Twitter Facebook Linkedin Youtube

POLİSLERİN ÖZLÜK HAKLARI SORUNU

Kemal YILMAZ

Kemal YILMAZ

Güvenlik hizmeti, sağlık ve eğitim alanlarında olduğu gibi, devletin vatandaşına vermek zorunda olduğu en önemli hizmetlerin başında gelmektedir. Huzur ve sükûnetin var olması için topluma güvenlik hizmeti en iyi şekilde sunulmalıdır. İşte bu görevi şehirlerde polis, kırsalda jandarma, hudutlarda Türk Silahlı Kuvvetleri icra eder.

Toplumsal huzurun korunması açısından her dönem önemli başarılara imza atan Polis Teşkilatı bu kutsal görevini 168 yıldır hiç aksatmadan yerine getirmektedir. Son yıllarda yapılan anketlerde, halkın nazarında Emniyet Teşkilatı güvenilir kurumlar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. İnsan haklarının koruyucusu, vatandaşın can ve mal güvenliğinin teminatı olan polis, toplumsal huzuru ve barışı bozacak, vatandaşın can ve mal güvenliği ile namusunu tehdit edecek olan bütün art niyetli bireysel veya örgütsel yayın ve faaliyetleri önlemek, böyle faaliyetler varsa bunları kontrol altında tutmak ve bu konuda tüm gücüyle caydırıcı olmak gibi çok hassas ve o kadar da sorumluluk gerektiren bir görevi üstlenmiştir.

Ancak, bu onurlu, kutsal ve fedakârlık gerektiren görevi icra eden polisin uzun yıllardan beri çözüm bekleyen o kadar çok sorunu var ki… Bu yazımızda işte bu sorunlara değineceğim. Uzun yıllardan beri süregelen düzensiz ve oldukça yıpratıcı çalışma şartlarının yarattığı kişisel sorunlar polisin psikolojisini olumsuz etkilemektedir. Polisi yıldırıp bıktıran, mesleğinden soğutan ve yaşamını alt üst eden çalışma şartlarının ve bu kapsamda 12/24 ve 12/36 özellikle de insanı psikolojik ve fiziksel olarak yoran 12/12 mesai anlayışı sorgulanmalıdır. Polisler bu çalışma sistemiyle ailelerine, çocuklarına yeterli vakti ayıramamakta, bir misafirini bile tam anlamıyla ağırlayamamaktadır. Bu da polisin içine kapanmasına, sosyalleşememesine sebep olmaktadır. Özellikle psikolojik olarak yıpranan polislerde bu durum travmatik bir hal alıp sonu intihara varan olaylarla karşılaşabilmekteyiz. Burada yapılması gereken bu mesai anlayışını değiştirmektir. Bunla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğünün bazı pilot illerde çalışma başlattığını biliyoruz. Bununla ilgili düzenlemelerin süratle tüm Türkiye’deki emniyet birimlerini kapsayacak şekilde hayata geçmesini diliyoruz.

Polisin diğer bir sorunu da aynı görevi yapan ve sadece görev alanları farklı olan, İçişleri Bakanlığına bağlı iki iç güvenlik kurum personelinden, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı personelin 926 sayılı yasadaki emekliliğe esas ek göstergesinin 3600, Emniyet Teşkilatına bağlı personelin ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabii olup, emekliliğe esas ek göstergesinin 2200 olması sebebiyle, emeklilik aylığında maaş farkı ve dolayısıyla da Emniyet Personelinin ücret yönünden mağduriyet yaşanmasının söz konusu olmasıdır. Ek göstergedeki bu farklılıktan dolayı tahsil durumları aynı ve aynı işi yapan iki kurum personeli arasında emekli olduklarında da, ikramiye ve maaş yönünden büyük farklar olduğu görülmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerine göre; meslek yüksekokulu ve üniversite mezunu olan diğer memurların kadroları 1. dereceye yükselebilmekte ve ek göstergeleri 3600 olduğundan, çalışırken aldığı ücretle emekli olduğunda aldığı ücret arasında çok fazla bir düşüş olmamaktadır. Polis memurları ise, gerek meslek yüksekokulu gerek üniversite mezunu olarak ve hatta yüksek lisans ve doktora bile yapsalar ve 1. derece olsalar dahi, ek göstergeleri 2200 olduğundan, çalışırken aldıkları ücretle, emekli oldukları zaman alacakları ücret arasında çok büyük farklılıklar yaşanmaktadır. Bunun nedeni ise, yukarıda bahsettiğimiz gibi polis memurlarının ek göstergelerinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu konularda da Emniyet Teşkilatı mensupları aleyhine çok büyük eşitsizlikler söz konusudur. Bu mağduriyetin giderilmesi için, polis memurlarının çalışırken ve emekli olduğunda ek göstergelerinin 3600 olmasıyla ilgili yasal düzenlemenin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Anayasanın 5. Maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri; Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Yine Anayasamızın 55. Maddesinde belirtilen 1- Ücret emeğin karşılığıdır. 2- Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. İbareli ücrette adaletin sağlanması başlığı altındaki maddeleri gereğince eşit işe eşit ücret ilkesi göz önüne alınarak, aynı nitelikte iş yapan iki farklı kurum personeli arasında görevde ve emeklilikte ücret adaletsizliğinin giderilmesi çerçevesinde mağduriyetimizin giderilmesinin yasal düzenleme ile olabileceğinden, 657 sayılı yasanın 236. maddesinden sonra ek maddeye eklenmek üzere Emniyet ve Güvenlik hizmeti sınıfı adı altında, Emniyet ve Jandarma Kolluk Kuvvetlerinin görevde ve emeklilikte özlük haklarının 926 sayılı kanundaki ek göstergeye eşit hüküm konması ile sağlanabilir. Bugünlerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılması düşünülen değişikliklere ilave olarak Polisin ek gösterge ile ilgili (Üniversite Mezunu Polislerin ek göstergelerinin 2200’ den 3600 ‘e yükseltilmesi) tekliflerinin de değerlendirilerek yasalaşması, Emniyet Teşkilatı çalışanı olan iki yüz elli bin polis memuru için büyük bir müjde olacaktır.

Yine uzun yıllardan beri Emniyet mensupları tarafından dile getirilen ama bir türlü çözüm bulunamayan “Polisin Fazla Mesaisinin Ödenmemesi” meselesine gelince… Bilindiği gibi devlet memurları ayda ortalama 160 saat çalışır. Ancak emniyet teşkilatının bazı birimleri bu çalışma saatlerinin çok çok üzerinde çalışmaktadır. Bu durumda eşit işe eşit ücret ilkesi göz önüne alınarak değerlendirildiğinde Polis memuru ile diğer memur arasında adaletsizliğe sebep olmaktadır. Yine belli dönemlerde (Seçim, Referandum, Spor Müsabakası) gibi hafta sonu ortaya çıkan resmi görevlerde tüm görevli memurlar icra ettiği görev karşında belli miktar ücret almaktadır; ancak bu tür görevlerde Emniyet Teşkilatı mensupları maalesef ya ek ücret almamaktadır ya da çok cüzi miktar ek ücret almaktadır.

Gergin bir psikoloji ile yerine getirmekle yükümlü olunan görevlerin çokluğu karşısında duyulan ağır sorumluluklar, ast-üst ilişkilerinde meydana gelen arada kalma psikolojisi, her an olumsuz olaylarla baş başa kalma stresi, bütün bu sıkıntılarının yanında uzun çalışma saatleri, gelecek kaygıları, ailesine karşı yeteri kadar zaman ayıramama düşüncesi, iş ortamında yaşadığı olumsuzlukların aile ortamına aksetmesi, dönem dönem Teşkilat olarak politik baskılara maruz kalması, Teşkilat olarak uğradığı haksızlıklar karşısında tepki verememe, yaşadığı en ufak bir problemden dolayı sahiplenilmeme hissi, gerekli sosyal desteği hem toplumdan hem de yakın çevresinden görememe gibi durumlar yaklaşık 250 bin Teşkilat mensubunu etkilemektedir.

Bütün bu sorunları dile getirdikten sonra şu konuyu da vurgulamak gerekir: Her meslek grubunda toplum tarafından benimsenmeyen hal hareket ve tavır içinde olan kişiler vardır ve olacaktır. Emniyet Teşkilatı içinde de giymiş olduğu üniformanın hakkını vermeyen, vatandaşına hukuksuz şekilde davranan, kendisine verilen yetkiyi kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan kişi ya da kişiler mevcuttur. Ancak burada önemli olan sınırlı sayıda kişinin yapmış olduğu bu olumsuz tutum ve davranışları tüm bir meslek grubuna, tüm teşkilat mensuplarına genellememek gerekir.

Kuruluşunun 168. Yılını kutladığımız Emniyet Teşkilatımızın başta Emniyet Mensupları olmak üzere tüm milletimize kutlu olsun, huzur ve mutluluklar getirsin. Ahirete intikal eden mensuplarımıza Allah rahmet eylesin. Temennimiz odur ki dile getirmeye çalıştığımız sorunlar da bir an önce çözüme kavuşur ve canımızı, malımızı ve huzurumuzu korumakla görevli Emniyet Teşkilatı mensupları görevlerini daha iyi şartlar içerisinde yerine getirirler.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Yorum Ekleyebilirsiniz