Twitter Facebook Linkedin Youtube

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ VE ÇÖLLEŞMEYLE MÜCADELE

Mustafa ÇETİN

Mustafa ÇETİN

Geniş tabanlı, evrensel ve sürdürülebilir kalkınma kapsamında yoksulluğun yok edilmesi, eşitsizliklerle mücadele ve çevrenin korunması amacıyla 2030 yılına kadar erişilmesi öngörülen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, tarihi Birleşmiş Milletler Zirvesinde 193 üye ülkenin oybirliği ile kabul edildi. New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 25 Eylül 2015’te başlayan 3 günlük Zirvenin ilk gününde 17 ana hedeften oluşan sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin kabulü, Genel Kurul’da aralarında 150’den fazla ülke devlet başkanının da bulunduğu delegeler tarafından coşkuyla karşılandı.

Ülkeler ve uluslararası toplum için yeni bir dönemin kapılarını açan sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile her ülke, yoksulluğun ana nedenlerini ortadan kaldırmak, ekonomik büyümeyi ve refahı desteklemek ve halk sağlığı, eğitim ve sosyal ihtiyaçları karşılamak için adımlar atarken, aynı zamanda çevrenin korunması için de önlemler alacaklar.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Genel Kurul kararını takiben yaptığı açıklamada; “Bu yeni gündem, liderlerin tüm insanlar için verdiği bir sözdür. Bu gündem; evrensel, birbiri ile bağlantılı hedeflerden oluşan ve daha iyi bir dünya yaratılmasına için dönüştürücü güce sahip bir gündemdir” dedi. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile yoksulluğun her boyutuyla ortadan kaldırılmasının amaçlandığını hatırlatan Ban Ki-moon, söz konusu hedefler sayesinde refahın paylaşımı, barış, iklim değişikliğiyle mücadele, insan haklarına ve kadın erkek eşitliğine saygı gösterilmesi konularında başarıya ulaşılması için daha fazla ortak iradenin ortaya konulmasının sağlanacağını belirtti. Genel Sekreter, alınan karar kadar uygulamanın da büyük önem taşıdığını belirtti. Ban Ki-moon, nerede olursa olsun herkesin hedeflere ulaşılmasına katkı sağlaması gerektiğini belirtti ve söz konusu 17 hedefin insanlar ve dünya için yapılacak işler listesi olduğunu ve başarıya giden yolu gösterdiğini söyledi.

Genel Kurul Başkanı Mogens Lykketoft da 2030 Gündeminin yoksulluk ve ayrımcılığın yarattığı haksızlıklarla güçlü bir şekilde mücadele edilmesine imkan tanıyacağını söyledi. Lykketoft; “Eşitsizliklerin azaltılması ve dünyamızın geleceğinin korunması için tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerektiğini biliyoruz. Siyasi bölünmüşlük, yolsuzluklar, çatışmaları ateşleyen ve kalkınmayı engelleyen sorumsuz davranışlara çözüm bulunması gerektiğini de her geçen gün daha fazla algılıyoruz” dedi.

BM Genel Kurulu’ndaki Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde konuşan Başbakan Davutoğlu ise; “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde Türkiye’de diplomasi, hem insani yardım hem kalkınma hedefi konularını bir arada ele almaktadır. Özellikle Sahraaltı Afrika ülkelerine yönelik olarak da çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” dedi. “Biz yıllardır sürdürülebilir kalkınmanın barış ve güvenlik olmadan olamayacağının bilincindeyiz” diyen Davutoğlu, Ortadoğu krizi ve mülteci sorununa dikkat çekti.

Türkiye’nin, en az gelişmiş ülkeleri desteklemek için kurulan bilim, teknoloji ve inovasyon mekanizmasına da ev sahipliği yapmayı önerdiğini aktaran Davutoğlu; “Kalkınma gündemimiz yeni ve çok iddialı. Bunu yürütebilmek için uygulama aşamasında somut adımlara ihtiyacımız var. Bu çerçevede sürdürülebilir kalkınma hedeflerini finanse etmek için gerekli kaynakları devreye sokmamız gerekiyor. 2030 gündemi içinde uygulama için gerekli unsurları etkili bir şekilde yürütmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı. İklim değişiklikleri ve sürdürülebilir kalkınmanın birbiriyle bağlantılı olduğunun altını çizen Davutoğlu, “Biz Türkiye olarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerini, ulusal kalkınma planlarımızın içine entegre ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, Türkiye’nin kalkınma yardımlarının kapsamını geliştirmek için çalıştığını, son yıllarda sağlanan yardımların artırıldığını kaydederek, 2010’da 967 milyon olan kalkınma yardımlarının 2014’te 3,5 milyar dolara çıktığını söyledi. Bu miktarın Türkiye’nin gayri safi milli gelirin yüzde 0,45’ine eşit olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, katkıların artmaya devam edeceğini dile getirdi.

Kamu ve özel sektör arasındaki işbirliğinin geliştirilmesinin önemine de vurgu yapan Davutoğlu, Türkiye’nin G20 dönem başkanlığında özel sektörün kalkınmadaki rolüne öncelik verildiğini, Antalya’da Kasım ayında yapılacak G20 Zirvesi’nde de liderlerin 2030 Gündemi’nin uygulanması konusunda, G20’nin katkılarını geliştireceğini ifade etti. Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz dünya uluslarının liderleri olarak 2030 Gündemi çerçevesinde bu seçkin kurumun çatısı altında bir araya geldik. Amacımız, kimsenin geride kalmayacağı, herkes için daha iyi bir gelecek sağlamak. Biz bugün yaptıklarımızla gelecek nesillere yönelik bir taahhüdün altına giriyoruz ve bu taahhüdü gerçekleştirmek için bir arada çalışmamız lazım. Biz de Türkiye olarak bu konudaki katkılarımızı devam ettireceğiz.”

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin kabul edildiği törene Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen ve Uganda Devlet Başkanı Yoweri Kaguta Musevenin başkanlık yaptı. Liderler, Binyıl Kalkınma Hedefleri sayesinde elde edilen başarıların üzerine yenilerinin eklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Sivil toplum adına törende yer alan Amnesty International Genel Sekreteri Salil Shetty, yaşanan dünya ile arzulanan dünya arasındaki uçurumun büyüklüğü nedeniyle yeni gündeme uluslararası kamuoyunun şüpheyle yaklaşabileceğini ancak, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin insanların umutlarını yansıttığını ve ulaşılabilir hatta ulaşılması mutlaka gereken hedefler olduğunu söyledi.

Zirve süresince Genel Sekreter Ban Ki-moon’un evsahipliğinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerine erişilmesinde özel sektörün üstleneceği rolün ele alınacağı bir forum da düzenlendi. Özel sektörün bu konuda yaptığı çalışmalara dikkat çekmek için önemli bir etkinlik olarak düşünülmektedir.

Konunun Geçmişi

2000 yılında New York’ta BM Genel Merkezinde toplanan Birleşmiş Milletler Binyıl Zirvesine 149 Devlet ve Hükümet Başkanı katılmış ve burada 21. yüzyıla ait temel hedefleri ve kriterleri içeren “Milenyum Deklarasyonu” kabul edilmiştir. Bu deklarasyon, tarihteki en etkili yoksullukla mücadele hareketi olarak kayıtlara geçmiştir (URL-2). Bunun devamında bu deklarasyonu temel alan “Binyıl Kalkınma Hedefleri” belirlenmiş ve BM Genel Sekreteri tarafından 2011 yılında BM Genel Kuruluna sunulmuştur. Bu hedeflere 2015 yılı sonuna kadar ulaşılması hedeflenmiştir.

Daha önceki bu hedefler, yani Binyıl Kalkınma Hedefleri şöyledir;

1. Aşırı yoksulluğu ve açlığı ortadan kaldırmak

2. Herkes için evrensel ilköğretim sağlamak

3. Cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi

4. Çocuk ölümlerini azaltmak

5. Anne sağlığını iyileştirmek

6. HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele

7. Çevresel sürdürülebilirliği sağlama

8. Kalkınma için küresel bir ortaklık kurmak şeklinde belirlenmiştir.

Çölleşme veya geniş ifadesi ile “arazi bozulması”, diğer çevresel konularla birlikte “çevresel sürdürülebilirliği sağlama” hedefi içinde yer almıştır. Hedefler konusunda hükümetlerarası müzakereler, sivil toplum ve diğer paydaşların temsilcilerinin katkıları da alınarak iki yılı aşkın süre devam etti. Katılımcı ve şeffaf istişareler sonucu 2 Ağustos’ta yeni sürdürülebilir kalkınma gündemi belgesi üzerinde anlaşmaya varıldı.

3. 2015 Sonrası Binyıl Kalkınma Hedefleri Çalışmaları

2015 sonrası kalkınma hedeflerinin belirlenmesi çalışmaları Açık Katılımlı Çalışma Grubu (Open Working Group) ve Hükümetlerarası Müzakere Süreci ile yürütülmektedir. 25-27 Eylül 2015 tarihlerinde yapılacak BM Genel Kurulu esnasında “2015 Sonrası Kalkınma Hedefleri” nin kabul edilmesi kararlaştırılmıştır (URL-4). 2013 yılı Mart ayında çalışmalarına başlayan Open Working Group, birçok toplantı yapmış ve tavsiye kararlarını hazırlamıştır.

Bu sürecin ayrıntısı olarak BM çatısı altında “Hükümetlerarası Müzakere Süreci-Intergovernmental Negotiations on the Post-2015 Development Agenda” başlatılmış, bunun ilk toplantısı 2015 yılı Ocak ayında, ikincisi Şubat ayında, üçüncüsü ise 23-27 Mart 2015 tarihlerinde New York’ta yapılmıştır. Ülkemiz, BM Daimi Temsilciliği kanalı ile sürece aktif şekilde katılım sağlamıştır (URL-5). 25-27 Eylül 2015 tarihlerinde yapılacak BM Genel Kurulu esnasında “2015 Sonrası Kalkınma Hedefleri” nin kabul edilmesi kararlaştırılmıştır. Hükümetlerarası Müzakere süreci “Open Working Group” tarafından hazırlanan tavsiye kararları üzerinde çalışmalarına devam etmektedir.

surdurulebilir kalkinma hedefleri
Foto 1. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (2015-2030) (URL-3)

 2030 Yılına Kadar Erişilmesi Öngörülen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

Hedef 1. Her tür yoksullluğu, nerede olursa olsun sona erdirmek,

Hedef 2. Açlığı bitirmek, gıda güvenliğini sağlamak, beslenme imkanlarını geliştirmek ve sürdürülebilir tarımı desteklemek,

Hedef 3. İnsanların sağlıklı bir yaşam sürmelerini ve herkesin her yaşta refahını sağlamak,

Hedef 4. Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese yaşam boyu eğitim imkanı tanımak,

Hedef 5. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarını güçlendirmek,

Hedef 6. Herkes için suya erişimi ve suyun ve sağlıklamanın sürdürülebilir yönetimini garanti altına almak,

Hedef 7. Herkes için erişilebilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerji sağlamak,

Hedef 8. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik kalkınmayı sağlamak, tam ve üretici istihdamı ve insan onuruna yakışır işleri sağlamak,

Hedef 9. Dayanıklı altyapı inşa etmek, sürdürülebilir ve kapsayıcı sanayileşmeyi ve yeni buluşları teşvik etmek,

Hedef 10. Ülkelerin içinde ve aralarındaki eşitsizlikleri azaltmak,

Hedef 11. Kentleri ve insan yerleşim yerlerini herkesi kucaklayan, güvenli, güçlü ve sürdürülebilir kılmak,

Hedef 12. Sürdürülebilir tüketimi ve üretimi sağlamak,

Hedef 13. İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele için acil olarak adım atmak,

Hedef 14. Okyanusları, denizleri ve deniz kaynaklarını sürdürülebilir kalkınma için korumak ve sürdürülebilir şekilde kullanmak,

Hedef 15. Karasal ekosistemleri korumak, restore etmek ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak, ormanların sürdürülebilir kullanımını sağlamak, çölleşme ile mücadele etmek, toprakların verimlilik kaybını durdurmak ve geriye çevirmek ve biyoçeşitlik kaybını durdurmak,

Hedef 16. Sürdürülebilir kalkınma için barışçıl ve herkesi kucaklayan toplumları teşvik etmek, herkesin adalete erişimini sağlamak, her seviyede etkin, hesap verebilir ve kucaklayıcı kurumlar inşa etmek,

Hedef 17. Sürdürülebilir kalkınma için küresel ortaklığın uygulama araçlarını güçlendirmek ve küresel ortaklığı yeniden canlandırmak (URL-3)

cop 12 ankara
Foto 2. Kalkınma ve Uluslararası Müzakerelerde Önemli Bir Kilometre Taşı; Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı -AnkaraCOP12

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusunda önemli çalışmalar yapmakta ve somut adımlar atmaktadır. Diğer yandan önemli kalkınma yardımlarımdan ‘Türk Tipi Yardım Modeli’ ile gündemdedir. Türkiye, yakın zamanda önemli konferanslara ev sahipliği yapacak olup bunlar G20, Küresel Göç ve Kalkınma Zirvesi ve Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı (UNCCD COP 12) olarak sayılabilir. Dünya İnsani Yardım Zirvesi’nin gelecek yıl Mayıs ayında İstanbul’da yapılacağı bilinmektedir. 8. Küresel Göç ve Kalkınma Zirvesi’nin de Ekim ayında Türkiye’de düzenleneceğini, toplantılarda göçe yönelik hedefler ve göstergelerin değerlendirileceği ve İstanbul Eylem Planı’nın orta dönem gözden geçirme sürecinin gelecek yıl Haziran’da yapılacağı dile getirilmektedir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Hedeflerinde de yer alan “çölleşme ile mücadele” konusunun Türkiye’de düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansında tartışılacak olması, önemlidir. Diğer yandan UNCCD COP12 esnasında “iş forumu” da düzenlenecek olması, bunun için iyi bir fırsat olacaktır. Bu konferansta Türkiye, 2016-2020 yıllarını kapsayan “Ankara İnisiyatifi” adı altında bir inisiyatifi başlatacaktır. Bu inisiyatif, çölleşme, arazi bozulumu, kuraklık (ÇABUK) ile mücadele konusunda deneyim sahibi olan Türkiye’nin bu bilgi, deneyim ve yaklaşımını diğer ülkelerle paylaşmayı da öngörmektedir. Türkiye, hali hazırda yürüttüğü ikili ve çoklu ilişkiler kapsamında birçok ülkeye destek olmaktadır. Ankara inisiyatifiyle birlikte Türkiye Hükümeti, bu çabalarının daha etkili, kalıcı ve katılımcı hale getirmeyi hedeflemekte, diğer ülkelerin tecrübelerini de dahil ederek Arazi Bozulumunun Dengelenmesi (Land Degredation Neutrality-LDN) hedeflerine ulaşmayı hızlandırmayı öngörmektedir. Çölleşme, arazi bozulumu, kuraklık (ÇABUK) ile mücadele de az gelişmiş ülkelerin kalkınmasında ivme kazandıracak Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı, önemli bir kilometre taşı olarak bilinmelidir.

.

Mustafa ÇETİN

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

___________________________________

Kaynaklar
1. https://sustainabledevelopment.un.org/focussdgs.html,
2. http://www.un.org/en/ga/search/view_doc.asp?symbol=A/RES/55/2
3. http://www.unicankara.org.tr/v2/pages/posts/tarihi-birlesmis-milletler-zirvesinde-193-ueye-uelke-oybirligi-ile-yeni-suerdueruelebilir-kalkinma-hedeflerini-kabul-etti-1457.php#.VglEl_ntlBf
4. https://sustainabledevelopment.un.org/owg.html
5. http://www.iisd.ca/download/pdf/enb3216e.pdf

Mustafa Çetin Hakkında

Mustafa ÇETİN: (Ankara) Balıkesir (Sındırgı) doğumludur. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Orman Mühendisi ve aynı üniversitede Yüksek Lisansı bitirerek Orman Yüksek Mühendisi unvanını almıştır. “Doğa Hakkında Bir şeyler” temasını işleyen www.cetinadam.com ve Sındırgı hakkında popüler kültür sayfası www.sindirgida.com web sayfalarının editörlüğünü yürütmektedir. ‘Hatıraları, Tarihi, Kültürü ve Tabiatıyla Sındırgı’ hakkında bir kitap çalışması vardır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz