Twitter Facebook Linkedin Youtube

ORTA AMERİKA’NIN EN GÜVENLİ ÜLKESİ; KOSTA RİKA

Başkenti: San Jose
Nüfus: 5.014.214
Yüzölçümü: 51.100 km2
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet Rejimine Dayalı Başkanlık
Resmi Dili: İspanyolca
Resmi Para Birimi: Kosta Rika Kolonu
GSMH: 55,73 Milyar Dolar
Etnik Yapı: Melez ve Avrupa kökenli %94, Afrika kökenli %3, Amerikan–Hintli melezi %1, Çinli %1’dir.
Siyasi Partiler: Vatandaşın Hareket Partisi (PAC), Özgürlükçü Hareket Partisi (PML), Ulusal Özgürlük Partisi (PLN), Geniş Cephe Partisi (FA)’dir.

Kosta Rika’nın Siyasi Görünümü

Kosta Rika, Başkanlık sistemine dayalı demokratik cumhuriyettir. İdari açıdan 7 il ve 81 kantona ayrılmıştır. 4 yıllık süre için seçilen Devlet Başkanı ve 2 Başkan Yardımcısı mevcuttur. 4 yıllık süre için seçilen 57 üyeli yasama meclisi bulunmaktadır. Milletvekilleri üst üste 2 seçimde aday olamamaktadırlar. Yasama Meclisi tarafından 8 yıllığına seçilen 22 üyeli Yüce Adalet Divanı bulunmaktadır. Ayrıca, 1989 yılında kurulan Anayasa Dairesi, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapmaktadır.2 Şubat 2014 tarihinde yapılan devlet başkanlığı seçimlerini Vatandaşın Hareketi Partisi (PAC)’nin adayı Guillermo Solis ilk turda oyların %30,84’ünü ve ikinci turda %77,9’unu alarak kazanmıştır.

Kosta Rika, Orta Amerika’nın en güvenli ülkesi olmakla birlikte bölgede yaygın uyuşturucu kaçakçılığı ve örgütlü suçtan olumsuz yönde etkilenmektedir. Kosta Rika ile Nikaragua arasındaki San Juan Nehri iki ülke arasında yaklaşık 200 yıldır anlaşmazlıklara neden olmaktadır. Bu konuda Uluslararası Adalet Divanı ve Amerika Devletleri Örgütü’nün muhtelif kararları anlaşmazlığın çözümlenmesini sağlayamamıştır.

Ülke, 1993 yılında resmen daimi tarafsızlığını ilan etmiş, Amerikalar arası İnsan Hakları Divanı’na başkent San Jose’de ev sahipliği yaparak Divan’ın yetkisinin tanınmasına öncülük etmiştir.
2
Kosta Rika’nın Ekonomik Görünümü

Kosta Rika; turizm, tarım ve elektronik ürün ihracatına dayalı, istikrarlı bir ekonomiye sahiptir. Kuru ve yağışlı olmak üzere 2 mevsime sahiptir Kosta Rika’da yağmurların düzenli olarak yağması ve topraklarının verimli olması, tarımı karlı bir sektör haline getirmiştir. Ülkenin iyi eğitim almış işgücü ve Orta Amerika’da kuzey ve güney pazarlarında kolay giriş sağlayan, Avrupa ve Asya pazarlarına da direkt geçiş veren Okyanus bağlantıları ticari gelişmeyi kolaylaştırmaktadır. Ayrıca ülke topraklarının dörtte biri milli park statüsündedir.

İhraç ürünleri arasında muz, kahve çekirdeği, hazır gıda, palmiye yağı, integral devre ve mikro elektronik, tekstil, tıbbi malzeme bulunmaktadır. İthal kalemleri arasında ise ham maddeler, tüketim malları, sermaye malları ve petrol yer almaktadır. Dış ticaret hacminin %40’ı ABD’ye yöneliktir. Ülke son yıllarda önemli düzeyde dış yatırım çekmeye başlamıştır. 2014 yılında ekonomi %3,5 oranında büyüme kaydetmiş ve enflasyon oranı %5,3 olmuştur.

KOSTA RİKA’NIN BAĞIMSIZLIK SÜRECİ

Orta Amerika ülkelerinden Kosta Rika, şu anda mevcut olan en eski ve köklü demokrasilerinden biri olması sebebiyle dünyadaki demokratikleşme süreçlerinde önemli bir yere sahiptir. Serbest seçimlerin ilk kez 1889 yılında yapıldığı Kosta Rika, dünyada 1950’den bu yana demokrasinin düzenli olarak sürdüğü yalnızca nadir ülkelerden birisidir. Ülkede demokrasinin en son sekteye uğradığı 1948 İç Savaşı bile, savaşın ardından ordunun lağvedilmesi kararının alınmasıyla belki de ülke tarihinde demokrasi adına en hayırlı sonuçlanan olaylardan birisi olmuştu. Bu yazımızda barışın ülkesi olarak anılan Kosta Rika’nın geçmişten bugüne bağımsızlık ve demokrasi sürecini ele alacağız.

Kristof Kolomb 1502 yılında bu ülkenin kıyılarına ilk kez vardığında her ne kadar “burada 2 günde Hispanyola’da 4 yılda gördüğümden daha fazla altın gördüm” demiş ve bu heyecanla bu toprakların adını “zengin kıyı” anlamına gelen Costa Rica koymuş olsa da, daha sonra buranın aslında o kadar da zengin olmadığı, hatta yerlilerin kendilerine hiç de misafirperver davranmayacağı anlaşılınca burada İspanyolların koloni kurması elli yıl ertelenmişti. Fakat Kolomb geldiğinde burada 400 bin olan yerli nüfusu, ağır çalışma koşullarına ve yeni hastalıklara maruz kalmaları sebebiyle yüz yıl sonra 1600’lü yıllarda 8 bine inmişti. Geriye kalanların ise koloni toplumuna asimile edilmesi, Kosta Rika halkının önemli oranda homojen bir yapıya dönüşmesine sebep oldu.

İspanyolların yaklaşık 300 yıl süren koloni hâkimiyetleri boyunca Kosta Rika, askeri bir vali idaresindeki Guatemala Genel Kapitanlığı’nın (Capitania General de Guatemala) en güney vilayeti olarak yönetilmekteydi. Kosta Rika’nın idare merkezinden uzaklığı, altın ve gümüş gibi kaynaklardan yoksun olması ve dışarıyla tek başına ticaret yapabilmesine izin verilmemesi, buranın yoksul ve seyrek nüfuslu bir bölge haline dönüşmesine sebep olmuştu. Kosta Rika İspanyol İmparatorluğu’nun en fakir kolonisiydi. Bu durum, İspanya’nın Kosta Rika’yı kendi kaderine terk etmesine neden oldu. Hal böyleyken, çalıştırmak için yerli iş gücünden de yoksun olan halk, sahip oldukları küçük toprakların üzerinde kendi başlarına tarımla uğraşmak zorunda kalmıştı. Toprak sahiplerinin büyük çiftlikler kurabilmesini engelleyen bu durum, Kosta Rika’nın sosyoekonomik yapısında belirleyici unsur oldu.Orta Amerika ülkelerinin 1821 yılında İspanyollardan bağımsızlığını ilan ederek aralarında kurdukları federe cumhuriyete Kosta Rika da katılmıştı. Seçilen ilk vali, güvenilir bir yargı sistemi oluşturdu, ülkenin ilk gazetesini kurdu ve ücretsiz eğitimi yaygınlaştırdı. Fakat belki daha da önemlisi, şimdiye kadar sadece kendini geçindirme seviyesinde olan kahve üretimini teşvik ederek bu ürünü ihraç etmek istedi. Bu amaçla da kahve yetiştirmek isteyen her köylüye karşılıksız toprak verdi.

José María Castro Madriz

José María Castro Madriz Kosta Rika’nın son demlerini yaşayan Orta Amerika Federal Cumhuriyetinden ayrılarak 31 Ağustos 1848 tarihinde bağımsız bir devlet hale gelmesini sağlamıştır. 29 yaşında devlet başkanı sıfatıyla ülkenin yönetiminde bulunan Madriz, 1847-1849 ve 1866-1869 yıllarında ülkeyi yönetmiştir. Yönetimde bulunduğu süreç dâhilinde iki kez askeri darbeye maruz kalmıştır. Castro Madriz, siyasal hayatı boyunca rektörlük, çeşitli kabinelerde farklı bakanlıklar ve Anayasa Mahkemesi başkanlığı yasama, yürütme ve yargı kollarında görev yaparak devlet başkanları arasında devletin her kademesinde yer alan tek kişi olmuştur. Yönetimi sürecinde basın özgürlüğünün önemli savunucularından biri olan Madriz, kısıtlayıcı bir oy hakkını yürürlüğe sokarak kendini bir askeri darbenin hedefi haline getirdi.

General Tomás Miguel Guardia Gutiérrez

General Tomás Miguel Guardia Gutiérrez 1848’de Kosta Rika’nın federasyondan bağımsızlığını ilan etmesinin ardından 1870’de José Bruno Carranza Ramírez hükümetini devirip başa geçen General Tomas Guardia, 12 yıllık başkanlık süresi boyunca demokrasi ve özgürlükler adına önemli reformlar gerçekleştirdi. İnanç özgürlüğü, idam cezasının kaldırılması, ordunun siyasi amaçlar için kullanılmasının önlenmesi, ilköğretimin her iki cinsiyet için de zorunlu ve ücretsiz hale gelmesi gibi dönemin çok da tipik örneği sayılmayan reformlara imza attı. 1871 yılında Guardia’nın onayladığı 1948 yılına değin yürürlükte kalan ve Liberal Anayasa olarak da anılan anayasa, Kosta Rika’da liberalizmin temel taşı sayılmaktadır. Guardia’nın reformları bir başka önemli gerçeği de gözler önüne sermişti. Eğitimin herkese yaygınlaştırılması elitlerin halkı siyasal süreçlerin dışında bırakmasını güçleştirmişti. Ayrıca liberal ve istikrarlı rejimler aslında iş dünyasındaki aristokratlara da kazanç sağlıyorken, askeri anlayışın olduğu istikrarsız yönetimlerin kendilerine zarar verdiği anlaşılmıştı.

Belki de bu istikrarın yardımıylaydı ki, 1870’li yıllarda Kosta Rika hükümeti kahvenin üretildiği iç kesimlerden Atlantik kıyılarına demiryolu inşa edilmesi için bir Amerikan firmasıyla anlaşmıştı. Bunda amaç, Avrupa’ya ihracatın artırılmasıydı. O dönemde finansal sıkıntılar yaşayan Kosta Rika hükümeti, bu şirkete yapacakları iş karşılığı demiryolunun her iki yanında topraklar vermeyi önerdi. Öneriyi kabul eden Amerikalılar bu topraklarda işçileri ucuza besleyebilmek için muz ekmeye başladılar. Fakat bir süre sonra üretim fazlasını dışarıya ihraç edecek ve elde ettikleri gelirle muazzam bir kazanç sağlayacaklardı. Kurulan United Fruit Company ise, Kosta Rika’nın ekonomik anlamda panoramasını değiştirecekti. Bu arada demiryolu inşaatı için Jamaika’dan getirtilen Afrika kökenli göçmenler daha sonra ülkenin etnik kompozisyonunda önemli bir yer edineceklerdi.

Ramón Bernardo Soto Alfaro

Ramón Bernardo Soto Alfaro 1885-1890 yılları arasında ülkeye başkanlık yapmıştır. 1889 yılında Kosta Rika’da demokrasiye geçiş yaşandı. Bu tarihte ilk defa “serbest ve hilesiz” seçimler gerçekleştirildi. Bu seçimlerin hikâyesi ilginçti. O dönem devlet başkanı olan Bernardo Soto 1889’da ülkeyi seçime çağırdı. Fakat kendisinin desteklediği aday karşısında seçimleri rakibi Joaquin Rodriguez kazanmıştı. Soto hükümeti yeni başkanı tanımak istemeyince Kosta Rikalılar silahlarıyla sokağa döküldüler ve halkın bu tepkisi Soto’nun geri adım atmasını sağladı. Soto’nun görevi bıraktığı 7 Kasım 1890 tarihi Kosta Rika’da Demokrasi Günü olarak kutlanmaktadır.

1890’lı yıllarda, kadınlar ve siyahiler henüz oy kullanamıyor olsa da çift partili demokratik sistem ve zorunlu ücretsiz eğitim büyük oranda yürürlükteydi. On dokuzuncu yüzyıl sonu, yirminci yüzyıl başlarında belirli haber standartlarına sahip gazetelerin çıkması, bu yayın aracının kamusal tartışmalarda önemli yer etmesini sağladı. Bunda yüksek okuma yazma oranlarının etkisi büyüktü. Öyle ki gazetelerin tüm ülkeye ulaşabildiği 1927 yılında okuma yazma oranı ülke genelinde % 65, başkent San Jose’de ise % 90 civarındaydı. 1889 yılında kurulan La Prensa Libre (Özgür Basın) gazetesi bugün hala yayın yapmaktadır.

José Federico Alberto de Jesús Tinoco Granados

José Federico Alberto de Jesús Tinoco Granados kendinden önceki Alfredo González Flores hükümetinde Savaş Bakanı görevini yürütmüştür. Kosta Rika’da demokrasiyi sekteye uğratan ilk önemli olay 1917 yılında gerçekleşti. Bu tarihte ülkenin Savaş Bakanı Federico Tinoco Granados darbeyle hükümeti indirdi. Aynı yıl yapılan seçimleri kazanan Granados, siyasi ve medeni hak ihlalleriyle dolu 2 yıllık bir diktatörlük döneminin ardından, baskılar karşısında görevi bırakmak zorunda kaldı. Bu olaydan sonra tekrar demokrasiye dönüş yaşandı. Kosta Rika, iki dünya savaşı arasında meclisleri açık olan ve demokratik kurumları bir şekilde işleyen sadece 10 ülkeden birisi olmuştur.

1948 Savaşı ve Ordunun Lağvedilmesi & José María Hipólito Figueres Ferrer

Demokrasiye ikinci önemli darbeyse 1948’de geldi. Kosta Rikalılar bu tarihte 44 gün süren ve çoğu sivil 2.000 kişinin hayatını kaybettiği bir iç savaşa şahit oldular. O yıl gerçekleşen seçimlerin ardından oy pusulalarının bir kısmının nedeni bilinmeyen bir yangında yok olması olayları tetiklemişti. 1929 buhranı ve İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği sosyal çatışmalar da her an bir kıvılcımı ateşleyecek nitelikteydi. Jose Figueres Ferrer adlı bir çiftçi ve düşünür silahlı isyan başlattı. Daha sonra iç savaş halini alan olaylarda köylülerle ordu karşı karşıya geldi. 48 Savaşı olarak anılan bu olay, Kosta Rika yakın tarihinin en kanlı hatırası olacaktı.

Fakat bu savaş ülke tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Zira savaştan sonra kurulan İkinci Cumhuriyet Cuntası yönetiminde devlet başkanlığı yapan Jose Figueres, 1 Aralık 1948 günü ülkesinde orduyu kaldırarak devrim niteliğinde bir adım gerçekleştirdi. Figueres’in “bu kurumun insanlığın geleceğiyle bağdaşmadığını” öne sürerek “atalarının mirası olan demokrasi ve özgürlük prensipleri çerçevesinde” aldığı bu karar, daha sonra başka ülkelerin cesaret edemediği bir başarı olarak adından söz ettirecekti.

Aslında o dönem Kosta Rika’da da barışı korumak için güçlü bir orduya sahip olunması gerektiğine inananların sayısı az değildi. Bu konuda yazarlar ikiye bölünmüştü. Ülkenin önde gelen gazetelerinden La Nacion’un ordunun kaldırılış haberini vermek için Figueres’in konuşmasından alıntılayarak kullandığı manşet bu açıdan ilginçti: “Ülkemizin Güvenliği için Güçlü Bir Polis Teşkilatını Yeterli Görüyoruz.” Bu tartışmalar ise daha sonra unutuldu ve kararı tüm Kosta Rika halkının aldığı şeklinde ulusal hafızaya yerleşti.

Karar sonrası İkinci Cumhuriyet yönetiminin çıkardığı yeni anayasayla genel oy hakkı getirilerek demokrasi yeniden söz sahibi yapıldı. Bunun üzerine seçilmiş başkan Otilio Ulate’ye görevi teslim edilmiş ve ardından 1953 yılında yeni anayasaya göre gerçekleştirilen seçimleri ülkede milli kahraman ilan edilen Jose Figueres kazanmıştı.

Ancak bir iddiaya göre cunta dönemi ve onu takip eden yaklaşık on yıl boyunca iç savaşın galipleri rakiplerini yeni oluşturulan barışçı topluma “kaynaştırmak” adına onlara zaman zaman şiddet de içeren baskıcı yöntemler uyguladılar. Bunu yapanlar, zaten savaşın Kosta Rika’da daha önce var olmayıp da komünistlerin getirdiği şiddeti bitirerek barışı yeniden kurma adına başlatıldığını öne sürmüşlerdir. Muhaliflere karşı gerçekleştirilen bu eylemler basında yer almadığı için onlar da ülkenin toplumsal hafızasında önemli bir yer etmemiştir.

Öte yandan Kosta Rika iç savaştan beri, en son 2010 yılında olmak üzere, 13 demokratik seçim görmüştür. Bu süre zarfında Kosta Rika’nın ciddi bir güvenlik sorunuyla karşılaşmamış olması yakın tarihi darbelerle, savaşlarla ve çetelerle anılan Orta Amerika’da kayda değer bir başarıdır. Öyle ki bugün Kosta Rika ordusu olmamasına rağmen Şili ve Uruguay’ın ardından Latin Amerika’nın en güvenli ülkesi olarak gösterilmektedir. Demokrasi endeksinde ise dünyada 22, Latin Amerika’da ise Uruguay’ın ardından ikinci sırada yer almaktadır.

José María Hipólito Figueres Ferrer yönetimde bulunduğu süreçte ordunun lağvedilmesi gibi devrimsel bir kararın yanı sıra ülkenin geleceğine önemli katkıları bulunan birtakım kararlar da aldı. Bunları kadınlara ve okuma-yazma bilmeyenlere oy hakkı tanıma, temel refah kanunu geçirme, bankaları millileştirme, komünist partisini kapatmak, yeni bir anayasa öncülük etmek, eğitimin bütün halka açık hale getirilmesi, siyahi göçmenlerin çocuklarına vatandaşlık vermek, hükümet bünyesinde rüşveti engellemek için kamu hizmeti birimleri kurmak olarak örneklendirilebilir.

1970-1980’li Yıllarda Kosta Rika’nın Dış Politikası

Kosta Rika barış konusunda uluslararası platformlarda da adından söz ettiren bir ülke. 1970’li ve 80’li yılları uzun süren savaşlarla geçiren Orta Amerika’da Kosta Rika aktif tarafsızlık politikasını tercih etmiş ve ülke içinde de geniş şiddet olaylarıyla karşılaşmamıştır. Hatta 1986-1990 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış olan Oscar Arias Sanchez, Orta Amerika’daki çatışmalarda barış yapıcı rolüyle 1987 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazanmıştır. Arias’ın Nikaragua’daki iç savaşta ABD’nin verdiği desteğe karşı çıkması bu ödülü kazanmasında önemli rol oynamıştı.

La Prensa Libre gazetesi o yılın ağustos ayında Orta Amerika için barış planının imzalanması üzerine “Kosta Rika’nın en önemli ürünleri olan barış ve demokrasiyi ihraç etmeye başladığını” yazmıştı. Öyle ki, Orta Amerika’daki savaşlar için ABD’nin de hazırladığı bir barış planı olmasına rağmen Nikaragua, Honduras, Guatemala ve El Salvador devlet başkanları Kosta Rika’nın sunduğu planı imzalamayı tercih etmiştir.

Kosta Rika’nın barıştan yana tutumunun bir başka neticesi olarak, Birleşmiş Milletler’in kurduğu tek üniversite olan Barış Üniversitesi bu ülkenin başkenti San Jose’de yer almaktadır.

Eğitim ve Kalkınma Alanında Gelişme

Kosta Rika’da ordunun lağvedilmesi, gelişme ve kalkınmanın da hızlandırılmasına yardımcı oldu. Ülke siyasetçileri bu sayede eğitim, teknoloji, sağlık hizmetleri ve çevrebilimleri gibi alanlara daha fazla yatırım yapılmasını tercih ettiler. Kosta Rika bugün Latin Amerika’da yaşam beklentisinin en yüksek olduğu ülke. Çevre Performansı Endeksinde dünyada beşinci, Amerika kıtasında ise birinci sırada. Latin Amerika’da basın özgürlüğüne sahip ülkeler sıralamasında yine ilk sırada yer alıyor.

Kosta Rika eğitim kalitesi konusunda da Latin Amerika’da ilk sırada bulunuyor. Ordunun kaldırılmasından sonraki döneme baktığımızda 1950 yılında milli bütçenin % 16’sının, 1958’de % 23’ünün, 1971’de ise % 30’unun eğitime ayrıldığını görüyoruz. 1951-1968 yılları arasında meslek eğitiminde de % 1,064’lük bir artış yaşanmış.

Bir zamanlar büyük oranda tarım ülkesi olan Kosta Rika bugün teknoloji ve ekoturizm alanında dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle 90’lı yıllardan bu yana Kosta Rika dünyanın önde gelen firmalarının teknoloji üssü haline geldi. Ülkede yalnızca yabancı değil yerli firmalar da bu alanda faaliyet göstererek ihracata önemli katkılarda bulunmakta.

Kosta Rika hükümeti, tropik yağmur ormanlarındaki doğal yaşamı koruma adına uzun yıllardır ciddi bütçeler ayırmıştır. Bu sayede bugün Kosta Rika dünyanın en önemli doğa turizmi merkezlerinden biri haline gelmiştir. Her yıl yüzbinlerce turist dünyanın metrekare başına en fazla canlı çeşitliliğine sahip ülkesini görmek için Kosta Rika’ya gelerek bu ülkenin turizm gelirlerine katkıda bulunmaktadır. Kosta Rika’nın çevre politikalarını ayrı bir makalede ele almakta fayda var.

SONUÇ

Kosta Rika, henüz gelişmiş ülkeler kategorisinde gösterilmemekte. Gelir dağılımında çok dengeli bir tablo yok ve son yıllardaki politikalar, halkın yaklaşık yüzde 20’sinın yoksulluk sınırının altında yaşamasına sebep olmuş. Yine son yıllarda artan suç oranları, diğer pek çok Latin Amerika ülkesiyle hala kıyaslanamayacak seviyelerde olsa da halkta ciddi bir güvenlik sorunu algısı yaratıyor. Dolayısıyla Kosta Rika’da sorunların yaşanmadığını söylemek doğru olmaz. Ancak bu koşullardaki küçük bir ülke için tarihi boyunca demokrasiyi ve barışı ideal olarak belirlemek ve bu ideali diken üstündeki bir bölgede uzun süre yaşatmak, Kosta Rika’nın hanesine yazılması gereken önemli bir başarı olarak görülebilir.

.

Rıza SUNGUR

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Rıza SUNGUR Hakkında

Rıza SUNGUR: (Ankara) 1990 Tarsus doğumludur. Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezinde yüksek lisans çalışmaları yürütmektedir. İngilizce, Portekizce ve İspanyolca dillerine hâkimdir. Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Hukuk ve Latin Amerika Çalışmaları alanında araştırma ve çalışmalarda bulunmaktadır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz