Twitter Facebook Linkedin Youtube

ÇÖLLEŞME KAVRAMI VE TÜRKİYE’DE ÇÖLLEŞMEYLE MÜCADELE ÇALIŞMALARI

Mustafa ÇETİN

Mustafa ÇETİN

Çölleşme; kurak, yarı kurak, nemli alanlarda iklim değişmeleri ve insan aktiviteleri sonucunda oluşan arazi bozunumu olarak tanımlanmıştır. Bunun yanında, ülkemizde çölleşme deyince; kum tepeleri akla gelir. Oysa çölleşme; toprağın verimliliğini kaybetmesi olarak bilinmelidir. 1992 Rio zirvesinde kabul edilen tanıma göre ise çölleşme; “iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dâhil olmak üzere muhtelif faktörlerin etkisi altında kurak, yarı kurak ve az yağış alan bölgelerdeki toprağın doğal özelliklerini yitirmesi veya kısaca toprağın aşınması” şeklindedir. Çölleşme için ülkemizde; çoraklaşma, arazi bozulumu, vb. ifadeler de kullanılmaktadır.


Türkiye’de çölleşmenin ana sebebi, toprak erozyonudur. Erozyon dışında, tabii kaynakların tahribi, meralarda aşırı ve düzensiz otlatma, dağınık yerleşim ve arazilerin, tarım tekniklerinin, sulama tekniklerinin yanlış kullanımı, yetersiz su kaynakları, aşırı gübre ve zirai mücadele ilacı kullanımı, kırsal fakirlik, tabii kaynakların kullanımı ile alakalı eksik eğitim, çölleşmenin diğer sebepleridir. Kuraklık, genellikle çölleşmeyi başlatır veya daha kötüleşmesine sebep olur. Ancak insanların dört faaliyeti, çölleşme açısından genellikle çok daha etkili olmaktadır; yanlış arazi ve tarım uygulamaları, toprağı tüketmekte; aşırı otlatma, toprağı erozyondan koruyan bitki tabakasını ortadan kaldırmakta; yanlış sulama, tarım arazilerin tuzlanmasına neden olmakta; ormanların tahrip edilmesi de çölleşmeye neden olmaktadır.


Dünyada Çölleşme ve Çölleşmeyle Mücadelenin Başlaması
Dünyada her sene 6 milyon hektar alan, çölleşmektedir. FAO verilerine göre; dünyadaki orman varlığı, yılda yaklaşık 7,3 milyon hektar azalmaktadır. Küresel ısınma, çölleşme ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin daha da arttığı bir süreçte, ormanların değeri ve orman kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, insanlığın geleceği için büyük ehemmiyet arz etmektedir. Türkiye, bulunduğu coğrafi konum itibarı ile çölleşmeden etkilenecek ülkeler arasında bulunmaktadır.

Çölleşmeyle mücadele konusunda en önemli çalışma Birleşmiş Milletler tarafından başlatılmıştır. Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’ne (UNCCD), 2004 yılı itibariyle 191 ülke taraf olmuştur. Türkiye, sözleşmeye 31 Ağustos 1998 tarihi itibariyle resmen taraf olmuştur. Sözleşmenin ulusal düzeydeki sekretarya hizmetleri, uluslararası temas ve koordinatörlük görevi ise Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.


Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünün Kurulması ve Amaçları
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı bünyesinde 2011 yılında kurulmuştur. Mülga Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’nün tecrübelerini bu genel müdürlüğüne aktardığı dile getirilmektedir. Bunun yanında genç personeli ile zihni de, kendi de genç bir kurumdur. Uzman kadrosu ile raporlama yapmakta ve Eylem Planlarını harekete geçirmektedir.


Genel Müdürlüğün görevleri; “toprağın korunması ve tabii kaynakların geliştirilmesi amacıyla; havza bütünlüğü esas alınarak, çölleşme ve erozyonla mücadele, çığ, heyelan ve sel kontrolü ile entegre havza ıslahı plan ve projelerini yapmak, yaptırmak, uygulanmasını izlemek, bu faaliyetlere proje bazında destek sağlamak, bu iş ve işlemlerle ilgili politika ve stratejiler belirlemek, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak, su havzalarının geliştirilmesine yönelik ulusal ve bölgesel düzeyde planlama yapmak, politika ve stratejiler belirlemek; üniversiteler ve araştırma-geliştirme kuruluşlarıyla birlikte araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütmek, eğitim, yayın ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak; görev alanına giren konularda etüt, araştırma, iş tanımı, analiz ve birim fiyat tespiti yapmak, yaptırmak, onaylamak, uygulama esaslarını tespit etmek” olarak belirlenmiştir.


Türkiye’de Çölleşme ve Erozyonun En Çok Görüldüğü Bölgeler
Konya Kapalı Havzası ve Aras Havzası, Iğdır Aralık Bölgesi gibi çölleşme açısından sıcak noktalar bulunmaktadır. Erozyon ise her havzada yani her yöremizde görülebilmektedir. Bu açıdan Risk Haritaları hazırlanmaktadır. Türkiye’de tarım alanlarının %59’unda, meraların %64’ünde ve orman arazilerinin %54’ünde erozyon devam etmektedir.

2

Çölleşme ile Mücadele Tarafları ve Çalışmaları

Çölleşme ile mücadele kapsamında; çölleşme kriter ve göstergeleri hazırlamakta ve Çölleşme İzleme Sistemi Projesi ile çölleşme sürecinin takip edilmesi hedeflenmektedir. Çölleşme ve erozyonla mücadele için ulusal ve uluslararası proje paydaşları; üniversiteler, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK, UNCCD, FAO, TİKA, GEF, STK’lar gibi kurumlar ve özel sektör olarak sıralanabilir. Çölleşmeyi izlemenin bu noktada çok önemli olduğunu, bu konuda daha önce çalışan Portekizli, Fransız ve İtalyan uzmanlar dile getirmektedir. ÇEM Genel Müdürlüğü, Ar-Ge ve Model Projeleri ile çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları yürütmektedir. Bunun yanında, teşkilatlanması ve taşra ekibiyle güçlü bir kurum olan Orman Genel Müdürlüğü, erozyonla mücadele konusunda çok önemli bir fonksiyon üstlenmekte ve birçok projede bu Genel Müdürlük ile birlikte çalışılmaktadır.


Türkiye’de Çöl olmadığı ama çölleşme sürecine giren yerler olduğu, uzmanlarca dile getirilmektedir. Çölleşme, sadece ülkemizi ilgilendirmediği için yakın komşularımızla beraber bölgemizi ve Anadolu ile ilişkili üç kıtayı ilgilendirmektedir. Bu sebeple ÇEM Genel Müdürlüğü, Afrika ve Asya ile ilgili çalışmalarını ve projelerini geliştirmektedir. Bu çerçevede; Afrika’da ÇABUK Projesi kapsamında Nijer-Türkiye Dostluk Ormanı Projesi, Filistin’de Fidanlık Projesi, Kırgızistan’da Havza Rehabilitasyon Projesi devam etmektedir. Türkiye’nin sahip olduğu deneyimler, Afrika’da Bulunan Ülkelerin Çölleşme Arazi Bozulması ve Kuraklıkla (ÇABUK) Mücadele Kapasitelerinin Geliştirilmesi Projesi (ÇABUK Projesi) ile Afrika’da yer alan en az gelişmiş ülkelerle paylaşılmaktadır.

3
Türkiye’de çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları, son dönemde uzman heyet marifetiyle incelenerek başarılı çalışmalar ve türler değerlendirilip “Kurak ve Yarı Kurak Alanlarda İklim Değişikliğine Dayanıklı Ormanlar Kurma Rehberi” hazırlanmıştır. Yine bu kapsamda, Çölleşme ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi hazırlanmış ve Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Programı-UÇMEP güncellenerek 2014 yılında faaliyete geçirilmiştir. Bunun yanında, LADA Projesi gibi raporlama ve iyi çalışmaları yaygınlaştırma çalışmaları da önemlidir. UNCCD sekretaryası ile ilişkiler ve ‘Türkiye’de Çölleşmeyle Mücadele Çalışmaları’ raporlamaları, hem ülke kapasitesinin arttırılması ve hem de dünya çapında bu konular hakkında Türkiye’nin görünürlüğünün arttırılması anlamında önemlidir.

5
Çölleşme ile mücadele kapsamında yapılması gereken en önemli şeylerden biri de; kapasite geliştirmek üzere uzman yetiştirmek olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda; Çölleşme İhtisas Grubunun çalışmaları ile her sene 10’dan fazla ülke uzmanına çölleşmeyle mücadele çalıştayı düzenlenerek eğitim verilmektedir. Yine bu kapsamda, Konya Çölleşmeyle Mücadele Araştırma ve Eğitim Merkezi kurulmaktadır. Bu konuda yurtdışı imkânlarından da faydalanarak uzman yetiştirmek için Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yurt Dışı Yüksek Lisan Programı, kurum içi ihtisas eğitimleri, hizmet içi eğitimler ve uzmanlara sağlanan kısa süreli yurt dışı eğitimleri, önemli bir fonksiyon üstlenmektedir. ÇEM Genel Müdürlüğü, çölleşmeyle mücadele konusunda ilk önce “Eğitim Şart” prensibini benimsemiştir. Bu anlamda halkı bilinçlendirme konusunda da farkındalık çalışmaları yürütmektedir. Farkındalılık çalışmalarının en önemlisi, 17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında yapılmaktadır. Bu konuda 2014 yılı Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü sloganı; ‘TOPRAK GELECEĞİMİZDİR, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DAYANIKLI HALE GETİRELİM’ olarak belirlenmiştir.


4Türkiye için en önemli çölleşme ve erozyonla mücadele yöntemi; halkın bu konuda bilinçlenmesi, uzman kapasitesinin arttırılması ve bu kapasitenin komşu dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasıdır. Bu çerçevede eğitimler ve çalıştaylar devam etmektedir. Bu noktada en önemli çalışmalardan birisi, Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Taraflar Konferansı (UNCCD COP 12), ülkemizde yapılacaktır.


Çölleşme ile mücadele için Türkiye’de; “Türkiye çöl olamayacak!” düsturu ile çalışan ve dünyada bu isimle kurulmuş tek kamu kurumu olan ÇEM Genel Müdürlüğü kurulmuş ve faaliyetlerine devam etmektedir. Çölleşmenin, tüm dünyada gıda güvenliği, göçler ve dünya barışının tehdidi gibi birçok sorunu beraberinde getirdiği bilinmektedir. Bu sebeple çölleşme, sadece ülkemizin değil tüm dünyanın ortaklaşa mücadele etmesi gereken bir sorundur.


Çölleşmeyle mücadele konusunda bireylere de önemli görevler düşmektedir. Zira Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya çöllerin yüzölçümü giderek genişlemekte ve dünyanın yaklaşık yüzde 41’inin neredeyse çöl haline geldiği bilinmektedir. Dolayısıyla kendi çevremizde, ülkemizde ve bütün dünya ölçeğinde bu mevzuda çok ciddi mücadele etmek, orman, su ve gıda kaynaklarımızı akıllıca kullanmak ve yönetmek gerekmektedir. Bu konuda vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi için ÇEM Genel Müdürlüğü, faaliyetlerine devam etmektedir.

.

Mustafa ÇETİN

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Mustafa Çetin Hakkında

Mustafa ÇETİN: (Ankara) Balıkesir (Sındırgı) doğumludur. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Orman Mühendisi ve aynı üniversitede Yüksek Lisansı bitirerek Orman Yüksek Mühendisi unvanını almıştır. “Doğa Hakkında Bir şeyler” temasını işleyen www.cetinadam.com ve Sındırgı hakkında popüler kültür sayfası www.sindirgida.com web sayfalarının editörlüğünü yürütmektedir. ‘Hatıraları, Tarihi, Kültürü ve Tabiatıyla Sındırgı’ hakkında bir kitap çalışması vardır.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz