Twitter Facebook Linkedin Youtube

ABD – TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

ABD Kongresi’ne araştırma hizmeti sunan Kongre Araştırmalar Merkezi’nden (Congressional Research Service-CRS) Orta Doğu ve Türkiye uzmanı Jim Zanotti, “Türkiye: Arka plan ve ABD İlişkileri” başlıklı bir rapor hazırlamıştır (http://fpc.state.gov/documents/organization/208163.pdf). ABD-Türkiye ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini anlamak açısından faydalı olduğunu düşündüğüm 23 Nisan 2013 tarihli Raporun özet bölümünün tercümesini ilginize sunuyorum.

Özet

Türkiye’nin bazı iç ve dış politika konuları, Amerikan çıkarları için önem arz etmekte ve ABD Kongresi, ABD’nin Türkiye ile ilişkilerini şekillendirme ve kontrolünde aktif bir rol oynamaktadır. Bu rapor, Türkiye hakkında arka plan bilgisi sunmakta ve Obama Yönetimi ile Kongre Üyeleri için muhtemel politika seçeneklerini ele almaktadır. Uzun süredir NATO müttefikimiz olan Türkiye ile ABD ilişkileri, zamanla gelişti. Ekonomik dinamizmi ve jeopolitik önemi, –Türkiye; Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesiştiği noktada yer almaktadır ve şu an dünyanın 16. büyük ekonomisine sahiptir- Türkiye’nin bölgesel ve küresel etkisini artırmaktadır. Türkiye hala politik ve stratejik destek açısından ABD ve diğer NATO müttefiklerine bağımlı olsa da; gelişen ekonomik çeşitliliği ve askeri açıdan kendine güveni, Türkiye’nin Batı’ya daha büyük bir baskı uygulamasına imkân vermektedir. Bu gelişmeler, İslami kökenleri olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından son on yılda öncülük edilen politik değişimin devam etmesine yardımcı olmaktadır.

Gelecekteki iç politik gelişmeler, Türkiye’nin; Türk milliyetçiliği ve Sünni Müslüman değerlerini önceleyen popüler görüşler ile kişisel özgürlükler, azınlık hakları, hukukun üstünlüğü ve laik yönetim prensibini uzlaştıracağı ölçüyü belirleyebilir. Türkiye’nin etnik Kürt nüfusunun (ABD tarafından da terörist bir organizasyon olarak tanımlanan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) de dahil olmak üzere) statüsü, sivil-asker dengesi, dinin toplumsal hayattaki rolü ve basın özgürlüğü üzerine tartışmalar, 2013’te yeni bir anayasa için yapılacak bir referandumda bir arada gündeme gelebilir. Bu da 2014’teki Cumhurbaşkanlığı ve 2015’teki genel seçimler için önemli yan etkiler doğurabilir.

Kongre’nin Türkiye üzerine ilgisi, aşağıdaki hususlar açısından yüksektir;

  • Suriye, Irak, Afganistan ve diğer yerlerdeki politik gelişmeler ile İran karşıtı nüfuzu etkilemek ve istikrarı korumak için Türkiye ile Orta Doğu’da birlikte çalışmak;
  • Türkiye-İsrail ilişkilerinin geçmişte kötüleşmesi ve bu ilişkilerdeki muhtemel iyileşmenin ABD-Türkiye ilişkileri üzerine etkileri; ve
  • Osmanlı İmparatorluğu (Türkiye’nin selefi olan devlet) tarafından I.Dünya Savaşı sırasında işlenen muhtemel Ermeni soykırımı üzerine yayınlanabilecek potansiyel bir kongre kararı veya potansiyel bir başkanlık açıklaması.

Birçok Amerikalı politika üreticisi, aynı zamanda; Türkiye’deki azınlık Hıristiyan toplumların hakları, şu an itibariyle çıkmaza girmiş görünen Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB)’ne katılımı, Türkiye ile artan ticareti geliştirme ve Türkiye’nin Kıbrıs meselesindeki rolü ile de ilgilenmektedir. Kongre, Türkiye’ye yıllık yaklaşık 5 milyon Dolarlık askerî ve güvenlik yardımı ayırmaktadır. AB ise Türkiye’ye hâlihazırda katılım öncesi mali ve teknik yardım olarak yıllık 1 milyar Doların üzerinde kaynak sağlamaktadır.

Orta Doğu’yu etkileyen hususlar üzerine ABD-Türkiye işbirliği, 2011’den bu yana daha yakın hale geldi. Zira Türkiye, NATO füze savunma sisteminin bir parçası olarak bir ABD radarına ev sahipliği yapmayı kabul etti ve iki ülke, Suriye’de devam eden çatışmalara yönelik çabaları birlikte koordine etmekte. Yine de Obama Yönetimi boyunca; Suriye, İsrail ve diğer konulardaki gelişmeler, hangi noktaya kadar ABD ve Türkiye’nin kısa ve uzun vadeli stratejik önceliklerinin ve değerlerinin çakıştığı konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Jim Zanotti

Orta Doğu İlişkileri Uzmanı

http://fpc.state.gov/documents/organization/208163.pdf

Çeviren: Süleyman ERDEM

Süleyman Erdem Hakkında

Süleyman ERDEM: (Ankara) Balıkesir doğumludur. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden lisans, Harvard Üniversitesi Kamu Politikaları Bölümünden yüksek lisans derecesi almıştır. Halen Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde Uluslararası Güvenlik alanında doktora çalışmalarını yürütmektedir.

BENZER İÇERİKLER

Yorum Ekleyebilirsiniz