Twitter Facebook Linkedin Youtube

HOLLANDA’DA ÖTENAZİ TARTIŞILIYOR

Hollanda, son aylarda ötenazi konusunu tartışıyor. Bu tartışma; bir ev doktorunun ölümcül hastasına 100 kat fazla morfin ve buna ek olarak yüksek dozda Dornicum kombinasyonu vererek yarım saat içinde ölümüne yol açtığı yönündeki iddialar üzerie başladı. Doktor, hastanın kanserden dolayı akciğerlerinde su birikmesiyle nefes almakta büyük zorluklar çektiğini, hastanın artık yaşamak istemediğini ve hasta yakınlarının böyle bir zor ölüme katlanamadıklarını öğrenince bu kararı almış. Yani ötenazi uygulamış.

Hastanın ailesi ev doktoruna minnettar olduklarını belirtirken, yanında eğitim gören yardımcısı tarafından sağlık müfettişine bildirilen olay, ev doktorunun cinayet işlemesi düşüncesiyle ifadesi alınmasına sebep oldu ve doktor, görevinden alındı.

Bu suçlamaları kaldıramayan ev doktoru intihar etti. Şimdi tartışılan konu; bu olay, bir cinayet mi yoksa ev doktorunun hastasının zor bir ölüm mücadelesi vermesine katlanamaması mı?

Ötenazi ne demek? Ötenazi; ciddi ağrılar çeken ölümcül hastanın kendi isteği üzerine hayatının sona erdirilmesidir. Şu durumlarda ötenaziden bahsediliyor:

  • Hastanın kendi açık talebi üzerine yapılması,
  • Kasıtlı hayat sonlandırma,
  • Bir doktor tarafından uygulanması.

Yani ötanazi, bir tıbbi prosedür ile çok acı çeken, ölümcül hastaya uygulanıyor. Yüksek bir dozda kas gevşetici enjekte ediliyor ve bu nedenle kalp ve solunum çalışması duruyor ve hasta ölüyor.

Hollanda’da ötenazi yasası: Hollanda’da ötenazi, ceza kanununa göre aslında yasaktır. Ancak 2002’de bu istek, belirli koşullar altında yasallaştırıldı. Bu da ancak bir doktor tarafından geçekleştirilebilir ve işlemin daha önce sayılan şartlara uygun olması ve aynı doktor tarafından kayıt edilmesi gerekir. Yine doktorun hastasını iyi tanıması ve uzun zaman kendi gözetiminde tutmuş olması gerekmektedir. Ayrıca hastanın Hollanda’da ikamet eden birisi olması da şarttır.

Ötenazi yasası, uluslararası anlaşmalara uygun bir şekilde ve bu anlaşmaların içinde yer alan en temel insan haklarını içeren Sivil ve Siyasi Haklar BM Sözleşmesi’nin 6. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesine dayanarak yasalaştırıldı.

Ancak Hollanda’da ötenazi, bir hak olarak görülmüyor. Ötenazi talebini gerçekleştirme kararı, hekimindir. Bir hekimin hastasına karşı iki yükümlülüğü vardır: Birincisi, hastasının acısını hafifletmek veya ortadan kaldırmak; ikincisi ise onu hayatta tutabilmek… Dolaysıyla doktorlar bu sorumluluklarını öne sürerek ötenazi isteğini reddedebilirler. Hatta ötenazinin ön hazırlıklarında bulunan hemşire ve eczacılar da bu talebi reddedebilirler ve bundan dolayı onlardan hiç kimse davacı olamaz. Yasa, doktorun kendi vicdanına aykırı davranmasını koruma altına almış oluyor.

Aslında bu çok tartışılabilecek bir konudur. Hatta bu konudan dolayı 2009’da İtalya’ da Anayasal bir kriz oluşmak üzereydi. Eluana Englaro, bir trafik kazası sonucu 17 yıldır komadan yatıyordu ve bu 38 yaşındaki kadın için doktorlar “asla komadan çıkmayacak” teşhisi koydular. Hastanın ailesi, ötenazi kararı verdi. O dönemin başbakanı Berlusconi ve cumhurbaşkanı Napolitano, bu konuda karşı karşıya geldiler. Berlusconi, ötenazi kararını engellemek istedi ancak Napolitano, Berlusconi’ye destek vermedi. Uzun bir yasal mücadeleden sonra, hastanın babasına kızının suni beslenmesine son verdirmesine izin verildi.

Dolaysıyla ötenazi, her ülkede kabul edilmiş bir yöntem değildir. Dini açısından bakıldığı zaman da, hemen hemen hiç bir dinde ötenazi kabul edilmiyor. İslam’a göre; insan Allah tarafından yaratılmıştır ve hayat ona Allah tarafından bahşedilmiştir. Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur. Bu hak, ancak Allah’ındır. Buradan hareketle İslam dininde hem intihar hem de ötanazi benzeri uygulamalar yasaktır, ötenazi uygulayanlar katil olarak görülür. Ayrıca, hayatın uzamasını sağlayacak her türlü uygulamanın uygulanması da gereklidir ve bu tip uygulamaların, durum müsaitken uygulanmaması yani bireyin ölüme terk edilmesi de yasaktır. Bu kurallar, toplumsal yararlılığını kaybetmiş topluluklar için de geçerlidir ve toplumsal yararlılığını yitirmiş veya buna hiç sahip olamamış insanların öldürülmesi veya bakımsızlıktan ölüme terk edilmesi, katl (öldürme) ile eşdeğerdir. İnsanın Allah’tan ölümü dilemesi de, İslam’da hoş karşılanmayan bir davranıştır.

Hollanda’da intihar eden ev doktorunun eşi, eşinin hastalarıyla çok yakından ilgilendiğini ifade ederek yargısız infaz edildiğinin kanaatinde olduğunu ve eşine kendini savunma hakkı verilmediğini ifade ederek büyük tartışmalara yol açtı.

Leyla SARIKAMIŞ – Hollanda

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Kaynaklar:

Radio Nederland Wereldomroep, 6 febr. 2009.

www.wikipedia.nl

tr.wikipedia.org

Yorum Ekleyebilirsiniz