2016’YA STRATEJİK BAKIŞ – Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi – SASAM
Twitter Facebook Linkedin Youtube

2016’YA STRATEJİK BAKIŞ

sener mengene

Şener MENGENE

Kayıp yıl ilan ettiğimiz 2015 geride kaldı ama ders almamız gereken birçok konuyu da dikkatlerimize sundu. 2015 yılına damgasını vuran en önemli olay; hiç şüphesiz seçim tekrarı olmuştur. Yaklaşık 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizde ilk defa yaşanan seçim tekrarı ile iki seçim geçirdiğimiz 2015 yılının dokuz ayı heba olmuştur. Bu gibi olumsuz durumları bir daha yaşamamak için gerekli çalışmaları anayasal çerçevede yapmakta fayda vardır.

2016 yılı başı itibariyle dünya güç dengelerine, küresel bazda etkili kuruluşlara ve ülkelere bir göz atalım:

Etkili Uluslararası Kuruluşlar; BM, G-8, AB, NATO, BRICS, G-20, İ.İ.T, Arap Birliği, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi -TDİK)

Dünya geneli etkili ülkeler; İngiltere, Vatikan, ABD, İsrail, Rusya ve Çin

Avrupa; Vatikan, Almanya ve Fransa

Asya; Rusya, Çin, Hindistan ve İran

Afrika; Fransa, Çin ve İsrail

Güney Amerika; Brezilya

Ortadoğu; İsrail, İran ve Suudi Arabistan

Forbes Dergisi 2015 dünyada etkili kişiler listesinin ilk beş sırası da bir bakıma bu bilgileri teyit ediyor. Buna ilave olarak dünya genelinde Vatikan, Dünya Yahudiler Birliği ve İngiltere Kraliyet Ailesi de ayrıca dikkate alınması gereken etki noktalarıdır.

Türkiye olarak bölgemizde ve dünya da söz sahibi olabilmek için güç dengelerini dikkate almak zorundayız. Özellikle dünya haritasında değişiklikler beklediğimiz bu yılda, Türk ve İslam dünyasında daha etkin olmalıyız.  Bu nedenle İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Türk Konseyi (TDİK) ile ilişkilerimizi üst seviye’ye çıkarmalıyız. Yaşanan insan hakları ihlalleri, göçler, çatışmalar, zulümlerin azalması ve sona ermesi için daha fazla inisiyatif almaya hazır olmalıyız. Suriye, Irak, Filistin, Arakan, Karabağ, Doğu Türkistan gibi konularda çözüm üretme adına doğru politikalar geliştirmeli ve uygulamalıyız. Aksi takdirde Arap Baharı gibi bir Türk Baharı ile karşı karşıya kalabiliriz.

Türkiye nezaman güçlenme ve ayağa kalkma dönemine girse, mutlaka bir engel ile önü kesiliyor. Bu engel farklı dönemlerde farklı şekillerde olabilir, Gezi Parkı olaylarında bir ağaçla başlayan basit bir olay, uluslararası manipülasyonlarla çok farklı noktalara ulaştı ve günlerce ülke gündemini işgal ettiği gibi dünya kamuoyunda da ülkemizi zor duruma düşürdü. Ülkemize gelen yabancı yatırımcıların yön değiştirmesine, turizm gelirlerinde ve borsa da ciddi kayıplara sebep oldu. Bu gibi toplumsal ayrışmaya sebep olan sansasyonel olayların tam olarak sona erdiğini de söylemekten çok uzaktayız malesef. Şimdi de farklı bir versiyon, öz yönetim adı altında Doğu ve Güneydoğu’da hendek ve barikat olarak kendini gösteriyor.

Küresel silah ve ilaç ticaretinin hacim olarak artma eğiliminde olacağı bu yılda yeni savaşlara, yeni hastalıklara, yeni haritalara ve yeni devletlere hazır olmalıyız.

Türkiye olarak özellikle, nükleer enerji, nano teknoloji, dijital sistemler, uzay teknolojileri, savunma sanayi, ilaç sanayinde daha etkin olmalıyız, kendi teknolojimizi, silah, ilaç ve gıdamızı üretmek mecburiyetindeyiz. Bununla birlikte dış politikada denge unsuru sağlanmalı, Rusya’nın uyguladığı soğuk savaşa önlem alınmalı, terörle mücadele kararlılıkla ve bütün boyutları ile sonuna kadar sürdürülmeli, istihbarata ağırlık verilmeli ve büyükşehirlerde terör olayları başlamadan önlenmeli, imalat sanayine ve ihracaata daha fazla destek verilmeli, yabancı sermaye çıkışına ve borsada oluşabilecek olağanüstü durumlara hazırlık yapılmalıdır.

Özellikle iç piyasanın hareketlenmesi açısından cansuyu olacak nakit para enjekte edilmeli, istikrarı sürdürme ve gelecekte devlet yönetiminde ikiliğe sebep olmamak için milli ve manevi değerlerimiz ışığında, toplumsal talep ve ihtiyaçları da göz önüne alarak demokratik yeni anayasa, bu sene ciddi bir şekilde gündeme alınmalı ve gerekli çalışmalar başlatılmalıdır.

.

Şener MENGENE

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz