Twitter Facebook Linkedin Youtube

BELÇİKA İZLENİMLERİ-3

Mustafa ÇETİN

Mustafa ÇETİN

Belçika izlenimlerim hakkında kaleme aldığım yazı dizisinin üçüncüsü ve sonuncusu olan bu bölümde, Belçika’nın meşhur üç şehri hakkındaki izlenilerimi sizlerle paylaşacağım. (1. bölüm için buraya, 2. bölüm için buraya tıklayınız)

Gent Şehri ve Meşhur Üç Kule

Gent şehrinin adının Kelt dilinde iki nehrin (Lys ve Scheldt nehirleri) kesiştiği yer anlamından geldiğine inanılmakta ve şehrin yazılı tarihinin 630 yıllarında Aziz Amandus’un burada bir manastır kurmasıyla başladığı dile getirilmektedir. Gent, 11. ve 16. yy. arasında Avrupa’nın Paris ve Londra’dan sonra üçüncü büyük şehri imiş.

gent amblemBarındırdığı tarihi yapılar, Gotik, Neogotik ve Romanesk mimarisinden etkilenerek yapılmış. Şehrin en gözde tarihi yapıları; ‘Yüzüklerin Efendisin de bile iki kule var, Gent şehrinde üç kule var’ dedikleri kulelerdir. Bu üç kule; St Nicholas Kilisesi, Belfry Kulesi ve St Bavos Katedralinde bulunmaktadır. Bu üç kulenin görüldüğü Meşhur St. Michael Köprüsünde (St. Michaelshelling) biraz foto safari yapabilirsiniz. Şehrin ana meydanını gören Ortaçağdan kalma bu köprü, pek çok açıdan uğranılması gereken bir nokta. İlk olarak, Gent’teki meşhur “üç kule”nin enfes panoramik fotolarını buradan alabiliyorsunuz. İkincisi, kanal boyunca uzanan meşhur Graslei ve Korenlei caddelerini ve küçük limanı en güzel fotoğraflayacağınız yer burası. Üçüncü olarak da hemen sonunda yer alan 15. yüzyıl yapımı St. Michael Kilisesine gidebilmek için bu köprü enfes diyebiliriz. Köprüden Gent’in meşhur kulelerinin görüntüsü gerçekten nefis olacaktır. Bu üç kule’nin adını bir daha söyleyelim; en önde St. Nicholas Kilisesi, arkasında Belfry ve en sonda ise St. Bavo’s Katedrali. Pek çok turist, bulunduğunuz bu noktaya gelip bu muhteşem üçlünün fotoğrafını çekmeden şehirden ayrılmıyor.
gent uc kule
Şehrin En meşhur yeri St. Michael köprüsünden sonra, diğer meşhur üç yapısı ise; Gravensteen Kalesi, Cuma Pazarı ve Folklor Müzesidir.

• Gent Cuma Pazarı; 1340 yılında Kral 2. Edward’ın Fransa Krallığını ilan ettiği meydan, oradaki heykel de milli mücadele kahramanı bir kişiye, Jacob Van Artevelde’ye ait. İlginçtir ki Artevelde’yi kahraman ilan edenler, daha sonra onu burada öldürmüşler.

• Gravensteen Kalesi (Kontların Şatosu), 12. yüzyılda Kont Philip tarafından yaptırılmış. Kont’un hâkimiyet kurmak ve güç gösterisi için yaptırdığı bu Şato, 14. yüzyıla kadar Kontların ikametgâhı olarak, daha sonra ise mahkeme binası ve hapishane olarak kullanılmış. Şehir, 1913 yılında yapılan Dünya Expo Fuarı sonrasında baştan aşağıya onarım görmüş ve bu kale ile surlar da yeniden inşa edilmiş. Bu kale içinde ziyaret edilecek çok enteresan yerler var. Hapishane olarak da kullanılan bu yer, işkence aletlerinin de teşhir edildiği bir yer. Şehri panoramik görüntüsünü de buradan alabilirsiniz.

• Folklor Müzesinin (Kinderen Alijns Godshuis), 14. yy.’da yapıldığı dile getirilmektedir. İlk yapıldığında yaşlı ve muhtaç kadınların barınabileceği bir bina olarak inşa edilmiş, daha sonra folklor müzesine dönüştürülmüş. Geniş bahçesiyle oldukça ferah bir yer.

Şehirde bahçe ve balkon kültürünün tam olarak gelişmemiş ve konutlar, genellikle yaygın özellikte ve 3 katlı olarak inşa edilmiş. Sanki tuğla icat edilmemiş gibi nerdeyse tüm evler briketten yapılmış. Kanalların kenarlarındaki tarihi şehir evlerinin de birbirinden ilginç duruşları var. Mimari ayrıntılarda, süslemelerde ya da pencerelerdeki ince ayrıntılarında saklı güzellikleri görmeyi ihmal etmeyin.
gent manzara
Gent denilince aklımdan şu üç şey hiç çıkmayacak sanırım; bisiklet kültürü, Gotik Gotik kokan tarihi yapıları ve Gent Üniversitesi. Değerli bir akademisyen dostum, beni Gent Üniversitesi kampüsüne götürdü ve Orman Yönetimi bölümünü ziyaret ettik.

Kuzeyde Bir Şehir; Brugge (Namı diğer Küçük Venedik)

Brugge, Belçika’nın en güzel şehirlerinden biridir. Kanallarıyla meşhur bu şehir, “Küçük Venedik” olarak biliniyor. Şehir içinden geçen kanallara nazır efsunlu şehir yapıları ve evleri, adeta zamana yolculuk yapmanızı sağlıyor. Bu kentle ilgili üç şeyi unutmamak gerekir; bir masal peşinde sizi sürükleyen Mark Meydanı, UNESCO listesindeki rengârenk yapısıyla Bejinhof Bölgesi ve 122,3 m. yüksekliğiyle en yüksek şehir yapısı Our Lady Kilisesi.

Avrupa’nın Hıristiyan medeniyetleri, zamanında papalığın büyük ekonomik yollar açarak zenginleşmesiyle oluşmuş. Bu zenginleşme döneminde Avrupa ülkelerinde yaygın olarak büyük katedraller ve kiliseler inşa edilmiştir. Büyük ekonomi üssü olan bu yapıların görkemli yapılarının, bu zenginlik döneminde inşa edildiğini, bize eşlik eden şaşkın şehir rehberi anlattı.

brugge
Avrupa’nın Başkenti Brüksel

Avrupa Birliği ve NATO’nun genel merkezlerine ev sahipliği yapan Brüksel, “Avrupa’nın Başkenti” olarak adlandırılmaktadır.

Brüksel, olağanüstü ve özgün mimarileri bir yana, oluşturduğu atmosferle kozmopolitan bir kenttir. 80’in üzerinde müze, sayısız tarihi eser, dinamik ve çok alternatifli gece hayatı ile Avrupa’nın en önemli turizm kentlerindendir. Barok ve Gotik mimari tarzındaki evleri barındıran Büyük Saray (Grand Palace), Saints Michel ve Gudule Katedrali, Müzikal Enstrümanlar Müzesi, Kraliyet Sanat ve Tarih Müzeleri ile Kraliyet Sarayı, kentin başlıca tarihi ve kültürel değerlerinden birkaç örnektir. Brüksel, Avrupa’daki Art Nouveau sanat tarzının başkentliğini de yapmaktadır.

Brüksel de çoğu Belçika’nın sömürgesi olan Kongo’dan gelme bir zenci nüfus mevcut ve bu zencilerin çoğu beyazlar gibi iyi bir yaşam seviyesine sahipler. Türkler ise genellikle şehrin kuzey kesimindeki mahallelerde yaşamaktalar. Benim gözlemlediğim kadarıyla, Türklerin en büyük problemleri, yerli halkla entegre olamayıp yeterince ilişki kuramamaları. Bunun nedenleri arasında ise kültürlerin tamamen farklı olması ve özellikle de din farklılığını gösterebiliriz. Ama bu entegrasyon problemine rağmen, sohbet ettiğim Brükselliler genellikle Türklerden memnunlar.

.

Mustafa ÇETİN

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Mustafa Çetin Hakkında

Mustafa ÇETİN: (Ankara) Balıkesir (Sındırgı) doğumludur. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Orman Mühendisi ve aynı üniversitede Yüksek Lisansı bitirerek Orman Yüksek Mühendisi unvanını almıştır. “Doğa Hakkında Bir şeyler” temasını işleyen www.cetinadam.com ve Sındırgı hakkında popüler kültür sayfası www.sindirgida.com web sayfalarının editörlüğünü yürütmektedir. ‘Hatıraları, Tarihi, Kültürü ve Tabiatıyla Sındırgı’ hakkında bir kitap çalışması vardır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz