üretimi, sistematik kaçakçılık.

 

Aktör Yapısı

 

Parçalanmış milisler, yerel savaş ağları.

Devletin askeri aygıtı (4. Tümen), Hizbullah, uluslararası karteller.

 

Ekonomik Hacim

 

Yerel ve sınırlı (milis finansmanı odaklı).

Yıllık 5,7 ile 25 milyar dolar arası (devlet bütçesini aşan hacim).

 

Bölgesel Etki

 

Sınır ötesi mülteci ve silah akışı.

Kamu sağlığı krizi, sınır militarizasyonu, narko-diplomasi.

 

Kurumsal Etki

 

Kurumların işlevsizleşmesi.

Kurumların uyuşturucu şebekeleri tarafından ele geçirilmesi (Captured State).

Bu tablo, narko-ekonominin sadece savaşın bir yan ürünü değil, bizzat savaşın devamını ve rejimin bekasını sağlayan bir “stratejik varlık” haline geldiğini göstermektedir. (Glantz ve Hancock, 2024) 12)

Captagon’un Tarihsel Kökeni ve Suriye’deki Endüstrileşme Süreci

Captagon, 1960’larda Almanya’da dikkat eksikliği ve narkolepsi tedavisi için geliştirilen fenetilin bazlı bir ilaçtır. 1980’lerde bağımlılık yapıcı ve yan etkileri nedeniyle yasaklanmasına rağmen, formülü nispeten basit olduğu için yasadışı üretim ağlarının odağına yerleşmiştir. (Rose ve Söderholm, 2022), (Kwiatkowski, 2026), (Rose, 2023) Ortadoğu pazarındaki ilk izleri, Bulgaristan merkezli kaçakçıların komünist hükümet desteğiyle sahte Captagon hapları üretip bölgeye sevk etmesine dayanmaktadır. 1990’larda ve 2000’lerin başında üretim Balkanlar ve Türkiye üzerinden Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ne kaymıştır. (Glantz ve Hancock, 2024)

Suriye İç Savaşı, Captagon üretiminde bir kırılma noktası yaratmıştır. Başlangıçta çatışan tüm tarafların (IŞİD, Özgür Suriye Ordusu, El Nusra) “kimyasal cesaret” sağlamak ve operasyonel fon yaratmak amacıyla bu uyuşturucuyla ilişkisi olduğu iddia edilse de, gerçek endüstriyel sıçrama Esad rejiminin kontrolündeki bölgelerde gerçekleşmiştir. (Rose ve Söderholm, 2022), (Alexander ve Slavin, 2025), (Glantz ve Hancock, 2024) Suriye yönetimi, yaptırımların kısıtladığı döviz gelirlerini ikame etmek üzere uyuşturucu üretimini kurumsallaştırmıştır. Eski ilaç fabrikaları ve askeri tesisler, amfetamin üretimi için laboratuvarlara dönüştürülmüştür. (Alhajj, 2022),

Endüstriyel Üretim Kapasitesi ve Lojistik Ağlar

Suriye’nin bir narko-devlete dönüşme sürecinde üretimin niteliği de değişmiştir. 2011 öncesinde Suriye daha çok bir transit ülkeyken, 2021 itibarıyla dünyadaki Captagon üretiminin %80’inden fazlasının kaynağı haline gelmişti. (United Nations Office on Drugs and Crime [UNODC], 2025), (Gürer vd., 2025) Üretim, Mahir el-Esad komutasındaki 4. Tümen’in sıkı denetimi altında, askeri bölgelerin ve limanların sağladığı dokunulmazlık zırhıyla yürütülmektedir. (Alexander ve Slavin, 2025), (Alhajj, 2022), (Glantz ve Hancock, 2024)

Lazkiye ve Tartus limanları, uyuşturucu sevkiyatının küresel dağıtım noktaları olarak işlev görmektedir. Uyuşturucu haplar; narenciye kutuları, yapay meyveler, kâğıt ruloları ve inşaat malzemeleri gibi ticari emtianın içerisine gizlenerek taşınmaktadır. (Rose ve Söderholm, 2022), (Federal Foreign Office, 2023) 2020 yılında İtalya’nın Salerno limanında ele geçirilen 14 tonluk (yaklaşık 84 milyon hap) Captagon sevkiyatı, Suriye’deki üretim kapasitesinin ulaştığı devasa boyutları ve sevkiyatların ne kadar sofistike olduğunu kanıtlamıştır. (Alexander ve Slavin, 2025), (Glantz ve Hancock, 2024)

Aktörler ve İş birliği Modelleri: Devlet ve Devlet Dışı Aktörlerin Simbiyozu

Captagon ticareti, tek bir kartelin kontrolünde değil, dikey olarak entegre edilmiş bir ağ yapısında yürütülmektedir. Bu yapıda Suriye rejimi, Hizbullah ve yerel aşiret ağları arasında pragmatik bir görev dağılımı bulunmaktadır. Suriye rejimi ve özellikle 4. Tümen, üretimin endüstriyel boyutunu, hammadde teminini ve liman güvenliğini sağlarken; Hizbullah, Lübnan-Suriye sınırındaki geçiş noktalarını kontrol etmekte ve küresel kaçakçılık rotalarındaki tecrübesini sisteme aktarmaktadır. (Alhajj, 2022), (Alterman, 2025)

Hizbullah ve Sınır Ekonomisinin Dönüşümü

Hizbullah’ın Captagon ticaretindeki rolü, Bekaa Vadisi’ndeki tarihsel esrar ve afyon üretimi tecrübesine dayanmaktadır. 2013 yılında Suriye İç Savaşı’na aktif olarak dahil olmasıyla birlikte Hizbullah, Lübnan-Suriye sınırının her iki tarafında da güvenli bölgeler ve üretim tesisleri kurmuştur. (Glantz ve Hancock, 2024), (Khatib, 2022) Örgüt, uyuşturucu baronlarına koruma sağlamak, sevkiyat yollarını güvence altına almak ve karşılığında siyasi veya finansal pay almak suretiyle narko-ekonominin vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmiştir. (Alexander ve Slavin, 2025), Lübnan devlet kurumlarının durumu, Hizbullah’ın bu faaliyetlerini yasal engellere takılmadan yürütmesine olanak tanımış, hatta güvenlik bürokrasisi içindeki bazı unsurların bu ağlara dahil olmasına yol açmıştır. (Alterman, 2025)

Yerel Aşiretler ve Kaçakçılık Şebekeleri

Üretim merkezi düzeyinde devlet aygıtı hakimken, sınır geçişlerinde ve dağıtım aşamasında yerel aşiret ağları ve milis gruplar devreye girmektedir. Suriye’nin güneyindeki Dera ve Süveyda bölgelerinde, rejime bağlı veya bağımsız yerel gruplar, Ürdün sınırındaki zorlu arazi koşullarını kullanarak uyuşturucu sevkiyatını gerçekleştirmektedir. (Alterman, 2025), (Rose, 2025), (Steenkamp, 2025) Bu gruplar, Captagon gelirleri sayesinde yerel düzeyde birer “savaş ağası” haline gelmekte ve merkezi devletin bu bölgelerdeki otoritesini daha da aşındırmaktadır. (Daher, 2018), (Rose, 2025)

Aktör Rolü Etki Alanı
Suriye Ordusu 4. Tümen (Mahir Esad) Endüstriyel üretim, hammadde kontrolü, liman lojistiği. Şam, Lazkiye, Halep, Humus.
Hizbullah Sınır güvenliği, lojistik koruma, küresel dağıtım ağları. Bekaa Vadisi, Qalamoun Dağları, Beyrut Limanı.
İran Destekli Milisler (PMF) Transit koridoru sağlama, bölgesel dağıtım.

sağlama, bölgesel dağıtım.

Irak (Anbar, Basra), Suriye-Irak sınırı.

Yerel Aşiretler Sınır ötesi sevkiyat (Ürdün, Suudi Arabistan). Dera, Süveyda, Doğu Çölü (Badia)

Bölgesel Güvenlik Tehditleri ve Militarize Sınırlar

Captagon ticareti, Ortadoğu’da devletlerarası ilişkileri ve sınır güvenliği paradigmalarını kökten değiştirmiştir. Özellikle Ürdün ve Suudi Arabistan için bu ticaret, bir asayiş sorunundan ziyade ulusal güvenlik tehdidi olarak tanımlanmaktadır. Ürdün, Suriye sınırını “narko-terörizm” ile mücadele edilen bir savaş alanı olarak görmektedir. (Steenkamp, 2025)

Ürdün’ün “Yeni Savaşı” ve Sınır Güvenliği

Ürdün, 2022 yılından itibaren kuzey sınırında artan uyuşturucu sevkiyatlarına karşı sert bir askeri doktrin benimsemiştir. Suriye’den gelen kaçakçı grupların sadece uyuşturucu değil, aynı zamanda İran yapımı silahlar, patlayıcılar ve dronlar taşıması, Amman yönetimini sınırda “vur emri” (shoot-to-kill) politikasına yöneltmiştir. (Steenkamp, 2025), 2023 yılında Ürdün hava kuvvetleri, Suriye içindeki uyuşturucu  imalathanelerine ve uyuşturucu trafiğinin kilit isimlerinden biri olarak tanımlanan Marai al-Ramthan gibi isimlere yönelik hava operasyonları düzenleyerek çatışmayı doğrudan Suriye topraklarına taşımıştır.

Suudi Arabistan ve Körfez’de Toplumsal Tahribat

Suudi Arabistan, Captagon’un dünyadaki en büyük nihai pazarıdır. Ülkedeki genç nüfus arasında uyuşturucu kullanımının artması, toplumsal istikrarı tehdit eden bir unsur olarak görülmektedir. 2023 yılı verilerine göre, Suudi gençliğinin yaklaşık %40’ının Captagon kullandığına dair tahminler, tehdidin boyutlarını göstermektedir. (Kwiatkowski, 2026) Riyad yönetimi, bu tehdidi durdurmak amacıyla uyuşturucu kaçakçılığı suçlarına yönelik idam cezasını yeniden uygulamaya koymuş ve 2024 yılında rekor sayıda infaz gerçekleştirmiştir. (Shaar vd., 2025)

Suriye rejiminin 2023 yılında Arap Birliği’ne geri kabul edilmesi sürecinde, Captagon ticaretinin durdurulması en önemli diplomatik koz olarak kullanılmıştır. Ancak, Esad rejiminin narko-gelirlere olan yapısal bağımlılığı ve yerel milis ağları üzerindeki kontrolünün sınırlı olması, diplomatik çabaların büyük ölçüde sonuçsuz kalmasına neden olmuştur. (Glantz ve Hancock, 2024) Bölge ülkeleri, Esad’ın uyuşturucu ticaretini bir “şantaj unsuru” olarak kullandığını, normalleşme ve yeniden yapılanma yardımları karşılığında uyuşturucu akışını kısma sözü verdiğini ancak pratikte üretimin devam ettiğini gözlemlemişlerdir. (Glantz ve Hancock, 2024), (Aftandilian, 2025)

Sosyopolitik Etkiler: Kurumsal Erozyon ve “Coping” Ekonomisi

Narko-ekonominin en kalıcı ve yıkıcı etkileri, Suriye ve Lübnan’ın sosyal dokusunda ve devlet kurumlarında görülmektedir. Uyuşturucu gelirleri, devlet kurumlarını içeriden çürüterek “ele geçirilmiş devlet” (captured state) yapısını pekiştirmektedir. Yasadışı sermaye; yargı, emniyet ve ordu hiyerarşisine sızarak kamu politikalarını uyuşturucu şebekelerinin lehine dönüştürmektedir. (Falconí, 2025)

Orta Sınıfın Çöküşü ve Kayıt Dışı İstihdam

Uluslararası yaptırımlar ve savaşın getirdiği ekonomik yıkım, Suriye ve Lübnan’da orta sınıfı yok etmiştir. Resmi ekonomik faaliyetlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte, eğitimli profesyoneller, askerler ve gençler hayatta kalabilmek için narko-şebekelerin bir parçası haline gelmiştir. “Coping economy” (başa çıkma ekonomisi) olarak adlandırılan bu süreçte, yerel halk uyuşturucu imalathanelerinde çalışmayı veya kuryelik yapmayı tek gelir kaynağı olarak görmektedir. (Gürer vd., 2025), (Khatib, 2022), 24]

Lübnan’da devletin iflas noktasına gelmesi ve sınır bölgelerindeki kalkınma eksikliği, Hizbullah’ın bu bölgelerde toprak satın alarak üretim tesisleri kurmasını ve yerel halkı istihdam etmesini kolaylaştırmıştır. Gençlerin eğitimi bırakarak uyuşturucu ticaretine yönelmesi, toplumsal bir çürümeye ve ulusal birliğin zayıflamasına neden olmaktadır. (Khatib, 2022), 24]

2024 Sonrası Dönem: Rejim Değişikliği ve Narko-Ekonominin Geleceği

8 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de gerçekleşen rejim değişikliği, Captagon ticareti için yeni bir belirsizlik dönemi başlatmıştır. Beşar Esad’ın devrilmesi ve Ahmed el-Şara (Colani) liderliğindeki geçici hükümetin kurulması, narko-devlet yapısının merkezi kontrolünü sarsmıştır. (Rose, 2025) Yeni yönetim, uluslararası meşruiyet kazanmak ve yaptırımların kaldırılmasını sağlamak amacıyla Captagon’a karşı savaş ilan etmiştir. (Rose, 2025), (UNODC, 2025)

Üretimin Parçalanması ve Yeni Merkezler

Geçici hükümetin 2025 yılının ilk yarısında gerçekleştirdiği operasyonlar sonucunda 200 milyondan fazla hap ele geçirilmiş ve onlarca imalathane kapatılmıştır. Ancak, narko-ekonomik aktörlerin bir kısmı üretimi merkezi devletin ulaşamadığı bölgelere veya sınır ötesine kaydırmıştır. Bu durum, narko-ekonominin “parçalanmış ve merkezi olmayan” (decentralized) bir yapıya bürünmesine yol açmıştır. (Alexander ve Slavin, 2025), (Rose, 2025)

2025 yılı itibarıyla Captagon üretiminin ve trafiğinin yeni odak noktaları şunlardır:

Sudan: İç savaşın yarattığı otorite boşluğu, Sudan’ı Captagon üretimi için yeni bir bölgesel merkez haline getirmiştir. Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) uyuşturucu gelirlerinden faydalandığı iddia edilmektedir. (Kwiatkowski, 2026), (Aftandilian, 2025)

Yemen: Husi kontrolündeki bölgelerde kurulan laboratuvarların saatte 45.000 hap üretim kapasitesine ulaştığı bildirilmektedir. Yemen, artık sadece bir transit noktası değil, aynı zamanda aktif bir üreticidir. (Rose, 2025), (Aftandilian, 2025) (Shaar, 2025)

Irak: İran destekli milislerin kontrolündeki bölgelerde Captagon laboratuvarlarının sayısında patlama yaşanmıştır. Irak, hem bir tüketim pazarı hem de Avrupa ve Körfez’e açılan bir lojistik kapı işlevi görmektedir. (Sims vd., 2024), (Shaar, 2025)

Metamfetamine Kayış Riski

Captagon arzındaki aksamalar, paradoksal bir şekilde daha tehlikeli bir uyuşturucu olan metamfetaminin (kristal meth) bölgede yayılmasına neden olmaktadır. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan yakalamalar, Captagon şebekelerinin lojistik altyapısını kullanarak metamfetamin ticaretine yöneldiğini göstermektedir. Bu geçiş, bölge ülkeleri için çok daha ağır bir kamu sağlığı ve güvenlik yükü anlamına gelmektedir. (United Nations Office on Drugs and Crime [UNODC], 2025), (UNODC, 2025)

Captagon’un Kimyasal ve Teknik Evrimi

Captagon’un yasadışı üretim süreci, sabit bir formülden ziyade, hammaddelerin erişilebilirliğine göre sürekli değişen bir “hibrid uyuşturucu” yapısına bürünmüştür. Orijinal fenetilin formülü yerine, günümüzde üretilen hapların büyük çoğunluğu amfetamin sülfat, kafein ve bazen kinin veya teofilin gibi dolgu maddelerinin bir karışımıdır. (Rose ve Söderholm, 2022), (Alexander ve Slavin, 2025), (Rose, 2023)

Üretim Verimliliği ve Maliyet Analizi

Yasadışı laboratuvarlarda üretim maliyeti hap başına birkaç sent düzeyindeyken, Suudi Arabistan veya BAE gibi son pazarlarda bir hapın fiyatı 10 ile 25 dolar arasında değişebilmektedir. Bu devasa kâr marjı uyuşturucu baronlarının güvenlik güçlerine rüşvet vermesini, sofistike kaçakçılık teknolojileri geliştirmesini ve yerel milisleri finanse etmesini kolaylaştırdığı iddia edilmektedir. (Rose ve Söderholm, 2022), (Glantz ve Hancock, 2024), (Shaar, 2025)

2024-2025 döneminde, yakalanan sevkiyatların “saflık derecesinde” bir düşüş gözlemlenmiştir. Bu durum, Suriye’deki endüstriyel tesislerin (4. Tümen kontrolündeki büyük fabrikalar) devre dışı kalmasıyla, üretimin daha küçük, mobil ve standart dışı laboratuvarlara kaydığının bir göstergesidir. (United Nations Office on Drugs and Crime [UNODC], 2025)

Uluslararası Yanıtlar ve Sanayi Tipi Yaptırımlar

Uluslararası toplum, Captagon tehdidine karşı 2020’den itibaren daha koordineli bir yanıt geliştirmeye çalışmıştır. Amerika Birleşik Devletleri tarafından 2022’de yürürlüğe konulan “Captagon Yasası” (Captagon Act), Suriye rejiminin uyuşturucu ağlarını çökertmeyi hedefleyen kapsamlı bir strateji belgesidir. (U.S. Department of State, t.y.) Bu kapsamda, özellikle Mahir el-Esed ve uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı iş insanlarına yönelik ağır yaptırımlar uygulanmıştır.

Sezar Yasası ve Narko-Ekonomi İlişkisi

Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası (2019), rejimin resmi finans kanallarını kapatırken, rejimi daha fazla narko-ekonomiye iten bir katalizör işlevi de görmüştür. Bazı analistler, yaptırımların devletin meşru gelirlerini yok ederek uyuşturucu ticaretini tek “can simidi” haline getirdiğini savunmaktadır. (Kwiatkowski, 2026), (U.S. Department of State, t.y.), (Wise vd., 2025) 2025 yılında Esad rejiminin çöküşüyle birlikte, ABD ve AB yaptırımları gevşetmeye başlamış, ancak uyuşturucu ticaretiyle doğrudan bağlantılı kişi ve kurumlar için yaptırımların devam edeceği bildirilmiştir. (Wise vd., 2025), (Lock vd., 2025)

Sonuç: Bölgesel İstikrar İçin Politika Önerileri

Savaş ekonomisinden narko-ekonomiye geçiş, Ortadoğu’da sadece ekonomik bir değişim değil, aynı zamanda devletin doğasını değiştiren yapısal bir dönüşümdür. Captagon, Suriye ve Lübnan’da devlet kurumlarını yuttuğu, sınırları militarize ettiği ve toplumsal dokuyu çürüttüğü söylenmektedir. 2025 yılındaki rejim değişikliği bu yapının “endüstriyel” kısmına darbe vursa da, narko-ekonominin parçalanarak yeni coğrafyalara (Sudan, Yemen, Irak) yayılması tehdidi devam etmektedir. (Alexander ve Slavin, 2025), (Rose, 2025), (Aftandilian, 2025)

Bu tehditle mücadele için aşağıdaki stratejik adımlar atılmalıdır:

Hibrid Güvenlik Yaklaşımı: Sadece sınır güvenliği ve polis operasyonlarıyla uyuşturucu ticaretini durdurmak imkansızdır. Mücadele, uyuşturucunun finansal ağlarını, kara para aklama kanallarını ve siyasi himaye mekanizmalarını hedef almalıdır. (Alexander ve Slavin, 2025), (Falconí, 2025)

Alternatif Kalkınma Modelleri: Sınır bölgelerindeki “başa çıkma ekonomisini” kırmak için sivil halka yasal istihdam alanları yaratılmalıdır. Tarım ve ticaretin yeniden canlandırılması, yerel halkın uyuşturucu şebekelerine olan bağımlılığını azaltacaktır. (Khatib, 2022),

Bölgesel İş birliği ve İstihbarat Paylaşımı: Ürdün, Irak, Türkiye ve Körfez ülkeleri arasında uyuşturucu rotalarına dair gerçek zamanlı bilgi paylaşımı güçlendirilmelidir. UNODC ve INTERPOL’ün bölgedeki teknik kapasitesi artırılmalıdır. (United Nations Office on Drugs and Crime [UNODC], 2025), (Sims vd., 2024), (UNODC, 2025)

Halk Sağlığı ve Tedavi Altyapısı: Uyuşturucu bağımlılığı bir sağlık sorunu olarak ele alınmalıdır. Bölge genelinde rehabilitasyon merkezlerinin kurulması ve teşviği uyuşturucu pazarının talep tarafını daraltacaktır. (Rose ve Söderholm, 2022), (Rose, 2023), (United Nations Office on Drugs and Crime [UNODC], 2025)

Captagon narko-ekonomisi, zayıf devlet yapıları ve bitmeyen çatışmaların bir sonucudur. Bu nedenle kalıcı çözüm, sadece uyuşturucu şebekelerinin imhasında değil, bölgede hukukun üstünlüğünün tesis edilmesinde ve kapsayıcı bir ekonomik büyüme modelinin inşasında yatmaktadır. (Falconí, 2025), (Gürer vd., 2025) Aksi takdirde, bir narko-merkez çökerken bir diğeri yükselecek ve bölgesel güvenlik ebedi bir istikrarsızlık döngüsüne hapsolacaktır.

.

Arya Yaren DİMİCİ
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
_________________________
KAYNAKÇA

Rose, C. ve Söderholm, A. (2022, Nisan). The Captagon threat: A profile of illicit trade, consumption, and regional realities. New Lines Institute.

Alexander, K. ve Slavin, B. (2025, 19 Ağustos). Assad’s fall and Syria’s fragmented Captagon industry. Stimson Center.

Daher, J. (2018). Surpassing the war economy in Syria; the different scenarios at hand. The Asfari Institute for Civil Society and Citizenship.

Alhajj, T. (2022, 6 Ekim). The Al-Assad regime’s Captagon trade. Carnegie Endowment for International Peace.

Kwiatkowski, E. (2026, 25 Şubat). Captagon and the construction of narcostates in the Middle East. The Organization for World Peace.

Glantz, E. ve Hancock, G. (2024, 14 Haziran). Syria, Captagon and geopolitics: From magic bullet to placebo. Royal United Services Institute (RUSI).

Daher, J. ve Mehchy, Z. (2025). Syria’s economic transition: From kleptocracy to Islamic neoliberalism in a war-torn economy. PeaceRep.

Central Intelligence Agency (CIA). (t.y.). Lebanon: War economy breeds radicalism and partition.

Alterman, J. (Sunucu). (2025, 15 Mayıs). Mohanad Hage Ali: Hezbollah and the Captagon trade [Sesli podcast transkripti]. Center for Strategic and International Studies (CSIS).

Falconí, P. (2025, Temmuz). The impact of narco-capitalism on the formal economy and institutional development: A systematic literature review. International Journal of Innovative Research and Scientific Studies, 8(5), 765-773.

Rose, C. (2023, Ekim). The reach of the trade in Captagon beyond the Middle East. European View, 22(2).

United Nations Office on Drugs and Crime. (2025). The evolution of the synthetic drug market in the Arab countries post – December 2024.

Gürer, C., Reichardt, M. ve Hsu, J. (2025, Haziran). Geopolitical implications of illicit markets: Captagon and the future of Syria. The Current. George C. Marshall European Center for Security Studies.

Federal Foreign Office. (2023, 26 Nisan). New EU package of sanctions against Syria targets drug trafficking and the most serious human rights violations.

Khatib, L. (2022, 25 Temmuz). How the Captagon trade impacts border communities in Lebanon and Syria. Chatham House.

Rose, C. (2025, Ekim). The future of the illicit Captagon drug trade. CTC Sentinel, 18(10).

Steenkamp, C. (2025). Captagon and conflict: Drugs and war on the border between Jordan and Syria. Mediterranean Politics, 30(3), 478-502.

Shaar, K., Rose, C. ve Obaid, R. (2025, Ocak). Captagon in 2024: Implications after the fall of the Syrian regime. New Lines Institute.

Aftandilian, G. (2025, 26 Eylül). From Syria to Sudan: How Captagon fuels instability. Arab Center Washington DC.

Sims, C., Ruiz, A. ve Krohley, N. (2024, Kasım). Evidence synthesis Captagon in Iraq and Jordan: Understanding the problem and evaluating solutions. XCEPT.

United Nations Office on Drugs and Crime. (2025, 22 Aralık). Illicit “captagon” manufacturing disrupted following regime change in Syria, says new UNODC research brief [Basın bülteni].

Shaar, K. (2025, 29 Ekim). Captagon production proliferation in the Middle East: Transformations, challenges, and policy responses. New Lines Institute.

U.S. Department of State. (t.y.). Report to Congress on a written strategy to disrupt and dismantle narcotics production and trafficking and affiliated networks.

Wise, S., Woodhouse, E., Iloulian, J., Davis, S., Laderach, T. ve Schlegel, A. (2025, 18 Temmuz). U.S. lifts most sanctions on Syria in major policy development. Crowell & Moring LLP.

Lock, C., Shoyer, A. W., Fassion, J., Golesworthy, C., Podopryhora, M. ve Reading, A. V. (2025, 3 Temmuz). Syria sanctions rollback: U.S., UK, and EU updates in a global context. Sidley Austin LLP.

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir