Twitter Facebook Linkedin Youtube

KAPALI MARAŞ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Haldun BARIŞ

Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramalarının yoğunlaşmasıyla birlikte sular ısınırken, bir yandan da Kıbrıs Türk Devleti ve Rum tarafı arasındaki restleşmeler ve karşılıklı hamleler de artarak devam etmektedir. Bu durum, Kıbrıs meselesinde bir sona yaklaşıldığının ve bu meselenin bir şekilde çözüleceğinin de göstergesidir.

Kıbrıs meselesinde atılan son adımlardan birisi de Maraş’ın açılmasıyla ilgili Kıbrıs Türk Devleti’nin Bakanlar Kurulu kararıdır.(1) Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar’ın ifadelerinden anlaşılacağı üzere bu karar, KKTC’nin Türkiye ile ortak tasarladığı bir hamledir. Ancak kısa bir süre sonra hem KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan, hem de Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’dan, Maraş’ın açılmasının değil; envanter çalışmasının kararının alındığına dair açıklamalar gelmiştir. (2)

Bu hamlenin ve yapılan açıklamaların stratejik boyutunu ele almadan evvel, öncelikle Maraş’ın statüsünü ve uluslararası hukuktaki durumunu gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Maraş, Kıbrıs’taki en önemli turistik bölgelerden birisi olarak yıllarca hizmet veren ve turistik öneminin yanı sıra, su kaynaklarıyla da oldukça mühim olan stratejik bir bölgedir. Maraş, 1974’te yaptığımız Barış Harekatı’ndan sonra kapalı tutulmuş ve tarafların hak iddialarına maruz kalmıştır. BM ise paydaşlar dışında Maraş’a kimsenin yerleşemeyeceği kararını almıştır. (Bugün Kapalı Maraş’ta sadece Türk Ordusu ve BM bulunmaktadır.)

Maraş’ın kime ait olduğu noktasında tartışılmayan husus ise; Maraş’ın vakıf malı olduğudur. Yıllarca kapalı tutulan ve 1917’den bu yana çeşitli şekillerde kısım kısım el değiştiren Maraş; Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakıflarının malıdır.(3)

Ancak bu husus, İngiliz yönetiminin ve Rum tarafının, bugün için mülklerin el değiştirdiği ve satıldığı tezi ile karşı karşıyadır. Bu noktada Rumlar, arazilerin bir kısmının 1917’de, başka bir kısmının ise yine karşılığı ile 1960’ta el değiştirdiğini iddia etmektedir.(4)

Bu iddiaların temelinde haklı yanlar olduğu gibi, vakıf arazilerinin satışında ve el değiştirmesinde usulsüz yanların olduğu iddiasını da vurgulamak gerekir. Uluslararası hukuk kuralları gereği, Evkaf (vakıflara ait) olan mülklerle ilgili hususlar ise zamanaşımına uğramaz, yani mahkeme önünde de bu hususlar tartışılabilecektir. Bu sebeple, özellikle yapılacak envanter çalışmasının bilimsel olması önemlidir. Ayrıca uluslararası hukukta ve mahkemelerde atılacak adımlar, elimizi güçlendirebilecektir.

Bu konuda Türk tarafının en önemli tezi ise vakıf mülklerinin usulsüz el değiştirmelerinin iptal edilmesi, usulsüz el değiştirmelere rağmen hala Maraş’ta vakıf arazilerinin bulunduğu ve her koşulda Maraş’ın Kıbrıs Türk Devletine ait bir bölge olduğudur.

Bu tezler, hiç şüphesiz haklı tezlerdir. Zaten KKTC Dışişleri Bakanı Özersay’ın açıklamasında da görüleceği üzere, Kıbrıs Türk tarafı usulüne uygun el değiştirmeleri yok saymamakta ve paydaşların hakkını yememektedir. KKTC’nin böyle bir niyeti olmadığı açıktır ve ifade de edilmiştir. Ayrıca burada hiç şüphesiz ki paydaş olan Rum şahıslar muhataptır, Rum Yönetimi değildir ve olamaz.(5)

Maraş ile ilgili bilinmesi gereken diğer bir husus ise dönemin Millet Vekili Yusuf Halaçoğlu’nun 2012’de TBMM Genel Kurulunda ifade ettiği; Maraş’taki Abdullah Paşa Vakfına ait arazilerden çıkan su ve bu suyun Rumlar tarafından kullanılması meselesidir.(6) Bu durumda, KKTC’nin haklarının gasp edildiği gerçeğinden başka bir açıklama olamaz. Ayrıca bu husus, Maraş’ın stratejik boyutunun da anlaşılması için elzemdir.

Son olarak Kapalı Maraş’ın açılması noktasındaki tartışmalara dönecek olursak, öncelikle herkesin Maraş’ın Kıbrıs Türk Devletine ait olduğu noktasında hemfikir olması gerekir. Maraş, tarihsel olarak da tamamıyla Türk Vakıflarına ait bir bölgedir ve muhakkak KKTC’nin yönetiminde olmalıdır.

Bu durumda Maraş’ın açılma kararı ve açılması da oldukça keskin ve önemli bir hamle olacaktır. Ancak bu hamlenin zamanının iyi hesaplanması ve hazırlıklarının tam anlamıyla yapılması oldukça önemlidir.

Konuyu daha da netleştirecek olursak; daha evvel AİHM’de kaybettiğimiz davaları, Münhasır Ekonomik bölge (MEB) ilanındaki geç kalışımızı, bölge ülkeleri ile giriştiğimiz yanlış hususları ve Kıbrıs’ta kültürel olarak Türkiye’den uzaklaşmayı hatırlayıp, salt milliyetçi söylemlerin etkisiyle hareket etmektense; sonuç odaklı, iyi hesaplanmış, hazırlıkları tamamlanmış şekilde kararlar almak, Doğu Akdeniz’de elde edeceğimiz zafer için elzemdir.

Öyleyse Maraş’ın açılmasından evvel  şu sorulara cevap aranmalıdır:

1) KKTC’nin askeri varlığı neden oluşturulmuyor?

2) KKTC’nin hava savunma sistemi ne durumdadır ve neden Garantör ülke Türkiye’nin hava savunma sahasına dahil edilmemektedir?(7)

3) Rum tarafının atacağı olası adımlar noktasında hazırlıklar yapılmış mıdır?

4) Mısır, İsrail, Lübnan ve Libya ile diplomatik ilişkiler gözden geçirilip manevra alanı oluşturulmuş mudur? Suriye’de çözüm hususunda Kıbrıs meselesi göz önünde bulundurulmakta mıdır? Çalışmaları yapılmış mıdır?

5) Daha önce AİHM’de görülen davalarda Türk Devletini bir İngiliz hukukçu savunmuştu. Bu noktada gereken çalışmalar yapılmış, uzmanlar yetiştirilmiş ve uluslararası hukuk kuralları gözetilerek hukuksal hazırlıklar tamamlanmış mıdır?

6) Konunun önemine binaen Think-tank kuruluşları ve STK’lar aracılığıyla da olsa uluslararası kamuoyunun iknasına yönelik çalışmalar yapılmış mıdır?

Bu sorulara cevap verilmesi önemlidir. Bizim Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de kaybetme lüksümüz yoktur. Bu nedenle bu meseledeki adımlarımızı dikkatle, özenle ve iyi hesaplanmış şekilde atmalıyız.

Bu platformda 2 yıldır çeşitli vesilelerle ifade ettiğimiz gibi; Kıbrıs meselesini en öncelikli meselelerimiz arasına almalı ve diplomasi mesaimizin önemli bir bölümünü bu meseleye yoğunlaştırmalıyız.

 

Haldun BARIŞ – Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
____________________________________________________________________

Dipnotlar

1) www.aa.com.tr/tr/dunya/kktc-hukumetinden-kapali-maras-konusunda-karar/1508267

2)Türk Ajansı Kıbrıs, www.tak.gov.ct.tr

3) www.evkaf.org/site/sayfa.aspx?pkey=324

4) www.voiceoftheisland.com/maras-konusu-gundemdeki-yerini-koruyor/166855/

5) www.voiceoftheisland.com/marasin-eski-sahipleri-paydaslardan-biridir/168070/

6) www.tbmm.gov.tr/develop/owa/genel_kurul.cl_getir?pEid=15708

7) www.gundemkibris.com/m/kibris/ariklikktc-turkiye-hava-savunma-sistemine-dahil-edilmeli-h277424.html

Sahipkıran Akademi Hakkında

Sahipkıran AKADEMİ; üniversite öğrencilerine çalışmalarını yayınlayabilecekleri bir platform sağlamak ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak üzere, Merkezimiz çatısı altında yeni oluşturulmuş bir yapıdır. “Türkiye’nin geleceğinin mimarları, Sahipkıran’da buluşuyor!” sloganı ile gayretli ve üretken üniversitelileri, çalışmalarını bu platformda paylaşmaya ve SASAM’ın etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Sahipkıran AKADEMİ üyeliği, tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. Üye olan öğrenciler, istedikleri zaman üyelikten çıkabilmektedirler. Üye olmak veya üyelikten çıkmak için bilgi@sahipkiran.org adresine, talebinize ilişkin e-posta göndermeniz yeterlidir. Talebiniz, en geç 3 iş günü içinde sonuçlandırılacaktır.

BENZER İÇERİKLER

Yorumlar (1)

  1. […] ay evvel Kapalı Maraş Kararını değerlendirdiğim yazıda ve Kıbrıs sorununu uluslararası hukuk bağlamında ele aldığım yazıda ise atmamız gereken […]

Yorum Ekleyebilirsiniz