Twitter Facebook Linkedin Youtube

PKK KISKACI ALTINDAKİ SİNCAR (ŞENGAL) EZİDİLERİ

Muhammed IŞIK

Yezidilik/Ezidilik, Mezopotamya’ya kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir ancak Yezidilerin daha çok Musul kentinde yaşadıkları bilinmektedir.[1] “Tanrıya inananlar” olarak kendilerini tanımlayan Ezidilerin inançlarının çoğu, Hristiyanlıktan gelmektedir. Sözlü gelenekleriyle kültürlerini korumaya devam eden Ezidiler, bilindiği kadarıyla İncil’i ve Kur-an’ı kutsal saymaktadırlar. Zerdüştlükle karıştırılmalarının sebebi ise güneşe tapma temaları yüzündendir.[2]

2014 yılında Musul’un Sincar (Şengal) ilçesi, IŞİD tarafından işgal edildi. Bu işgalin temel gerekçelerinden birisinin de Ezidilerin dini inançları olduğu düşünülmektedir. Müslüman olmaları (din değiştirmeleri) yönündeki baskılar, bu durumu kanıtlar niteliktedir. IŞİD işgalinden sonra Ezidiler, baskıdan korunmak için kutsal saydıkları ve her yıl hac ibadetini yerine getirmek için gittikleri Ladeş mabedine sığınmak zorunda kaldılar.[3]

IŞİD saldırılarından kaçabilen 30 bin civarında Yezidi ise, tarihi yerleşimleri olan Sincar (Şengal )’ı terk ederek uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Türkiye sınırını geçmek suretiyle Hakkâri, Şırnak, Mardin-Midyat ve Batman’da daha önce terkedilmiş Yezidi köylerine yerleştirildiler.[4] Sincar ve çevresinde kalan ve göç edemeyen Ezidiler ise IŞİD tarafından esir edildi veya vahşice öldürüldüler. İŞID tarafından esir alınmak istenen kadınlardan bazıları da intihar etti.

ABD ve bölgedeki aktörler, Ezidilere yapılan bu vahşice saldırılar sonrasında PKK’yı kullanarak IŞİD’i bölgeden çıkartmak zorunda kaldı. Operasyonlara katılan PKK birlikleri, daha sonra Sincar’a yerleşmeye başladı. Böylece Sincar, bir terör örgütünden temizlenirken başka bir terör örgütüne teslim edilmiş oldu.

PKK’nın varlığından dolayı Sincar, güvenlik ve istikrar konusunda kötü günler yaşamaya devam ediyor.[5] Sincar İlçesi Meclis Başkanı Veyis Naif, konuyla alakalı yaptığı açıklamada terör örgütü PKK’nın Sincar halkından 45 Yezidi kadını kaçırdığını ve örgütsel amaçları doğrultusunda eğittiğini ve daha önce de aynı şekilde 550 kişiyi kandırıp Kandil’e götürdüğünü açıklaması, durumun vahametini ortaya koyuyor.[6]

IŞİD’in Sincar ilçesini işgal etmesi ve Ezidilere kötü muamelelerde bulunması, PKK’nın işine geldi. PKK, Sincar için uzun yıllar boyunca aradığı fırsatı bulmuş oldu. Zulme uğrayan, yüzyıllardır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan Ezidilerin trajedisi; Peşmergenin ricatı, PKK’nın ise propaganda savaşının gereğini yapması, AB’nin mali desteği ve HDP’li belediyelerin katkısıyla, PKK için bulunmaz bir fırsata dönüştü.

PKK’nın yüzyıllardan beri var olan “sosyal, kültürel, siyasi” yerel dengeleri değiştirmeye başlayıp, Ezidileri askeri ve politik gereklere göre örgütleyerek silahlandırması, bu duruma en güzel örnektir.[7]  Bu durum, Kuzey Irak Kürt Yönetimi ile Türkiye’yi hoşnut etmedi. Kuzey Irak Kürt Yönetimi ve Türkiye, PKK’nın bölge sorunlarını kullanarak masum insanları terör örgütü üyesi yapmasını ve bölgenin demografik yapısının değişmesini istemiyor. Ayrıca Sincar’ın ikinci bir Kandil olmasını da kabul etmiyorlar.

Irak’ta Musul’a bağlı Sincar (Şengal) Kaymakamı Mehma Halil, PKK’nın Yezidi çocuklarına yönelik kandırma ve kaçırma vakalarının devam ettiğini bildirerek halkın PKK’nın eylemlerinden rahatsız olduğunu ve yapılanları hiçbir şekilde kabul etmediğini belirten açıklaması,[8] Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yıllardır yaşadığımız olayları bize hatırlatıyor.

Türkiye’nin girişimleri ile Irak hükümeti ve Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin Sincar’daki PKK varlığının sona erdirilmesi konusundaki açıklama ve girişimleri, bölgenin kaderini yine değiştirebilir.

Türkiye’nin Ortadoğu politikası, yerli halkların yaşadıkları yerlerde hak sahibi olması yönünde olduğuna göre, Sincar ilçesinde Ezidilerin söz sahibi olmasını talep edeceği düşünülebilir. Türkiye, PKK’nın Ezidiler üzerinden bir oyun, plan kurmasına müsaade etmeyecektir.

Bu durum, bölgesel aktörleri ve hesaplarını tetikleyip, onları yeni duruşlar sergilemek zorunda bırakabilir. Örneğin Irak yönetimi, uzun bir süre Sincar ilçesindeki PKK varlığına ses çıkartmazken, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bu durumdan oldukça rahatsızdır. İran ve ABD’nin tutumunun ise Irak yönetiminin tutumu ile eş değer olduğu düşünülmelidir.

Ezidi Kültür Vakfı Başkanı Sosyolog Azad Barış’a göre; Ezidiler kendilerine sağlam güvence arıyor. Bu güvenceyi de kendi öz savunma gücüne sahip otonom bir bölge kurulmasında ve bu bölgenin uluslararası koruma altına alınmasında görüyorlar. Hâlâ kamplarda yaşayan Ezidilerin katliamların tekrarlanmayacağına dair güven içinde olmadıkları için evlerine dönemediğini belirten Barış, Kürtlerin arasındaki münakaşadan dolayı Şengal’in geleceğinin belirsiz olduğunu ve Şengal’in kaderini Ezidilere bırakmak istemeyenler yüzünden halkın kaygı ve korku içinde olduğunu söylemesi, durumu ortaya net şekilde koyuyor. Azad Barış, ayrıca “Herkes kendi Ezidi’sini yaratma çabası içinde” diyerek bir tespitte bulunuyor.

Azad Barış, Şengal’in ikinci bir Kandil olacağı tespitine de katılmıyor. Kandil benzetmesini gerçekçi bulmayarak, Şengal’i bir gerilla üssüne dönüştürme imkânının olmadığını söylüyor. İdeolojik zeminde PKK’nin varlığının kabul eden Barış’ın; “PKK’nın de ikinci bir Kandil’e ihtiyacı yok. PKK Şengal’de 1993’ten beri var. Düzenledikleri toplantılara binlerce kişi katılıyordu ” açıklamasında bulunması dikkate değerdir.

Ezidi asıllı gazeteci Eyüp Burç ise Şengal için uluslararası bir korumanın sağlanacağını düşündüğünü söyleyerek “Orayı PKK’ya da vermezler. Ama PKK bir faktör olarak kalır. Bana göre PKK, Şengal’den kolay kolay vazgeçmez” açıklamasını yapıyor.  Eyüp Burç’a göre “Şengal, Batı ve Güney Kürdistan’ın kilididir. Ezidilerin dünyasında PKK her zaman vardır. Abdullah Öcalan kendini Şengal’le bütünleştirmiştir. Öcalan’ın tek şiiri, Şengal’le ilgilidir.[9]

Peşmerge güçleri ile PKK arasında çatışmaların başlamış olması,[10] gelecek günlerde Sincar ilçesi hakkında çatışma haberlerini sıkça duyacağımız anlamına geliyor. Türkiye’nin PKK konusundaki tutumu belli olduğuna göre ve PKK’nın Sincar’ı kolayca terk etmeyeceği düşünüldüğünde, Ezidilerin yüzü kısa zamanda güleceğe benzemiyor. Bölgesel hesaplar, manevra alanları uğruna insanlar evlerini ve memleketini terk etmek zorunda kalıyor, terk etmeyenleri ise kötü günler bekliyor…

.

Muhammed IŞIK

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

_______________________________

[1] http://bilgihanem.com/yezidiler-kimdir-yezidi-dini-nedir/

[2] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/08/140808_ezidiler_kimdir

[3] http://www.milliyet.com.tr/yezidi-kurtlere-isid-tehdidi-gundem-1921407/

[4] http://www.ordaf.org/isid-kiskacindaki-yezidiler-kimdir/

[5] http://www.berlinturk.com/tr/turkiye/teror-orgutu-pkknin-sincardaki-varligi-53725

[6] http://www.ahaber.com.tr/gundem/2016/08/29/sincardaki-yezidilere-pkk-zulmu

[7] http://akademikperspektif.com/2017/01/19/pkk-sincar-meselesi/

[8] http://www.karar.com/dunya-haberleri/sincardaki-yezidilere-pkk-zulmu-234176

[9] http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2016/11/turkey-syria-iraq–shengal-become-second-qandil.html

[10] http://www.dunyabulteni.net/manset/395205/pkk-ve-pesmerge-sincarda-kapisti

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz