Twitter Facebook Linkedin Youtube

KONKORDATO NEDİR? AŞAMALARI NELERDİR?

Av.Ercan AVCI

Konkordato son dönemde sık sık kamuoyunun gündemine gelen ve yoğun eleştiriler alan bir müessesedir. Konkordato her ne kadar daha önce hukukumuzda yer alsa da son değişikliklerle ve iflas erteleme kurumunun ortadan kaldırılmasıyla birlikte pratikte yoğun bir şekilde uygulama alanı bulmuştur. Ancak bu hukuki müessese hakkında gerek hukukçuların gerekse iş dünyasının yeterli bilgiye sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Konkordato konusunun tam olarak anlaşılamamasının birçok nedeni vardır. Ancak ana sebepler; bir çok yeni düzenleme içermesi, henüz pek fazla içtihat olmaması ayrıca mali/finansal açıdan çok teknik bir konu olmasıdır.  Kulaktan dolma bilgilerle yorumlanan ve her gün birçok şirketin konkordato ilan ettiği haberlerinin basına yansıdığı bir dönemde konkordatonun nasıl bir hukuki kurum olduğu, şartları ve sonuçlarının neler olduğunun sadece hukukçular değil kamuoyu tarafından da bilinmesi gerekmektedir.

Konkordato kurumunun uygulama açısından çok yeni olması sebebiyle yerleşmiş yargı kararları bulunmamakta ve uygulamaya ilişkin tereddütler oluşmaktadır. Bu makalede ve bu makalenin devamı niteliğindeki diğer makalelerde konkordato sürecinin aşamaları açıklanarak uygulamada ortaya çıkabilecek hukuki sorunların tespit edilmeye çalışılarak, çözüm önerilerine yer verilecektir. Bu makalede özellikle akademik hukuki dil kullanılmaktan kaçınılarak, hukukçuların yanı sıra özellikle konuya ilgi duyan iş dünyasının ve diğer meslek gruplarının konuyu anlaması hedeflenmiştir. (Örneğin tacir olmayan gerçek kişilerinde konkordatoya başvurma imkanı varken anlaşılabilirlik açısından özellikle şirket kavramı kullanılmıştır.)

Örneğin İcra ve İflas Kanunu’nun konkordato düzenlemesi içinde yer verilmemesine rağmen grup şirketlerin durumu, konkordato ilan eden şirketin borçlarına müteselsil kefil olan kişiye karşı icra takibi yapılıp yapılamayacağı, konkordato ilan eden şirketin yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etme suçunun oluşup oluşmayacağı, yine şirket yetkilisi hakkında taahhüdü ihlal suçundan verilen hapis cezasının infaz edilip edilmeyeceği gibi uygulamada sıkça karşılaşılacak olan konular açıklığa kavuşturulmaya çalışılacaktır

Konkordatonun kelime kökenine değinecek olursak; İtalyanca bir sözcük olan Konkordato (concordato) ”uyuşma, anlaşma” anlamına gelmektedir. Latince aynı anlama gelen concordatum sözcüğünden türemiştir.

Konkordatonun tanımı; mali olarak dara düşmüş ve borçları ödemeyen veya ödemeyecek duruma düşecek olan dürüst borçlunun, borçlarını ödemek için sunduğu talebin, kanunda öngörülen nitelikle çoğunlukla alacaklılar tarafından kabulü ve mahkemece tasdik edilmesi sonucunda oluşan ve borçluya süre verilmesini ve/veya kararlaştırılan oranda bütün adî borçlarında indirim yapılması olanağını tanıyan hukukî kurum olarak yapılabilir.

Konkordato kamuoyundaki baskın kanaatin aksine sadece borçluyu koruyan ve borçluya, alacaklılara karşı adeta zırh sağlayan bir müessese değildir. Hem borçluyu hem alacaklıyı koruyan, borçlu için de birçok yükümlülük öngören ve risk oluşturan bir düzenlemedir. Konkordatoda amaç; tacirin (Her ne kadar tacir olamayanlarda konkordato talep etme hakkına sahipse de uygulamada konkordato talep eden kişilerin tamamı tacirdir.) faaliyetlerine devam ederek kendi varlığını sürdürebilmesi, böylece ticari işletmenin kendini koruyarak alacaklarını belirli bir vadede ödeme imkanına kavuşmasıdır. Bu şekilde ticari işletmenin batmasının engellenerek,  özelde işletmenin kendisinin alacaklılarının, varsa işçilerinin ve diğer unsurların zarar görmesinin, genelde ise ülke ekonomisinin yara almasının engellemesi için ortaya çıkmış bir kurumdur. Uygulamada zaten alacaklıların birçoğu icra takibi, haciz ve muhafaza işlemi yapmasına karşın alacağına ulaşamamakta hatta masraf yaparak daha fazla zarar girmekte, borçlu  işletme de icra takipleri ve haciz işlemlerinden dolayı faaliyetlerine devam edemez hale gelmekte ve borçlarını ödeyememektedir.

Konkordato; İcra İflas Kanunun on ikinci bölümünde Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması üst başlığı altında Adi Konkordato ve İflastan Sonra Konkordato olarak iki farklı tür olarak düzenlenmiştir.  Bu makalenin konusu kamuoyunda sıkça gündeme gelen ve yoğun şekilde uygulama alanı bulan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 7101 Sayılı Kanunla değişik 285 vd maddelerinde düzenlemiş adi konkordatodur. Makalenin ilk bölümü olan bu çalışmamızda konkordatonun talep ve geçici süreye ilişkin aşamaları ele alınacaktır.

KONKORDATO SÜRECİNİN AŞAMALARI

15.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yeniden düzenlenen adi konkordatoya ilişkin aşamaları yedi ana başlık altında toplamak mümkündür. Bu başlıklar şöyledir;

1-Konkordato Talebi

2-Geçici Mühlet Kararı

3-Kesin Mühlet Kararı

4-Alacaklılar Toplantısı

5-Konkordato Tasdiki ve İlanı

6-Konkordatonun Hüküm ve Sonuçları

7-Konkordatonun Feshi

1- TALEP ve TALEBE EKLENECEK BELGELER

Konkordato süreci, borçlunun asliye ticaret mahkemesine yapacağı başvuruyla başlar (Her ne kadar İİK 285/2 maddesi gereği alacaklılarda iflasa tabi borçlular için konkordato talep edebilirlerse de alacaklının konkordato talebi uygulamada hemen hemen hiç görülmeyen ve pratikte uygulanma şansı çok zayıf olan bir durumdur.). Borçlu, konkordato talebinde  İİK 286. maddede düzenlenen belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.

Konkordato başvurusunda sunulması gereken ilk belge ön konkordato projesidir. Borçlu ön konkordato projesinde borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren hususlar yer verir. Ön konkordato projesi kesin süre ve geçici süre içerisinde değiştirilebilir ve revize edilebilir. Ancak ön konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olması çok önemlidir.

Ne yazık ki konkordatoya başvuran birçok firmanın ön konkordato projesi İİK 286/1-a maddesinde belirtilen hususları hiç içermemektedir. Acele ve özensiz yazılmış ön konkordato projeleri konkordatonun devamı sürecinde borçluya büyük sorunlar yaratacaktır. Konkordato başvurusu yaparken ve ön konkordato projesi hazırlarken amaç sadece geçici süreyi almak olmamalıdır. Amaç kesin süreyi almak ve devamında alacaklılarla anlaşarak konkordatoyu tasdik ettirmek olmalıdır.

Ön konkordato projesi ile birlikte malvarlığının durumunu gösterir belgeler, son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, şirketin malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste,  konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo da dilekçe ekinde yer almalıdır. Söz konusu mali tablolar güncel olmalı, mali tabloların tarihi, başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün öncesine ait olmalıdır

2- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN KARARI

a) Geçici Süre ( Üç Ay+İki Ay)

Asliye ticaret mahkemesi tarafından ön konkordato projesi ve proje ekinde sunulan belgeler incelenerek eksiksiz ve tam olduğu tespit edilirse şirkete üç aylık geçici süre verilir ve geçici konkordato komiseri/komiser heyeti atanır. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde komiserlerden oluşan bir heyetin görevlendirilmesi de mümkündür. Bu karar kesin olup itiraz, istinaf ve temyiz yoluna tabi değildir. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

b) Geçici Tedbirler

İ.İ.K’nın 288/1 maddesi gereğince geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından asliye ticaret mahkemesince İ.İK.’nın 294-295-296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına karar verilir. Mahkeme bu kararında 1- Şirketi koruyacak tedbirleri, 2-Alacaklıları koruyacak tedbirleri, 3-Dürüst borçluyu koruyacak tedbirleri birlikte alır.

Tedbirlere ve komiserin görevlerine ilişkin asliye ticaret mahkemesinin kararı bunlarla sınırlı olmamak üzere şu şekilde olmalıdır.

“İ.İ.K’nun 297. maddesinin 2. fırkasındaki haller de dahil olmak üzere davacı şirketinin mal varlıklarını korunması için bütün tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda davacı şirketin mahkemenin izni dışında geçici mühlet kararından itibaren rehin tesis etmesinin, kefil olmasının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devretmesinin, takyit etmesinin ve ivazsız tasarruflarda bulunmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, aksi halde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağına,

Borçlunun bu hükme yahut konkordato komiserinin ihtarlarına aykırı davranması halinde mahkememizce borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılabileceğine veya İ.İ.K’nun 292. maddesi çerçevesinde karar verilebileceğine,

İ.İ.K’nun 287/3 maddesi gereğince konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla ve davacı şirketin sunduğu alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak davacı şirkete geçici konkordato komiseri olarak … görevlendirilmesine, geçici konkordato komiserine/komiserlerine aylık net …TL ücret takdirine, bu ücretinin davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmiş olan konkordato gider avansından kendisine ödenmesine,

Geçici konkordato komiserinin/komiserlerinin davacı borçlu şirketin mevcudunun defterini tutmasına, mallarının kıymetini takdir etmesine, rehinli malların kıymetine ilişkin kararını alacaklılara sunmak üzere hazır tutmasına, ara rapor düzenlemesine, ön projenin takibi ve tamamlanması yönünden katkıda bulunmasına, davacı borçlu şirketin denetlenmesi ve borçlu davacıyla birlikte gerek gördüğü bazı işlemlere katılmasına, davacı şirketin faaliyetlerine nezaret etmesine ve İ.İ.K’da verilen diğer görevlerini de yapmak üzere yetkilendirilmesine,

Geçici konkordato komiserinin/ komiserlerinin davacı şirketin ticari defter ve mali tablolarını inceleyerek şirketin hali hazırdaki durumları, sunulan ön projenin ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığını, ön projede eksiklik bulunup bulunmadığı, şirketin kaydi değerleri üzerinden borca batık olup olmadığı, borca batıksa miktarının ne kadar ve oranının ne olduğu, ön projenin uygulanma imkanı olup olmadığı ve şirketin faaliyetleri ile ilgili ilk etapta göreve başladığı tarihten itibaren en geç 1 aylık süre içinde ön raporunu hazırlayıp mahkememize sunmasına, sonrasında ise geçici mühlet süresince aylık olarak ara raporlarını düzenleyip mahkememize sunmasına,

Davacı şirketin İ.İ.K’nun 297/2 maddesine aykırı hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde geçici konkordato komiserince/ komiserlerince mahkememize derhal bilgi verilmesine,

Geçici konkordato komiserinin/komiserlerinin derhal göreve başlatılarak buna dair tutanaklarının da düzenlenmesine,”

Davacı şirketin İhtiyati Tedbir talepleri yönünden;

“7101 sayılı yasa ile değişik İ.İ.K’nun 288/1 maddesi gereğince geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İ.İK’nun 294-295-296 ve 297. Maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacı şirket aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü İHTİYATİ TEDBİR, İHTİYATİ HACİZ ve MUHAFAZA İŞLEMLERİ DE DAHİL TÜM TAKİP  İŞLEMLERİNİN YAPILMASININ İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA,

Yapılmış olan takiplerin de bugünkü mevcut durumları aynen korunarak olduğu yerde DURDURULMASINA,

Ancak davacı şirketin işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olan ve icra takipleri nedeni ile muhafaza altına alınan makine, teçhizat ve araçlarının üzerlerindeki hacizler baki kalmak kaydı ile yediemin olarak davacı şirkete İHTİYATİ TEDBİREN TESLİMİNE,

İ.İ.K’nun 206. Maddesinin 1. Fıkrasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine, mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine, ancak bu takip nedeni ile muhafaza tedbirleri alınmasının ve rehinli malın satışının yapılmasının İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE,

Davacı şirketin gayrimenkulleri ve tescilli, tescilsiz bütün mülkleri ile 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, ayrıca üzerlerine ayni ve şahsi hak tesisinin de İHTİYATİ TEBDİREN ÖNLENMESİNE,”

3- GİDER AVANSI

Konkordato talebinde bulunan kişi, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır (İİK md 285/4). Konkordato başvurusu yapan borçlu, başlangıç aşamasında atanacak geçici konkordato komiseri sayısı ve komiserler için takdir edilecek ücretin miktarına göre değişebilmekle birlikte küçük-orta büyüklükte bir şirket için  ortalama 50.000 TL ile 120.000 TL arasında gider avansı yatırmak zorundadır.

4- ALACAKLILARIN KONKORDATOYA İTİRAZ HAKKI

Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilan portalında ilan olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicil müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir.

Alacaklılar bu ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürerek mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilirler. Buradaki itiraz, geçici süre verilmesinde yukarıda belirttiğimiz gerekli olan şekli koşulların bulunmadığı hususuna ilişkindir. Yoksa borçlunun kötü niyetli olduğunu gösteren her türlü durumda alacaklı her zaman asliye ticaret mahkemesine başvurarak konkordato talebinin reddini ve geçici/kesin sürenin kaldırılmasını talep edebilir. Bu itirazda süre sınırlaması yoktur. Her ne kadar mevcut düzenlemede bu şekilde bir itirazdan bahsedilmemiş ise de konkordatoya ilişkin düzenlemelerin ruhundan kötü niyetli olduğu yönünde delil bulunan borçlunun konkordato hakkının olmayacağı sonucu çıkarılmalıdır. Çünkü bu müessesenin temelini borçlunun dürüstlüğü oluşturmaktadır.

SONUÇ

Konkordato kurumuna genel bir giriş yaparak konkordatonun ilk aşamaları olan konkordato talebi, talebe eklenecek belgeler ve geçici süre konusu kısaca açıklanmaya çalışılmış olup, bu makalenin devamı niteliğindeki diğer makalelerde konkordato sürecinin diğer aşamaları açıklanarak uygulamada sıkça sorulan sorulara cevap aranacaktır.

 

Avukat-Uzman Arabulucu Ercan AVCI – avukat.ercanavci@gmail.com
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz