Twitter Facebook Linkedin Youtube

ACIMASIZ İNSANLAR İŞ HAYATINDA DAHA MI BAŞARILI OLURLAR?

“Mad Men” filminin Don Draper’i, “Wall Street”in Gordon Gekko’su ve “Şeytan Marka Giyer”in Miranda Priestly’si… Başarıdan söz ettiğimizde akımıza genellikle kendi çıkarı için başkalarını ezmeye hazır bu tür acımasız karakterler gelir. Büyük balığın küçük balığı yuttuğu bir dünyada bu tür insanların nasıl kazançlı çıktığını anlamak zor değil.

Fakat zalim kişilikler, başka görünümler de alabilir. Psikologlar bunları üç grup halinde sınıflandırıyor:

Makyavelcilik: Amaca ulaşmak için her yolu mübah görmek, manipülasyonlara başvurmak

Narsizm: Ben merkezci yaklaşımlar

Psikopati: Empati ve vicdan eksikliği ile karakterize olan duyarsız, riskli, dürtüsel davranışlar

Bazen bir insan bu üç özelliği de taşıyabilir, bazen de bunlardan biri ağır basar.

Peki, başkalarıyla yarışta öne geçmek için ne tür bir acımasızlık gösterildiğinin önemi var mıdır?

Kişilik araştırması

Daha önceki veriler şirketlerin üst kademe yöneticilerinde psikopatinin genel nüfusa kıyasla biraz daha yaygın olduğunu gösteriyordu. Acımasız ve biraz da riskli davranışların bazen iş ortamında gerekli olduğu fikri yaygındı. Ama diğer kötü kişilik özelliklerinin işyerinde nasıl görüldüğüne dair fazla bilgi yoktu.

Bern Üniversitesi’nden Daniel Spurk, farklı sektörden 800 Alman çalışanı üzerinde bu üç farklı kişilik özellikleri konusunda kapsamlı bir araştırma yaptı. İnternet üzerinden yapılan bir ankette bu insanlardan “pişmanlık duygum yok”, “başkalarının bana dikkat göstermesi hoşuma gidiyor” gibi ifadeleri değerlendirmeleri istendi ve onların bugüne kadarki kariyerleri incelendi.

Sosyal psikoloji ve kişilik bilimi alanında yayın yapan bir dergide yayımlanan araştırmanın sonuçları oldukça ilginçti.

Zeka belirleyici

Daha önceki yaygın kanının tersine bu verilere göre, psikopat kişilik özellikleri sergileyenler sanıldığı kadar başarılı değildi; kariyer hiyerarşisinde daha düşük pozisyonda bulunuyor ve daha az kazanıyorlardı. Bu nedenle doğal olarak durumlarından fazla memnun değillerdi.

Spurk bunun nedenini bu kişilerin saldırgan tutumlarına ve fazla risk almalarına bağlıyor.

“Psikopatlar çok fazla dürtüleriyle hareket ediyor ve davranışlarını kontrol etme konusunda sorun yaşıyor” diyor Spurk. Bu risk alma durumu bazı sektörlerde olumlu bir özellik olabilir; fakat dürtüleriyle davranmaları nedeniyle uzun vadede fazla verimli olmazlar. Spurk, asıl belirleyici faktörün zeka olduğunu söylüyor; zeki bir psikopat bazı aşırılıklarını törpüleyerek uzun vadede kazançlı çıkabilir.

Makyavelcilik ile başarı arasında daha güçlü bir bağ ortaya çıkmış, bu manipülatif eğilimlere sahip kişilerin liderlik konumuna yükseldiği görülmüştü.

Narsistler çok kazanıyor

Fakat en çok para kazananlar narsistlerdi. Belki de bunun nedeni, kendilerine fazla değer vermeleri nedeniyle ücretleri ve ek ödemeler konusunda daha iyi pazarlık yapmalarıydı.

Spurk, narsist bireylerin iyi izlenim bırakma konusunda başarılı olduğunu ve kendilerinin özel avantajları olması gerektiği konusunda iş arkadaşlarını ve müdürlerini ikna etme gücünün yüksek olduğunu ifade ediyor. Tıpkı Gordon Gekko karakterinin Wall Street filminde ifade ettiği gibi; “Yapılması gereken işi para için yapmaya değer”.

Ancak kariyer basamaklarında ilerlemek için bu kişilik özelliklerine bürünenler, diğer bakımlardan kayba uğrayabilir. Narsistler, önce karizmatik görünür, ama daha sonra sürekli dikkat istemeleri yüzünden insanı yorarlar. Yani daha fazla para kazansalar da sosyal olarak bu özelliklerinin acısını çekerler.

Makyavelci manipülatör kişilikler ise dürüst olmayan yöntemleri ortaya çıktığında çözülebilirler.

Bütün bunlara hala ikna olmayanlar için, yardımseverlik ve cömertlik gibi iyi özelliklerin daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam getirdiğini gösteren çok sayıda veriden söz edilebilir.

Hırslı olmak insanı hayatta belli bir yere taşıyabilir, ama tek başına gerçek yeteneklerin yerini dolduramaz.

.

David RubsonBBC Türkçe (Yazının orijinali için tıklayınız)

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz