Twitter Facebook Linkedin Youtube

TÜRKİYE DENİZ HÂKİMİYETİ İÇİN SİHA VE İHA UÇAK GEMİLERİ YAPMALI

Geçmiş günümüze Avrupa ve ABD her fırsatta Türkiye’ye yönelik çifte standart uygulaya gelmiştir. NATO ittifakı kisvesi altında sadece belirli silah sistemlerine sahip olabilirsiniz mantığıyla NATO eliyle kıskaca aldığı ve silah sektöründe kendilerine tam bağımlı bir hale getirdikleri Türkiye kabuğunu ve zincirlerini kırmakta kararlı olduğunu, bu kararlılığını da son yıllarda ortaya koymuş olduğu savunma sanayisi politikasıyla desteklemektedir. Özellikle son birkaç yıldır Türkiye ve ABD arasında yaşanan silahlanma gerginliğinin devam ettiği ve S- 400 hava savunma sistemleri ile F-35 uçaklarının akıbeti konusuyla ete kemiğe bürünmüş ve had safhaya çıkarak ABD’nin Türkiye’ye uygulamış olduğu örtülü silahsızlandırma politikası bir bakıma suçüstü olmuş durumdadır.

Peki, Türkiye yeni uçak gemisiyle ilgili olarak kısa mesafede iniş ve kalkış kabiliyeti olan F-35 uçaklarının verilmemesi durumunda, yapımı hala devam eden uçak gemimizin akıbeti ne olacak sorusu bir kenarda sıcaklığını ve canlılığını korumaktadır. Hangi alternatifler düşünülüyor ve hangi alternatif sistemler üzerinde çalışılıyor hususunu şimdilik bilemiyoruz. Lakin ülkemizin siha ve iha alanında çok ciddi bir gelişme kaydettiği bir dönemde bir siha gemisi düşünülemez mi? Denizlerde devasa ve hantal uçak gemilerinin yerini daha hızlı daha hafif ve manevra yeteneği daha yüksek olan siha ve iha gemileri Türkiye’yi iç denizlerde ve açık denizlerde daha avantajlı hale getirmez mi? TCG Anadolu gibi örnekler artırılmalı, taktik sınıf sihaların konuşlandırıldığı gemilerimiz denizlerde varlık göstermelidir.

Sihalar ve ihalarla kara operasyonlarında nasıl bir üstünlük yakaladığımız gerçeği ortadayken bence devletimiz hiç düşünmeden ve hiç vakit kaybetmeden TSK’nın ve deniz kuvvetlerimizin envanterine siha ve iha gemilerini katma yönünde harekete geçmeli ve elini çabuk tutarak denizlerde diğer devletlerin bu teknolojiyle önüne geçmenin ve üstünlüğü dengelemenin yollarını aramalıdır. Devletimiz bu teknolojiyi siha ve ihalarımızın yanına ekleyecek güçte ve kabiliyettedir. İnşallah en kısa zamanda “siha ve iha gemisini denizlere indiriyoruz” haberini hep birlikte duyarız ve bu haberle milletimiz “Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye” doktriniyle umutla gelecek yolculuğuna devam eder. Dileriz ki ülkemiz dünya siyaset sahnesinde hakkettiği konuma en kısa zamanda ulaşır.

Alper Tunga KILIÇ – SASAM Sivil Toplum Ve Sosyal Politikalar Masası Direktörü

Aday Uzman Hakkında

SASAM kadrosunda yer almak isteyen adaylar için, 3 aylık bir ön üyelik süreci uygulanmaktadır. Bu üç aylık süre sonunda adayın sitemizde yayınlanan çalışmaları, Merkezimizin düzenlediği etkinliklere ve çalışmalara katılımı, Merkezimizin tanıtımına katkısı vb. hususlar dikkate alınarak, SASAM kadrosuna kabul edilip edilmemesi hususu karara bağlanmaktadır.

Yorum Ekleyebilirsiniz


%d blogcu bunu beğendi: