Twitter Facebook Linkedin Youtube

VİRÜS SALGINININ KUŞAK YOL PROJESİNE MUHTEMEL ETKİLERİ (5 KİTAP IŞIĞINDA)

Korona virüsü salgını nedeniyle Çin dünya kamu oyunda dikkatleri yeniden üzerine çekti. Global tedarik zinciri Çin’de ortaya çıkan korona virüsü ile ciddi risk altına girdi. Buradan çıkış yolları aranıyor. Öte yandan BRI kuşak yol girişimi sanayici ve iş adamlarının gündeminde. Ankara, İstanbul ve İzmir’de BRI zirveleri düzenlendi. İzmir fuarının baş konuk ülkesi Çin idi. Türk iş adamları Japon ve Çin iş adamları ile ticari işbirliğini ve ekonomik ilişkileri geliştirmeye büyük önem veriyor. Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti Genel Sekreteri Kanezo Muraoka, Japon Hükumetinin, Türk-Japon ilişkilerine büyük önem verdiğini belirterek, Türkiye’nin Gümrük Birliği macerasıyla ilgili olarak şunları söylüyordu: “Bayan Başbakanınıza coğrafya dersi vermek isterdim. Çünkü ona göre Ankara’nın Doğusunda hiçbir ülke yok. Hep Batı hep Batı. Türkiye Batı’ya yaklaşmak için hep Batı’dan gitmek istiyor. Oysa Batı’ya Doğu’dan da gidilebilir. Örneğin Japonya, Çin gibi ülkelerle işbirliği yapıp, kendi ekonomik durumunu düzelttikten sonra ‘Avrupalı’ olmak için çaba göstermek daha iyi değil mi?” Türkiye’nin geride kalmış tek yanlı bağımlılık doğuran AB politikası konusunda bir başka açıklamayı Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı yapmıştı. Türkmenbaşı, 57. Hükümetin Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, 22 Ekim 2001 günü Türkmenistan’a yaptığı resmi gezide şunları söyledi: “Sürekli olarak Avrupa’ya yaranmaya çalışıyorsunuz. Orada itibarınızı sarsmayın. Siz gitmeyin onlar size gelsin. Sizin onlara değil, asıl onların size ihtiyacı var. Tamamen Avrupa’ya yöneldiniz. Sürekli Avrupa’ya gidiyorsunuz. Bir de Orta Asya’ya, yani Türkistan’a gelin”.

Bu yazımda  beş kitaptaki ana fikri algılayarak geçmişten geleceğimize bir strateji geliştirmeye çalışacağım. Çünkü okumadan hiçbir konuda bir düşünceniz olamaz. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan Fatih Oktay’ın yazdığı “Çin Yeni Büyük Güç ve Değişen Dünya Dengeleri” adlı kitap kuşak yol girişiminin orta koridor ekonomik kuşağında Türk iş dünyasının geleceğini anlamak için hazırlanmış en iyi araştırma kitaplarından biri. Tüm dünyadaki yolsuzluklar, yoksulluğu yaratır. Çin’de yolsuzlukla mücadele konusunda söylenen bir söz var “Sinekleri yakalayıp, kaplanları bıraktılar”. Çin savcılar yüksek kurulu 2015 yılı raporuna göre 14.000 devlet memuru rüşvet ve zimmete para geçirme suçlarıyla ilgili olarak cezalandırılmıştı. Yurt dışına götürülen paranın 132 milyar amerikan doları olduğu belirtiliyordu. Çin ülke yönetimi yolsuzlukları yadsımıyor. Halkın gözünün önünde olan yolsuzluğun gizlenmesi mümkün olmadığından meşrutiyetini kaybetmemek için Çin Kominist Partisi sorununun varlığını kabul ederek yolsuzlukla mücadele ediyor. Yolsuzluğun kültürel kodlarını ise Konfüçyüs’ten öğrenebiliriz. Kendisine “Bizim oralarda öyle düzgün insanlar var ki, baba koyun çalsa, oğul aleyhine şahitlik yapar” dendiğinde Konfüçyüs , “Bizim buralarda düzgün insanlar öyle değildir; baba oğlun, oğul babasının suçunu gizler” diyor. Bu nedenler Çin’de iş yapmak, GUANXİ yani ilişki kurma ve yürütme konusu geniş bir yer tutuyor. GİNİ katsayısı yani yolsuzluk-yoksulluk ilişkisini gösteren gelir dağılım eşitsizliği ölçütü 2012 yılında 0.47 düzeyine gelmiştir. Tarihi ve kültüre dayalı etkenler Çin Kominist Partisi’nin yönetiminin toplum tarafından serbest seçimlere bağlı olmadan kabul edilmesine yardımcı olabilir ama küreselleşmenin sadece ekonomik avantajlarından faydalanmak olası değildir. Küresel kültür, sosyal medyanın etkisi ile tüm ülkelerde geleneksel kültürü olumlu veya olumsuz yönlerde değiştiriyor. Kültürel kodları anlamak için biz geçmişe Konfüçyüs’ün doğduğu zamana bir bakalım.

Maya Kitaptan yayınlanan John Ferguson’un yazdığı Çin Mitolojisi adlı kitapta tek boynuzlu atların (CHİ-LİN) iyi hükümdarların ve bilgelerin doğumunda ortaya çıktığı söylenir. İlk defa M.Ö. 2697 de sarı imparatorun bahçesinde görülmüştür. Konfüçyüs’ün annesine Konfüçyüs’ün doğumundan önce gözükmüştür. Kadın müjde olarak üzerinde geleceğin bilgesini öven ibarenin olduğu yeşim bir tablet kusmuştur. Konfüçyüs’ün ölümünden bir süre önce bir arabacı bir CHİ-LİN’i sakatlamış, dolayasıyla Konfüçyüs’ün yakın zamanda öleceğinin işareti olmuştur. Erkeğine CHİ ve dişisine LİN denir. İki karekterin birleşimi genelleyici bir terim  CHİ-LİN olarak kullanılır. Bu yazıda, tek boynuzlu at yerine CHI-LIN kelimesini kullanacağım (unicorn kelimesini sevenlere bir göndermedir bu).

Cornell University yayını “The Great Wall Of Money”adlı araştırma ve makale derleme kitabından YANG JIAN’ın “Çin’in Para Diplomasisi Sınırları” adlı makalesinden alıntılar ile Çin Komünist Partisinin kuşak yol girişimindeki yönetim risklerine dikkat çekmek isterim. Çin Kominist Partisinin önceliği denetimi ve istikrarı korumaktır. Çin iç siyasetinde bu nedenle reformlara karşı çıkan muhafazakarlar ağır basmaktadır. RMB’nin uluslararasılaşması faiz oranı ve döviz kuru rejimlerinde reformlar gerektirdiği için, Çin’in para politikasında yönetimin ciddi müdahalesi olmadan anlamlı bir liberalleşme gerçekleştirilemez. Ne var ki Çin Kominist Partisi buna yanaşmayabilir çünkü önceliği istikrarsızlıktan kaçınmaktır, ve finansal liberalleşme Çin’in ihracata yönelik, yatırım temelli büyüme modelinin merkezinde yatan finans üzerindeki baltalama riskini beraberinde getirir. Çin’in para diplomasisinde ülkenin liberalleşmeye dair çekincelerinin kanıtını bulabiliriz. Çin ve ABD ticaret savaşlarının nedeni de bu uzlaşmaz çelişkide yatar. Çin’in BRI kuşak yol girişim stratejilerinin üç temel referansı var. Birincisi, ikili para diplomasi Çin’in dış politika hedeflerine ikili yaklaşımlarla ulaşma gereğine uygundur. İMF, AB kurtarma mekanizmaları yerine bağışçı olarak hedef ülkelerde ilişkilerini güçlendirebilmektedir. Bu şekilde Çin sorumlu büyük güç görüntüsü çizer. İkincisi bu mekanizma Çin’e politik tercihlerinde esneklik sağlar. Çin’in ikili düzenlemeleri yurt içindeki finansal kurumlardan reform yapmasını veya küresel para kurumlarının dayattığı neoliberal şablona uymasını gerektirmez. Çin’in çok tafralı para kurumlarına güveni yoktur. İMF’ye, başarısız bir ABD propaganda kurumu ve AB para işbirliğine ise Almanya ve Fransa’nın güdümünde bürokratik bir mekanizma olarak bakar. Üçüncüsü, Çin’in bu mekanizması RMB’nin uluslararası bir para birimi yapılması konusunda net bir hedefe sahip değildir. BRI kuşak yol girişimi deniz aşırı yatırımlar, inşaat projeleri, doğal kaynak geliştirme projeleri, ve finansman açısında Çin-KİT’leri yararına işler, özel girişimler bu nedenler inovatif olamıyor. Çin Komünist Parti üyesi iş adamları global iş dünyasında network geliştiremiyor. MIC2025 hedeflerinin gerçekleşmesi liberal-muhafazakar iki büyük kanat nedeniyle oldukça zor görünüyor. Liberalleri Çin Halk Bankası PBC , özel bankalar ile bir takım küçük ve orta işletmeler, bazı yerel yönetimler ve son dönemde Guo Shuqing idaresindeki Çin menkul değerler düzenleme komisyonu temsil eder. Muhafazakarları temsil edenler ise denetimi korumak isteyen maliye bakanlığı, ulusal kalkınma reform komisyonu, kamu ticaret bankaları, ve KİT’lerdir. Muhafazakarlar ve liberaller Çin komünist parti üyelerini etkilemeye çalışırlar. Amerikan şirket-demo-krasisi nasıl lobilerin gücü ile şekillendiriliyorsa Çin devlet kapitalizmi de aynı lobi gücüyle şekillendiriliyor. Mekanizmaları anlamak için (Çin yada ABD fark etmez) para hareketlerini takip etmek gerekir. Bugün bankalarda para transferi zaten tüm veriyi ortaya koyuyor. Çin dünya ticaret örgütü üyeliğinden bu yana iç siyasette muhafazakarlar liberaller karşısında güçlenmiştir. Öte yandan, muhafazakarlar önemli konularda karar alma yetkisini liberallerin elinden almıştır. Trilyonlarca dolar döviz rezervleri ve döviz kuru politikasında karar alma yetkisi eskiden sadece merkez bankasına aitti, fakat artık maliye bakanlığının da para politikaları üzerinde söz hakkı var. Çin’in finansal politikası; on ikinci beş yıllık planda yazılı olarak belirtilmiştir. Kontrolün elde tutulması  reformların bir koşuludur. Herkesin kolaylıkla giremeyeceği devlet ve özel sektör hisselerinin ayrı yer aldığı Şanghay borsası başkan yardımcısı JAMES LİU de PEKİN Financial Times’ta yayınlanan “Long March To Renminbi –RMB-Convertibility”adlı yazıda “ipini koparmış bir at” gibi davranan sermaye piyasalarına temkinli yaklaştığını kabul ediyor.

Avrupa’da Çin yatırımları artmıştır. Çin’in ;Yunanistan, Macaristan, Portekiz, İspanya , Almanya, İtalya devlet tahvillerinin ne kadarını satın aldığı konusunda şeffaflık yoktur; piyasadaki tahminler Çin’in para rezervlerinin %25 kadar olduğu şeklindedir. Ekim 2011 de Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Hu Jintao yaptığı acil bir telefon görüşmesinde sonra Çin nihayet Avrupa finansal istikrar fonunun tahvillerini de satın almıştır. Çin’in AB’den üç talebi olmuştur; Çin’in piyasa ekonomisi statüsünün kabulü, silah ambargosunun kaldırılması, Çin’in İMF oy gücünün artırılmasına talebine destek. Çin’in parasını siyaset de nasıl ustaca kullandığının göstergesidir. Xİ JİNGPING yönetimi yerleşik çıkarların direncini kırmayı başaramaz ise, yakın gelecekte anlamlı finansal reformların gerçekleşme olasılığı düşüktür.

Scala Yayıncılık’tan çıkan İPEK YOLUNDA TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ bilimsel makale derleme kitabından  OLIVER SCHNEIDER, ROBERT ALARD VE JOSEF OEHMEN’in kaleme aldığı ALICI VE TEDARİKÇİ ARASINDA GÜÇ DENGESİ; ÇİN ve BATILI ŞİRKETLER makalesinden alıntılar ile konuya bir bakalım.

“Neredeyse 3000 yıllık ipek yolu, ticaretin küreselleşmesine ilişkin muhtemelen en eski anıttır.” Korona virüsü bırakın risk olarak öngörmek, hayal bile etmek olası görülmüyor bu projede. Çin’de faaliyet gösteren 14 batılı ve Çinli şirket arasında 16 alıcı ve tedarikçi ilişkisine dair vaka araştırmasında aşağıda ki sorulara yanıt arıyor.

  • Alıcı ve tedarikçi ilişkileri yıllardır içinde nasıl gelişti?
  • Bu gelişmenin temel gerekçeleri, nedenleri ve göstergeleri nelerdir?
  • Özellikler batılıların ve Çinlilerin perspektifinden bu gelişmelere ilişkin görüşler ve çıkarılan sonuçlar nelerdir?
  • Karşılıklı yarara dayalı ve istikrarlı uzun vadeli tedarikçi ilişkilerini geliştirmek ve sürdürmek için hangi önlemler alınabilir?

Kripto Yayınevinden çıkan Prof. Dr. Kürşat ZORLU’nun yazdığı NAZARBAYEV LİDERLİĞİ  kitabından alıntılar ile Türkistan’a gidelim. Kazakistan’ın TONGUÇ BAŞKANI ve TÜRK İŞ DÜNYASI’nın “yolbaşçı” ve “aksakalı” konumuna gelen Nursultan Nazarbey liderliğinde alınan kararlar, gerçekleşen köklü reformlar ile sanayici ve iş adamlarımıza bir liderlik el kitabı olarak yol gösterebilir. 2005-2018 yılları arasında ülkeye giren 282 milyar dolarlık dış yatırımın %47 si Avrupa ülkelerine ve %13 ABD’ye aittir. İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 190 ülke arasında 28. sıraya yükselmiştir. Çin’in BRI kuşak yol girişimi Çin Devlet Başkanı Xİ JİNPİNG in 7 Eylül 2013 tarihinde Kazakistan Nazarbey Üniversitesini ziyaretinde ortaya atılmıştır. Kazakistan, Çin için BRI’nin Batı’ya açılan kapısıdır. Putin 2018 yılında Nazarbayev hakkında şöyle demektedir. “Dürüst olmak gerekirse, Nursultan Abişeviç’te beni hep sevindiren ve şaşırtan şey -ve hala şaşırtmaya devam ediyor- bu Sovyet geçmişine rağmen, onun her zaman GELECEĞE BAKAN BİR İNSAN OLMASIDIR…. Bu yüzden Nursultan Abişeviç, akıllıca aktif, etkin ve yetenekli bir liderdir.”

Türk sanayici ve iş adamları Kazakistan’daki yeni fırsat ve işbirliklerini değerlendirirken, Amerika’dan Avrupa’ya yayılmış cüzi miktar dolara, euroya çalışan inovatif Türk mühendisleri de gözünü Nursultan’ın Astana’sına dikmelidir. Yeni silikon vadisi orasıdır. Daha doğrusu Türk İş Dünyasının Singapuru’dur.

Cahit GÜNAYDIN

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz