Twitter Facebook Linkedin Youtube

YRD.DOÇ.DR. EMİR KAYA İLE SÖYLEŞİMİZ GERÇEKLEŞTİ

Merkezimizce iki haftada bir düzenlenen eğitim ve söyleşi programlarının beşincisi; 23 Aralık Salı günü Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Emir KAYA’nın katılımıyla gerçekleşti. Sayın KAYA ile gerçekleştirilen, “Kültürümüzün Hukuka Uygunluğu Sorunu” konulu söyleşiye ilişkin notlar, okuyucularımızın istifadesi için aşağıda sunulmuştur.

Sayın KAYA’ya ufuk açıcı sunumu ve yorumları için SASAM olarak çok teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.

SÖYLEŞİDEN NOTLAR:

Her kültür, hukuk, adalet ve hakkaniyet üretmez.

İslam’ın vaz ettiği; dürüstlük, açıklık ve eşitlik ilkelerinin Batı’da yaşandığını ancak maalesef Müslüman ülkelerde yaşanmadığını görüyoruz.

Türkiye’de profesyonel hayat dışında da hiyerarşik ilişki kültürü hakim. Bu hiyerarşik kültürel iletişim ve etkileşim ağı nedeniyle, adalet üreten hukuki çözümler oluşmuyor ve meselelerin derinliklerine inilemiyor.

Bizim Doğu’nun irrasyonalitesinden ve Batı’nın katı rasyonalitesinden, yani Doğu’nun ve Batı’nın sakıncalarından arınarak, doğal olarak hukuk ve adalet üreten sahih bir düşünce ve kültür üretmemiz gerekiyor.

Türkiye’nin hukuksal anlamda iki büyük sorunu bulunmakta:

1- Devlet kültürümüzde öncelikli değer, adalet değildir. Öncelikli değer, düzendir. Düzen, adaletle eşdeğer olarak kabul edilmiştir. Oysa her düzen, adalet getirmez. Sadece dozunda düzen, adalete yol açar. Adalet için yüksek kültüre ihtiyaç vardır, düzen için ise yüksek kültüre ihtiyaç yoktur. Düzen, aşırı ve gayri-insani olduğunda, insanlar fırsatını buldukça düzenin dışına çıkmaya ve düzeni delmeye çalışır.

2- Kültürümüz, hiyerarşik bir kültürdür ve değerlere değil, güce dayanmaktadır. Askeri kültür, hayatın tamamına hakim olmaktadır. Hayatın her alanında algısal hiyerarşi kendisini hissettirmektedir. Bu nedenle de muhatabımızı ya bizden üstün, ya da aşağı görüyoruz. Üstün gördüklerimize kendimizi ifade etmekten çekiniyor ve katkı sunamıyoruz. Bu kültür nedeniyle, aslında ifade özgürlüğü kısıtlanıyor.

Hiyerarşi; altta olanın kaygıda olduğu, üstte olanın ise tutunmaya çalıştığı bir yapı. Bu yapıda güvence ön planda oluyor. Bu nedenle de alttakiler katkı sunamıyorlar, kendilerini test edemiyorlar ve zamanla köreliyorlar. Bulunduğu konumda tutunmaya çalışan amir, memurunu ezip geçiyor. Bu nedenle de bu kültürden adalet ve hakkaniyet üreten bir hukuk çıkmıyor!

SÖYLEŞİDEN KARELER:DSC_1478DSC_1480DSC_1483DSC_1484DSC_1488DSC_1494DSC_1495DSC_1502DSC_1506

sahipkiran Hakkında

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkezimiz; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkemizin her alanda daha ileri gitmesi ve milletimizin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz