Twitter Facebook Linkedin Youtube

MAKEDONYA’DA TÜRKÇE EĞİTİM SORUNLARINA ÇÖZÜM ARANDI

SASAM’ın da katıldığı “Makedonya’daki Türkçe Eğitimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı”, 24-25 Aralık 2016 tarihlerinde Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gerçekleştirildi.

Makedonya Eğitim Bakanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA’nın ortaklaşa düzenlediği çalıştayda; Makedonya genelinde Türkçe eğitim veren 65 ilköğretim okulu ve 13 lisede görev yapan eğitimciler, Makedon üniversitelerinin Türkoloji bölümlerinde görev yapan üniversite hocaları ve Makedonya ile Türkiye’den konuyla ilgilenen çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri bir araya geldiler.

Çalıştay süresince başta Türkçe eğitiminde karşılaşılan sorunlar olmak üzere, Türk öğrenci ve eğitimcilerin karşılaştıkları diğer sorunlar, derinlemesine masaya yatırıldı ve bu sorunlar için çözüm önerileri dile getirilerek bir eylem planı hazırlandı.

Çalıştay; ilköğretim, lise ve üniversite düzeyinde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini ayrı ayrı istişare etmek üzere, üç atölye çalışması şeklinde gerçekleşti.

SASAM Başkanı Süleyman ERDEM ve Başkan Yardımcısı Cesurhan TAŞ’ın Beyaz Hareket Vafkı’nın davetlisi olarak katıldığı atölye çalışmalarında dile getirilen sorunlar, aşağıdaki gibi oldu:

* İLKÖĞRETİM

Türkçeye çevrilen materyallerde eksik veya hataların olması: Makedonya’da yaşayan etnik unsurların anadillerinde eğitim almaları, anayasal bir hak. Ancak kanunen ders materyalleri, önce Makedonca hazırlanıp sonra diğer dillere çevrilmek durumunda. Yapılan tercümelerin bir kısmı ise çok problemli. Tercümeler kelime kelime yapılmış ve cümlelerin anlam bütünlüğü kaybolmuş. Kitaplardaki bazı ifadeleri eğitimciler dahi anlayamıyorlar. Bu durum, çocuklarda olumsuz sonuçlar doğuruyor.

Tercüme sorunu, özellikle yarışma sınavlarında Türk öğrencilerin başarılarını oldukça olumsuz etkiliyor. Yanlış veya eksik tercümeler, Türk öğrencilerin soruları anlayamamalarını ve sınavlarda başarılı olamamalarını beraberinde getiriyor. Bu da Türk öğrencilerin akademik ve profesyonel kariyerleri için ihtiyaç duydukları bazı belge ve sertifikaları alamamalarına ve diğer etnik unsurlara nispetle geri kalmalarına neden oluyor.

Ders Kitaplarında içerik sorunlarının bulunması: Sosyal Bilgiler, din ve müzik kitaplarında yanlış ve eksik bilgiler bulunmakta. Sosyal Bilgiler kitaplarında; Osmanlı Devleti, baskı uygulayan ve işgalci bir güç olarak tanıtılmakta, Türk ve İslam kültürüne dair olması gereken bilgiler ilgili kitaplarda yer almamakta, müzik kitaplarında dahi Türk ve İslam kültürünü yansıtacak şarkılar yerine Hristiyanlık temalı şarkılar çocuklara öğretilmekte. Örneğin 6. sınıf Dinlerde Ahlak kitabı, Hristiyanlığı anlatan kitaptan tercüme edilmiş ve kitapta Hristiyanlık ritüelleri öğretiliyor. Tarih kitaplarında ise Makedon ve Arnavut tarihi öğretilirken, Türk tarihine yer verilmiyor.

Bu bağlamda Cambridge Ders Programı ile ilgili de sorunlar yaşanmakta. 2013 yılından itibaren birinci sınıftan altıncı sınıfa kadar olan öğrenciler, Matematik ve Doğa Bilimleri derslerine Camdrige ders programıyla eğitim almaya başladılar. Önümüzdeki yıl 7-9. sınıf öğrencileri de bu programla eğitim görecekler. Ancak Cambridge’in özellikle matematik kitabında önemli sorunlar var. Konular sırasına göre işlenmemiş ve hatalı bölümler var. Bir öğretmen, Cambridge sisteminin çok büyük sıkıntılara yol açtığını ve çocukları dağıttığını ifade ediyor. Bunu teyit eden diğer bir öğretmen, bu sistemin karma sınıflarda daha büyük problemlere yol açtığını dile getiriyor. Diğer bir öğretmen ise Cambridge sisteminin kültürel bir soykırım olduğunu ifade ediyor.

Hala Türkçe’ye çevrilmeyen ders materyallerin bulunması: Özellikle toplum kitapları hala Türkçeye tercüme edilmedi.

Karma sınıf problemi; Türk öğrenciler az olduğu için karma sınıflarda eğitim verilmesi nedeniyle çocukların gelişimlerinde olumsuzluklar yaşanmakta. 30 yıldır eğitim faaliyetlerinde bulunan bir öğretmen, öğrenci sayısı artsa bile karma eğitimin devam ettirildiğini, bu sorunu çözmek isteyen yetkili bir merciinin olmadığını ifade ediyor.

Kadro sorunu: Türk öğretmenler için yeterli kadro açılmıyor ve açık olan kadrolara atamalar çeşitli gerekçelerle yapılmıyor. Türkçe eğitim veren okullarda sınıf öğretmenleri dışındaki branş (alan) öğretmenleri genellikle Makedon öğretmenler oluyor.

İstişareler esnasında bir öğretmen; “boş kadromuz var ama bu kadrolar için yetişen insanımız yok” ifadesini kullanırken, diğer bir öğretmen; “hayır, yetişen insanımız var. Ben mezun olduktan sonra 2 sene iş bekledim” şeklinde cevap veriyor.

Bugüne kadar Türk öğretmenler için boş kadro ve atamaları takip edecek bir merciin olmadığından ve hangi bölge ve köylerde Türkçe eğitim verilen sınıfların takip edilmediğinden dert yanılıyor. Ne kadar mezun adayı ve ne kadar dolu/boş kadro olduğunun bir merci tarafından takip edilmesi ve ilgililerin yönlendirilmesi gerektiği dile getiriliyor.

Lise diplomalı Türkçe öğretmenleri var. Bu da kaliteyi olumsuz etkiliyor. Ayrıca hayatında Türkçe eğitimi görmemiş kişiler, Türkçe öğretmeni yapılabiliyor. Türk öğretmenler varken, öncelik Makedon öğretmenlere veriliyor. Makedonca eğitim gören sınıf öğretmenleri, Türkçe eğitim verilen sınıflara sınıf öğretmeni olarak atanıyor.

Türk öğretmenlere yönelik kısıtlar: Türk öğretmenlerin takip ve istifade edebilecekleri Türkçe rehber ve klavuz kitaplar bulunmuyor. Ayrıca öğretmenlere yönelik resmi program ve seminerlerde Türkçe tercüme yapılmadığı için Türk öğretmenler bu programlardan istifade edemiyorlar. Ayrıca Eğitim Geliştirme Ajansı’nda Türk öğretmenlerin dertlerini aktarabilecekleri bir Türk temsilci yok.

Bir öğretmen, yıllardır okullarına müfettiş/danışman gelmediğini ve sorunlarını yetkililere aktaramadığını ifade ediyor ve “Yetim gibiyiz, ezildiğimiz yeter artık!” şeklinde duygularını ifade ediyor.

Okuma kitabı, kitabevi ve kütüphane eksikliği; Türk öğrencilerin ders dışı okuma alışkanlıklarını geliştirmeye yönelik okuma kitapları bulunmuyor. Türk öğrencilerin kitap satın alabileceği bir kitabevi yok. Kütüphanelerde Türkçe kitap bulunmadığı gibi, bir Türkçe Kütüphane de yok. Türkçe sözlük ve ansiklopediler yok. Türkçe eğitim verilen her okulda bu materyallere ihtiyaç var.

Maddi sıkıntılar: Türkçe eğitim verilen okulların ihtiyacı olan araç-gereç vb. maddi kaynaklar, belediyelerin sorumluluğunda olmasına rağmen belediyeler bu sorumluluklarını yerine getirmemekte. Okullar, araç-gereç temininde sorun yaşamakta. Okullar, Türkiye’nin destekleri ile ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Okulların özel bütçeleri bulunmamakta, bu nedenle de okullar istedikleri şekilde eğitime yön verememekte.

Ders kitabı ve okuma kitapları yetersiz, Türk öğrenciler kitapsız kalabilmekte.

Okula uzak mesafede ikamet eden öğrenciler için ulaşım sorunları da yaşanmakta.

Türkçe eğitim vermeyen okullarda Türkçe öğrencilere seçmeli ders olarak sunulmuyor.

* LİSE (aşağıdaki hususlar, katılımcıların ağzından aktarılmıştır)

9 yıllık ilköğretimden sonra hala ismini yazamayan öğrencilerimiz var. Sorunu biraz da kendimizde aramamız lazım.

Türk halkının öğretmene bakışı sorunlu. Hiçbir şey olamayanların öğretmen oldukları yönünde bir algı bulunmakta ve ailelerinin çocuklara “hiç olmazsa öğretmen ol” şeklinde bir yaklaşımda bulunmakta. Öncelikle öğretmenlerin imajı düzeltilmeli.

En büyük problem, idari sorunlar. Bizi kendi adamlarımız yönetmiyor. Söz sahibi olamıyoruz. Türkçe eğitim veren her okulda en az bir müdür yardımcımız olmalı. Okul idarelerinde Türk yetkililer olmadığı için pek çok seminer, proje vb. etkinliklerden haberdar bile olamıyoruz.

Sorunlarımız için müracaat edebileceğimiz bir öğretmenler derneğimiz veya sendikamız olmalı. İlk müracaat merciimiz bu kurum olmalı. Siyasiler ve diğer ilgili makamlarla gerekli görüşmeleri bu kurum yapmalı.

Bazı okullarda kadro bol, öğrenci sayısı azalıyorken bazı okullarda ise öğrenci sayısı artıyor ama kadro az.

Öğrenci sayısı azalan okullarda bu sayının niçin azaldığı araştırılmalı. Bu öğrenciler nereye gidiyor?

Kanuna göre Türkçe eğitim gören sınıflarda ders veren öğretmenlerin Türkçe bilmesi gerekmekte. Ama Türkçe bilmeyen Makedon öğretmenler, Türkçe eğitim verilen sınıflarda derse giriyor.

Biz her şeyi Türkiye’den bekliyoruz ama biz bu ülkenin vatandaşıyız. Makedonya Cumhuriyetine vergi ödüyoruz. İhtiyaçlarımız için gerekli kaynakları Makedon hükümetinden temin etmeliyiz. Bunun için de örgütlenmeliyiz.

Eğitimde kalite, sürekli düşüyor.

Matura ve External sınavlarında çeviri sorunları nedeniyle öğrencilerin başarılarında düşüş yaşanıyor. Bu merkezi sınavlarda google çevirileri kullanılmış, bu nedenle de cümleler anlaşılamıyor.

Okullarda laboratuar, bilgisayar ve internet eksik.

Öğrencilere rehberlik yapacak Türkçe bilen rehber öğretmen yok. 1600 öğrencili Gosivar Lisesi’nde sadece 1 rehber var, o da Makedon.

Maaşlarımız düşük. Yunanistan’da Türkçe ders veren öğretmenlere Türkiye’den ekstra ödenek tahsis ediliyor. Motivasyon açısından bize de verilebilir!

Makedonya Eğitim Bakanlığı temsilcisinin “İyi tercüme yapacak kişiler bulamıyoruz, tercüme yapanlar yetersiz.” yakınmasına Türk öğretmenlerden birinin cevabı: “beleşe tercüme yapmayacağım, tercüme için bütçe ayrılsın.”

Doğu Makedonya’da 13 yıllık Radoviç Lisesinde din ve ahlak dersine papaz giriyor. Bu gibi sorunları dile getiren ara kurumlarımız var ama nihai çözüm için siyasal destek yok.

“Kitapları niçin tercüme ediyoruz, tercüme etmek zorunda değilsek Türkiye’den müfredata uygun kitap getirelim” teklifi yapıldı. Kanuna göre böyle bir şeyin mümkün olmadığı, kitapların Makedonca yazılıp diğer dillere tercüme edilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu belirtildi.

Böyle bir çözüm için kanun değişikliği yapılması gerek ancak Türklerin en büyük sorunu, siyasallaşamamak. Sorunlarımızı Makedon Meclisinde dile getirecek kimsemiz yok, sadece bir milletvekilimiz var. Türk toplumunun Makedon Meclisinde böyle bir tekli getirme imkanı yok. (Cevap olarak Arnavutların desteği ile böyle bir teklif getirilebileceği söylendi)

Türk toplumu, Makedonya Cumhuriyetinin kendilerine sağladığı hukuki hakları ne kadar biliyor? Anadilde eğitim hakkı, insan hakkıdır. Bunu teslim etmeyen Makedonya Cumhuriyeti yetkililerinden resmi talepte bulunuldu mu? Talep karşılanmayınca mahkemeye gidildi mi? İç hukuk tüketilip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidildi mi?

Kanuna göre Makedonca ders kitaplarını hazırlayan yazarlar, 1 ay içinde Arnavutça ve Türkçeye çevirmekle de yükümlü.

Ohri Çerçeve Anlaşmasına göre (6/1 madde) 9 yıllık zorunlu eğitim anadilde düzenlenmek zorunda.

Ders kitaplarını kendimiz hazırlayabilmek için kanun değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz.

Hukuki zemini bilmeden başarılı olamayız. Öncelikle Türk toplumunda Makedonya’da vatandaş olma bilinci oluşturmamız lazım.

Bir öğretmen; “hukuk yok ki!, AİHM’e müracaat ederek hapse girmeye niyetim yok benim” (Cevap: “yorganda da, urganda da ölüm seni bulacak!, mücadele etmek lazım”)

Eğitim bakanlığı görevini hakkıyla yerini getirmiyor. Kanunlarda sorun yok, uygulamada sorun var.

Türkçe Eğitim Stratejisine ihtiyaç var.

2003’te bu konu ile ilgili bir çalıştay yapılmıştı. 2009’da da MATUSITEB benzer bir çalıştay gerçekleştirdi. Ama bu çalıştaylarda çıkan kararları takip edemedik. Takip için bir mekanizmaya ihtiyaç var. Bu mekanizma, aynı zamanda strateji belgesini de oluşturup takip edebilir.

Büyük millet diye bir şey yoktur, iyi örgütlenen organize edilmiş milletler vardır.

Hak verilmez, alınır. Örgütlü şekilde çabalamak lazım.

* ÜNİVERSİTE

Makedonya’da üniversite sınavı yok Herkes istediği bölüme bir önşart olmadan kayıt yaptırabiliyor. Filoloji bölümleri için de öncesinde o dili biliyor olmak veya yeterli puan almak gibi bir şart yok. Bu nedenle de hiç Türkçe bilmeyen öğrenciler Türkoloji bölümüne kayıt yaptırabiliyor. Türkolojide anadili Türkçe olmayan öğrenciler için dersler Makedonca anlatılıyor.

Bu sıkıntıyı gidermek için Lise 3 ve 4. Sınıflarda seçmeli Türkçe dersleri konulabilir. Türkoloji bölümüne gitmek isteyen Makedon ve Arnavut öğrenciler, lisede iken dil sorununu belli ölçüde çözebilir. Çünkü Türkoloji bölümüne gelen öğrenciler, genelde Türkçe öğrenmeye çok hevesliler. Kendilerine yol gösterildiğinde zorlamaya gerek kalmaksızın kurslara devam ederek öğrenmeye çalışıyorlar.

Türkiye’ye lisans ve yüksek lisan öğrenimine giden Türk öğrenciler, çoğunlukla geri dönmüyorlar. Biz azınlığız, bizden giden her öğrenci, sonrasında ailesini de götürüyor. 1993-2010 yılları arasında Türkiye’ye giden öğrencilerden 3.746’sı geri dönmedi. Bunların arkasından giden aileleri ile birlikte 28.000 Türk göçtü Makedonya’dan. Bu gidişle 20 yıl sonra, buralarda sadece Osmanlı’dan kalma birkaç köprü kalacak!

Üniversitelerde kadro sorunu yok. Yeterli kadro var ama bu kadrolara atama yapılmıyor! Biz birbirimizle uğraşmak yerine kadro açılmadığında veya açık kadrolara atama yapılmadığında hukuki mücadele vermeliyiz. Jupa’daki Türkçe eğitim davası dışında açılmış ikinci bir davamız yok!

Türkçe eğitim talep eden bir tane bile Türk öğrenci olsa, devlet ona bir Türkçe öğretmeni tahsis etmek zorunda. Bu nedenle Türk öğrenciler, meşhur tek bir okul yerine farklı okullara yönlendirilebilirse, Türkçe öğretmenleri için yeni kadrolar açılabilir.

Türk toplumunun ihtiyaç duydukları kadrolar için öğrenciler teşvik edilebilir, ihtiyaç duyulan bölümlere gidecek öğrencilere burs verilebilir.

Devlet üniversiteleri ile Türk üniversitelerinde görev yapan Türk hocalar arasında iletişim yok. Genel anlamda bir koordinasyon sorunu yaşanıyor.

Makedonya Cumhuriyetinde 70 Türk Derneği var ve MATUSITEB çatısı altında yer alıyorlar. Bunların 50’si eğitim ve kültür derneği ama sorunların çözümünde pasif kalıyorlar.

 ***

Çalıştay sonrasında hazırlanan bildiri ise şu şekildedir:

MAKEDONYA’DA TÜRKÇE EĞİTİMİNDEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ

24–25 ARALIK ÜSKÜP

Ana dilde eğitim, insan hakları evrensel beyannamesinde insan hakkı olarak belirtilmiştir. Ohri Çerçeve anlaşmasının eğitim ve dillerin kullanımı ile ilgili 6. Maddesinin 1. fıkrasında temel eğitimin ana dilinde yapılacağı aynı maddenin 2. fıkrasında da eğitimin devlet tarafından destekleneceği belirtilmiştir. Makedonya Cumhuriyeti Anayasasının 48. Maddesinde ise birinci sınıftan lise son sınıfa kadar kendi ana dilinde eğitim görmesi kanunda belirlenmiştir. Yani Makedonya’da anadilinde eğitim ve öğretim hakkı garanti altına alınmıştır. Makedonya Cumhuriyeti’nin Anayasasının bu maddesine dayanarak ihtiyaç duyulan her yerde Türkçe sınıfların açılması mecburidir.

24-25 Aralık 2016 tarihinde Makedonya Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı ve Yunus Emre Enstitüsü’nün organizasyonunda Üsküp’te düzenlenen Makedonya’da Türkçe Eğitimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri çalıştayı, Makedonya’daki Türkçe eğitim sorunlarına bilimsel bir perspektif sunmak amacıyla eğitim yönetimi boyutu, eğitimin ekonomik, sosyal ve kültürel boyutları, öğretmen boyutu, eğitim ortamları ve donanım boyutu, denetim ve rehberlik boyutu, dil eğitimi boyutu, ölçme ve değerlendirme boyutu olmak üzere yedi grupta ele alınmıştır.

Bu çalıştayda eğitim sorunlarını okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve Yüksek Öğretim alanlarını kapsayacak biçimde Makedonya’daki tüm eğitim paydaşlarının katılımıyla, tartışmaya açılmış, tartışılan sorunların çözüm önerileri aşağıda maddeler halinde ilgililere sunulmak üzere sıralanmıştır:

1.Makedonya’daki Türkçe eğitiminde karşılaşılan problemlerin çözümü ve Türkçe eğitim-öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için; Makedonya Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı ve Türkçe eğitimini ilgilendiren başta Belediyeler olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların ilgili birimlerinde Türklerin istihdam edilmesi.

2.Makedonya Cumhuriyetinde Türkçe eğitim ve öğretimin sorunlarının çözüme kavuşturulmasında öğretmen, öğrenci, veli ve idarecilerle ilgili olarak işlerin tespiti ve takibinde aktif rol almak üzere Türk öğretmenlerin teşkilatlanması; bu amaca yönelik olarak bir Türk Öğretmenler Sendikası’nın kurulması, bu sendikanın kuruluşu ile ilgili ilk çalışmaları yapmak üzere üç kişilik bir girişim heyetinin oluşturulması.

3.Eğitim ve Bilim Bakanlığı bünyesinde düzenlenen hizmet içi seminerlerinin Türk öğretmenler için Türkçe düzenlenmesi. Hizmet içi kurslar için hazırlanacak materyallerin de Türkçe hazırlanarak dağıtılması.

4.Makedonya Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde; Makedonya’da Türkçe eğitim yapan öğretmenlerin, bilgi ve görgülerinin arttırılması, alanları ile ilgili bilimsel yeni gelişmelerden haberdar olmaları amacıyla Türkiye’de hizmet içi kurslarına katılmalarının sağlanması.

5.Makedonya’da ders kitaplarının Türkçeye tercümesinde yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla, bir tercüme bürosunun kurulması ve bu tercüme bürosunda branş öğretmenlerinin yanında Türk dili açısından kitapları düzeltecek Türkçe uzmanlarının da bulundurulması.

6.Makedonya’da eğitim sürecinde okutulan ders kitapları ve diğer materyallerdeki milletlere yapılan hakaret içerikli ifadelerin kaldırılması.

7.Mevcut müfredatların gözden geçirilerek çağdaş şartlar çerçevesinde güncellenmesi.

8.Türkçe eğitiminin lektür (okuma) kitapları listesinin güncellenerek bu kitapların basılmasının sağlanması.

9.Makedonya’da Türkçe yayın yapan yayın evlerinin desteklenmesi ve eğitim süreciyle bağlantılı olarak koordineli çalışmalarının sağlanması. Makedonya’da yayınlanan Türkçe süreli yayınların eğitim sürecinde etkili bir şekilde kullanılabilmesi için desteklenmesi ve birbirleriyle anlaşmalarının sağlanması; hali hazırda çıkmakta olan çocuk dergilerinden birinin birinci kademe için, diğerinin ise ikinci kademeye yönelik olarak çıkmasının sağlanması, bu materyallerin okullarda bulundurulması.

10.Makedonya’nın muhtelif şehirlerinde Türkçe yayınların teşhir ve satışının yapıldığı, kültür ve eğlence özelliği de olan kitap kafelerin açılmasının teşvik edilmesi.

11.Makedonya’daki Türkçe eğitim veren okulların her birinin, Türkiye’deki bir okulla kardeş okul yapılmasının sağlanması ve bu bağlamda Makedonya’nın kendi içinde de Türkçe eğitim veren okulların kardeşleştirilmesi.

12.Makedonya’da eğitimin kalitesinin arttırılması için karma sınıf uygulamasından vazgeçilmesi.

13.Örgün eğitime ilk adım niteliğini taşıyan okul öncesi eğitimde kreşlerin sayısının arttırılması ve özel kreşlerin açılmasında Makedonya devletinin sunduğu teşviklerden faydalanılması.

14.Makedonca, Arnavutça ve Sırpça eğitim gören öğrencilerin, seçmeli ders olarak Türkçeyi de seçebilmelerinin sağlanması.

15.Türkçeyi yaygın olarak kullanamayan soydaşların bulundukları bölgelerde Türkçe eğitim veren sınıfların açılması.

16.Medreselerde eğitim gören öğrencilerin diğer orta öğretim öğrencilerinin sahip olduğu haklara sahip olabilmeleri için, denklik için gerekli olan derslerin bu okullara konulması ve medrese mezunlarına üniversitelere giriş yolunun açılması.

17.Eğitimi Geliştirme Ajansı, Eğitim Müfettişliği, Devlet Sınav Merkezi ve Orta Mesleki Eğitim Merkez’lerinde Türk kadrolarının istihdam edilmesi ve bunların Üsküp ve bölgeler bazında görev yapmalarının sağlanması.

18.Makedonya’da Yüksek Öğretimde, Türkçe öğretiminin kaliteli hale getirilmesi için, Türkoloji ve Şarkiyat bölümlerine Türkçe hazırlık sınıflarının konması ve hazırlık eğitiminin Türkiye’den görevlendirilecek Türkçe eğitimde uzman hocalar tarafından yürütülmesinin sağlanması.

19.Yüksek Öğretim amacıyla Türkiye’ye giden öğrencilerin geri dönmesinin sağlanabilmesi için YTB mevzuatlarının 2 yıl Türkiye’de, 2 yıl Makedonya’da okunacak şekilde burs sistemlerinin güncellenmesi.

20.Makedonya dışından YTB aracılığı ile Türkiye’de okumak için başvurup, Yüksek Öğretime yerleştirilemeyen öğrencilerin Makedonya’da Türkçe eğitim veren üniversitelere YTB Burslusu olarak yönlendirilmesinin sağlanması.

21.Makedonya’da Türkçe eğitimi yapan özel ve devlet üniversitelerinin işbirliğinin sağlanması.

22.Makedonya’da görev yapan yerli hocalara kendi üniversiteleri aracılığı ile bilimsel toplantılara katılabilmeleri için maddi destek verilmesinin sağlanması.

23.Makedonya’da Türkçe eğitimin her kademesinde kadro açılması için mevzuatta yer alan iç hukuk yollarının kullanılmasının sağlanması, bu yollar tüketildikten sonra sonuç alınmazsa yasal yollarla haklarının aranması.

24.Yüksek Öğretim kurumlarının öğrenci işlerinde Türk öğrencilerden sorumlu, Türkçe bilen bir memurun bulundurulması.

25.Yüksek Öğretimde, öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının işler hale getirilmesi.

26.Türkçe eğitim veren Yüksek Öğretim kurumlarında bölüm bitirme tezleri, yüksek lisans tezleri ve doktora tezlerinin Türkçe yazılarak, Türkçe savunulmasının sağlanması.

27.Eğitim Fakültelerinin bütün branşlarına, Türkçe eğitim verecek kadroların ve Türkçe materyallerin sağlanması.

28.Türkoloji ve Şarkiyat Bölümlerinde, Yunus Emre Enstitüsü’ne ait Türk Odaları’nın oluşturulması.

29.Türkoloji ve Şarkiyat Türk Dili bölümlerinde okuyan öğrencilerin ve Pedagoji Fakültelerinde okuyan öğretmen adaylarının stajlarının/öğretmenlik uygulamalarının Türkçe eğitim veren okullarda yapmalarının sağlanması

30.Türkoloji ve Şarkiyat Türk Dili bölümlerinde okuyan öğrenciler ve Pedagoji Fakültelerinde okuyan öğretmen adaylarının Pedagojik Formasyon eğitimi ile ilgili derslerine alan uzmanı Türk akademisyenlerin girmesinin sağlanmalı

31.Yunus Emre Enstitüsü aracılığı ile Makedonya Yüksek Öğretiminde görevlendirilen öğretim elemanlarının en az 3 yıl kesintisiz görevlendirilmesinin sağlanması.

32.Üniversitelerde Türkçe Sevdalıları öğrenci topluluklarının kurulmasının teşvik edilmesi ve bu topluluklarının Türkiye’deki öğrenci toplulukları ile irtibatlarının kurulması.

33.Makedonya’da Türkçe yaygın eğitimi kapsamında 24 saat Türkçe yayın yapacak ulusal bir radyonun desteklenmesi.

34.Makedonya’da Türkçe eğitiminin her aşamada yaşatılmasını sağlamak adına, Yüksek Öğretimde de Türkçe eğitim yapan üniversitelerin desteklenmesi, akredite edilerek denkliğinin verilmesi.

35.Makedonya bünyesinde hizmet verecek, Yahya Kemal Beyatlı Türkoloji Enstitüsü’nün işler hale getirilmesi ve bu enstitü bünyesinde bütün balkanlara hizmet verebilecek bir Türkoloji İhtisas Kütüphanesi’nin kurulması.

36.Yunus Emre Enstitüsü’nün ihtiyaç olması halinde Üsküp dışında da Türkçe kursları açması ve Makedonya genelindeki mevcut Türkçe kurslarının Yunus Emre Enstitüsünün gözetiminde yürütülmesinin sağlanması.

Balkan coğrafyasında Türkçenin binlerce yıllık eğitim dili geçmişinin bilincinde olarak:

İş bu bildirgede belirtilen sorunların dışında Türkçe eğitiminin daha başka sorunlarının olduğu da bir gerçektir. Bilim adamlarının, öğretmenlerin, sivil toplum teşkilatı temsilcilerinin, velilerin, ulusal ve uluslararası gözlemcilerin iştirakı ile gerçekleştirilen bu çalıştayın sonuç bildirisi Makedonya devletinin başta Eğitim ve Bilim Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlarına ulaştırılmalıdır.

  Başta Türkiye olmak üzere konu ile ilgili ulusal ve uluslararası bütün kurumlara duyurulmalıdır. Bu amaçla bildirinin Türkçe, Makedonca, Arnavutça ve İngilizce olarak basın yayın organlarında yer almasının sağlanmalıdır.

 Makedonya’daki Türkçe eğitimin sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi için bu sonuç bildirisinde yer alan hususların ve çalıştay raporlarının takibinin yapılabilmesi için bu çalıştay ve benzerlerinin her yıl yapılarak geleneksel bir boyut kazanması sağlanmalıdır.

Hayırlara vesile olması dileğiyle kamuoyuna ve ilgililere saygıyla duyurulur.

ÇALIŞTAYDAN KARELER:

Makedonya Büyükelçimiz Sayın Tülin Erkal KARA’yı ziyaretten bir kare

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz