Twitter Facebook Linkedin Youtube

KAMÇATKA’NIN ŞAMANLARI: KORYAK TÜRKLERİ

Cesurhan TAŞ

Asya Kıtasının doğusunda Rusya Federasyonu toprakları içinde yer alan ve Ohotsk Denizi ile Bering Denizi arasında bulunan Kamçatka Yarımadası ismini Şaman kamlarından almaktadır. Kam ve Çatka sözcüklerinin birleşmesi ile oluşturulan bu sözcük, günümüz Türkiye Türkçesinde bile anlaşılabilen bir manaya sahiptir. Kam sözcüğü “kâm almak” şeklinde deyimlerde bile geçereken çat ve çatka sözü “çit” şekline dönüşmüş olup sınır, hudud anlamında kullanılmaktadır. Demek ki Kamçatka; kamların sınırı, gidebildikleri son yer manasına gelmek üzere bugünkü coğrafi ada dönüşmüştür.

Kamçatka sözcüğünün anlamını ortaya koyduktan sonra bölgeye bu adın verilmesine sebep olan şaman toplumlardan birisi olan Koryakları incelemeye başlayabiliriz. Koryaklar ile ilgili tarihi belgeler ilk olarak Rusların bölgeye gelmesi ile 18.yüzyıl başlarında ortaya konmuştur. Ruslar bölgeye geldiğinde Koryaklar göçebe (Çavçu) ve yerleşik (Nimili) olarak yaşamaktaydılar. Göçebe olanlar Kamçatka’nın iç kısımlarında ve bitişik anakarada, yerleşik olanlar ise Kamçatka’nın doğu ve batı kıyılarında yaşamaktaydılar. Günümüzde Rusya Federasyonu bünyesinde Kamçatka Oblastı, Kamçatka Krayı, Koryak Okrugu adıyla oluşturulan bir idari birim altında yaşamlarına devam etmektedirlar.

Çavçuven Koryaklarının sürülerinde çoban başına 400-2000 arasında ren geyiği düşmektedir. Yıl boyunca, 4 ana göç yapmaktadırlar. Bahar göçü-yavrulama, yaz göçü-daha az sinek olan yerlere, güz göçü-geyiklerin kesileceği kamplara, kış göçü-Kamplara yakın korunaklı yerlere göç. Nimili Koryakları ise balık ve diğer deniz ürünleri avcılığı yapmaktadırlar. Deniz hayvanları avcılığı baharda bireysel olarak yapılmaktadır. Güzün ise avcılık toplu olarak yapılır. Haziran ayında başlar ekim ayına kadar sürer. Avlarda zıpkın ve ağ kullanırlar. Deniz tavuğu derisinden kanolar veya tek kişik kayaklar kullanılarak avcılık yaparlar.

Rusların bölgeye gelişi ile birlikte yerleşik Koryaklar taşıma işleri için at kullanmaya başlamışlardır. Ağaç, kemik, metal, taş işlemeciliği, deri giyim imaları köylerde yaygındır. Metalden bıçak imalatı yapılmaktadır. Balıkçılık, deniz hayvanları avcılığı ve kürk ticareti, Koryak geleneksel ekonomik faaliyetleridir. Göçebe yaşam tarzı, Sovyet döneminde sona ermiş; bu nüfus, çadırlardan alınarak donanımlı evlere yerleştirilmiş, kolhoz adlı kolektif çiftliklerde toplanarak tarım ve hayvancılığa yönlendirilmişlerdir.

Yerleşim birimleri kurucu klanlardan birisinin şefi tarafından yönetilmektedir. Akrabalık ilişkileri ataerkil bir yapıda sürdürülmektedir. Akrabalık ilişkileri çatallanan bir yapıya sahiptir. Kardeşlik, zamana ve zemine göre şekillenmektedir. Temsil yaşa bağlı olarak değişmektedir. En yaşlı üye klanı temsil etmektedir. Yerel grup içinde evlilik yapılmaktadır. Evlilik koca merkezlidir. Evlilik için kadın kaçırma vardır.

Koryaklar içinde Şamanizm güçlü bür şekilde yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Ateş yakma, tılsım yapma, ataları sembolize eden nesneler taşıma, ataerkil idoller, köpek ve geyik kurban etme törenleri antropomorfik kurallar ve kurumlar olarak yaşatılmaktadır. Kilvey adlı ren geyiği çobanlarının yaz bayramı vardır. Güzün geyik kesme bayramı vardır.Yerleşiklerin yaz bayramı baydara,güz bayramı ise Nerpa olarak adlandırılır.Ayı,kar koyunu,vb avlanmaya başlamadan önce hayvanları ve kuşları taklit eden ruhani ayinler organize edilmektedir.

Göçebe Koryaklar yazları ve kışları taşınabilir “yaranga” adlı çadırlarda yaşarlar. Bu çadırlar, 3 ayaklı bir direk üzerinde yükselirler ve 4-5 arasında yüksekliğe sahiptirler. Tripod’a benzer bir görünümleri vardır. Tepede bir iple bağlanmıştır. Yarangaın alt tarafında çapı 4-10 metreyi bulan bir daire oluşur. Çubuklar alttan birbirine sıkı bir şekilde bağlanır. Ren geyiği derileri ile çevrilidir. Çadırın zemin söğüt ve sedir dalları ile kaplanır. Yerleşik koryaklar ise siper ev denebilecek 15 metre uzunluğunda,12 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde yapılarda yaşarlar.19. yüzyılın başlarında rus yerleşimcilerin etkisi ile kütük evler görülmeye başlandı.

Kardan korunmak üzere Kamleika adlı bolca bir kıyafet giyerler. Bu kıyafetlerin başlığı da bulunur. Çocuklar 5-6 yaşlarına gelene kadar kalynykey adlı bir tulum giyerler. Çocuk giyimlerinde çocukların cinsiyetleri belirginleşir. Sosyal yaşam ataerkil ilişkiler üzerinde yükselir.En üst konumda en yaşlı erkek üye bulunur.Evlenmeden önce güveyi için bir deneme süresi mevcuttur.Gelecekte kayınpederin çiftliğinde işleri yürütüp yürütemeyeceği denenir. Deneme süresi sonunda bir yakalama töreni gerçekleştirilir. Güveyinin kaçan gelini yakalaması ve ona dokunması istenir. Bunu güveyi başarırsa kız ile evlenmeye hak kazanır.

18.yüzyılın başlarından itibaren göçebe koryaklar arasında geyik özel mülkiyetinin gelişmesi üzerine mülkiyet temelli bir yapı oluşmuştur. 20.yüzyılın başlarında yerleşik koryaklar arasında ataerkil toplumsal ilişkilerin yok olduğu gözlemlenmiştir. Balıkçılık, kürk avcılığı, küçük deniz hayvanı avcılığı konularında bireysel ekonomik girişimciliğe geçişin sonucu olarak ataerkil ilişki biçimi yok olma sürecine girmiştir.

Yerleşik Koryakların esas tören ve ayinleri 20.yüzyıl başlarına kadar deniz hayvanları ve balıkçılık konularına adanmıştı. Görkemli törenlerle avlanan hayvanların derileri, burunları, dişleri, pençeleri sökülür ve birbirlerine hediye edilmekteydi. Göçebe Koryakların esas güz bayramı olan “Koyanaytatyk” sürülerin yaz otlatmaları sonrasında dönüşte gerçekleştirilir. Kış gündönümü sonrasında ren giyiği çobanları, güneşin dönüşünü kutlarlar. Bugünde geyik takımı yarışları, güreşler, sırıkla koşma, kement atma, buz kütlesine tırmanma gibi yarışmalar düzenlerler.

Koryakların evlenme, doğum ve ölüm üzerine değişik törenleri bulunmaktadır. Hastalık ve ölümden korunmak üzere şamanlara giderler, çeşitli kurbanlar adarlar, muska taşırlar. Erken ölümleri, kötücül ruhların entrikası olarak değerlendirirler. Cenaze kıyafetleri, sağken  hazırlanır, ancak tamamlanmamış şekilde bekletilir. Çünkü kıyafet tamamlanırsa o kişinin daha erken öleceğinden korkulur. Kişi kapalı bir konutta ölmüş ise kıyafeti büyük düğümlerle dikilip tamamlanır. Bu zaman diliminde uyumak kesinlikle yasaktır. Gömme töreni, küçük sedir odunları üstünde yakmaktır. Ölünün bedeniyle birlikte kişisel eşyaları, ihtiyaç malzemeleri, okları ve yayı, yiyecekleri, süs eşyaları ateşe verilir. Güneydeki kıyı koryaklar arasında 18. yüzyıldan itibaren  ortadoks Hristiyanlık cenaze merasimleri ile geleneksel ölü gömme merasimleri içiçe geçmiş durumdadır.

Koryak folklorunda sözlü kültür hakimdir. Mitler, masallar, korku hikayeleri, tarihsel efsaneler, bilmece, bulmaca ve şarkılar önemli bir yer tutar. Popüler hikayeler büyükölçüde hayvanlar ile ilgilidir. Hikayelerdeki karakterler genellikle sıçan, ayı, köpek, balık ve deniz hayvanları şeklindedir. Tarihi hikayeler çoğunlukla geçmişte yaşanan Koryak-Çukçi savaşlarını anlatırlar.

Koryak inançlarına göre etrafımızdaki her nesnenin bir ruhu vardır. Ruhlar sadece canlı varlıklarda ortaya çıkmazlar; denizlerin ormanların dağların da ruhları vardır. Oralarda da kendilerini gösterirler. Her topluluğu kendine ait bir kutsal alanı vardır. Bu alanda tapınılır ve kurbanlar edilir. Bu kurbanlar çoğunlukla geyiklerdir. Bazen köpekler ve deniz canlıları da kurban edilir.

Koryak şamanlığında gök, güneş, yer, su, atalar ve ocak kültleri bulunmaktadır. Demek, insan ve doğanın birlikteliği, uyumu düşüncesi Koryak kültüründe çok önemlidir. Koryaklar, gökyüzünü mesken tutmuş iyilik tanrıları ile yeraltının karanlığına gömülmüş kötülük tanrılarına ve ağaçta, taşta, dağda, suda, ateşte, ayda, güneşte uyuyan ruhların varlığına inanırlar. Bu tanrı ve ruhlarla insanlar arasında iletişimi sağlayan kişiler ise şamanlardır.

Evren, dünya, insan, hayvan ve bitkiler âleminin bir bütün olarak düşünüldüğü Koryak şamanlığında bir diğer inanç da insan neslinin sonsuz bir şekilde devamlılığı inancıdır. Koryaklar, kendi hayatlarını baba, dede ve atalarına ait olan bir hayatın devamı olarak görürler. Koryak dinsel simgeleri ve toplumsal yapı arasındaki ilişkide atalar ve ocak kültünün kutsallığı bariz şekilde görülür.

Koryak şamanlığında şaman; şarkı söylemeyi, davul çalmayı, dans etmeyi, sihir yapmayı bilir. Ayrıca şamanlar, kendisini koruyacak ruhlarla iletişim kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ruhlar; kuş, martı, kurt, ayı ve kuzgun şeklinde görünebilir. Kullandıkları şaman davulunun bir tarafı sadece rengeyiği derisiyle kaplı olmakla beraber; diğer yerleri kurt kuyruğu derisinden, tokmağı balina kemiğinden veya dişinden yapılmıştır. Koryaklar arasında oval davul şamana değil, ailesine aittir ve bu davul bir müzik enstrümanı olmanın yanında kutsal bir nesnedir.

Koryak şamanlık geleneklerinde şamanların toplumsal cinsiyet alanı netlik kazanmamış bir olgudur. Burda şamanlar, üçüncü cinsiyetin temsilcisi olarak görülmüş, ruhlar âleminin bir uzantısı olarak cinsiyet tabuları yıkılmış bireyler olarak değerlendirilmiştir.

Koryak şamanik dünya görüşünde; insan vücudu, evrenin küçük bir modeli olup bütün enerji kaynaklarını yansıtır. Ruhlardan terbiye alan şaman, fiziksel değil, metafizik beden ile iletişime geçer.

Koryaklar arasında kurt ve kuzgun büyük bir öneme sahiptir. Koryaklar, kurt ile akraba olduklarına inanmakta onu kutsal bir canlı olarak değerlendirmektedirler.

 

Cesurhan TAŞ – Araştırmacı/Yazar
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
____________________________________________

Kaynakça:

1- Antropova, V. V., “The Koryaks”, Editörler: M. G. Levin ve L. P. Potapov, The Peoples of Siberia, İngilizceye çeviri: Stephen P. Dunn ve E. Dunn, University of Chicago Press, Chicago 1964, s. 851-875.

2- Atkinson, Jane Monnig, “Shamanisms Today”, Anthropol, 21, 1992, s. 307-330.

3- Bayat, Fuzuli, Ana Hatları ile Türk Şamanlığı, Ötüken Yayınları, İstanbul 2006.

4- Charrin, Anne-Victoire, “The Discovery of the Koryaks and Their Perception of the World”, Arctic, 37/4, 1984, s. 441-445.

5- Magnarella, Paul J., “Koryak Religion and Society: An Anthropological Analysis”, Arctic Anthropology, IX/2, 1972, s. 24-33.

6- Siikala, Anna-Leena, “The Interpretation of Siberian and Central Asian Shamanism”,

7- http://www.kamchatsky-krai.ru/ethnography/koryak/

Cesurhan Taş Hakkında

Cesurhan TAŞ: (Ankara) 1974 Anamur doğumludur. ODTÜ İ.İ.B.F, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunudur. İngilizce, Arapça ve Rusça bilmektedir. Devlet yapısı, kamu yönetimi, mali yönetim, kalkınma ekonomisi, bölgesel kalkınma ve kamu hukuku alanlarında çalışmaları bulunmaktadır. Yörük ve Türkmen kültürü üzerine de araştırma ve inceleme çalışmaları yapmaktadır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz