Twitter Facebook Linkedin Youtube

SAHİPKIRAN AKADEMİ, ÇALIŞMA HAYATINDA AYRIMCILIKLA MÜCADELE ULUSLARARASI KONFERANSINA KATILDI

Sahipkıran AKADEMİ’yi temsilen Haldun BARIŞ, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitliği Kurumu (TİHEK) tarafından 17 Nisan tarihinde düzenlenen “Çalışma Yaşamında Ayrımcılıkla Mücadele” adlı programa katıldı. Program, alanında uzman akademisyenler ve konuşmacıların katılımıyla ayrımcılık temalı 3 oturum ve açılış-kapanış konuşmaları ile tamamlandı.  ILO Türkiye Direktörü’nün, Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın ve TİHEK Başkanı ve Kurul Üyelerinin de katılım sağlayarak destek olduğu programda, ülkemizde iş hayatında yaşanan ayrımcılıklar ve buna yönelik alınan/alınacak tedbirler tartışıldı.

Programın ilk oturumunda TİHEK Kurulu Üyesi Dilek Ertürk Başkanlığında “Çalışma Yaşamında Ayrımcılığın Farklı Yüzleri” başlığı etrafında konuşmalar yapıldı. Programın ikinci oturumunda TİHEK Kurulu Üyesi Av. Harun Mertoğlu Başkanlığında “Çalışma Yaşamında Ayrımcılıkla Mücadelede Uluslararası Normlar” başlığı etrafında tartışmalar sürdürülürken son oturumda ise TİHEK Kurulu Üyesi Hıdır Yıldırım Başkanlığında “Çalışma Yaşamında Ayrımcılıkla Mücadelede Mekanizmalar” başlığı tartışıldı.

Programda genel olarak, ayrımcılık noktasında AB adaylığı ve uyum süreci ile paralel olarak geliştirilen kanunlar, kurumlar ve yapılan düzenlemeler masaya yatırıldı. Ayrıca ayrımcılıkla mücadele noktasında adımlar atılmaya başlansa da bunun yeterli olmadığı toplantı boyunca tartışıldı ve konuşuldu. Özellikle önyargıların kırılması, evrensel normlara işlerlik kazandırılması, insan onuruna yaraşır şekilde yönetim anlayışının şekillenmesi, eşitlik, adalet, liyakat, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi ilkelerin hayata geçirilmesi ve birey haklarının öncelenmesi gibi temel meselelerin önemi vurgulandı.

Oturumlarda, iş hayatında en çok karşılaşılan ayrımcılığının kadınlara ve engellilere yönelik olduğu öne çıkarken, toplumsal önyargıların ise genel olarak en fazla sığınmacılara yönelik olduğu öne çıkmıştır. Değişen dünya koşullarına ayak uyduramama, homojen toplum yaratma isteği, muhafazakar kalıpların radikalleşmesi, modernizmin önemli kazançlarından evrensel insan haklarının ve evrensel normların önemsenmemesi, ben idrakinin aşırılaşması gibi başlıca sebeplerin ayrımcılığı arttırdığı ve mağduriyetler yarattığı gerçeği de oturumlardan çıkan sonuçlardandır.

Bu noktada ayrımcılıklar hususunda oturumlarda; göçmenlere yönelik,  toplumsal cinsiyet temelli olarak kadınlara yönelik ve engellilere yönelik ayrımcılıklar ve haksızlıklar tartışılırken cinsel eğilimler temelli ayrımcılıklara ise Türk konuşmacıların hiç değinmemiş olması ise program adına talihsizliktir. Bu hususta kişisel olarak ideolojilerimizden, düşüncelerimizden bağımsız olarak, ne olursa olsun nefretin, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karşısında durmamız gerekir.

Ülkemizin ayrımcılıkları ve eşitsizlikleri minimuma indirecek düzenlemeleri yapması ve kurumları oluşturması ise “herkes için daha yaşanılabilir bir toplum” hayali için elzemdir.

Programın açılış konuşmalarında protokol mensuplarının konuşmalarının genel vurgusu ayrımcılıkla etkin mücadele edilmesini, kurumların tarafsızlığını korumasını, iş hayatında ve sosyal yaşamda evrensel normların hayata geçirilmesini içermekteydi.

Oturumlarda bazı konuşmacıların konuşmalarından öne çıkan noktalar ise şöyledir:

Prof. Dr. Hayriye Erbaş:

-“Birey bazlı bir toplum incelemesi yaparsak doğru sonuçlara ulaşamayız.”

-“Evrensel normların bu ülkenin koşulları çerçevesinde ne ölçüde uygulanabilir olduğu önemlidir.”

-“1970’li yıllardan önceki göç ile 70’li yıllardan sonraki göç aynı değildir, ayrı tutmak gerekir.”

-“Örgütlenme özgürlüğü vurgulanmalıdır.”

-“Pozitif ayrımcılıklar önümüzdeki süreçte mağduriyet yaratacaktır.”

-“Artık Avrupa’da çok kültürlülük tartışmaları geride kaldı.”

-“Türkiye’de örgütlenme yeterli değildir.”

Prof. Dr. Kadriye Bakırcı

(Çalışma hayatındaki ayrımcılıkların engellenmesi için kanuni düzenlemelerden bahsedildi.)

-“2003 yılında iş kanununda ayrımcılık yasaklandı. Sonrasında TCK 122. madde düzenlenmiştir. Ancak bu maddeye nefret suçunun eklenmesi ile işlevi azalmıştır. Burada Türkiye İnsan Hakları ve Eşitliği Kurumu’na büyük iş düşmektedir.”

-“Hukuk alanında çok ciddi bir eksik veya ayrımcılık görülmemekle birlikte kanunlar hazırlanırken AB baz alınıp Uluslararası Sözleşmeler ihmal edilmiştir. Oysa Anayasa’nın 90.maddesine göre hak ve özgürlüklerde uluslararası sözleşmelerin geçerliliği söz konusudur.”

-“Bir eksiklik olarak sosyal güvenlikte ve sigortalarda ayrımcılık yasağı düzenlenmemiştir.”

-“Cinsiyet ayrımcılığı noktasında gebelik-annelik vs. gibi meselelerde eksiklik söz konusudur. Ayrıca düzenlemelerde geçen ‘çocuk bakımı’ ifadesi doğru değildir; ‘aile yükümlülüğü’ kavramı ile değiştirilmelidir.”

 -“Ayrımcılık yasağı mutlak bir yasak değildir. Olumlu ayrımcılık yapılabilir.”

Prof. Dr. Kasım Karataş

-“Engelliler hak temelli yaklaşım çerçevesinde ayrımcılığı; cehalet, ırkçılık, eşitsizlik vb. olarak tanımlamaktadır.”

-“Toplumda engelliler içerisinde en çok zihinsel engelliler ayrımcılığa uğramaktadır.”

-“Engellilerin neler yapıp yapamayacağı noktasında ciddi bir önyargı vardır. Bunlarla alakalı yapılmaya çalışılan listeleme çalışmaları ise yanlıştır.”

-“Toplumun bütün kesimlerini göz önünde bulundurmamız lazım. Çevremizdeki farklıkları göp tanımalıyız. Herkes için yaşanabilir bir toplum yaratmalıyız.”

Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun

-“ILO raporlarına baktığımızda ayrımcılıkların önüne geçme noktasında yetersiziz. Bu hızla gidersek 50 daha da yeterli hale gelemeyiz.”

-“Ayrımcılıkların kadınlara yönelik yapıldığını, ırkçılık temelli olduğunu görebiliyoruz.

-“Büyük ya da küçük olmak ayrımcılığa mazeret olamaz.”

-“Evrensel normlarda AB Ombudsmanlarının  kullandığı bir kavram var: Kötü yönetim. İyi yönetilmeyi, insan onuruna yaraşır şekilde yönetilmeyi hak ediyoruz. Makul sürede verilmeyen kararlar, kendi dilinde cevap alamama kötü yönetimdir.”

-“Bu noktada birey haklarının korunması çok önemlidir.”

Ali Yalçın

“Geçmişe baktığımızda, başörtüsü yasağı gibi sorunların aşıldığını görüyoruz. Ancak sakal konusunda sivil itaatsizlik kararımız olmasına rağmen yönetimlerin bunu dikkate almadığına tanıklık edebiliyoruz.”

-“Mülakatlarda objektif kriterlerin olmaması dikkat çekicidir ve hak ihlalidir. İşe alımlar liyakat temelli olmalıdır.”

-“Güvenlik soruşturmalarında yapılan bir yanlış vardı, aile bireyleri de soruşturuluyordu. Buna itiraz ettik ve kabul edildi.”

  

Haldun BARIŞ

Sahipkıran Akademi Hakkında

Sahipkıran AKADEMİ; üniversite öğrencilerine çalışmalarını yayınlayabilecekleri bir platform sağlamak ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak üzere, Merkezimiz çatısı altında yeni oluşturulmuş bir yapıdır. “Türkiye’nin geleceğinin mimarları, Sahipkıran’da buluşuyor!” sloganı ile gayretli ve üretken üniversitelileri, çalışmalarını bu platformda paylaşmaya ve SASAM’ın etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Sahipkıran AKADEMİ üyeliği, tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. Üye olan öğrenciler, istedikleri zaman üyelikten çıkabilmektedirler. Üye olmak veya üyelikten çıkmak için bilgi@sahipkiran.org adresine, talebinize ilişkin e-posta göndermeniz yeterlidir. Talebiniz, en geç 3 iş günü içinde sonuçlandırılacaktır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz