Twitter Facebook Linkedin Youtube

AZERBAYCAN’IN TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASINA KARŞI ERMENİ TERÖRÜ

Tarihin çeşitli dönemlerinde Ermeniler Azerbaycanlılara karşı soykırım ve katliamlar yapmıştır. 1988 yılından başlayarak, Azerbaycanlılara karşı etnik temizleme yapan Ermeniler, yalnızca fiziksel soykırım değil, aynı zamanda tarihimize ve medeniyetimize karşı kültürel soykırım etmek den de kaçınmadılar. Ermeniler Azerbaycan tarihine ait anıtların isimlerini, yanı sıra anıtların üzerinden Azerbaycan tarihini kendinde içeren sembolleri değişmekle, Azerbaycan yer adlarını yeni yer adlarına değiştirmekle, İslam’a kadar olan ve İslam dini anıtlarını çarpıtmakla, bazen anıtları dağıtmakla, sanki bu arazilerden Azerbaycan isimlerini silmeye ve genç Ermenistan devletinin tarihini Azerbaycan’ın ulusal kültürel mirası hesabına eskitmeye çalışıyorlar.

Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre 1988-1993 yıllarında Karabağ’da, genel olarak, 900 yaşama alanı, 150 bin ev, 7 bin kamu binası, 693 okul, 855 ana okul, 695 tıp kurumu, 927 kütüphane, 44 tapınak, 9 cami, 473 tarihi anıt, saray ve müzeler, 40 bin müze sergisi, 6 bin sanayi ve tarım işletmesi,160 köprü ve diğer altyapı tesisleri yıkılmış ve bir sıra anıtlar farklı değişikliklere maruz kalmıştır. Ermeniler tarafından tahrif edilerek tüm dünyaya sunulan anıtlar farklı dönemlere ait Azerbaycan tarihi parçalarıdır ki, bunlar arasında Kafkas Albanya’sının Hristiyan anıtları da yer alıyor. Bu nedenle, çağımızın birinci yüzyılında Roma imparatorluğunda yaranan Hristiyanlık dini Güney Kafkas’a da yayılmaya başladığında, Kafkas Albanya’sında birçok kiliseler ve Hristiyan anıtlarının inşasına başlandı. Ne yazık ki, düşman Azerbaycan alanında İslam dininden önceki döneme ait dini tarihi anıtları sahtekârlıkla belgeleyerek Ermeni kilisesi mevki vermiştir. İşgal edilmiş alanları Ermenileştirmek amacıyla hem yasa dışı arkeoloji kazı işlemleri yapılıyor, hem de müzelerde tarihi unsur hesap edilen anıtlar toplu halde Ermenistan’a taşınıyor.

23 Temmuz 1993 yılında işgal edilmiş Ağdam ili ermeni saldırganlığına en çok maruz kalan dini tarihi mirasa sahip olan ilçelerdendir. 2001 yılında işgal edilmiş Azerbaycan alanlarında olan İngiliz gazeteci Tomas de Waal Ağdam’ı Hiroşima ile kıyaslayarak, kaydediyor ki, işgalden önce Kafkas’ın tiyatrolar, camiler, kiliseler şehri düşünülen Ağdam şimdi harap edilmiş 1.

Harap edilmiş dini anıtlardan biri- Ağdam’ın ünlü Cuma camisi 1868-1870 yıllarında Kerbalayi Sefihan Karabaği tarafından inşa edilmiştir. Aynı dönem İslam medeniyetine uygun inşa edilen, sanatımızın ve medeniyetimizin olağanüstü anıtlarından olan Cuma camisi Ağdam’ın işgalinden sonra Ermeniler tarafından ciddi yıkımlara maruz kalmış, minareleri içeriden sökülmüş, duvarlarına İslam’a ve Azerbaycan’a hakaret eden yazılar yazılmış ve hayvan ahırı gibi kullanılmıştır.

Ağdam şehrinde ermeni işgali altında olan diğer tarihi anıt çağımızdan önce 2. bin yıla ait Üzerliktepe anısı Kafkas’ta ilk kentsel tip konut anıtı varsayılıyor.1954-1956 yıllarında anıtı inceleyen Kuşnareva kendi kitabında Üzerliktepe anıtının inşasındaki amaç ve yaşam yerinin yapısı hakkında bilgi veriyor ve anıtın Azerbaycan SSRİ (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) alanına ait Ağdam ilçesinde yerleştiğini kaydediyor2.

Ermenilerin benimseyerek Ermenileştirmiş tarihi anıtlardan biri de bir zamanlar Karabağ hanlarına mensup olan, şu anda Ağdam şehrine 10 km uzaklıkta bulunan Şahbulag Kalesidir. Karabağ hanı Penahali han dağlık alanda, şimdi Şahbulag denilen Terneküt kalesini inşa ettirmiş, 1752 yılında akrabalarıyla birlikte oraya taşınarak kalede sağlamlaşmış ve oranı saray kompleksine çevirmiştir3. 1993 yılında Ağdam’ın işgalinden sonra Şahbulag kalesi Ermeniler tarafından hedef olarak kullanılmış ve sonuç olarak kalenin muhafıza duvarları ciddi anlamda zarar görmüştür. Her şekilde Azerbaycan tarihi anıtlarını Ermenileştirmeye çalışan iğrenç komşular Şahbulag saray kompleksinin yerleşdiği alanın tarihi anıtlarla zengin olduğunu görmüş, bu alanı Tigrankert alanı gibi ileri sürmüş ve alanda Tiqrankert şehrinin kalıntılarını aramak hakkında karar vermişler. Bu amaçla, Ermenistan Hükumetinin 2000 yılında yarattığı sefer arkeoloji keşif gurubu Şahbulag saray kompleksi alanında yasa dışı kazma işlemleri ile meşgul olmuş ve bu azmış gibi burada tüm sergilerin Azerbaycan’ın Karabağ hanlığına ait olduğu Tiqrankert adlı müze oluşturmuşlar. Ayrıca kale duvarlarına üzerine haç işlenmiş taşlar da yerleştirilmiştir. Ancak Ağdam’ın işgaline kadar Şahbulag kalesine ait belgelerde kalenin üzerinde haç olduğu ile ilgili hiç bir bilgi olmamıştır.

Ağdam illinde işgal altında olan başka bir anıt Haçınderbetli köyünde bulunan sekizköşeli piramit şekilli ve kubbe örtülü olan türbedir. Türbenin giriş kapısındaki yazıdan 1314 yılında Şahbenzer tarafından Musa oğlu Qutlunun mezarı üzerinde inşa edildiği görünmektedir. Bu anıtlar Ağdam ilinde Ermeniler tarafından barbarca zarar görmüş ve ya benimsetilmiş anıtların yalnız bir kısmıdır.

İşgal altında olan anıtlardan biri de eski Ağdere ili alanında, şu anda Terter ilinin Suqovuşan köyü yakınlarında bulunan Kutsal Yelisey manastırıdır. Ağdere ili 1992 yılının ekim ayında iptal edilerek arazisi Kelbecer, Ağdam ve Terter arasında bölünmüştür. Ermenistan silahlı kuvvetleri Suqovuşan köyünü 1994 yılının nisan ayında işgal ederek ismini Madagiz olarak  değiştirmiştir. Kutsal Yelisey manastırının temelinin 5. yüzyılda Albanyada Hristiyanlığın yayılmasında büyük rolü olan apostol Yeliseyin anısına koyulduğu ve 13. yüzyılda yeni kilisenin eski kalıntıları üzerinde inşa edildiği bildirilir. İşgalden sonra Ermeniler anıtın duvarlarına çeşitli gregoryenlik sembolleri yerleştirmekle tarihi tapınağı ermenileştirmeğe çalışıyorlar 4.

Ermeni işgalinde olan diğer il Azerbaycan’ın en yüksek dağ ili olan, 1993 yılında 3 Nisan tarihinde işgal edilen Kelbecer ilidir ki, yalnızca ulusal kültürel anıtlarla değil hem de faydalı kazıntılarla, altın, cıva, kıymetli inşaat malzemeleri ile de zengindir. Kelbecer ili Vengli köyünde bulunan Genceser manastırıilinin en ünlü anıtlarından biridir. Anıt, Büyük Hasan’ın torunu Hasan Celal Dövle tarafından yaptırılan 13. yüzyıldan kalma bir Hristiyan Alban manastırıdır4. Kafkas Albanyası son kalan Hristiyan alban hükümdarlarını birleştirerek genel Haçın eyaletini kuran Hesen Celalın ölümünden sonra Genceser tapınağı arazisinde toprağa verildi. Mimarlık üslubundan da Kafkas Albanyasına ait olduğu bilinen Genceser manastırı 1985 yılında Azerbaycan hükumeti tarafından tamir edilmiş ve Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 2001 yılı 2 ağustos tarihli 132 numaralı kararı ile “Gayrimenkulün dünya önemi olan tarihi ve kültürel anıtlarının listesi” ne dahil edilmiştir. Ne yazık ki, Kelbecer ili işgal edildikten sonra Genceser tapınağı da sahtelikle ermenileştirilmeye maruz kalmış, tapınağın içerisinde alban medeniyetine ait semboller değiştirilmiş, iç ve dış görünüşüne çeşitli hayvan figürleri çizilmiş, alban Hristiyan haçları ermeni gregoryenlik haçlarıyla değiştirilmiştir. Şu anda tapınağın bulunduğu köyün ismi Vank, tapınağın ismi ise Qandsazar olarak dünyaya ermeni yer adları gibi tanıtılmıştır.

Kelbecer ili arazisinde Azerbaycan Albanya’sına ait olan başka bir tarihi anıt 6-7. yüzyılda inşa edilmiş  Hudaveng manastır kompleksidir. Daha sonra Hasan Celal tarafından tamir edilen tapınak kompleksi 9 yapı içerir. Bunlardan biri 1214. yılda Alban hükümdarı Vahtanqın hanımı Arzu hatun tarafından inşa edilen Arzu hatun kilisesidir. Kelbecer’in işgalinden sonra tapınak kompleksi defalarca ermeni sahtekârlığına maruz kalmış, alban haçı tapınakdan çıkarılmış ve Dadivank ismiyle ermeni kilisesi gibi sunulmuştur, oysa Dadivank ismi de eski alban ismidir.

Azerbaycan’ın tarihi mirasına ait olan ve yapay şekilde ermenileşmiş Ağoğlan tapınağı Laçın ilinde Ağoğlan nehri sahilinde bulunur. 5-6. yüzyıla ait olan bu tapınak önceler kale olmuş, 9. yüzyıldaysa kalenin kalıntılarının yerinde manastır inşa edilmiştir. 1992 yılı 18 mayıs tarihlerinde Laçın ili Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından işgal edildikten sonra Ağoğlan manastırından alban izlerini silmek ve ermeni kilisesi gibi tanıtmak amacıyla Ermenistan devleti manastırın duvarlarından alban kültürünü yansıtan süslemeleri mahvetmiş, üzerinde gregoryenlik inancının sembollerini taşıyan 26 tahtanı manastırın duvarlarına sıkılaştırmış, ismini Tzitzernavank olarak değiştirmişler. Bununla da kendilerini eski alban Ağoğlan manastırnın ermeni kilisesi olduğuna inandırmaya çalışmışlar.

Karabağ’ın ve Kafkas’ın kültür beşiği olan tarihi Şuşa şehri 1992. yılı 8 mayıs tarihinde işgal olunduktan 28 yıl süresinde anıtların dağıtılması ve ermenileştirilmesine maruz kalmıştır. 1750. yılda Karabağ hanı Penahali han tarafından koruma amacı ile inşa edilen kale-şehir Şuşa şehrinin tarihini ermeni barbarları her ne kadar sahteleştirilmeye çalışsa da tarihin izlerini silemezler. Şuşa kale duvarları şehrin tarihini kendinde somutlaştırıyor.

Şuşa şehrinin tarihi dini anıtlarından olan Yukarı Gövher Ağa camisi 1883-1884 yıllarında Karabağ hanı İbrahim Halil hanın kızı Gövher ağanın gösterişiyle Kerbelayi Sefihan Karabağı tarafından Karabağ İslam mimarlığına has üslupta inşa edilmişdir. 1993 yılında Şuşa şehri işgal edildikten sonra caminin minareleri dağılmıştır. Cami Şuşa şehrinde Azerbaycan tarihinin izlerini silmek için Ermenistan tarafından tahrif edilerek İran İslam kültürüne ait tarihi dini anıt gibi gösteriliyor5. Aynı amaçla da caminin önündeki başlıkta Gövher ağa sözleri çıkarılarak Yukarı Cami gibi yazılmıştır.

Şuşa şehrindeki diğer tarihi dini anıt Ermenilerin Ghazançetsots adını verdikleri ve ermeni kilisesi gibi tanıttıkları Qazançı kilisesidir.  Ermeni piskopos Makar Barhudaryants kendisinin 1895 yılında Bakü’de yayımladığı kitabında da kilisenin adını Qazançılar kilisesi gibi kaydediyor6. Tarihçilere göre kilise önceler Karabağ hanlarının hükumet binası olmuş, Karabağ’ın Rusya’ya birleşmesinden sonra hükumet binası Rus askerleri için kilise gibi işletilmiştir. Sonralar Ermeniler ibadet ettiği Qazançı kilisesi Şuşa’nın işgalinden sonra Ermeniler tarafından yeniden inşa ediliyor ve ermeni kilisesi gibi tanıtılıyor7.

Karabağ’ın dağlık hissesinde yerleşen Şubat 1992-de işgal edilmiş Hocalı ili en eski tarihi anıtlar diyarıdır. Azerbaycan’ın son Tunç ve ilk Demir dönemine ait tarihini öğrenmek için çağımızdan önce 13-7. yüzyıla ait olan Hocalı-Gedebey kültürünün çok mühim rolü olmuştur. Hocalı-Gedebey kültür anıtlarına imalathaneler, çeşitli emek aletleri, toprak, taş kutu mezarlar ve höyükler, tapınaklar dâhildir. Hocalı ilinin tarihi anıtlarından biride 18. yüzyılda inşa edilmiş Esgaran kalesi Panheli han tarafından Şuşa şehrine düşman baskınlarının karşısını almak için inşa edilmiştir.

Karabağ’ın etek düzlüğündeki ili olan Hocavend ili de diğer iller gibi tarihi, dini anıtlarla zengindir. Hocavend ilini olağanüstü eden tarihi anıtlardan biri dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan , Azerbaycan’da insanların yaşadığı en eski mağara- Azıh mağarasıdır ki, mağara Füzuli şehrinden 17 km aralıkta Kuruçay deresinde yerleşiyor. 1960yılında Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisinin sevki tarafından keşif edilen Azıh mağarasında bulunan ilk insana ait olan çene sümüğünün azı 350-400 bin yıllık, mağaradaki ocak izleri ve taş aletlerinin ise 1-1.5 milyon yaşı olduğu hesaplanıyor. Azerbaycan cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığının verdiği bilgiye göre 1992, 2 Kasım tarihinden işgal altında olan Azıh mağarasında Ermenistan tarafından 2003. yıldan başlayarak yasa dışı arkeolojik kazıntılar yapılmışdır8. Hocavend ili alban tapınakları ile de zengindir.

Azerbaycan’ın en eski yerleşme meskenlerinin bulunduğu Füzuli iline 1993. yıl 23 ağustos tarihinde Ermenistan silahlı kuvvetlerinin saldırısı neticesinde il merkezi Füzuli şehri ve 58 köy işgal olunmuş ve 27 yıl düşman köleliğinde kalmıştır. Füzuli ilinde ermeni tecavüzüne maruz kalan tarihi anıtlardan biri 1681. yılında Qarğabazar köyünde inşa edilmiş Qarğabazar kervansarayıdır ki, olağan dışı mimarlık üslubuna sahip olan bu kervansaray işgalden sonra Ermeniler tarafından sığır ahırı gibi kullanılmıştır. Kerbalayi Safi han Karabağının mimarı olduğu Hacı Elekber camisi hayırsever Hacı Elekber bey tarafından 1889. yılında inşa edilmiş ve işgal altında olduğu dönemde yararsız hale getirilmiştir.

Qubadlı ili 1993. yılı 31 ağustosta işgal olunduktan sonra ilde 1980. yılında faaliyete başlayan Tarih Etnografya müzesinde 5000-den çok farklı dönemlere ait korunmuş saklanılan sergiler karışık müzenin kaderi hakkında bilgi vermemiştir. Bundan başka 4. yüzyıla ait Gavur deresi, 14. yüzyıla ait Demirçiler türbesi, 19. yüzyıla ait Lalezar köprüsü ve diğer tarihi anıtlar da Qubadlı ilinde işgal altında kalmışlar.

Zengilan ilinin arazisinde 1960-70 yıllarında çiftçilik işleri zamanı bulunan, çağımızdan önce 4-2. yüzyıllara aittir küp mezarlar, sikkeler buranın antik yaşama yeri olduğuna kanıttır. Şerifan köyünde bulunan Şehri Şehriban anıtı, şehir etrafında yerleşen eski mezarlıkları araştırarak Azerbaycan tarihine ait birçok önemli bilgiler alınacak. Maalesef ki, 1993.yılı 29 ekim tarihinde işgal edilen Zengilan ilinde birçok anıtlar, yansıra 1304-1305. yıllarına ait sekiz açılı Yehya İbn Muhammed turbesi vahşicesine yıkımlara maruz kalmıştır.

  1. yıl 23 ağustos ayında Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından işgal olunmakla tarihi-dini anıtları dağıtılan diğer bir il Araz nehrinin sol sahilinde yerleşen, güneyden İran İslam Cumhuriyeti ile sınır olan Cebrayıl ilidir ki, burada bulunan Hudaferin köprüsü hakkında ilk bilgiler 8-9. yüzyıllara ait olmuş ve 1930 yılına kadar kuzeyle güneyi birleştirdiği için özel öneme sahip tarihi bir anıt olarak kabul edilir. Azerbaycan’ın İran ve Rusya arasında bölünmesi, Azerbaycan’ın topraklarının Ermeniler tarafından işgali dahil, en kanlı tarihlere şahit olan Hudaferin köprüsünün yerleştiği Cebrayıl ilinde 2020. yıl 4 Kasım tarihinden nihayet Azerbaycan bayrağı dalgalanıyor.

Artık baki topraklarımız işgalden özgürleştirmek için karşımızda duran en önemli meselelerden biri tarihi anıtlarımızı onarma yaparak gelecek nesillere Azerbaycan tarihini çarpıtmadan ulaştırmaktır.

Şebnem Musayeva

Azerbaycan Devlet Pedogoji Universitesinde Görevli Baş Uzman  

      

  1. Tomas de Waal: Karabağ: Ermenistan ve Azerbaycan arasında Bariş ve Savaş,P.6, Nyu-york Universiteti basın Nyu-york 2004
  2. Ağdam yakınlarındaki Uzerlik-tepe tepesinde Kuşnareva Tunç Çağı yerleşimi. SSCB arkeolojisi üzere malzeme ve araştırma, No. 67. Moskova-Leningrad, 1959
  3. Karabağnameler – Birinci kitap, Bakü 2006
  4. Nahid Memmedov-İşgal altındaki tarihi dini anıtlarımız, Bakü -2015
  5. Aslanova F. Genceser Tapınak Kompleksi Makale 2013-http://static.bsu.az/w8/Tarix%20ve%20onun%20problem/2013%20%20%201/seh.213-218.pdf
  6. https://armenpress.am/eng/news/885003/artsakh-cares-of-islamic-and-iranian-monuments.html
  7. Makar Barhudaryants- Artsakh, Bakü 1895
  8. Karabağnameler-Üçüncü kitap, Bakü 2006
  9. Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında yasadışı Ekonomi ve diğer faaliyetler. Azerbaycan Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı tarafından RaporHttps://geneva.mfa.gov.az/files/MFA_Report_on_the_occupied_territories_1.pdf
  10. Faiq İsmayılov Zorla Ermenileştirme. Bakü 2009

 

 

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz