Twitter Facebook Linkedin Youtube

ALMANYA’NIN TÜRKLER’E KARŞI TUTUMU

Leyla SARIKAMIŞ

Leyla SARIKAMIŞ

İngiliz Hükümeti, yakın zamanda çok önemli gizli belgeler yayınladı. Bu belgelere göre, 1982 yılında Almanya’da başbakanlık koltuğuna oturan Helmut Kohl’un radikal bir planı vardı. Kohl, Almanya’da yaşayan Türkler’in yarısından kurtulmak istiyordu. Belli bir gizlilik süresinden sonra İngiliz Ulusal Arşivleri, bu belgeyi bu hafta yayınladı. Belgeye ulaşan Der Spiegel’in haberi şöyle:

Belgenin üst kısmında daktilo harfleri ile “Gizli” ibaresi yer almakta; el yazısıyla da “dağıtım için değil” ibaresi eklenmiş. Bu hassas planı Helmut Kohl, 1982 yılındaki Bonn ziyareti sırasında İngiliz Başbakanı Margaret Thatcher’a emanet etmiş.

Henüz bir kaç haftalık Başbakan olan Kohl, 28 Ekim 1982’de basına kapalı konuşmasında şöyle demiş: “Önümüzdeki dört yıl içinde Türklerin sayısını yüzde 50 azaltmak şarttır ancak bunu daha kamuoyuna sunamayız’. Bu konuşmada sadece dört kişi bulunuyormuş; Kohl’ün kendisi, uzun süredir danışmanlığını yapan Horst Teltschik, Thatcher ve onun özel sekreteri A.J. Coles (belgenin yazarı).

PREM 19/1036 sayılı dosya, küf kokuyor; çünkü 1982 ve 1983 yılları arasında gizli toplantılarda yapılan bu kayıtlar, sonsuza kadar ulaşılmayacak şekilde saklanmış. Ancak gizlilik süresi dolduğu için kamuoyuna sunuldu ve Der Spiegel bu belgeye ulaştı.

Thatcher’in günlükleri, Kohl’ün Türkleri nasıl sınır dışı etmek istediğini göstermektedir. Bu günlükler, aynı zamanda son üç yılda Alman ve Türk vatandaşlarının arasındaki ilişkinin nasıl geliştiğine ışık tutuyor. Bu gelişme, şimdiki hükümete göre aslında aşırı sağa kayan bir durumdur.

Belgelere göre Kohl, 1982 Ekim’inde sadece Türklerden kurtulmak istiyordu. Kayıtlara göre Kohl şöyle diyor: “Almanya’nın Portekizlilerle, İtalyanlarla ve hatta Güneydoğu Asyalılarla problemi yok. Çünkü bu topluluklar, iyi uyum sağlayabiliyorlar. Avrupa ülkelerinden Almanya’ya yerleşmiş 11 milyon nüfus var ve bunların hiçbiri sorun değil. Ancak Türkler çok farklı bir kültürden geliyorlar”. Bu argümanı için; zorla evlilikler, kaçak işçilik ve iki kültür arasında ‘çatışma’yı örnek olarak veriyor. Özellikle Türk misafir işçileri sorun olarak görüyor.

Kohl, Thatcher’la buluşmasından iki hafta önce başbakan olarak ilk konuşmasında şunu demişti: “Aramızdaki yabancıların sayısı çoğalmadığı sürece uyum sağlanabilinir”. Bu esnada planını gizli tutmaktaydı. Fakat bu konuşmasıyla Almanya’da şöyle bir düşünce oluştu: “Türkler misafir işçilerdir ve geri dönmeleri gerek”. Kohl döneminden önce başbakanlık yapan Helmut Schmidt 1982’nin yaz aylarında bir gazeteye; “Bana kalırsa bu sınırdan artık Türk geçemez’ demişti. Ve o dönemin bakanlarından Hans-Jurgen Wischnewski, Müslümanları kastederek; “koyunlarını küvetlerinde kesiyorlar” diye bir söylemde bulunmuştu.

1982 yılında Almanya’da yaklaşık 1,5 milyon Türk yaşıyordu. Federal Cumhuriyet, büyük sorunlar yaşıyordu; çünkü seksenlerin başında yaşanan ikinci petrol krizinden sonra ekonomisi önemli ölçüde zayıflamıştı ve Batı Almanya’da yaklaşık 2 milyon kişi işsiz kalmıştı. Bu rakam, 1973’e kıyasla altı kat fazla idi.

1970’li yıllarda misafir işçi girişleri zaten durdurulmuştu. Fakat kalan işçiler, ailelerini de getirince Türk nüfusu bir hayli gelişmeye başlamıştı. Bu nedenle Alman halkı, yabancıları sosyal bir yük olarak görmeye başladı. Bonn Hükümeti, Türklerin yoğunluğundan ürpermeye başladı ve bir an önce kurtulmak istedi fakat açıktan açığa yapamadı.

Kohl bunun üzerine favori siyasi manevrasını devreye soktu ve Tatcher’in günlüğüne göre para teklifi ile Türkleri ülkelerine geri dönmeye teşvik etti. Emeklilik sigorta primlerini ödeyerek ve ek olarak bir tazminat (10.500 mark) vermek suretiyle geri dönmelerini garanti altına almak istedi. Geri kalanlara da Almancayı öğrenmeyi şart koştu.

Tarihçi Herbert’ın söyleyişine göre; bu yasadan faydalanan sadece 100.000 Türk vatandaşı geri Türkiye’ye döndü. Ancak bunun karşılığında Almanya’ya on binlerce ilticacı giriş yaptı.

Kohl, Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üye olarak katılmasına asla taraftar değildi (aynı şu andaki başbakan ‘demir lady’ Angela Merkel gibi).

Ayrıntı bilgi:

2000 yılında Kohl’ un oğlu, bir Türk işadamının kızıyla evlenmek üzere idi ve bu nedenle de Kohl, 2000 yılında düğün için İstanbul’a geldi.

Leyla SARIKAMIŞ – Hollanda

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.


Haberin orijinali için tıklayınız.

Yorum Ekleyebilirsiniz