Twitter Facebook Linkedin Youtube

“BM GÜVENLİK KONSEYİ GEÇİCİ ÜYELİĞİ BAĞLAMINDA KAZAKİSTAN’IN BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞA KATKILARI” BAŞLIKLI PANELİMİZ GERÇEKLEŞTİ

Kazakistan’ın BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği döneminde bölgesel ve küresel barışa bulunduğu katkıları ele alan Panelimiz, 27 Aralık 2018 tarihinde Türk Ocakları Genel Merkezinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti.

2017-2018 dönemini kapsayan Kazakistan’ın BM Güvenlik Konseyi üyelik sürecinde bölgesel ve küresel barışa katkılarının ele alındığı Panelde konuşmacılar;

1- TBMM Türkiye-Kazakistan Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Sn. Mehmet Ali CEVHERİ,

2- Türkiye-Kazakistan Dostluk Derneği Başkanı ve Ahmet Yesevi Üniversitesi Eski Rektör Yrd. Sn. Feyzullah BUDAK ve

3- Ahi Evran Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Sn. Doç.Dr. Kürşat ZORLU

oldu.

SASAM Başkan Yardımcısı Cesurhan TAŞ’ın moderatörlüğünü üstlendiği Panel, SASAM Başkanı Süleyman ERDEM’in açılış konuşması ile başladı.

Panelin ilk konuşmacısı Şanlıurfa Milletvekili Sayın CEVHERİ, Anadolu’nun manevi ve gerçek fatihi Hoca Ahmet Yesevi’yi rüyasında gördüğünü ve bu rüyadan çok etkilendiği için Türkiye-Kazakistan Dostluk Grubunda yer almayı özellikle talep ettiğini söyledi. Türkiye’nin Kazakistan’ın bağımsızlığını, bağımsızlık ilanını müteakip 2 saat içinde tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatan CEVHERİ, Kazakistan’ın BM Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilme sürecinde de Türkiye’nin lobi faaliyetlerinin önemli katkısının olduğunu belirtti.

Sayın CEVHERİ, konuşmasının ilerleyen bölümünde özetle şu hususlara değindi;

  • “Kazakistan’ın 18 milyon nüfusunun %70’i Kazaktır ve SSCB’nin Ruslaştırma politikaları, Kazak kimliğini yok etmek üzere iken Nursultan Nazarbayev’in bilge liderliği sayesinde Kazakistan kendi milli ve manevi kimliğini kazanmıştır.”
  • Rusların Orta Asya coğrafyasını işgal ettikten sonra bölge halklarına Kiril Alfabesini dayatması, tesadüf değildir ve Rusların uyguladığı kültür emperyalizminin önemli bir göstergesidir.
  • SSCB döneminde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile aramızda 70 yılı aşan bir fetret devri yaşandı. Eğer bir ve beraber olursak, geleceği bizler şekillendireceğiz. Bunun için aynı dili konuşmamız gerekiyor.
  • Bilge lider Nazarbayev, bölgedeki diğer Türk Cumhuriyetlerine de abilik yapmaktadır.
  • Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizinin çözümünde Kazakistan aracılık yapmıştır ve sorunun çözümünde çok ciddi katkı sunmuştur.
  • Kazakistan, Suriye krizinin çözümüne yönelik Astana Sürecini başlatarak Suriye’de barış ortamının sağlanmasına yönelik çok önemli bir katkı sunmuştur.
  • Kazakistan, bölgesel ve küresel barışa katkı için proaktif bir tavır sergiliyor, geri durmuyor ve meselelere sahip çıkıyor.
  • Kazakistan, iki dev (Rusya ve Çin) arasında özgürce mücadele eden bir Bozkurttur.

Panelin ikinci konuşmacısı Türkiye-Kazakistan Dostluk Derneği Başkanı Sn. BUDAK, sözlerine Polonya kökenli ABD’li siyaset bilimci, devlet adamı ve stratejist Brzezinski’nin “The Grand Chessboard” (Büyük Satranç Tahtası) adlı kitabında Kazakistan için stratejik konumu ve devasa büyüklüğüne atfen “Avrasya’nın kalkanı” tabirinin kullanıldığını ifade ederek başladı. Kazakistan’ın coğrafi büyüklüğünü ifade etmek için de dünyada en küçük 50 devletin topraklarının toplamının ancak Kazakistan topraklarının büyüklüğüne denk geldiğini belirtti.

Sayın BUDAK, konuşmasının ilerleyen bölümünde özetle şu hususlara değindi;

  • Kazakistan, Orta Asya’da barış,  huzur ve istikrar kaynağıdır. Kazakistan’ın bilge lideri Nazarbayev, Kazakistan’ın potansiyelinin gerçekleşmesinde çarpan etkisi oluşturmuştur.
  • SSCB dağıldığında en önemli nükleer yük, Kazakistan sınırları içinde kalmıştı. Bu yük, dünyada 4. büyük nükleer yüktü. Nazarbayev, kendi nükleer silahlarını imha etmekle kalmadı, tüm dünyaya nükleer silahsızlanma çağrısında bulundu ve nükleer silahsızlanma kampanyalarına önderlik etti.
  • Kazakistan, tüm dünyada nükleer silahlardan vazgeçen, Semipalatinsk nükleer test sahasını kapatan ve nükleer silahları terk etmek için devletlere sürekli çağrı yapan ilk ülke olarak biliniyor.
  • Suriye krizi, Astana süreci ile çözüme doğru evrildi.
  • Nazarbayev’in bilgeliğine ve dünya barışına katkısına ilişkin somut bazı örnekler vermek istiyorum;
    • Moskova’nın Vnukova Havaalanında 21 Êkim 2014 tarihinde kaza görünümlü bir suikast gerçekleşti. Fransız Total şirketinin üst yöneticisi Margerie’yi taşıyan Falcon tipi özel bir jet, gece geç saatlerde Vnukovo Havalimanı’ndan havalanmak üzere pistte hızlandığı sırada kar küreme aracıyla çarpışmış ve kazada Margerie’nin de aralarından bulunduğu 4 kişi ölmüştü.. Fransa, bu olayın bir suikast olduğunu ileri sürerek çok sert tepki gösterdi. Nükleer bir kriz ortaya çıktı. Bu sırada Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Kazakistan’ın başkenti Astana’da idi. Nazarbayev, Hollande’yi yatıştırarak Rusya’ya gidip olayın arka planını araştırmak üzere ikna etti. Nazarbayev’in dediği yapıldı ve sonuçta olayın bir kaza değil, NATO, CIA ve Pentagon yapımı bir suikast olduğu ortaya çıktı. Sonuçta Fransa ve Rusya arasında büyüme ihtimali yüksek bir gerilim, Nazarbayev’in bilge tutumu sayesinde çözüldü.
    • Rus uçağının düşürülmesi sonrasında Türkiye ile Rusya arasında oluşan gerilim, Nazarbayev’in devreye girmesiyle yumuşadı. Nazarbayev, krizin çözümü için hem Türkiye’ye, hem de Rusya’ya gitti. Arabuluculuk yaptı. Nitekim 15 Temmuz sonrasında anlaşıldı ki, Rus uçağının düşürülmesi hadisesi de bir komplo sonucu yaşanmıştı.
    • Nazarbayev’in sorunların çözümünde insani yönü de çok kuvvetli idi. Zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile zamanın Başbakanı Süleyman Demirel arasında büyük bir gerilim yaşanıyordu ve bu durum, Türkiye’nin menfaatlerine zarar verme potansiyeli taşıyordu. Nazarbayev, Özal ve Demirel ile görüşüp aralarını düzeltti.
    • 1997’de Kazakistan’da televizyonda Nazarbayev’in 2030 stratejilerini açıkladığına şahit oldum. Daha 6 yıllık geçmişi olan bir devlet için 33 yıllık bir vizyon çiziyordu. Konuşmasına “Geçmiş günden uzağı yok, gelecek günden yakını yok” diyen bir Kazak Atasözü ile başladı ve bir Kazak Bilgesinin sözü ile konuşmasını bitirdi.
    • Nazarbayev, Orta Asya Birliğinin kurulmasını teklif etti ve Birliğin kurulmasına öncülük etti. 18 Şubat 2005 tarihinde şunları söylemişti: “Ya dünya ekonomisinin sonsuza dek ham madde sağlayıcısı kalmak, yeni bir imparatorluk beklemek; ya da Orta Asya bölgesinin somut entegrasyon sürecini başlatmayı tercih edeceğiz. Orta Asya Devletler Birliği’ni kurmayı teklif ediyorum. Bizim ekonomik çıkarlarımız, tarihî-kültürel köklerimiz, dilimiz, dinimiz, ekolojik sorunlarımız, dış tehditlerimiz ortaktır. AB mimarları böyle müşterek noktaları sadece hayal edebilirdi. Ancak bu durumda biz, atalarımıza lâyık olabiliriz. Önce Çarlık idaresi, daha sonra Stalin’in politikası bu birlikten korktu ve bölgemizi idarî-millî kesimlere parçaladı. İzlenen politika ‘Parçala-Yönet!’ idi. Artık şimdi bizim tarafımızdan eşit haklara sahip bölge halklarının gelecek nesillerine zaruri olan yeni bir istikamet göstermenin zamanı geldi.
    • Nazarbayev, Kazakistan’ın 10 yıllık serüvenini anlattığı 60 dakikalık bir konuşma yapmıştı. Bu konuşmada şöyle bir ifade kullandı; “10 yılda Çin ile aramızda yaşanan 1500 yıllık sınır sorunlarımızı tamamını çözdük.” 10 yıllık bir devlet başkanı olarak 1500 yıllık bir soruna atıf yapması, Nazarbayev’in Kazakistan’ı 1500 yıl önce kurulan Göktürk Devletinin devamı olarak gördüğünü gösteriyordu. Zira 1456 yılında Kazak Hanlığı kuruluncaya kadar tarihte “Kazak” adında bir milli kimlik yoktu.

Panelin üçüncü ve son konuşmacısı Ahi Evran Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Sayın ZORLU, sözlerine Birleşmiş Milletlerin karar alma mekanizmaları hakkında bilgi vererek başladı. Güvenlik Konseyinde 5 daimi üye ve 10 geçici üye bulunduğunu ve geçici üyelerin sadece idari konularda oy hakları olduğunu belirten ZORLU, Kazakistan’ın geçici üyeliği döneminde Birleşmiş Miletler’in adil olmayan bu sistematiğinin değiştirilmesi için resmi öneri sunduğunu ifade etti.

Sayın ZORLU, konuşmasının ilerleyen bölümünde özetle şu hususlara değindi;

  • Nazarbayev, Kazakistan’ın bağımsızlığının daha ilk yılında, 1992’de BM’de yaptığı konuşmada gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere GSMH’larının %1’i tutarında kalkınma yardımı yapmasını teklif etmiş ve uluslararası yardımlaşmanın önemine dikkat çekmişti.
  • Kazakistan, 1995’ten itibaren Gelecek Vizyonu kapsamında uluslararası yardımlarda bulunan bölgedeki tek ülkedir.
  • Kazakistan, 2018’in Ocak ayında bir aylık süreyle Güvenlik Konseyinin Dönem Başkanlığını üstlendi.
  • Kazakistan, 2009 yılında uluslararası bir örgüt olarak kurulan Türk Keneşinin kurulmasına öncülük etti.
  • Kazakistan, BM Güvenlik Konseyi üyeliğini, Orta Asya bölgesinde yaşanan 4 temel sorunun çözümü için bir vesile olarak gördü. Bu 4 temel sorun; a) Enerji güvenliği, b) Nükleer güvenliği, c) Gıda güvenliği, d) Su güvenliği (Aral Denizi kuruyor ve Seyhun ile Ceyhun Nehirlerinin suyunun paylaşımı problem oluşturma potansiyeli taşıyor. Kazakistan proaktif bir rol üstlenerek sorun ortaya çıkmadan çözümü için Astana’da bir süreç başlatmaya hazırlanıyor)
  • Nazarbayev, Türkiye-Rusya sorununun çözümünden sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği bir ziyarette; “Türkiye-Rusya arasında ki krizi çözdük, şimdi sırada Türkiye ile Özbekistan arasındaki sorunların çözümünde” demişti ve sonrasında Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde hızlı bir iyileşme yaşandı.
  • Nazarbayev, bir konuşmasında “Türkiye’nin dostlarını çoğaltmak ve düşmanlarını azaltmak gerek” demişti.
  • Nazarbayev, proaktif bir lider ve sorunlar ortaya çıkmadan çözmek için gayret ediyor.
  • Kazakistan, Nazarbayev’in bilge icraatları sayesinde Dünya Bankası verilerine göre dünyada iş yapılabilir en iyi ülkeler arasında 28. ülke konumuna yükseldi.

Panelimiz, Türk Ocakları Genel Başkanı Prof.Dr. Mehmet ÖZ’ün selamlama konuşması ile sona erdi.

Panelistlerimize, Panelimize katılan Antalya Milletvekili Sayın İbrahim AYDIN’a, Kazakistan Büyükelçiliği yetkililerine, Türk Ocakları Genel Merkezinin değerli yöneticilerine ve Panelimize katılan tüm dinleyicilerimize teşekkür ederiz.

Not: Kazakistan Büyükelçiliğinin katkılarıyla hazırlanan ve Kazakistan’ın BM Güvenlik Konseyi Üyeliği sürecindeki dünya barışına katkılarını içeren broşüre pdf formatında buradan ulaşılabilir.

PANELDEN KARELER

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorumlar (1)

  1. […] Konseyi Geçici Üyeliği döneminde bölgesel ve küresel barışa bulunduğu katkıları ele alan Panelimize konuşmacı olarak katılan Şanlıurfa Milletvekili Sayın Mehmet Ali CEVHERİ’yi makamında […]

Yorum Ekleyebilirsiniz