Site icon Sahipkıran Stratejik Araştırma Merkezi – SASAM

ÇOCUK VE ERGENLERDE TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İLE SİBER SUÇ İLİŞKİSİNE DİSİPLİNLERARASI BİR YAKLAŞIM

Mesut UYAR

Teknoloji kullanımının yaygınlaşması, özellikle çocuk ve ergenlerde dijital ortama bağımlılık riskini artırmıştır. Bu durum, siber güvenlik ve hukuki alanlarda yeni sorunları beraberinde getirmiştir.

Makalenin temel amacı, teknoloji bağımlılığı ile siber suç arasındaki ilişkiyi üç farklı disiplinin (Hukuk, Siber Güvenlik, Adli Bilişim) bakış açısıyla analiz etmek ve bütüncül bir çözüm çerçevesi sunmaktır.

Günümüzde akıllı cihazlar ve internet, çocuk ile ergenlerin hayatının merkezine yerleşmiş durumdadır; ancak bu durum, kontrolsüz kullanım neticesinde teknoloji bağımlılığı adı verilen kritik bir halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. Bağımlılık, sadece akademik başarıda düşüş veya sosyal izolasyon getirmekle kalmamakta, bireylerin dürtü kontrol mekanizmasını zayıflatarak onları hem siber suçların faili hem de kolay birer mağduru haline getirmektedir. Mevcut hukuki düzenlemeler ve siber güvenlik önlemleri, bu karmaşık ve çok boyutlu ilişkiyi tam olarak kapsayacak derinliğe ve bütünlüğe sahip değildir. Dolayısıyla bu makalenin temel problemi, teknoloji bağımlılığı ile siber suç olgusu arasındaki doğrudan ve dolaylı bağlantıları, disiplinler arası bir bakış açısıyla ortaya koymaktır.

Bu ilişkinin en kritik yönü, bağımlılığın getirdiği siber güvenlik riskleridir. Örneğin, bir dijital oyun bağımlısı çocuk, oyun içi eşyalara veya seviyelere hızla ulaşma dürtüsüyle, tanımadığı kişilerin gönderdiği “ücretsiz ödül” vaatli oltalama (phishing) e-postalarına veya bağlantılarına kolayca tıklayabilir. Bu eylemin sonucu olarak, kişisel bilgileri çalınabilir, hesapları ele geçirilebilir ve hatta fidye yazılımları (ransomware) aracılığıyla cihazları kilitlenebilir; bu da onu bir siber suçun kolay hedefi (mağduru) yapar. Başka bir örnekte ise, sosyal medya bağımlısı bir ergen, sürekli onaylanma arzusu veya merakla, siber zorbalık eylemlerine katılabilir veya yasa dışı içerikleri paylaşarak farkında olmadan bilişim suçlarının faili konumuna düşebilir.

Bu karmaşık yapı, hukuki sorumluluklar açısından da ciddi boşluklar yaratmaktadır. Bir yandan, bağımlılık nedeniyle suç işleyen bir çocuğun cezai ehliyeti ve ıslah süreçleri belirsiz kalırken; diğer yandan, teknoloji bağımlılığı nedeniyle mağdur olan bir çocuğun Adli Bilişim boyutu ve hukuki süreçte kullanılması standartlaşmamıştır. Bu, üç alandaki (Hukuk, Siber Güvenlik, Adli Bilişim) parçalı yaklaşımları birleştirerek, teknoloji bağımlılığının siber suç olgusuna etkisini derinlemesine analiz etmeyi ve çocukları hem bağımlılıktan hem de siber suç risklerinden koruyacak bütüncül, disiplinler arası bir çözüm çerçevesi oluşturmayı hedeflenmesi gerekmektedir.

Bu karmaşık yapıyı Hukuk, Siber Güvenlik, Adli Bilişim konuları açısında bütünsel olarak ele aldığımızda, iş birliği odaklı, bir çözüm çerçevesi oluşturulması gerekmektedir:

1. Yasal Çerçeve ve Hukuk Odaklı Çözümler

  1. Siber Güvenlik Altyapısı ve Siber Güvenlik Odaklı Çözümler
  1. Dijital Delil Yönetimi ve Adli Bilişim Odaklı Çözümler

Bu üç alanın (Hukuk, Siber Güvenlik ve Adli Bilişim) senkronize çalışması ve oluşturulan ortak standartlara uyması, teknoloji bağımlılığı ile siber suç arasındaki kısır döngüyü kıracak ve çocukların dijital dünyada daha güvenli ve bilinçli bir şekilde var olmasını sağlayacaktır.

.

Mesut UYAR

____________________________________

Bilgi Notları

Yasal Düzenlemeler ve Hukuk Metinleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi. (2004). 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu. (Özellikle Bilişim Alanındaki Suçları düzenleyen maddeler).

Türkiye Büyük Millet Meclisi. (2005). 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu.

Resmi Gazete. (2016). 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK).

Exit mobile version