Twitter Facebook Linkedin Youtube

BİZİMLE MİSİNİZ, YOKSA BİZE KARŞI MISINIZ?

Beyaz Saray, dün düzenlediği basın toplantısında, Başkan Trump’ın yakın tarihli Başkanlık Kararnamesi nedeniyle beş yaşındaki bir çocuğun Washington DC’de bulunan Dulles Uluslararası Havalimanı’nda kelepçelenerek dört saatten fazla gözaltında kaldığını bildirdi. Güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle gözaltına alınan çocuk, İran’dan gelmeden önce ABD’li yetkilileri bilgilendirdiğini söyleyen annesine göre bir ABD vatandaşı.

Bir basın brifinginde Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sean Spicer, olay hakkında üzüntü duymak veya bir özür dilemek yerine, yapılan davranışı şu sözlerle haklı çıkarmaya çalıştı: “Yaş ve cinsiyetinden dolayı birinin ABD’ye tehdit oluşturmayacağını varsaymak yanıltıcı ve yanlış.

Esas yanıltıcı ve yanlış olan ise herhangi bir güvenlik servisinin kelepçelemek için potansiyel risk olarak görülen bir çocuğa yaklaşmasıdır. Belli ki çocuğun üzerinde patlayıcı yoktu, yoksa güvenlik servisi ona yaklaşamazdı. Ayrıca çocuk ilave güvenlik kontrolü için muhtemelen başka bir transfer uçağına bindirildi. Beş yaşındaki bu çocuğu kelepçelemek için meşru bir neden yoktu ve onu annesinden ayırarak bunu yapmak, hem çocuk hem de annesi için ciddi travmaya neden olmuş olabilir.

Çocuk gelişiminde uzman bir psikolog olarak sizlere şunu söyleyebilirim; çocukların çevrelerinde dünyayı çözebilmesi için yardıma ihtiyacı var ve özellikle de yetişkinlerin zamansız, garip bir biçimde kötü ve nefret dolu davrandıklarını anlamıyorlar. Sonunda anne ile oğlunun birleşmesine izin verildiğinde, annesi sırf onu sakinleştirmek için ‘Mutlu Yıllar’ şarkısını söyledi.

O anda merak ettim; acaba bundan sonraki doğum günlerinde bu yaşadıkları gözlerinin önüne gelir ve ülkesine girmesine izin verilmediğini, kelepçeli bir şekilde annesinden ayrı tutulduğunu ve bunun ilelebet devam edebileceğini veya hapse girerse annesi ve sevdikleriyle hiç bir araya gelemeyeceğini düşünür mü?

Yine merak ettim; kelepçeli geçirdiği beş saat boyunca (eğer olduysa) kime çocuğu teskin etmek için izin verildi? Bugün gördüğümüz güvenlik anlayışı/ikliminde acaba kimse çocuğun teskin edilmesi gerektiğine dair bir şey söyleyebilir miydi? Söylerlerse onlar da kelepçelenir ve çocuğu kucaklayamazlar mıydı?

500’den fazla terörist, aşırılık yanlısı ve intihar bombacıları ile ve aynı zamanda onların aile üyeleri ve yakın ortaklarıyla röportaj yapan bir terörle mücadele uzmanı olarak sizlere şunları söyleyebilirim; Amerikalıların farkına varması gereken şey, Trump yönetimindeki uygulamaların teröristlerle savaşmadığı ve bu olayları dünyanın izliyor oluşu…

Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, Amerikalılar hakkında çeşitli hikayeler arasında bocalıyor. Çoğu, Amerikan özgürlüğünün ve demokrasisinin hayalleri arasında yer almak istemektedir. Ama Amerika’nın farklı olan karanlık ve adaletsiz tarafında, Müslümanları korkutan polisleri ve onlarla herhangi bir yolla savaşılması gereken kötü bir güç olduğu izlenimi, şu an dünyanın dört bir tarafına yayılıyor.

Bu hikayeler arasında ABD’nin masum sivilleri öldüren silahlar gönderdiği ve Müslüman ülkeleri yağmalamak ve ganimet almak için istila ettiği de var.[1] Trump’ın son günlerdeki Irak petrolünü almamız gerektiğini iddia etmesi, çoğu Müslümanın ikinci hikâyeye daha çok inanmasına neden oldu.

Hoşgörüsüzlük, hoşgörüsüzlüğü doğurmaktadır. Nefret, nefreti yaratır. Adeta karanlık ve korkutucu Amerika’nın göstergesi niteliğinde, pişmanlık duymadan bir çocuğu kelepçelemek, George Bush’un meşhur sorusu olan ve maalesef terör örgütlerince de sıklıkla tekrarlanan ‘Bizimle misiniz, yoksa bize karşı mısınız?’ sorusu karşısında bir karar vermeye çalışan hem Amerikalıların kendileri, hem de terör örgütlerinin eleman kazanma propagandalarına karşı savunmasız olan Müslümanlar açısından sonuçlar doğuracak.

 .

Çeviri: Sadık ÖNCÜ

Yazar:   Dr. Anne Speckhard

Akademisyen- Georgetown Üniversitesi

NATO-Psikiyatri Uzmanı

Orijinal Dil: Speckhard, Anne (Feb 1, 2017), “Are you with us or against us?”, https://www.onfaith.co/commentary/are-you-with-us-or-against-us

_____________________

ÇEVİRMEN NOTU:

[1] Unutmayalım ki Irak Savaşı’nda Başkan Bush’un bir diktatörü ortadan kaldırmaya kendini adamış olmasından daha inandırıcı olan, Irak petrolünün çekiciliği idi. Dahası, Başkan Yardımcısı Richard Cheney’in Halliburton Şirketi de dahil olmak üzere, Bush’un arkadaşlarının kazanacağı olağanüstü kârlardı.

 

 

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz