Twitter Facebook Linkedin Youtube

SOSYAL DEMOKRATLAR VE TÜRKİYE’DE KÜRT SORUNU (KİTAP ÖZETİ)

Özkan ULUDAĞ

Murat Somer’in yazdığı “Sosyal Demokratlar ve Türkiye’de Kürt Sorunu” başlıklı bir nevi deneme olan kitapta, Kürt sorunu Türkiye’deki sosyal demokratlar açısından ele almıştır. Kitap Temmuz 2016’da yayımlanmıştır.

*

*

*

*

Yazara göre;

Tüm dünyada sosyal demokrasinin en temel değerleri; sosyal adalet, insan onuru, gerçek eşitlik, barış ve demokrasidir.

Türkiye’de Sosyal Demokratların kendi tarihleri dolayısıyla özellikle duyarlı oldukları değerler; cumhuriyet, laiklik, milli kimlik ve bütünlük, devrimcilik ve çağdaşlaşmadır.

Bu ilkeler ışığında ve Türkiye’deki Kürtlerin önemli bir bölümünün en temel talebinin, sözde kalmayan ve tek taraflı olmayan “eşit vatandaşlık” olduğu, Türklerin ve Kürtlerin ortak arzusunun ise barış olduğundan yola çıkarsak;

Türkiye’deki Sosyal Demokratların bu sorunun çözümünde en ön planda ve liderlik konumunda olmasını beklerdik. Ama öyle değil. Dünyada Sosyal Demokratlar birçok yerde etnik, milli ve bölgesel sorunların çözümünde başat rol oynamış. Demokratik değişimin öncüsü ve farklılıkların diyalog penceresi olmuş. Devlet tarafından makbul görülenlerle ötekileştirilenler, çoğunluk toplumuyla azınlıklar, birbirlerinin kimliklerini ve özgür iradelerinin dışlayan, saygı duymak istemeyen etnik, mezhepsel, dini ve milli gruplar arasında birleştirici bir köprü olmuş. Bizde de geçmişte sosyal demokratların bu konuda önemli çabaları ve katkıları var ama bugün yetersiz. Neden?

Yukardaki ilkeler ve değerler Sosyal Demokratlara etnik, milli ve bölgesel sorunların çözümünde muhafazakâr aktörlere oranla büyük avantaj sağlıyor.

Sosyal Adalet İlkesi:

Bu ilke; eğitim, istihdam ve sosyo-ekonomik kalkınma alanlarında ülkenin geri kalmış grupları arasındaki Kürtlerin, aynı zamanda da diğer diğer sosyal grupların, insan-merkezli ve onurlu kalkınma ve sosyal refah ihtiyacına yanıt veriyor.

Gerçek Eşitlik İlkesi:

Bu ilke; bugün artık özgün kimlikleri “görülen” ama pek de bilinmeyen ve “tanınmayan” Kürtlerin kendilerini eşit ve makbul vatandaş hissetmek, toplumsal ve siyasal yaşamda ayrımcılıktan korunmak ve kendi kimliğiyle saygı görmek ve muhatap alınmak gereksinimine ve arayışına çözüm üretiyor.

Demokrasi İlkesi:

Bu ilke; Kürt sorununun temelinde yatan, “devlet-toplum ilişkilerinin güvencesinde karşılıklı saygı, insan haklarına ve hukuka dayalı hoşgörü ve barışçı konsültasyon prensipleri temelinde yeniden kurulması” ihtiyacını karşılıyor. Kürtlerle ilgili sorunların, “Kürtlerin meşru temsilcilerinin kendi kimlikleriyle katılabildikleri süreçlerle çözüm bulması” gereğine cevap veriyor.

Cumhuriyet İlkesi:

Bu ilke; Türklerden de fazla ağalık, aşiretlik, geleneksel güç hiyerarşileri, ataerkil ve otoriter ilişki biçimlerinin altında ezilen Kürtlerin, eşit hak ve özgürlüklere sahip yurttaş olma, devletle vatandaş olarak ilişki kurma ve yaşamına dair kararların alınma süreçlerine katılma ihtiyacına yanıt veriyor.

Laiklik Prensibi:

Özellikle özgürlükçü laiklik;  Kürtlerin etnisite ve anadilleri nedeniyle mağduriyetlerine çare bulurken bu sefer de din ve mezhep temelli baskılar ve mağduriyetler yaşamamalarının en büyük güvencesi ve Kürt kadınlarının ve LGBT’nin cinsiyet temelli hak, özgürlük ve güvenliklerinin sigortasıdır. Bu ilke, Sosyal Demokratlara Kürt sorunun çözümü için hem dindar hem de laik aktörlerle karşılıklı saygı, insan hakları ve güven temelinde konuşabilme ve işbirliği yapabilme imkânı veriyor.

Milli Kimlik Vurgusu:

Milli kimlik, özellikle bir üst kimlik olarak değil de, insanların farklı ad ve içeriklerle benimseyebileceği bir ortak kimlik olarak anlaşıldığında, ortak ve birleştirici kimliklerin zayıflığı nedeniyle din-mezhep, etnisite ve aşiret ekseninde dağılma ve iç savaş süreçleri yaşayan zayıf ulus devletlerle dolu bir coğrafyada, hem Türkler hem de çoğunluğu bu coğrafyaya Türklerden de yakın yerlerde yaşayan Kürtler için  güvenliğin, esenliğin ve bir arada yaşamanın sigortasıdır.

Ulusal Bütünlük:

Bu ilke de, milli kimlik vurgusunda olduğu şekilde gerçekten etnik ve milli çeşitliliğe ve eşitliğe daha açık şekilde anlaşılabilir uygulanabilirse; hem Türkler hem de belki daha da çok Kürtler için, etnik ve dini fay hatlarının ve dış müdahalelerin ağırlığı altında çözülmekte olan kadim bir coğrafyada, ayakta kalmanın ve etnik ve dinci aşırılığa teslim olmamanın en büyük dayanağıdır.

Devrimcilik İlkesi ve Geleneği:

Kürt sorunu gibi palyatif değişikliklere değil, ancak kurumlarda, politikalarda ve söylemlerde yapılacak köklü reformlarla çözülebilecek bir sorunda Devrimcilik İlkesi ve Geleneği, Sosyal Demokratlara (Türkiye’ye cumhuriyet, kadın-erkek eşitliği, çok partili demokrasi ve sosyal devlet anayasal ilkesi gibi devrimsel kazanımları getiren bir gelenekten geldiklerini hatırlarsak) potansiyel olarak çok önemli bir cesaret kaynağı ve moral-psikolojik avantaj sağlıyor.

Çağdaşlaşma İdeali:

Bu ideal; günümüzde en gelişmiş şekliyle Batı demokrasilerinde uygulanabilen demokratik kurumların ve AB ile entegrasyonun etnik-milli ve bölgesel sorunların çözümünde son derece yararlı standartlar sunması, bir çapa rolü oynayabildiği ve bölge Kürtleri için önemli bir cazibe unsuru olması, Sosyal Demokratlara toprak bütünlüğü ve ulusal bağımsızlık temelinde AB ile entegrasyon bayrağını devralmak ve Kürt sorununun çözümünde kullanmak adına büyük bir avantaj sağlıyor.

Tüm bu ilkelerin ötesinde araştırmalar, sosyal demokrat seçmen tabanın, diğer seçmene oranla empati yapma özelliğinin nispeten daha güçlü olduğunu, sosyal demokratların Kürt sorununun hangi spesifik reformlarla ve kurumlarla çözülebileceği sorusu üzerine de daha çok düşünmüş ve tartışmış olduklarını gösteriyor.

Yazar Hakkında: Doçent Dr. Murat Somer, Koç Üniversitesi’nde Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler alanında öğretim üyesidir. Uzmanlık alanları karşılaştırmalı siyaset ve politik ekonomi olan Somer’in araştırmaları dünyada ve Türkiye’de demokratikleşme, otoriter ve hibrit rejimler, sosyal ve siyasal kutuplaşma, etnik siyaset ve çatışmalar, dinsel ve laik siyaset biçimleri ve siyasal İslam, Kürt meselesi ve Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa siyasetleri üzerine. Karşılaştırmalı Politika, Uluslararası Politik Ekonomi, 21. Yüzyılda Otoriterlik ve Demokrasi ve Dünyada Din ve Laiklik üzerine lisans ve lisansüstü dersler veriyor. Somer’in araştırma ve makaleleri kitaplarda, kitap derlemelerinde ve Comparative Political Studies, Democratization, The Middle East Journal, ve Third World Quarterly gibi uluslararası akademik dergilerde yayınlandı. Milada Dönüş: Ulus-Devletten Devlet-Ulusa Türk ve Kürt Meselesinin Üç İkilemi adlı kitabı, sosyal bilimlerde 2015 Sedat Simavi Ödülüne layık bulundu. Türkiye basınının kapsamlı içerik analizi temelinde  “dindar ve laik elit değerleri” üzerine araştırmasıyla 2009’da bir Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma ödülü kazandı.

Çeşitli ziyaretçi görevleri arasında, Demokrasi ve Kalkınma bursiyeri ünvanıyla Princeton Üniversitesi’nde (2010-2011), kıdemli araştırmacı olarak Stockholm Üniversitesi’nde (2013), ve ziyaretçi akademisyen ve asosiye üye olarak Harvard Üniversitesi’ndeki Weatherhead Center for International Affairs’te (2016-2017) bulundu ve çalıştı.

Dünyanın birçok üniversitesinde, düşünce kuruluşlarında ve sivil toplum örgütlerinde konuşmalar ve dersler verdi. Foreign Policy, Al Jazeera Turk, Radikal 2 ve T24 gibi platformlarda fikir yazıları yayınlandı. NTV, CNN Türk, Deutsche Welle ve Al Jazeera International gibi medya kuruluşlarında programlara katıldı ve röportajlar verdi. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi (ekonomi) mezunu olan Somer, master (ekonomi) ve doktora (politik ekonomi ve kamu politikaları) derecelerini Los Angeles’ da Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden (USC) aldı. Koç Üniversitesi’ne katılmadan önce “modern dünyada etnik çatışmalar” konusunda bir Mellon doktora-sonrası bursunun sahibi oldu ve Washington Üniversitesi Seattle’da ders verip doktora-sonrası araştırmalar yaptı.

 

Özkan ULUDAĞ – SASAM Stajyeri
Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz