STANDART MALİYET MODELİ -I – Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi – SASAM
Twitter Facebook Linkedin Youtube

STANDART MALİYET MODELİ -I

Yunus Emre İLKORKOR

İşletmeler ve vatandaşlar, düzenlemelerin getirdiği farklı birçok yükümlülüğe uymak zorundadır. Düzenlemelerin getirdiği bu yükümlülükler, ekonomik ve sosyal yaşamın sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için gereklidir. Ancak, işletmelerin ve vatandaşların faaliyetlerinin optimal bir şekilde düzenlenmesine imkan tanıyacak etkin ve kaliteli düzenlemelerin yapılması, toplumun ekonomik ve sosyal refah seviyesinin artırılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Standart Maliyet Modeli (SMM), ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkileyen idari yükleri azaltarak düzenlemelerin sağladığı faydalar ve getirdiği maliyetler arasında hassas bir denge kurulmasına yardımcı olmaktadır.

Standart Maliyet Modeli Kavramı

Daha iyi düzenleme, toplumun ekonomik ve sosyal refah seviyesinin artırılmasına yardımcı olmaktadır. SMM de ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkileyen idari yükleri azaltarak daha iyi düzenleme yapılmasını amaçlamaktadır. İdari yüklerin azaltılabilmesi yönünde sistemli bir çalışma yürütülmeden önce söz konusu idari yüklerin nereden kaynaklandığının ve hangi yolla azaltılabileceğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, idari yüklerin azaltılabilmesinin anahtarı, idari yüklerin ölçülebilmesidir.  “Ölçülebilen bir şey değiştirilebilir” felsefesinden hareketle, SMM, idari yüklerin azaltılabilmesi için öncelikle ölçülmesi gerektiği prensibine dayanmaktadır (Charite vd., 2005: 2).

SMM, kanunlar ve idari düzenlemelerden kaynaklanan, işletmeler ve vatandaşlar üzerindeki idari yükü ölçmeye yarayan genel kabul görmüş bir nicel analiz metodudur. Model yardımıyla, tek bir kanun ya da idari düzenlemelerin idari yükü ölçülebileceği gibi sektörel düzenlemelerin veya tüm mevzuatın idari yükü de ölçülebilir. Aynı zamanda, mevcut kanunlar ve düzenlemelerin yanı sıra, herhangi bir kanun taslağının veya herhangi bir düzenleme çalışmasının da işletmeler ve vatandaşlar üzerinde yaratacağı idari yük ölçülebilir. (Charite vd., 2005: 2)

SMM, esas itibarıyla faaliyet-tabanlı bir hesaplama yönetimidir çünkü idari yüklerin hesaplanabilmesi için düzenlemeler, yönetilebilir birçok parçaya bölünmektedir (Torriti, 2007: 85). SMM, önce düzenlemeleri inceleyerek düzenleme kapsamında işletmelerin veya vatandaşların uymak zorunda oldukları bilgi yükümlülüklerini tespit etmekte, sonra bu bilgi yükümlülüklerinin yerine getirilebilmesi için ihtiyaç duyulan veri gereksinimlerini belirlemekte, daha sonra bu veri gereksinimlerini uygulayabilmek için yapılan idari faaliyetleri tespit etmekte ve son olarak, bu idari faaliyetlerin maliyetini sayısallaştırmak suretiyle idari yükleri ölçmektedir.

SMM, idari yüklerin ölçülmesinin yanı sıra idari yüklerin kıyaslanması ve azaltılması ve yüklerle ilgili sayısal veriler elde edilmesini sağlamaktadır. SMM’deki hesaplamaların sonuç-odaklı olması, söz konusu hesaplamaların sadeleştirme çalışmalarında temel alınmasını sağlamaktadır. İdari yüklerin ölçülmesi ve neticesinde sayısal veriler elde edilmesi, bu çalışmalarda yol gösterici rol oynamaktadır.

Standart Maliyet Modelinin Tarihsel Gelişimi

İdari yüklerin ölçülmesi ve sadeleştirme çalışmalarında kullanılmasına ilişkin olarak 2000’li yıllar öncesinde bazı ülkeler tarafından birtakım yöntemler uygulanmıştır.

İdari yüklerin azaltılmasına yönelik gerçekleştirilen önemli ve ilk girişimlerden birisi, ABD tarafından 1980 yılında yürürlüğe konulan Kırtasiyeciliğin Azaltılması Kanunudur. Söz konulu Kanun ile bilgi yükümlülüklerinin analiz edilmesi ve böylece, kırtasiyeciliğin minimize edilmesi amaçlanmıştır. Kırtasiyeciliğin Azaltılması Kanunu çerçevesinde kamu idareleri kamudan herhangi bir bilgi talep etmeden önce Bütçe ve Yönetim Ofisine başvurmak zorundadır. Yapılacak başvurularda aşağıdaki hususların belirtilmesi gerekmektedir (OECD, 2003: 4):

  • Kamudan talep edilecek bilginin herhangi başka bir yolla talep edilmediği,
  • İstenilen bilginin pratik bir gerekçesinin bulunduğu,
  • Bilgiyi isteme şeklinin en etkin şekil olduğu,
  • Bilgiyi isteme şeklinin işletmeler ve vatandaşlar üzerindeki idari yükü azaltmaya yardımcı olduğu.

Yapılan başvurular sonrasında ise Bütçe ve Yönetim Ofisi, talep edilen bilgi yükümlülüklerinin faydalarını ve toplum üzerinde oluşturacağı yükü değerlendirmektedir. (OECD, 2003: 4)

ABD’de Kırtasiyeciliğin Azaltılması Kanunu ile birlikte uygulanan yöntemde, her bir kamu idaresinden yıl içerisinde talep ettikleri bilgi yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli olan süreyi tespit etmeleri istenmektedir. Bütçe ve Yönetim Ofisi tarafından bu veriler toplanmakta ve bu sürelerin azaltılmasına yönelik hedefler konulmaktadır. Bu bağlamda, bu yöntemde idari yükler saat olarak hesaplanmakta ve parasal anlamda herhangi bir ölçüm dikkate alınmamaktadır. (OECD, 2003: 4)

İdari yüklerin azaltılmasına yönelik farklı ülkeler tarafından yürütülen çalışmalara, Norveç’in idari yükleri ölçmeye ve takip etmeye ilişkin 1997 yılında başlattığı girişim de örnek olarak verilebilir. Norveç’te uygulanan yöntemde, Bilgi Yükümlülükleri Kayıt Ofisi tarafından işletmelerin kamu idarelerine raporlama yapmakla sorumlu oldukları yıllık bildirim yükümlülüklerinin envanteri tutulmaktadır. Kamu idareleri kanun gereğince bildirim yükümlülüklerini koordineli bir şekilde yürütmekte ve Bilgi Yükümlülükleri Kayıt Ofisi ise yıllık olarak toplam bildirim yükümlülüklerini rapor haline getirmektedir. Norveç’teki uygulamada, Bilgi Yükümlülükleri Kayıt Ofisi idari yüklerin tahmin edilmesine yönelik metodoloji geliştirilmesinden, ilgili kamu idareleri ise bilgi yükümlülüklerine ilişkin idari yüklerin kabul edilen metodoloji çerçevesinde ölçülmesinden sorumludur. Aynı zamanda, ölçüm sırasında bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde harcanan zaman belirlenmektedir.  (OECD, 2003: 4)

 İdari yüklerin ölçülmesine yönelik olarak uygulanan yöntemlerden en önemlisi Hollanda tarafından 1994 yılında geliştirilen MISTRAL yöntemidir. Çünkü bu yöntem, SMM’nin temelini oluşturmaktadır. MISTRAL yönteminde üç temel aşama bulunmaktadır. Birinci aşamada, işletmeler ve idare arasında bilgi transferi gerçekleşmektedir. Örneğin, belge gönderimi, telefon görüşmeleri ve teftiş gibi yollarla bilgi transferi sağlanmaktadır. İkinci aşamada, her bir bilgi transferi için gerekli süre ve bu bilgi transferini gerçekleştiren yetkilinin derecesi belirlenmektedir. Üçüncü aşamada ise, ilgili bilgi gereksinimi nedeniyle oluşan idari yük hesaplanmaktadır. MISTRAL yönteminde, idari yük hem zaman açısından hem de parasal açıdan hesaplanmaktadır. (OECD, 2003: 4)

MISTRAL yöntemi son yıllarda yaygınlık kazanan ve bu çalışmanın konusunu oluşturan SMM’nin ilk taslağını oluşturmaktadır. MISTRAL yöntemi, idari yüklerin hem zaman hem de maliyet olarak belirlenmesine olanak tanıması gibi birçok konuda SMM ile uyum göstermektedir.

Çeşitli ülke örneklerinde görüldüğü üzere, idari yüklerin ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar 2000’li yıllar öncesinde başlatılmış, ancak tüm ülkeler tarafından benimsenen genel bir model oluşturulamamıştır. SMM’nin temel prensipleri, birçok ülke tarafından anlaşılmış olmasına rağmen, bu prensiplerin sistematik bir şekilde uygulanmasına yönelik bir gelişme sağlanamamıştır. SMM, esasında Hollanda tarafından geliştirilen MISTRAL yöntemini daha da geliştiren ve diğer ülkeler tarafından idari yüklerin ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik uygulanan yöntemleri de kapsayan bir model olmuştur.

SMM, ABD, Norveç ve Hollanda’da uygulanan yöntemler gibi işletmelerin yıl içerisinde yerine getirmekle sorumlu oldukları bilgi yükümlülüklerinin envanterini tutmaktadır. Aynı zamanda, bu ülkelerdeki uygulamalar gibi emek odaklı bir bakış açısı benimsemekte ve idari faaliyetlerin ne kadar sürede tamamlanması gerektiğini hesaplamalarda dikkate almaktadır. Ancak, ABD’deki uygulamadan farklı olarak sürenin tespit edilmesinde sadece ilgili kamu idarelerinin görüşlerine başvurmamakta, aynı zamanda işletmeler ile görüşmeler yaparak sürenin tespit edilmesini sağlamaktadır. Ayrıca, ABD’de ve Norveç’te olduğu gibi SMM’de de idari yükler sadece zaman açısından hesaplanmamaktadır. SMM’de, idari yükler hem zaman açısından hem de parasal açıdan hesaplanmaktadır. Bu bağlamda, SMM ile Hollanda’da uygulanan yöntem uyum göstermektedir. (Konak, 2010: 34)

SMM’nin hem Hollanda’da uygulanan MISTRAL, hem de diğer ülkelerde uygulanan yöntemlerden bir diğer farkı ise, ilgili taraflar arasında koordinasyondan sorumlu bir otoritenin varlığını öngörmesidir. Kurumlar arası koordinasyondan sorumlu bir otoritenin olması, bağımsız denetimi sağlayacak bir yapının bulunması ve aynı zamanda, siyasi açıdan destek sağlanması, SMM’nin başarıyla uygulanmasında etkili olmaktadır. (Konak, 2010: 34)

SMM, kısa zamanda birçok ülke tarafından kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. 2003 yılında SMM üzerinde çalışan ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Standart Maliyet Modeli Ağı (SCM Network) oluşturulmuştur (Charite vd., 2005: 2). 2005 yılında OECD tarafından SMM benimsenmiştir. Ayrıca, 2007 yılında Avrupa Komisyonu tarafından SMM, Avrupa Birliği İdari Yüklerin Azaltılması Eylem Planının uygulanmasında kullanılan en önemli yöntem olarak kabul edilmiştir (OECD, 2010a: 18).

SMM’nin Hollanda’daki başarılı uygulaması ve OECD ile AB gibi uluslararası kuruluşlar tarafından etkili bir yöntem olduğunun teyit edilmesi, modelin birçok ülkede uygulanmasında etkili olmuştur. Halihazırda, SMM, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, İtalya, Letonya, Hollanda, Norveç, Polonya, Slovenya, İspanya, İsveç, Birleşik Krallık, Romanya, İrlanda, Portekiz, Yunanistan, Finlandiya, Kıbrıs ve Avustralya gibi birçok ülkede uygulanmaktadır (OECD, 2010a: 17).

2010 Yılı İtibarıyla İdari Yüklerin Hesaplamasında Kullanılan Metodolojiler

Kaynak: OECD, (2010a: 18)

Yukarıdaki şekil, idari yükleri hesaplayan 31 tane OECD ülkesinin 16’sında SMM’nin, 12’sinde adapte edilmiş SMM’nin, 8’inde ise DEA veya fayda-maliyet analizi gibi diğer hesaplama yöntemlerinin kullanıldığını göstermektedir. Yukarıdaki şekilde de gösterildiği üzere, idari yükleri hesaplayan ülkeler arasında en fazla tercih edilen hesaplama yöntemi, SMM’dir.

SMM’nin ülkeler arasında hızlı bir şekilde yayılmasında Avrupa Komisyonu tarafından 2007 yılında kabul edilen Avrupa Birliği İdari Yüklerin Azaltılması Eylem Planı çok etkili olmuştur. Söz konusu Eylem Planında, AB mevzuatından kaynaklanan idari yükler hesaplanmış ve 13 öncelikli alandaki 123,8 milyar Avro tutarındaki idari yükün 2012 yıl sonuna kadar %25 oranında azaltılması amaçlanmıştır (European Commission, 2012: 3-4). 2012 yılında yayımlanan Avrupa Birliği İdari Yüklerin Azaltılması Eylem Planı Final Raporunda ise, 2012 yıl sonu itibarıyla toplam 30,8 milyar Avro tutarında idari yük azaltılarak idari yüklerin %25 oranında azaltıldığı ve böylece %25’lik hedefin gerçekleştirildiği belirtilmiştir (European Commission, 2012: 7).

Eylem Planının Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilmesinin ardından, idari yüklerin azaltılması konusunda AB’ye üye ülkelerin kendileri için bir hedef belirlemeleri talep edilmiş olup, bu kapsamda yapılacak hesaplamalarda SMM’den yararlanabilecekleri ifade edilmiştir. Belirlenen hedefler çerçevesinde, idari yüklerin hesaplanması ve azaltılması hususunda, bazı OECD ülkelerinde yaşanan gelişmeler aşağıda özetlenmektedir (OECD, 2010a: 18-23):

  • Hollanda, idari yüklerin azaltılması sürecinde öncü ülke olmuştur. 2002 yılında idari yüklere ilişkin yapılan hesaplamalar neticesinde, Hollanda tarafından kabul edilen programda, Hollanda’nın 2003-2007 döneminde mevcut idari yükleri %25 oranında azaltması hedefi konulmuştur. Bu hedefi gerçekleştiren Hollanda, Avrupa Eylem Planı çerçevesinde 2007 yılında, işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2011 yılına kadar beş yıl içerisinde en az %25 oranında azaltılmasına yönelik ikinci bir hedef belirlemiştir. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesini teminen aşağıdaki hususlar ortaya konulmuştur:
    • SMM, uyum maliyetlerinin kapsamını genişletecek ölçüde kullanılacaktır.
    • Teşviklerin alımı sırasında karşılaşılan idari yükler azaltılacaktır.
    • İşletmeler tarafından sunulacak bilgilerin kolaylaştırılması amacıyla okunabilir ve anlaşılabilir formlar düzenlenecektir.
    • Kuralların farklı yorumlanması ve yeterli uzmanlık olmayışı gibi hususlara odaklanılarak işletmelerin hizmet sunma süreçlerinin daha profesyonel, hızlı ve müşteri odaklı olması sağlanacaktır.
    • İzinlerin dağıtılmasına yönelik prosedürler geliştirilecektir.
    • Yerel düzeyle karşılaşılan idari yükler de dikkate alınacaktır.
  • Hollanda’nın yanı sıra Danimarka da idari yüklerin azaltılması sürecinde öncü ülke olmuştur. Danimarka, idari yüklerin ölçülmesi için SMM’nin kullanımını benimsemiş ve 2001-2010 yılları arasında işletmeler üzerindeki idari yüklerin %25 oranında azaltılmasına yönelik bir hedef belirlemiştir.
  • Birleşik Krallık ise, SMM kullanarak işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2006-2010 yılları arasında %25 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir.
  • Almanya, SMM kullanarak işletmeler, vatandaşlar ve kamu yönetimi üzerindeki idari yüklerin 2006-2011 yılları arasında %25 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir.
  • İsveç, SMM kullanarak işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2006-2010 yılları arasında %25 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir.
  • Portekiz, SMM kullanarak işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2008-2012 yılları arasında %25 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir.
  • Kanada, SMM kullanarak küçük ölçekli işletmeler üzerindeki idari yüklerin %20 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiş ve söz konusu hedefi Mart 2009’da gerçekleştirdiğini açıklamıştır.
  • Finlandiya, SMM kullanarak işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2009-2012 yılları arasında %25 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir. Finlandiya tarafından kabul edilen eylem planında, vergi, istatistik, tarımsal destekler, gıda güvenliği ve kalitesi, işverenlerin raporlama yükümlülükleri, finansal raporlama düzenlemeleri, kamu ihaleleri ve çevresel izinler olmak üzere sekiz alana odaklanılmıştır.
  • İspanya, işletmeler üzerindeki idari yüklerin 2007-2012 yılları arasında %30 oranında azaltılmasına yönelik hedef belirlemiştir.

Hollanda 2003-2007 döneminde idari yükleri %25 oranında azaltmış ve koymuş olduğu %25’lik hedefi gerçekleştirmiştir. Aynı şekilde, Birleşik Krallık 2006-2010 döneminde idari yükleri toplamda %26,62 oranında azaltarak, koymuş olduğu %25’lik hedefi gerçekleştirmiştir. Diğer taraftan, Danimarka 2001-2010 döneminde idari yükleri %24,6 oranında azaltmayı başarmış ve koymuş olduğu %25’lik hedefi tam anlamıyla gerçekleştirememiştir. Almanya ise 2006-2011 döneminde idari yükleri %22 oranında azaltarak, koymuş olduğu %25’lik hedefi tam anlamıyla gerçekleştirememiştir. İsveç ise 2006-2010 döneminde idari yükleri sadece %7,3 oranında azaltmayı başarmış ve koymuş olduğu %25’lik hedefin çok gerisinde kalmıştır.

Standart Maliyet Modelinin Amacı

SMM ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkileyen idari yükleri azaltarak daha iyi düzenleme yapılmasını amaçlamaktadır. Daha iyi düzenlemenin sisteme dâhil edilebilmesi için gerekli mekanizmaların sağlanmasına olanak tanımaktadır.

SMM, mevzuattan kaynaklanan idari yüklerin göstergelere dayanılarak ayrıntılı olarak anlaşılmasını sağlamayı ve ölçüm yaparak idari yükleri azaltmayı amaçlamaktadır. İdari yüklerin ölçülmesi neticesinde, hem sayısal hedefler belirlenmekte ve hem de belirlenen hedeflerin ne derecede gerçekleştirildiği takip edilebilmektedir. Bu aşamada SMM, idari yükü azaltmak için kullanılacak araçların belirlenmesini, yüklerin azaltılması olanaklarının tanımlanmasını ve aynı zamanda, idari yükü azaltma çalışmalarının gelecekteki gelişiminin izlenmesini mümkün kılmaktadır. (OECD, 2007b: 31-32)

Diğer taraftan, SMM, karar vericilere tüm bilgi yükümlülüklerinin, veri gereksinimlerinin ve idari faaliyetlerin listesini görme imkânı sağlamaktadır. Ayrıca, iyi düzenleme uygulamalarını karar alma süreçlerine dahil etme mekanizmalarını oluşturmayı hedeflemektedir. Bu şekilde, idari basitleştirme çalışmalarının daha etkili ve verimli gerçekleştirilmesini ve daha şeffaf ve kaliteli düzenlemeler hazırlanmasını amaçlamaktadır. (OECD, 2007b: 32)

SMM uygulamaları, DEA, sadeleştirme veya e-devlet gibi çalışmalara herhangi bir alternatif oluşturmamakta, aksine bu çalışmalar için girdi sağlamaktadır. Örneğin, SMM ölçümleri sayesinde, herhangi bir kanun taslağının veya herhangi bir düzenleme çalışmasının neden olacağı idari yükler hesaplanarak, etki analizi çalışmaları yapılabilir ve mevzuat taslaklarının tüm kamuya, iş çevresine ve vatandaşlara olan etkileri mevzuatın yürürlüğe girmesinden önce değerlendirilebilir. Hedeflenen mevzuat ve düzenlemeler için tespit edilen alternatiflerin maliyet ve etkilerinin hesaplanması sayesinde, hangi alternatiflerin tercih edilebileceği kararı kolaylıkla verilebilir. (OECD, 2010a: 53)

Aynı zamanda SMM, düzenleyici reform çalışmalarına yardımcı olma görevi üstlenmektedir. SMM sayesinde mevcut düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve yeni düzenlemelerin de daha kaliteli hazırlanması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, gereksiz idari yüklerin ortadan kaldırılarak uzun zamana yayılan düzenleyici reform çalışmalarına odaklanılması amaçlanmaktadır. (Charite vd., 2005: 47)

Diğer taraftan, SMM ile işletmeler üzerindeki idari yükler azaltılarak, işletmelerin gereksiz yükümlülükler ile vakit kaybetmeleri yerine, daha verimli ve yenilikçi faaliyetler ile uğraşmaları ve böylece, ekonomik büyümeye katkıda bulunmaları amaçlanmaktadır. İdari yüklerin azaltılması neticesinde tasarruf edilen para ve insan gücü, işletmeler tarafından kârlı faaliyetlere aktarılabilmektedir.  (Torriti, 2007: 90)

 

Yunus Emre İLKORKOR

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

Yunus Emre İlkorkor Hakkında

Yunus Emre İLKORKOR: (Ankara) Çorum doğumludur. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden lisans, Washington DC ‘de bulunan American Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünden yüksek lisans derecesi almıştır. Halen Ankara Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünde Afrika Çalışmaları yüksek lisans programına devam etmektedir. İyi derecede ingilizce bilmekte olup Fransızca okur-yazarlığı bulunmaktadır. Daha İyi Düzenleme, Düzenleyici Reform, Kamu Politikaları, Uluslararası Kalkınma, Kamu-Özel Sektör İşbirliği Modelleri, Afrika ve Pasifik Asya ilgi duyduğu alanlardır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz