Twitter Facebook Linkedin Youtube

SUUDİ TURİST OLGUSUNUN TÜRK TURİZM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ: TRABZON’DAN ÖRNEKLER

Mohammed Alrmizan

Turizm sektörü, Türkiye Cumhuriyeti’nin en aktif sektörlerinden biri haline gelmiş ve ülkeyi dünyanın en popüler turizm merkezleri arasında altıncı sıraya yükseltmiştir. Teknolojik gelişmeler, medya etkileşimi, pek çok ülkenin rekabeti artırması ve bunların yanı sıra ekonomik ve politik değişimler, son yıllarda tüm ülkelerde turizmde yeni trendler yaşanmasına neden olmuştur.

Coğrafi konumu, iklimi, antik ve modern tarihi, son zamanlarda sergilediği ekonomik büyüme ve yine son zamanlarda yaşanan politik gelişmeler gibi etmenler, Türkiye’deki turizm sektörünü başarılı kılan nedenler arasında yer almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre, istatistiksel olarak 2015 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı 39,4 milyonu aşmış ve toplam 31,4 milyar dolarlık bir gelir sağlanmıştır.[1] Turistlerin çoğu Avrupa ülkelerinden gelse de, başta Suudi Arabistan Krallığı olmak üzere Orta Doğu ve Arap ülkeleri gibi dünyanın diğer bölgelerinden de turist girişi olmuştur.[2]

Elbette ki bu tür gelişmeler ve Türkiye’deki Suudi turist sayısındaki bariz artış, Türkiye ile Krallık arasındaki istikrarlı ikili ilişkileri yansıtmaktadır. Ayrıca bu durumun politik bağları geliştirmesi ve özellikle kısa vadede (muhtemelen uzun vadede de) daha fazla ekonomik işbirliğine yol açması da mümkündür. Üstelik Suudiler ile Türkler arasındaki bu sosyal etkileşimin, iki ülkeyi gelecekte özellikle turizm endüstrileri ve ilgili sektörlerde daha fazla işbirliğine yönlendirmesi muhtemeldir.

Bunların yanı sıra, bunun gibi gelişmelerin her iki ülkenin kültürel ilişkilerine de etki ederek, her geçen gün daha fazla Türk’ün Arapça ve benzer şekilde daha fazla Suudi’nin de Türkçe öğrenmesine yol açacağı düşünülmektedir. Türkiye’nin 2016 yılı ortalarında bir darbe girişiminden kurtulmasının ve Katar krizi konusunda Suudilerin aleyhine farklı bir pozisyon takınmış olmasının üzerinden uzun bir zaman geçmemesine rağmen, Krallıktan gelen turist sayısının istikrarlı bir şekilde arttığı görülmektedir.

Türkiye son yıllarda (özellikle 2011’den itibaren), Orta Doğu ve Arap ülkelerinden çok sayıda turist almaya başlamıştır. Daily Sabah’a göre Türkiye’yi 2013 yılında 2,78 milyon, 2014 yılında 2,50 milyon, 2015 yılında ise 2,95 milyon Arap turist ziyaret etmiştir.[3]

2015 yılında sadece Suudi Arabistanlı turistlerin sayısı yarım milyonu bulmuş ve bu rakam tüm Arap ülkeleri kapsamında en yüksek rakam olmuştur.[4] Türk turizmini desteklemek isteyen birçok taraf, Suudi medyasında Türkiye’nin gezilmesini ve ziyaret edilmesini teşvik etmiştir.

Bu olgu, bu yazıda cevaplanmaya çalışılan birçok soruyu akla getirmektedir. Örneğin, büyük Suudi turist akını olgusunun ortaya çıkışı, Türkiye’deki turizmi nasıl etkilemektedir? Bu olguya ne gibi politik, ekonomik ve kültürel güçler katkı sağlamaktadır? Niçin Trabzon pek çok Suudi turist için rağbet gösterilen bir turizm merkezi haline gelmiştir? Son olarak, Suudi turist sayısındaki artışın Trabzon’daki sosyo-ekonomik koşullar üzerinde nasıl bir etkisi olmaktadır?

Literatür Taraması ve Metodoloji

Birkaç araştırmacı tarafından Suudi turistlerin tercihleri, Türkiye’nin bir turizm merkezi olarak elde ettiği başarı ve televizyon dizilerinin, kültürün ve dînî inancın etkileri de dahil olmak üzere turizm sektörünü etkileyebilecek diğer motive edici faktörler ve nedenler araştırılmıştır.

Alghamdi, Suudilerin turizme ilişkin tercihlerini şekillendiren unsurun, muhafazakar bir yapıya sahip olma eğilimi olduğunu tespit etmiştir.[5] Öter’in araştırmasında, bazı Suudi turistlerin turizm merkezi seçiminde Türkiye’yi birinci tercih olarak görmesinin nedenleri arasında Türkiye’nin coğrafi konumunun ve kültürel mirasının da yer aldığı tespit edilmiştir.[6] Televizyon dizilerini ve bu dizilerin turistler üzerindeki etkisini inceleyen Kantarcı ve beraberindekiler, Suudi turistlerin Türkiye’yi tercih etmelerinde Türk dizilerinin motive edici faktörlerden biri olduğunu ifade etmişlerdir.[7] Yalçınalp ve Mustafa Var’ın araştırmasında ise Trabzon incelenmiş ve bu ilin doğal çevresi ve yerel kültürü nedeniyle turizm için çok güçlü bir potansiyele sahip olduğu tespit edilmiştir.[8]

Bu konu üzerine yapılan çalışmalarda, Türkiye’nin niçin bu kadar önemli bir turizm merkezi olduğu ve niçin Suudi turistlerin hem turizm, hem de kültür açısından Türkiye’yi tercih ettiği araştırılmıştır. Yine bu çalışmada, daha önceki çalışmalarda yer verilmeyen konular arasında yer alan Türkiye’de son zamanlarda turizm alanında yaşanan büyük artışa ve Suudi turistlerin Türkiye’ye (özellikle Trabzon’a) akın etmesi olgusuna odaklanılmıştır. Bunların yanı sıra, Türkiye’nin iç ve dış politikasındaki son gelişmeler ve bunların turizm sektörü üzerindeki muhtemel etkileri gibi bu konu için büyük önem taşıyan başka hususlar da mevcuttur. Ayrıca, Türkiye’deki çok sayıda Suudi turistin Türkiye’nin (özellikle Trabzon’un) sosyo-ekonomik koşullarını ve altyapısını nasıl etkilediğinin anlaşılması önemlidir. Yine bu olgu; gayrimenkul ve sivil havacılık gibi turizm ekonomisindeki başka yeni trendleri de kapsayan bir konudur.

Türk Turizminin Benzersizliği ve Suudi Turistlerin Tercihleri

1967 yılında turizmden 7 milyon dolar kazanan Türkiye’nin turizm gelirleri, 1983 yılında 400 milyon doları aşmıştır.[9] Türkiye, yıllar sonra 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yükselişi ile yeni bir hükümetin yönetimine girmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başlattığı “Türkiye Cumhuriyetinin 2023 Vizyonu”na (…..) göre, 2023 yılında Türkiye’de turizmden 50 milyar dolarlık bir gelir elde edilecek ve yıllık turist sayısı 50 milyona ulaşacaktır.[10] Turizm sektörünün gelişimi çarpıcı bir şekilde ivme kazanmış ve planlamayı takip eden yıllarda milyarlarca dolarlık gelir elde edilmiştir. Türk turizm sektörü, özellikle Suudi Arabistan’dan gelen turistlere sunabileceği pek çok avantaja sahip olması bakımından benzersizdir.

Bir turizm merkezi olarak Türkiye’nin avantajlarını birkaç madde halinde özetlemek mümkündür:

Birincisi, Doğu Avrupa ile Orta Doğu arasında yer alıp Karadeniz, Akdeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olması nedeniyle stratejik bir coğrafi konuma sahiptir. Suudi Arabistan’dan Ankara, Antalya, İstanbul veya Trabzon’a ortalama uçuş süresi 4-5 saattir ve tüm seferler, direkt uçuş olarak yapılmaktadır.

İkincisi, Türkiye 7 bin km’yi aşan oldukça uzun bir sahil şeridine sahiptir ve 436 Mavi Bayraklı plajı ile 38 ülke arasında İspanya’nın ardından ikinci sırada yer almaktadır.[11] Plajları ve kıyı iklimi de denizden uzakta yaşayanlar başta olmak üzere birçok Suudi turisti kendine çekmektedir.

Üçüncü avantajı, kuzey yarım küredeki ılıman iklim kuşağında bulunan Türkiye’de yıl boyunca her biri keyif verici olan dört farklı mevsimin aynı anda yaşanmasıdır. Suudi turistler, genellikle Türkiye’deki iklimi Krallığın sıcak ve kurak olan iklimine kıyasla oldukça çekici bulmaktadır.

Son olarak, turizm olgusunun kültürel bir yönü de vardır. Özellikle Türkiye, birçok Suudi turistin ilgisini çeken Avrupa tarzı mimari ile Türk-İslam kültürü unsurlarının bir harmanını sunmaktadır. Örneğin Ayasofya, Sultanahmet Camii ve İstanbul Boğazı gibi yerlerin hepsi tarihsel bir anlama ve öneme sahiptir. Ayrıca ortak geçmişin tarihi nostaljisini temsil eden Türkiye, pek çok Krallık vatandaşını cezbeden sayısız müzenin yanı sıra, Osmanlı’dan ve diğer eski uygarlıklardan kalan sayısız cazibe merkezine de sahiptir.

Tarihsel olarak bakıldığında, Türkiye ile Suudi Arabistan aralarındaki ikili ilişkilerin gelişiminin ilk aşamalarından itibaren başta ekonomi ve turizm olmak üzere pek çok konuda fikir birliği bulunmaktadır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilk anlaşma, 1974 yılında iki ülkenin kültürlerinin, karşılıklı kültürel ziyaretlerinin, sanatının ve müziğinin teşvik edilmesine yönelik olarak imzalanan Kültürel İş Birliği Anlaşmasıdır.[12]

O zamandan beri birçok Türk vatandaşı, dînî amaçlarla Suudi Arabistan’ı ziyaret ederken, birçok Suudi Arabistan vatandaşı da turizm ve ticaret amacıyla Türkiye’yi ziyaret ettiği için her iki ülkede de turizm faaliyetleri olmaktadır. Ancak sonraki yıllarda dünya genelinde turizm sektöründe yaşanan pek çok gelişmenin yanı sıra Türkiye ve Suudi Arabistan’da yaşanan siyasi ve sosyo-ekonomik gelişmeler, iki ülkenin turizm dahil çeşitli alanlarda daha fazla iş birliği yapma yoluna gitmesine katkı sağlamıştır.

Suudi turistlerin özellikle son yıllarda Türk turizm sektöründe böylesi bir olgu haline gelmesinin çeşitli nedenleri vardır.

Birincisi, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve kalkınması ve 2007 yılında AKP hükümetinin “Türkiye Cumhuriyetinin 2023 Vizyonu” kapsamında Türkiye’yi Avrupa’nın yanı sıra Suudi Arabistan Krallığı da dahil olmak üzere Arap ülkeleriyle (…) işbirliği yapmaya teşvik etmeye odaklı bir turizm planını devreye sokması, turizmdeki artışı beraberinde getirmiştir.[13]

İkincisi, 2000’li yılların başlarında petrol fiyatlarının yükselmesiyle Suudi vatandaşlar, yüksek gelir düzeyine sahip olmuş ve orta sınıfa mensup olan çok sayıda insan Türkiye’ye seyahat etme imkanı bulmuştur.

Üçüncüsü, 2011 başlarında Arap ülkelerinde yaşanan ayaklanmaların ve istikrarsızlığın etkisiyle pek çok Suudi vatandaşı (ve diğer Körfez ülkelerinin vatandaşları) Tunus, Mısır ve Lübnan gibi yakın ülkelerdeki benzer turizm merkezlerini ziyaret etmekten kaçınmış ve yeni bir tatil yeri arayışına girmiştir. Bu bakımdan pek çok Suudi turistin tercihi Türkiye olmuştur. Çünkü siyasal anlamda istikrarlı bir ülke olan Türkiye, gelişmiş turizm altyapısına, görülmeye değer çeşitli turistik mekanlara ve Arap ülkeleri ile kültürel benzerliğe sahiptir.

Dördüncü ve son olarak ise, 2012 ile 2015 yılları arasında Suudi toplumunda sosyal medya ağlarının yaygınlaşması ve seyahat fotoğraflarını Twitter, Facebook ve Snapchat gibi sosyal medya ağları yoluyla arkadaşları ve akrabaları ile paylaşan kullanıcı sayısının artması, Türkiye’deki Suudi turist olgusuna katkı sağlamıştır. Suudi Arabistan Krallığı Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı’na göre, 11 milyon Facebook ve 9 milyondan fazla Twitter kullanıcısının dahil olduğu ülke nüfusunun %58’inden fazlası sosyal medyayı kullanmaktadır.[14] Sosyal medya ağlarındaki yaygın paylaşımlar, Türkiye’nin Suudi halkına son derece hoş gelen ılıman iklimi ve çekici doğal manzaraları ile ilk tercih edilecek turistik (ve ticari amaçlı) yer olarak tanınmasına yardımcı olmuştur.

Daha yakın bir tarih olan 2016 yılında, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Suudi Arabistan Kültür ve Enformasyon Bakanlığı arasında başka bir anlaşma daha imzalanmıştır. 2018 yılının müşterek Türk-Suudi kültür yılı ilan edildiği bu anlaşmada, her iki ülkenin de sanat ve geleneklere ilişkin kültürel tanıtımlara ve diğer çeşitli sunumlara ev sahipliği yapacağı belirtilmiştir.[15]

Darbe Girişimi ve Katar Krizi Sonrası Türk Turizm Sektörü

Son birkaç yılda, Türkiye’nin turizm sektörü birçok önemli ulusal ve uluslararası olaydan etkilenmiştir. Örneğin yakın geçmişte (2015) Rusya ile yaşanan siyasi gerilimden sonra Rus hükümetinin vatandaşlarından Türkiye’ye gitmemelerini istemesi, Rus turist sayısını azaltmıştır.[16] 2015 yılına ilişkin bir rapora göre, Türkiye’ye yapılması planlanan 6 bin seyahat iptal edilmiş ve iptal edilen bu seyahatlerin çoğunluğunu Rusların en çok tercih ettiği Antalya seyahatleri oluşturmuştur.[17]

Bir diğer önemli olay ise, Türk ulusal güvenliğini etkileyen ve birkaç ay boyunca turizm sektörüne ciddi ölçüde zarar veren 15 Temmuz 2016 tarihli başarısız darbe girişimidir. Ayrıca son yıllarda Türkiye’de gerçekleştirilen terör saldırılarında da artış yaşanmıştır. Bu saldırıların en dikkat çekeni, 2017 yılbaşı kutlamaları için gelen ve çoğunluğu Arap ve Suudi olmak üzere çeşitli milletlerden yabancı turistlerin bulunduğu bir eğlence mekanına (Reina Gece Kulübü) yapılan saldırı olmuştur.[18]

Son zamanlarda Türkiye’nin Katar krizine müdahil olması, başta Suudiler olmak üzere Körfez Ülkesi turistlerini bir dereceye kadar etkilemiştir. Bir rapora göre; Katar krizinin ardından 2017 yılının ortalarında Körfez Ülkesi turistlerinin sayısında %10’luk bir azalma olmuş ve bu kapsamda Suudi turist sayısı da bir önceki yıla kıyasla %30 azalmıştır.[19] Ayrıca yukarıda bahsedilen şiddet olayları, Türkiye’ye gelmek isteyen pek çok Avrupalı turisti ve onlar kadar olmasa da Suudileri ve diğer Arapları caydırmıştır.

Araplar ve Suudiler, özellikle 2016 yılındaki darbe girişiminden sonra Türkiye’ye gelme konusunda nispeten daha az tereddüt etmiş, ancak çoğu seyahat planlarını birkaç hafta veya birkaç ay ertelerken bazıları da farklı destinasyonlar seçmiştir. Darbe girişiminden önce Suudi Büyükelçiliğinin siyasi çıkarlar doğrultusunda kendi vatandaşlarını Türkiye’ye gitmemeleri konusunda gizlice uyardığına ve seyahatlerini ertelemelerini istediğine dair söylentiler çıkmıştır.[20] Daha sonra Büyükelçilik, bir basın açıklamasıyla bu tür uyarılar yapıldığını reddetmiştir.[21]

Her yıl Türkiye’ye çoğunlukla Avrupa, Rusya ve Orta Doğu ülkelerinden milyonlarca turist gelmektedir. Ortadoğu Turizm ve Seyahat Acenteleri Derneği (OTSAD) başkanı Hüseyin Kırk’a göre, 5 milyon olan Avrupalı turist sayısı 2,5 milyon olan Arap turist sayısından (%25’ini Suudi turistler oluşturmaktadır) fazla olsa da, yapılan harcamalar kıyaslandığında Avrupalı turistler Türkiye’de günde ortalama 50$ harcarken, Suudi turistlerin 500$ harcadığı görülmektedir.[22]

Diğer milletlere kıyasla çok daha fazla para harcadıkları için, başta Suudiler olmak üzere Arap turistler, Türk turizm sektöründe büyük bir öneme sahiptir. Türk turizm sektöründe Suudi turist olgusu olarak adlandırılabilecek bu yeni trendin daha fazla ekonomik kalkınmaya yol açması ve yeni ortaya çıkan dolaylı ve dolaysız önemli ticari faaliyetleri desteklemesi muhtemeldir. Örneğin perakende ve gayrimenkul sektörlerinde, mağazalarda ve alışveriş merkezlerinde önemli ölçüde iyileşme gözlenmiştir. Türkiye Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği GYODER’e göre; tüm Arap yatırımcılar arasında Suudi yatırımcılar en büyük paya sahiptir ve Türkiye’de yatırım yapan 10 yabancı şirkete bakıldığında, Suudi yatırımcıların Iraklı yatırımcıların ardından ikinci sırada yer aldığı görülmektedir.[23] 2016 yılının ilk dokuz ayında yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilen toplam 4.594.209 metrekarelik emlak alımında aslan payına sahip olan Suudi yatırımcılar, 1.327’den fazla varlık takası işlemi yaparak 500.000 metrekareden fazla gayrimenkul satın almıştır.[24]

Sonuç olarak, 2016 yılında 1.2 milyondan fazla varlık satışı ile Türkiye’nin emlak satışlarında %4.5’ten daha yüksek bir oranda artış yaşanmıştır.[25] Son birkaç yıldır Türkiye’de belirgin hale gelen Suudi turist olgusu, ekonomik anlamda hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkili ve yararlı görülebilmektedir. Suudiler Türkiye’yi sadece hava yolu ile ziyaret edebildiği için, turizm sektörünün daha da canlandırılmasında her iki ülkedeki havayolu şirketleri çok büyük bir öneme sahiptir.

Suudi ve Türk Havacılık Sektörü 

Havacılık sektörüne baktığımızda, ulusal bir Suudi havayolu şirketi olan Saudi Airline’ın daha önce sadece İstanbul’a uçuşlar yaptığını, ancak 2016 yılının sonlarına doğru ikinci bir Türkiye destinasyonu olarak Ankara’ya da haftanın her günü sefer yapmaya başladığını görmekteyiz.[26]

Suudi şehirlerinden Türkiye’nin birden fazla şehrine seyahat etmeye yönelik talebi dikkate alan Türk Hava Yolları ise artan işlerini yönetmek için 2011 yılında Riyad’da bölge ofisini ve dört yıl sonra da (2015 yılında) ilk Arapça müşteri hizmetleri merkezini açmıştır.[27] Sonuç olarak Türk Hava Yolları günümüzde Suudi Arabistan’ın Cidde, Riyad ve Dammam dahil farklı şehirlerden (yakın zaman önce listeye Yanbu, Taif ve Kasım da eklenmiştir) Ankara ve İstanbul dahil pek çok Türk şehrine (artık Trabzon’a da) birden çok uçuş yapmaktadır. Şu an Türk Hava Yolları, Türkiye’den Suudi Arabistan’a ve Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye 70 adet uçuş seferi gerçekleştirmektedir.[28]

Bunların yanı sıra, geçtiğimiz yıl düşük fiyatlı özel bir Suudi Arabistan havayolu şirketi olan Flynas ile anlaşma imzalayan düşük fiyatlı özel Türk havayolu şirketi Pegasus da, Suudi Arabistan’dan Ankara, İstanbul, Trabzon, Adana ve Hatay dahil birkaç Türk şehrine uçuş seferleri gerçekleştirmektedir.[29] Türkiye’ye giden Suudi turist sayısındaki bu gözle görülür artış, başta düşük fiyatlı havayolu şirketleri için olmak üzere iki ülke arasındaki ticari işbirliğinin gelişmesine yardımcı olmuştur.

Trabzon’a Odaklanma: Yeni Etkiler ve Yükselen Gayrimenkul Ekonomisi

Son yıllarda turizm merkezi olarak görülmeye başlayan Trabzon,  şehre akın etmeye başlayan Suudiler tarafından en çok 2013 ile 2017 yılları arasında ziyaret edilmiştir. Şehir, birçok gezi turu, yumuşak bir iklim, hoş manzaralı çeşitli dağlar ve göller ve direkt uçuş imkânı sunan uluslararası bir havaalanına sahiptir. Özellikle Trabzon’a ve orada yer alan dört göl arasından en çok tercih edilen Uzungöl’e gelen yüz binlerce Suudi turist, kesinlikle şehrin sosyo-ekonomik koşullarını ve altyapısını etkilemektedir. Bu olgu Türkiye’ye (özellikle kuzeydoğu Karadeniz bölgelerine), bölgeyi önemli ölçüde iyileştirecek çok üst düzeyde bir ekonomik kalkınma vaat etmektedir. Ayrıca, Suudi turist olgusunun Türk turizm stratejisi ve turizm sektöründe pek çok yeni kültürel ve idari gelişmeyi beraberinde getirmesi muhtemeldir.

Orta Doğu ülkelerinden gelen turist akını ve Türkiye’nin turizm sektöründeki Suudi turist olgusu nispeten yeni yaşanan gelişmelerdir. Sayıları ve Türkiye’nin turizmi ve ticareti için olan ekonomik değerleri bakımından en yüksek etkiyi Suudi turistler oluşturduğundan, Suudi turist olgusunun nedenlerine ve bu olgunun hem turizm sektörü üzerine olan doğrudan etkilerine hem de Türkiye’deki çeşitli işleri kapsayan diğer sektörler üzerine olan dolaylı etkilerine odaklanmak çok önemlidir.

Turizm Veri Bankası’na göre 2012 yılında Trabzon’u sadece 5 Suudi turist ziyaret etmiş ve bu rakam 2013 yılında 868’e, 2014 yılında 6.411’e, 2015 yılında ise bir önceki yıla kıyasla üç misli bir artışla 19.813’e yükselmiştir.[30] Özellikle Trabzon’u ziyaret eden Suudi turist sayısındaki bu büyük artış birçok soruyu akla getirmiş ve hem özel sektöre hem de devlet kurumlarına Suudi turistleri daha fazla cezbedip sayılarını artırmaya yönelik pek çok yeni girişimde bulunma fikri vermiştir. Örneğin, Türk Hava Yolları Haziran 2013’te Suudi Arabistan’ın Cidde ve Riyad şehirlerinden Trabzon’a ilk direkt uçuşlarını başlatmaya karar vermiştir.[31] Ayrıca 2013 yılında Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Suudi Arabistan’dan Trabzon’a gerçekleştirilen ilk direkt uçuşa eşlik eden bir dizi Suudi gazeteciyi ağırlamıştır.[32] 2016 yılında, %90’ından fazlası Suudi turistlerden oluşan 400.000’den fazla Arap turist Trabzon’u ziyaret etmiştir.[33] 2017 yılının ilk sekiz ayında ise Trabzon’u ziyaret eden Suudi turist sayısı 350.000’e ulaşmıştır.[34] Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne göre, Suudi turistlerin önceki yıllarda iki günden daha az olan ortalama kalış süresi 2016 yılında 7-8 güne çıkmıştır.[35]

Ekonomik açıdan bakıldığında, Trabzon son birkaç yılda kurulan yüzlerce restoran, küçük dükkan, otel ve alışveriş merkezi nedeniyle yerel ve ekonomik altyapısında büyük bir canlanma yaşamıştır. Trabzon, 2015 yılında çoğunluğunu Suudilerin oluşturduğu Arap turistlerden 1,3 milyar doların üzerinde gelir sağlamıştır.[36] Şehirdeki toplamda 5 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırımında aslan payı Suudilere ait olduğu için, Trabzon’un yükselen emlak ticaretinin ekonomik gelişiminde Suudi turist olgusu bariz olarak görülmüştür.[37] Diğer taraftan, 2 milyar dolarlık yatırım ile ikinci sırada olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve onun ardından gelen Katar ve Kuveyt gibi diğer Körfez ülkeleri de büyük yatırımcılar arasındadır.[38] Bu sermaye sahiplerinin çoğu konut projeleri, tatil yerleri ve oteller inşa etmektedir. Henüz beş yıldızlı oteli olmayan Trabzon’da, bir BAE inşaat şirketi tarafından beş yıldızlı bir otel inşa edilmektedir.[39] Türk makamları yabancıların Türkiye’de gayrimenkul edinmesine ilişkin kanunda değişiklik yapmış olmasaydı, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin Trabzon’da ve Türkiye’nin her yerinde yaptığı bu ticari yatırımlar gerçekleşmeyecekti. Türkiye’nin 2012 yılında 2644 sayılı Tapu Kanununun 35’inci maddesini değiştirmesi yabancı işletmelerin daha büyük gayrimenkullere sahip olmasına imkan vermiş ve belirlenen ülkeler için mülkiyette karşılıklılık şartı (bir yabancı ülkede Türk vatandaşlarına nasıl bir uygulama yapılıyorsa, o ülkenin vatandaşlarına Türkiye’de aynı uygulamayı yapma şartı) iptal edilmiştir.[40] Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2017 yılı verilerine göre, Ağustos 2017’ye kadar Trabzon’da Suudi Arabistan vatandaşlarına 763 konut satılmıştır.[41] Ayrıca Ekim 2017 itibariyle Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’na 30 Suudi şirket kaydedilmiştir.[42]

Son olarak, mevcut istatistikî veriler ve yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin Suudi turistlerin önemini dikkate alarak çok stratejik uygulamalar ortaya koyduğunu ve Suudi turistlerinin Trabzon’un eşsiz karakterini takdir edip arzuladığı gerçeğini gözler önüne sermektedir. Peki, bazı Suudi turistlerin Trabzon’a hayranlık duymasının sebebi nedir?

Trabzon’un Doğal, Sosyal ve Kültürel Manzaraları

Turizmin ilk sıradaki cazibe merkezi olan İstanbul’un ardından, Marmara Denizi kıyısında yer alan Yalova gibi batı sahil kentleri, daha sonra da Ege Denizi’ kıyısında yer alan İzmir ve Akdeniz kıyısında yer alan Antalya gelmektedir. Bununla birlikte, Suudi Arabistan dahil olmak üzere Orta Doğu ülkelerinden gelen yeni turist dalgasının etkisi, Türk turizm endüstrisi için yeni bir turizm merkezi daha oluşturmuştur: Karadeniz bölgesi. Karadeniz bölgesindeki en cazip şehir olan Trabzon, Türkiye’nin kuzeydoğu bölgesinde yer almaktadır. Toplam 4.658 km2’lik yüzölçümüne ve 2016 yılındaki verilere göre 779.379 kişilik nüfusa sahiptir.[43] Pek çok doğal manzarası ve yumuşak bir iklimi olan Trabzon, ilgi çekici bir şehirdir. Ayrıca İstanbul, Ankara ve İzmir gibi daha gelişmiş olan şehirlerden farklı olan bu şehir, tarihi müzeleri, camileri ve ilgi çekici yerel kültürü ile tarihi bir yer olma özelliğine de sahiptir. Bunların yanı sıra, Trabzon’da aralarında Uzungöl’ün de bulunduğu 4 göl, 700’den fazla dağ, Karadeniz sahili boyunca şehre hakim olan yumuşak bir iklim ve bazı Suudi turistlere çekici gelen manzaralar da mevcuttur.[44]

Çok fazla şehirleşmiş milyonlarca nüfusa sahip batı şehirlerinden farklı bir kültürel geçmişi olan Trabzon, taşra nitelikteki şehirlerden biridir. Örneğin, Türkiye’deki diğer taşra bölgelerle birlikte Trabzon da batı kesime kıyasla daha muhafazakâr olma eğilimindedir. Nitekim, yakın zaman önce yapılan bir çalışma Trabzon’daki Türk vatandaşlarının %60’ından fazlasının kendisini muhafazakar olarak tanımladığını,%51’inin dini yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ve %33’ünün ailenin önemli olduğunu düşündüğünü göstermiştir.[45] Ayrıca Trabzon 900’den fazla camisi ile en çok camisi olan sekiz Türk şehrinden birisidir (3.000’den fazla camisi ile İstanbul birinci sıradadır).[46] Türkiye’ye gelen Suudi turistler yapıları gereği muhafazakar olma eğiliminde oldukları için, batı tarzı turizme veya gece hayatına, alkollü içeceklere, helal olmayan yiyeceklere, erkeklerin ve kadınların bir arada bulunduğu batı tarzı plajlara vb. ilgi duymamaktadır. Bunun yanı sıra, Suudi erkekler turistik seyahatleri genellikle aileleri ve çocukları ile birlikte yapmaktadır. Dolayısıyla, bazı Türk kadınları da tesettürlü olduğu için ülkeyi turist olarak ziyaret eden Suudi kadınlar Suudi Arabistan’da yaygın olan tesettürlü kıyafetleri giyme konusunda kendilerini rahat hissetmektedirler. Dinin ortak unsurları ve paylaşılan sosyal değerler, Suudi turistlerin kendilerini Trabzon’da rahat hissetmelerine yardımcı olmuş ve bu şehrin kültürü onu muhafazakar turistler (neredeyse Türkiye’ye gelen tüm Suudi turistler öyledir) için hoşlanılan bir turizm merkezi haline getirmiştir. Genel olarak Türk kültürü ve özellikle de Trabzon’un yerel kültürü, alkollü içecekler gibi batı tarzı ürünlere karşı muhafazakar olma eğilimindedir. Trabzon’da alkollü içecek servisi yapan çok az sayıda restoran bulunması, bu eğilimi bariz bir şekilde yansıtmaktadır. Türkiye’nin yasaları alkol satışını yasaklamamakta, ancak her şehrin belediyesi kendi bölgesinin değerlerini ve karakterini esas alarak bu tür işletmelere düzenleme getiren belli mevzuatlar uygulamaktadır.

Trabzon’daki Suudi Turistlerinin Karşılaştığı Zorluklar ve Suudi Turist Olgusunun Geleceği

Şüphesiz ki Suudi turist olgusu Türkiye’ye, özellikle de Trabzon’un turizm endüstrisine ve gayrimenkul şirketlerine fayda sağlamıştır. Bu akımı destekleyen iki önemli unsur bulunmaktadır: Türk turizminin tanıtımının stratejik olarak yapılması ve Suudi Arabistan’dan (ve Körfez ülkelerinden) gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hızla yasal uyumun sağlanması. Türkiye ve Trabzon’daki Suudi turist olgusu, turizm ve ticaret kavramlarını birleştiren yeni ve yaratıcı bir örnek sunmaktadır. Bu olgu, birkaç Suudi turistin turistik yer olarak Türkiye’yi ve özellikle Trabzon’u tercih etmesi ve sonrasında Trabzon’un en sevilen şehir haline gelmesi ile başlamıştır. Daha sonra bu şehri turist olarak ziyaret edenler, iş adamı olarak tekrar gelmiş ve kişisel kullanım ya da ticaret amacıyla bir mülk sahibi olmaya ve en sevdikleri şehir olan Trabzon’da yatırım yapmaya karar vermişlerdir. Bu durum turizm sektöründe yeni bir trend olarak kabul edilmiştir. Bu sayede turizmin sonucunda ticaret gerçekleşmiş ve turizm ile ticaret sürekli olarak birbirini destekleyerek müşteri tabanını genişletmiştir.

Ancak, Türkiye’deki Suudi turist olgusunun bunun gibi benzeri görülmemiş bir gelişme karşısında sorun oluşturabilecek bazı ekonomik, kültürel ve coğrafi konular da vardır. Bazı ortak kültür, tarih ve din unsurlarını paylaşan Türklerin ve Suudilerin coğrafi bakımdan (….) birlerine yakın olduklarını vurgulamak önemlidir. Ancak diğer yandan, Türk turizm endüstrisindeki Suudi turist olgusunun başarısının önünde bazı zorluklar da mevcuttur. Örneğin insanlar birbirlerinin dillerini iyi derecede konuşamadıkları için, dil farklılıkları bir engel olarak kabul edilmektedir. Bu dil engeli, turistler bir taksi şoförü ile iletişim kurmaya, bir kişiyle ticaret yapmaya ya da başka bir şekilde yerel halk ile diyaloga girmeye çalışırken yanlış anlamalara neden olabilmektedir. Ekonomi, yaşam standartlarındaki eşitsizlikler, sosyo-ekonomik koşullar ve eğitim düzeyleri gibi başka faktörler de insanların birbirlerinin ülkesine dair anlayışlarında kilit rol oynamaktadır.

Bu iki faktörün yanında sosyal medya ağları da Suudi Arabistan vatandaşlarının Türkiye’nin doğasından ve kültüründen haberdar edilmesinin anahtarı olmuştur. Ayrıca yeni Türk pembe dizileri ve diğer televizyon dizileri artık daha fazla turisti Türkiye’ye ve Trabzon’a değer vermeye teşvik etmektedir. Ancak son yıllarda medya tarafından bildirildiği şekliyle Turistler ile yerel halk arasında yaşanan bazı olaylara tepki olarak, Türkiye ve Trabzon’un pazarlanması amacıyla kullanılan sosyal medyanın, turistlerin buralara gitmemeleri yönünde uyarılmaları amacıyla da kolayca kullanılabilmesi mümkündür. Can sıkıcı olayların ilki Eylül 2015’te bir Suudi turistin Urfa’daki parklardan birini ziyaret ederken bir çetenin saldırısına uğramasıyla yaşanmıştır. Neyse ki bu Suudi turist, kendisine yardım eden ve polisi arayan bir Urfalı’nın evine sığınarak kurtulmuştur.[47] Aynı ay ve yılda gerçekleşen ikinci olayda; anne, baba ve çocuklardan oluşan bir Suudi ailesi İstanbul’un en büyük havalimanı olan Atatürk Havalimanı’nda iletişim yetersizliği nedeniyle bir engelli alanına girdikleri için saldırıya uğraymış ve kötü muamele görmüştür.[48] Ancak aile reisinin ifadesine göre, Türk makamları kendilerini arayıp olanlardan dolayı özür dilemiş ve tekrar Türkiye’yi ziyaret etmeye davet etmiştir.[49] Ayrıca Al-Hayat‘a göre Türkiye’deki Suudi Büyükelçisi de yaptığı basın açıklamasında elçiliğin Türk makamları ile birlikte olayın takipçisi olduğunu ve kötü muamele gören Suudi Arabistanlı aileye tam olarak destek verdiklerini söylemiştir.[50] Temmuz 2017’de Trabzon’da meydana gelen üçüncü olayda ise; yerel halktan bir kişinin orada turist olarak bulunan bir Suudi çift ile yüksek sesle tartıştığını gösteren bir video çeşitli sosyal medya ağlarında hızla yayılmıştır.[51] Nedenleri her ne olursa olsun, televizyonda, haberler videolarında ve sosyal medya ağlarında (örneğin, hashtag’ler ile) görüldüklerinde bu tür olaylar pek çok Suudi ailesinin ve diğer turistlerin gözünde dost canlısı insanların yaşadığı ziyaret edilecek bir yer olan Türkiye’nin imajına gölge düşürmektedir.

Ancak turistlerden hemen özür dilenerek kendilerinin Türkiye’yi tekrar ziyaret etmeye teşvik edildikleri görüldüğü gibi, Türk yetkililer, bu tür durumlarla başa çıkmak için daha başka adımlar da atmaktadır. Üstelik Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Araplar için Arapça sokak tabelaları ve görülecek yerleri işaret eden tabelalar yerleştirmiş, Trabzon’da ve Tonya gibi çevre ilçelerde yer alan pek çok yerel okulda ise Arapça kursları verilmeye başlanmıştır.[52]

Suudi turist olgusu, Suudi Büyükelçiliğinin ve Suudi Büyükelçisi Velid bin Abdulkerim el-Hireyci’in de ilgisini çekmiştir. Suudi Büyükelçisinin Ekim 2017 sonunda Trabzon’u ziyaret edip Trabzon Valisi Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile görüşmesi, Suudi turist olgusunun ekonomik, kültürel ve turistik açıdan önemini yansıtmaktadır. Akasyam Haber‘e göre Suudi Arabistan, vatandaşlarının işlerini kolaylaştırmak, karşılaştıkları sorunların daha kolay çözülmesini sağlamak ve hem Suudi turistleri hem de Suudi işletmelerin gelişmekte olan projelerini gözlemlemek amacıyla Trabzon’da bir konsolosluk açmayı düşünmüştür.[53]

Suudi-Türk İlişkilerinde Yaşanan Son Gelişmeler

Bu çalışma ağırlıklı olarak Türk turizm sektöründe ve Türkiye’deki Suudi turistlere odaklanmış olsa da, son yıllardaki ikili ilişkilerin önemini ve gelişimini göz önünde bulundurması bakımından önemlidir. 2000’li yılların başına kadar iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin gerçek anlamda gelişmediğinin ve üst düzey anlaşmalar yapılmadığının unutulmaması da önemlidir.[54] Bununla birlikte, Kral Abdullah’ın temsilcisi tarafından yapılan ilk üst düzey resmi ziyaret 2006 yılında gerçekleşmiş ve bunu 2007 yılında yapılan başka bir ziyaret izlemiştir. Bu iki ziyaretin bir sonucu olarak, iki ülke arasında turizmi de kapsayan birkaç ticari anlaşma imzalanmış ve Türkiye’deki Suudi yatırımının 25 milyar dolara çıkarılması yönünde fikir birliğine varılmıştır.[55] Ayrıca, Recep Tayip Erdoğan cumhurbaşkanı olmadan önce 2010 yılında Krallığı iki kez ziyaret etmiştir. Mart ayında gerçekleştirdiği ikinci ziyaretinde, İslam’a yaptığı hizmetlerinden dolayı kendisine Uluslararası Kral Faysal İslam’a Hizmet Ödülü verilmiştir.[56]

Nisan 2016 gibi yakın bir zamanda Kral Selman’ın Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında, Suudi-Türk Stratejik İşbirliği Konseyi’nin kurulması için iki ülke arasında bir Mutabakat Zaptı imzalamıştır.[57] Bu konseyi kurma fikri, siyaseti, askeri konuları, ekonomiyi, enerjiyi, karşılıklı ticareti ve yatırımları da kapsayan her türlü işbirliğinin üst düzeylerde teşvik edilmesine yöneliktir. Daha sonra, konseyin ilk toplantısı 2017 yılında Ankara’da gerçekleştirilmiş ve bu toplantıda iki ülke yetkilileri bir araya gelerek serbest ticareti ve karşılıklı ticari işbirliğini artırma imkanlarını ortaya koymuştur. Bu son gelişme, her iki ülkenin de özellikle ekonomik ve ticari anlamda daha fazla gelişme sağlanmasının öneminin farkında olduğunu göstermektedir.

Özellikle ekonomik açıdan bakıldığında, Suudi-Türk ikili ilişkilerinin her zamankinden daha güçlü olduğu görülmektedir. Kral Salman’ın son ziyareti, Türkiye’nin yakın bir müttefik ve önemli bir ortak olduğunu ortaya koymuştur. Halk bazında bakıldığında ise, 2000’li yılların ortalarından beri Suudi turist sayısının sürekli arttığı ve son dört yıl içinde gözle görülür bir artışa şahit olunduğu görülmektedir. Bazı meselelere (örneğin Katar krizine) ilişkin farklı tutumlar sergilemiş olmalarına rağmen, her iki ülke ve onların iş dünyasındaki vatandaşları, özellikle karşılıklı siyasi ve ekonomik ilişkilerde birbirlerine yönelik tarafsız tutumlarını korumayı başarmıştır. Bu gelişmeler Suudi-Türk ilişkilerinin istikrarlı olduğunu ve hatta daha da güçlenebileceğini göstermektedir. Üstelik bu tür gelişmeler sayesinde muhtemelen Suudi turist akını olgusu da devam edecektir.

Sonuç

Türkiye’de turizm, en aktif ticari faaliyetlerden biridir. “Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023 Vizyonu”na göre, 2023 yılında turizmin 50 milyar dolarlık gelir sağlaması ve turist sayısının 50 milyona ulaşması beklenmektedir. Suudi Arabistan Krallığı’ndan gelen turistler, Arap ülkelerinden gelen turistlerin büyük bir bölümünü oluşturmakta ve başta Trabzon olmak üzere Türkiye’ye fayda sağlamaktadır. Türkiye, özellikle coğrafi konumu, yumuşak iklimi, sahilleri, doğal manzaraları ve Avrupa ile Türk İslam kültürünün bir harmanına sahip olması nedeniyle Araplar için oldukça cazip bir turizm merkezi haline gelmektedir. “Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023 Vizyonu”na karşılık olarak Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının ve turizm hacminin büyümesi sonucunda, Suudi turist sayısındaki büyük artış son beş yılda dikkat çeken bir olgu haline gelmiştir. 2011 yılında başlayan Arap ayaklanmaları sonucunda turizm merkezi niteliğindeki bazı Arap ülkelerinde oluşan güvensizlik ortamı, birçok Suudi turistin Türkiye’yi alternatif olarak tercih etmesine neden olmuştur.

Son zamanlarda ise, 2016 yılındaki darbe girişimi gibi Türkiye için tahrip edici olan siyasi gelişmeler Türkiye’nin turizm sahnesini önemli ölçüde etkilerken, oluşan siyasi ve toplumsal huzursuzluk pek çok turisti caydırmış ve iş dünyasının büyümesini engellemiştir. Ancak birçok Avrupalı turist seyahatini iptal ederken, Suudi Arabistan’ın da dahil olduğu Arap ülkelerinden yapılan iptallerin sayısı çok daha az olmuştur. Bununla birlikte, Türkiye’nin Katar krizi konusunda sergilediği tutumdan sonraki günlerde ve aylarda Suudi Arabistan ve komşu ülkelerden gelen turist sayısında görülen ani düşüşten de anlaşılacağı gibi, Katar krizi Türk turizmini belli bir ölçüde etkilemiştir.

Çok sayıda Suudi turistin Türkiye’ye gelmesi ve yapılan ticari anlaşmaların bir sonucu olarak Türkiye’de gözlenen proje ve sözleşmelerdeki bu büyük artış olgusu, Türk ekonomisini (özellikle gayrimenkul sektörünü) bütünüyle etkilemiştir. Trabzon, 30 yeni Suudi şirketinin kurulması ve Ağustos 2017 itibariyle 350.000’den fazla Suudi turistin şehri ziyaret etmesi ile en önemli gelişmeyi yaşamıştır. Sonuç olarak, Türkiye’nin emlak sektöründe ve iki ülkenin Trabzon dahil birkaç şehri arasında yapılan direkt uçuşların sayısındaki önemli artışın da gösterdiği gibi turizme bağlı sivil havacılık gibi sektörlerde büyüme olmuştur.

Bununla birlikte, Türkiye’nin 2016 yılında yaşadığı başarısız sonuçlanan darbe girişimi ve Katar krizine siyasal ve ekonomik destek vererek dahil olmasına rağmen, rakamlar ve olgular turizm endüstrisinin çok fazla etkilenmediğini göstermektedir. Rakamlar, Suudi turizm olgusunun gelecekte de hız kesmeden devam edeceğinin ve güçlenebileceğinin işaretlerini vermektedir. Ayrıca, birçok Suudi turist tarafından Türkiye’de başlatılan yatırımlar ve ekonomik projeler, (…..) Türk-Suudi ikili ilişkilerinin daha da gelişebileceğini göstermektedir.

Trabzon, doğal bir ortam, yumuşak bir iklim, kültürel öğeler ve turistlere karşı konuksever bir tavrı bir arada sunabilmesi bakımından benzersizdir. Trabzon’un daha fazla işletme kurarak ve farklı hizmet imkanları sağlayarak bu olgudan daha fazla ekonomik kazanç sağlaması ve ününü daha da artırması mümkündür. Elbette ki, farklı dillerin konuşulması ve Suudi turistlerin kötü muamele görmesi gibi bazı olumsuz tecrübeler yaşanması, Suudi turist olgusunun önünde engel teşkil etmektedir. Her şeye rağmen, Suudi turist olgusu Türkiye’de ve dünya genelindeki turizm ekonomisi üzerinde yeni sayılabilecek bir olgudur. Kısaca bu olguya göre, başka bir ülkenin vatandaşları turist olarak geldikleri bir ülkeden ayrıldıktan sonra aynı ülkeye işadamı olarak tekrar geri dönmektedirler.

 

Mohammed Alrmizan
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız
______________________________________________
Dipnotlar

[1]  Investment Support and Promotion Agency, Tourism, http://www.invest.gov.tr/en-US/sectors/Pages/WellnessAndTourism.aspx.

[2] Sabah, “Arap turistin Türkiye’ye ilgisi artıyor” (11 Şub. 2014), http://www.sabah.com.tr/turizm/2014/02/11/arap-turistin-turkiyeye-ilgisi-artiyor.

[3] Daily Sabah with Anadolu Agency, “Nearly Half a Million Saudi Tourists Visit Turkey Annually,” Feb. 13, 2017, https://www.dailysabah.com/tourism/2017/02/14/nearly-half-a-million-saudi-tourists-visit-turkey-annually.

[4] a.g.e.

[5] Abdulraheem Alghamdi, “Explicit and Implicit Motivation towards Outbound Tourism: A Study of Saudi Tourists” (PhD thesis, University of Glasgow, 2007), 89, http://theses.gla.ac.uk/96/.

[6] Zafer Öter, “Alternative Tourism Types between Turkey and GCC Countries: Towards a Regional Win-Win Strategy” (3rd Arab-Turkish Congress of Social Science, State, Justice and Youth, Istanbul University Convention Center, May 2013), 115,  https://goo.gl/S8k7TP.

[7] Kemal Kantarci, Murat Alper Basaran, and Pasa Mustafa Ozyurt, “The Effect of Turkish TV Series on Inbound Tourism of Turkey: A Case of Saudi Arabia and Bulgaria” (International Scientific Conference, University of Niš, Faculty of Economics, October 16, 2015), 214,

https://www.researchgate.net/publication/309418785_Alternative_Tourism_Types_between_Turkey_and_GCC_States_Towards_a_Regional_Win-Win_Strategy_Korfez_ulkeleri_ve_Turkiye_arasynda_alternatif_turizm_turleri_bolgesel_kazan-kaan_stratejileri

[8] Emrah Yalcinalp and Mustafa Var, “The Effects of Natural and Cultural Degradations in Trabzon Karadag High Plateau-Tourism Center, Turkey, on Eco-Tourism Activities and Some Solution Proposals,” Regional and Urban Modeling, EcoMod, https://EconPapers.repec.org/RePEc:ekd:002836:283600106.

[9] Mehmet Çetingüleç, “Türkiye’nin keşfi,” Al-Monitor, 31 Temmuz 2014, https://www.al-monitor.com/pulse/tr/contents/articles/originals/2014/07/cetingulec-turkey-tourism-revenues-arab-japanese-antalya.html.

[10] TurkishPress.com, “Tourism Minister Gunay: 2023 Target Is to Host 50 Million Tourists,” March 30, 2008, http://www.turkishpress.com/news.asp?id=223193.

[11] Investment Support and Promotion Agency, “Tourism,” http://www.invest.gov.tr/en-US/sectors/Pages/WellnessAndTourism.aspx. The Blue Flag designation is awarded by the European Union’s Foundation for Environmental Education as a sign of excellent water quality. Also, for more details, you can check “Republic of Turkey Prime Ministry, Investment Support and Promotion Agency, Tourism Industry Report,”

http://www.invest.gov.tr/en-US/infocenter/publications/Documents/TOURISM-INDUSTRY.pdf.

[12] Daily Sabah, “2018: Year of Turkish-Saudi Arabian Culture,” June 16, 2017, https://www.dailysabah.com/arts-culture/2017/06/16/2018-year-of-turkish-saudi-arabian-culture.

[13] TurkishPress.com, “Tourism Minister Gunay: 2023 Target Is to Host 50 Million Tourists,” Mar. 30, 2008, http://www.turkishpress.com/news.asp?id=223193.

[14] Ministry of Communications and Information Technology, “Facebook and Twitter Top in Number of Users: Over 18 Million Users of Social Media Programs and Applications in Saudi Arabia,” Mar. 17, 2016,  https://mcit.gov.sa/en/media-center/news/89698.

[15] Daily Sabah, “2018: Year of Turkish–Saudi Arabian Culture,” June 16, 2017, https://www.dailysabah.com/arts-culture/2017/06/16/2018-year-of-turkish-saudi-arabian-culture.

[16] On November 24, 2015, Turkey shot down a Russian airplane that was flying in Turkish airspace. Immediately thereafter, the two countries froze their relations and Russia issued an order prohibiting its citizens from going to Turkey.

[17] Mirjam Schmitt, “Turkey’s Tourist Industry Is in Crisis,” Deutsche Welle, Dec. 9, 2015,  www.dw.com/en/turkeys-tourist-industry-is-in-crisis/a-18903382.

[18] NTV Haber, “Reina gece kulübüne terör saldırısı: 39 kişi hayatını kaybetti,” Jan. 2, 2017, https://www.ntv.com.tr/turkiye/reina-gece-kulubune-teror-saldirisi-39-kisi-hayatini-kaybetti,ZiTsOjXOJE-yOXaDjQ8WqQ.

[19] مهيدب المهيدب، انحياز تركيا يفقدها 30 % من السياح السعوديين، الوطن اونلاين، 2017-06-15، http://www.alwatan.com.sa/Politics/News_Detail.aspx?ArticleID=306571&CategoryID=1 .

[20] Anadolu Agency, “Saudi embassy denies reports of Turkey travel warning,” June 25, 2017, http://aa.com.tr/en/middle-east/saudi-embassy-denies-reports-of-turkey-travel-warning/848949.

[21] a.g.e.

[22]Dunya.com, “Türk turizmi Ortadoğu pazarına yönelecek,” Mar. 24, 2016, https://www.dunya.com/sektorler/turizm/turk-turizmi-ortadogu-pazarina-yonelecek-haberi-311520.

[23] Wouter Molman, “Saudis Lead Gulf Realty Investors in Turkey,” Saudi Gazette, Mar. 2, 2017, http://saudigazette.com.sa/article/174012/Saudis-lead-Gulf-realty-investors-in-Turkey.

[24] a.g.e.

[25] a.g.e.

[26] Saudia World, “Saudia to Operate Direct Flights to Ankara,” Aug. 16, 2016, https://svworld.net/en/2016/08/saudia-to-operate-direct-flights-to-ankara/.

[27] البوابة، الخطوط الجوية التركية تطلق مركز اتصال هاتفياً باللغة العربية، 05 تموز 2015، https://www.albawaba.com/ar/business/pr/الخطوط-الجوية-التركية-تطلق-مركز-اتصال-هاتفياً-باللغة-العربية-715576.

[28] Pegasus Airline, Press Releases, “Pegasus Network Now Extends to Saudi Arabia via Flynas Codeshare Partership,” May 11, 2016, https://www.flypgs.com/en/press-room/press-releases/pegasus-network-now-extends-to-saudi-arabia-via-flynas-codeshare-partership.

[29] a.g.e.

[30]Turizmdatabank, “Trabzon’da Suudi Turist Akını,” 11 Ocak 2017, http://www.turizmdatabank.com/haber/trabzon-turizmi-verileri-araplar.

[31] Haberler, “Suudi’li Gazeteciler, Trabzon’da, ” 13 Mayıs 2013, https://www.haberler.com/suudi-li-gazeteciler-trabzon-da-4587328-haberi/.

[32] a.g.e.

[33] Hürriyet, “Suudi Arabistan Büyükelçisi’nden Trabzon açıklaması.”, 26 Ekim 2017, http://www.hurriyet.com.tr/suudi-arabistan-buyukelcisinden-trabzon-aciklamasi-40624010

[34] a.g.e.

[35] Yeni Mesaj, “Arap turistler Trabzon’u Sevdi,” 14 Temmuz 2016, http://www.yenimesaj.com.tr/gundem/arap-turistler-trabzonu-sevdi-h13028892.html.

[36] Daily Sabah, “Turkey’s Black Sea Region Hotspot for Gulf Arab Tourists, June 14, 2016, https://www.dailysabah.com/tourism/2016/06/15/turkeys-black-sea-region-hotspot-for-gulf-arab-tourists.

[37] أريبيان بزنس، السعوديون يستثمرون بـ 19 مليار ريال في طرابزون التركية، 24 أغسطس 2017، http://arabic.arabianbusiness.com/politics-economics/society/2016/aug/24/420533 .

[38] Suliman Al-Atiqi et al., “Turkey-GCC Relations: Trends and Outlook,” Oxford Gulf and Arabian Peninsula Studies Forum and the International Cooperation Platform, 2015, https://www.oxgaps.org/files/turkey-gcc_relations_trends_and_outlook_2015.pdf.  Arazi mülkiyeti ve yeni güncellemeler hakkında daha fazla bilgi için, lütfen Dışişleri Bakanlığının “Buying Property in Turkey” (Türkiye’de Gayrimenkul Alımı) konulu açıklamasına bakınız: Guide for Foreigners,”  http://www.mfa.gov.tr/guidance-for-foreigners.en.mfa.

[39], أريبيان بزنس، السعوديون يستثمرون بـ 19 مليار ريال في طرابزون التركيةط 24 أغسطس 2017،

http://arabic.arabianbusiness.com/politics-economics/society/2016/aug/24/42053.

[40] Al-Atiqi et al., “Turkey-GCC Relations.”

[41] Hürriyet, “Suudi Arabistan Büyükelçisi’nden Trabzon açıklaması.”

[42] a.g.e.

[43] Nufusu.com, “Trabzon Nüfusu,” 2016,  https://www.nufusu.com/il/trabzon-nufusu; Trabzon Gazeteciler Cemiyeti, “Trabzon Geoğrafya,”

http://www.trabzongazetecilercemiyeti.org.tr/Trabzon_Cografya.html.

[44] a.g.e.

[45] Yavuz Alptekin, “Siyasal Ve Kültürel Yönleriyle Trabzon’da Muhafazakârlik,” Journal of the Institute of Black Sea Studies, 2, no. 2 (2016): 95–179, http://www.ktu.edu.tr/dosyalar/karendergi_ad1b1.pdf.

[46] Haber 61, “Trabzon’da kaç cami var?,” 15 Ocak 2014, https://www.haber61.net/gundem/trabzonda-kac-cami-var-h169126.html.

[47] القناة السعودية الإخبارية، السفارة السعودية بتركيا: المواطن الذي تعرض لمحاولة “قتل” بخير، الراصد، 29 سبتمبر 2015. https://www.youtube.com/watch?v=mizMheX46KA .

[48] Arab News, “Istanbul Airport Staff Rough Up Saudi Family,” Aug. 31, 2015, www.arabnews.com/saudi-arabia/news/799496.

[49] Emirates 24|7 News, “Airport Assault on Family: Turkey Apologises to Saudi,” September 16, 2015, www.emirates247.com/news/region/airport-assault-on-family-turkey-apologises-to-saudi-2015-09-16-1.603790

[50] محمد الداوود، استنفار في السفارة السعودية إثر الاعتداء على أسرة، الحياة، 30 اغسطس 2015،

http://www.alhayat.com/Articles/10870698/تركيا-استنفار-في-السفارة-السعودية-إثر-الاعتداء-على-أسرة .

[51] شاهد بالفيديو: تركي يعتدي علي سعوديين، يوتيوب، 25 يوليو 2017،

https://www.youtube.com/watch?v=dStFT723_14

[52] 61 Saat, “Trabzon’da İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasının yasal olduğu ortaya çıktı!,” 17 Mart 2016.

https://www.61saat.com/bolgesel/trabzon-da-istiklal-marsi-nin-arapca-okunmasinin-yasal-oldugu-ortaya-cikti-h400234.html.

[53] Akasyam Haber, “Trabzon’a arabistan konsolosluğu açılacak mı!,” 28 Ekim 2017,  www.akasyam.com/trabzona-arabistan-konsoloslugu-acilacak-mi-156092/.

[54]  Kral Faysal 1966 yılında uluslararası bir konferansa katılımı kapsamında Türkiye’yi ziyaret etmiştir.

[55] Muhittin Ataman, “Turkish-Saudi Arabian relations during the Arab uprisings: Towards a strategic partnership?”| Insight Turkey 14, no. 4 (fall 2012),  https://www.insightturkey.com/author/muhittin-ataman/turkish-saudi-arabian-relations-during-the-arab-uprisings-towards-a-strategic-partnership.

[56] H.E. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın basın açıklaması: 2010 (hicri 1431) Uluslararası Kral Faysal İslam’a Hizmet Ödülü kazanalar.

[57] Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Turkey, “Bilateral political relations between Turkey and Saudi Arabia,” http://www.mfa.gov.tr/turkey-saudi-arabia-relations.en.mfa.

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz