Twitter Facebook Linkedin Youtube

YILBAŞI VE NOEL

Miladi yılın başlangıcı olan yılbaşı kutlamaları ile Hristiyanlık dinince bir bayram veya yortu olarak kabul edilen Noel kutlamaları, tarihlerinin yakın olması nedeniyle karıştırılmaktadır. Noel kutlaması Hz. İsa’nın doğumuna atfen 25 Aralıkta yapılmaktadır. Yılbaşı kutlamalarının geçmişi ise milattan çok önceye dayanmaktadır. Roma İmparatoru Julius Sezar döneminde yeni yıl kutlamaları yapıldığı bilinmektedir. Ocak ayının ilk günü miladi takvimde yılın ilk günüdür, yani yılbaşıdır. Yılbaşı ve Noel birbirinden farklı tarihlerdedir. Tarihleri birbirine yakın olduğu için birçok ülke, bu iki bayramı birleştirerek bir hafta tatil yaparlar.

Noel sözcüğünün kökeni Latince Natalis (doğum) kelimesidir. Natalis kelimesi Fransızca’ya geçişinde Noël kelimesi olmuş ve Türkçe’ye Fransızca’dan geçmiştir. Noel ayrıca Almanca’da “kutsal gece” anlamındadır. Noel anlamında kullanılan Christmas ve benzeri diğer kelimeler ise Yunanca Khristos (Mesih) ve Latince miss (yollanmış, gönderilmiş) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. “Yollanmış, gönderilmiş” kelimelerinin, İsa’nın Son Akşam Yemeği’ndeki son sözlerini sembolize ediyor olabileceği düşünülmektedir.

Noel, Hz. İsa’nın doğum günü olarak kutlanan bir Hristiyan bayramıdır. 20. yüzyıldan itibaren Noel, Hristiyan olmayanlar tarafından da hediye alışverişi yapılarak dinden arındırılmış bir kutlama günü haline gelmektedir.

Yılbaşı veya yeni yıl ise bir yılın bitiminin ve yeni bir yıla başlangıcın kutlandığı kültürel bir olaydır. Türkiye dahil, çoğu ülke tarafından kullanılan miladi takvime göre, yılın ilk günü olan 1 Ocakta kutlanır. Yılbaşı bir Hristiyan bayramı olan ve İsa’nın doğuşunu kutlayan Noel’den tamamen ayrı olarak kutlanır. Ağaç süsleme gibi aktiviteler Hristiyan alemi tarafından yılbaşında değil, Noel’de gerçekleştirilir.

Çoğu ülkede Noel’in yeni yılla birleştiği 31 Aralık tarihinde, yeni bir yılı karşılamak, geride bırakılan yılın yorgunluğunu atmak ve gelen yeni yıl için umut beslemek amacıyla “yılbaşı kutlamaları” yapılmaktadır. Bu kutlamalar Hristiyanlardaki dini amacından sıyrılmış ancak “Noel geleneği” içerisinde sayılabilecek hediyeleşme, sofralar hazırlayarak akraba ve arkadaşlarla kutlama yapma, ağaç süsleme, evlerin cadde ve alışveriş merkezlerin süslenmesi, “Noel Baba” kıyafetleri giyen insanların alışveriş merkezlerine müşteri çekmek amacıyla küçük hediyelerle doldurdukları torbalarından çocuklara küçük hediyeler dağıtması gibi eylemler gerçekleştirilmektedir. Bu durum, farklı kültürlerden alınan davranış alışkanlık ve geleneklerin bizim kültürümüze eğlence,  aile ve arkadaş bağlarının güçlendirilmesi amacıyla geçmesi olarak açıklanabilir

Yılbaşı sezonu birçok ülkede ekonominin canlandığı bir dönemdir. Perakende satışlar sıradan bir güne göre artış gösterir. Yılbaşı öncesinde satış yerleri hediyelik eşya ve dekorasyon malzemelerine ağırlık verdiği gibi yeni ürünleri de müşterilerle tanıştırır.

Sonuç olarak Türkiye’deki Müslümanlar, İsa’nın doğumunu kutlamazlar. Aslında Türkiye’de Noel kutlanmaz, yılbaşı kutlanır. Bununla birlikte birçok Türk vatandaşı 31 Aralık’taki Yılbaşı gecesini, Hıristiyanların Noel kutlamalarına benzer şekilde (hindi yiyerek, yılbaşı ağacı süsleyerek, Noel Babalı kartlar göndererek vs.) kutlarlar. Bu kutlamaların hiç bir dini içeriği yoktur. Sadece eğlenmek amacıyla kutlanır. Ne var ki söz konusu kutlamalar gelenek ve göreneklerimizden uzak bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde toplumsal dokumuzu olumsuz etkileyebilir ve ileriye dönük telafisi güç hataları da beraberinde getirebilir. Bununla birlikte sadece yeni yılı kutlama amacı ile ve ölçüsü dâhilinde, toplumsal değerlerle çelişmeden, geniş toplumsal kesimlerce yapılan kutlamaları “Hristiyan taklitçiliği veya dinden çıkma” gibi çok ağır ithamlarla suçlamamak gerekir.

Bu vesile ile yeni yılın başta ülkemize ve bütün Türk dünyasına, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diler, tüm mazlumların uğradığı zulümlerin son bulduğu, başta insan olmak üzere her türlü canlıya karşı şiddetin olmadığı, daha yaşanabilir bir dünya için herkesin samimiyetle üzerine düşeni yaptığı bir 2020 yılını yaşamayı temenni ederim. Esen kalın…

 

Çetin GÜNEŞ          
SASAM Kayseri İl Temsilciliği

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

Yorum Ekleyebilirsiniz