Twitter Facebook Linkedin Youtube

KIRIM TÜRKLERİ ve SORUNLARI

(Sahipk?ran Stratejik Ara?t?rmalar Merkezi olarak, K?r?m Türkleri Kültür ve Yard?mla?ma Derne?i’ni ziyaret edip, Dernek Ba?kan? Sn.Tuncer KALKAY, Dernek Yönetim Kurulu Üyeleri ve K?r?m Vakf? Ba?kan? Sn.Murteza ESENKAL’dan K?r?m Türklerinin sorunlar? hakk?nda billgi ald?k. A?a??daki metin, K?r?m Türklerinin sorunlar?n? dile getirebilmek amac?yla, Doç. Dr. Hakan KIRIMLI’n?n dernek sitesinde de yer alan “K?r?m Tatarlar? Kimdir?” ba?l?kl? makalesinden ve ziyaretimiz s?ras?nda ald???m?z bilgilerden yola ç?k?larak olu?turulmu?tur.)

Karadeniz’in kuzeyinde yer alan K?r?m yar?madas?n?n yerli halk? olan K?r?m Tatarlar?, ayn? zamanda ülkenin aslî Müslüman unsurunu da te?kil ederler. 1860-1861 göçünden sonra ilk defa K?r?m Tatarlar?, K?r?m’da mutlak nüfus ço?unlu?unu kaybettiler ve bugün K?r?m nüfusunun yakla??k %13 kadar?n? meydana getirmektedirler.

K?r?m Tatarlar?n?n tamam? Sünnî Müslüman olup, anânevî olarak Hanefî mezhebine ba?l?d?rlar. K?r?m Tatarlar?n?n ana dili olarak konu?tuklar? lehçelerin hepsi Türk dilidir. “K?r?m Tatarcas?” diye adland?r?labilecek tek bir lehçe olmamakla birlikte;“Orta yolak” ad? da verilen lehçe, edebî K?r?m Tatar dili olarak kabul edilmi?tir. Bu ?ive, tam bir O?uz-K?pçak kar???m? mahiyetiyle hem O?uz hem de K?pçak gruplar? taraf?ndan çok büyük ölçüde anla??labilen yegâne lehçeyi te?kil eder. Bu yönüyle K?r?m Tatar dili, do?u ve bat? Türk Dünyas? aras?nda bir geçi? dili konumundad?r.

K?r?m’?n yabanc? hakimiyetine girmesinden sonra geçen yüz y?ll?k süre, her aç?dan “kara yüzy?l” olarak adland?r?labilecek bir niteli?e sahiptir. Bu süre boyunca K?r?m Müslümanlar?n?n hemen bütün sosyal, ekonomik, dinî ve kültürel kurumlar? her aç?dan bir çürümeye maruz kald?. Halk ezici ço?unlu?u itibar?yla sosyal ve ekonomik aç?dan Ruslar?n ve di?er Hristiyanlar?n mukayese edilmeyecek derecede gerisine dü?erken, gelecek nesilleri yeti?tirecek olan Müslüman maarif sistemi de fevkalâde geri bir duruma dü?mü?tü.

Ancak K?r?m Tatarlar? için as?l büyük felâket Stalin taraf?ndan 11 May?s 1944’de imzalanan ve K?r?m Tatarlar?n?n son ferdine kadar K?r?m’dan sürülmesini emreden karardan sonra gerçekle?ti. Bu karar?n icras?, 17 May?s’? 18 May?s’a ba?layan gece K?r?m’?n her yerinde ayn? anda yerine getirildi. Gece askerler taraf?ndan yataklar?ndan kald?r?lan K?r?m Tatarlar?, haz?rlanmalar? için yaln?zca 15-20 dakika zaman ve ancak ellerinde ta??yabilecekleri kadar e?ya almalar?na izin verilerek hayvan vagonlar?na yüklendiler. Pek ço?unda oturmaya yer kalmayacak derecede insanla doldurulan vagonlar d??ar?dan mühürlendiler ve en az üç-dört hafta sürecek olan yolculu?a ç?kar?ld?lar. Günlerce yiyecek ve su verilmeyen, cesetlerin d??ar? ç?kar?lmas?na müsaade edilmeyen ve hiç bir t?bbî yard?m?n söz konusu olmad??? bu ölüm yolculu?u s?ras?nda açl?k, susuzluk, hastal?k, bitkinlik ve havas?zl?ktan on binlerce insan hayat?n? kaybetti. Sürgünden hiç bir K?r?m Tatar? istisna edilmedi. Da?lardan inen K?r?m Tatar Sovyet partizanlar? ve K?z?l Ordu askerleri ile her rütbedeki Komünist Partisi mensuplar? dahi sürülenler aras?ndayd?. K?z?l Ordu saflar?nda cephede bulunan K?r?m Tatar askerleri ise her ?eyden habersiz sava?maya devam edecekler, sava? biter bitmez de (en yüksek Sovyet madalyas? olan “Sovyetler Birli?i Kahraman?” madalyas?n? alanlar dahil) sürgün yerlerine gönderileceklerdi. Bu ?ekilde asgari 495.000 K?r?m Türkü’nün sürgüne gönderildi?i, bugün ar?iv belgeleriyle ispatlanm?? durumdad?r.

K?r?m Tatarlar?n? ta??yan vagonlar?n hemen tamam? Orta Asya (özellikle Özbekistan), Urallar ve Sibirya’da bo?alt?ld?lar. Sürgün yerlerinde asgarî ya?ama ve bar?nma imkânlar? mevcut de?ildi. A??r çal??ma ?artlar?nda ve her türlü temel ihtiyaçtan mahrum olarak bir çe?it toplama kamp? rejimi içinde ya?amalar? gerekiyordu. “Özel iskân” rejimi denilen bu rejim içinde her K?r?m Tatar?n?n gece kumandanl??a yoklama vermesi gerekti?i gibi, bulunulan mahalden be? kilometreden fazla uzakla?mak da kesinlikle yasakt?. Bu durumda her bir ferdi ayr? vagonlarda ba?ka yerlere sürülmü? olan aileler birbirlerinden tamamen kopuk olarak en az on iki y?l geçirmek durumunda kald?lar. Sürgün yolculu?u esnas?nda ve bunu müteakip ilk bir kaç y?l içinde sefalet ?artlar? alt?nda hayat?n? kaybeden K?r?m Tatarlar?n?n say?s?na dair sürülenlerin verdikleri ve son y?llarda aç?klanan çe?itli resmî Sovyet rakamlar? aras?nda büyük farklar vard?r. Buna ra?men toplam insan kayb?n?n 100.000 ki?iden az olmad??? ve 18 May?s 1944’de sürülenlerin yar?s?na yak?n?n?n hayat?n? kaybetti?i genel olarak kabul edilmektedir.

Sürgün yaln?zca K?r?m Tatarlar?n?n pek ço?unun hayatlar?n? kaybetmeleri ve geride kalanlar?n da ya?ad?klar? yerin cebrî olarak de?i?tirilmesi manâs?na gelmiyordu. Sürgünle birlikte, adetâ böyle bir milletin hiç bir zaman mevcut olmad???n? göstermek istercesine K?r?m Tatarlar?ndan kalan her türlü iz büyük bir h?zla yok edilmeye ba?land?. K?r?m’da K?r?m Tatarlar?ndan kalan bütün mallar ya?malan?p pek az istisna ile K?r?m’?n Türk-?slâm geçmi?ine ait hemen bütün tarihî binalar, abideler ve eserler yerle bir edildi. Bu meyanda (k?smen Hansaray’?n haziresi hariç) hiç bir yerde tek bir Müslüman mezarl??? dahi b?rak?lmad?. K?r?m Tatarcas?nda yaz?lm?? her türlü kitap ve yay?n (bu dildeki bütün Sovyet ne?riyat? da dahil olmak üzere) K?r?m’daki ve Sovyetler Birli?i’ndeki di?er kütüphanelerden toplanarak imha edildi. K?r?m’da (yaln?zca özel sebeplerden dolay? Bahçesaray ve Canköy ?ehirlerinin isimleri hariç) Türkçe isim ta??yan yüzlerce ?ehir, kasaba ve köyün ad? tamamen Rusça olanlarla de?i?tirildi. 1944’den 1980’lerin sonlar?na kadar Sovyetler Birli?i’nde fiilen “K?r?m Tatar” sözünün kullan?lmas? dahi yasakland?. Ansiklopedilerden ve tarih kitaplar?ndan K?r?m Tatarlar?na dair maddeler tamamen ç?kar?l?p iç pasaportlarda ve hattâ nüfus say?mlar?nda bile bu ismin zikredilmesi yasakland?. Di?er bir ifadeyle K?r?m Tatarlar? resmî literatürde âdetâ geçmi?te ve halihaz?rda mevcut olmayan bir halk haline getirildi. K?r?m’da K?r?m Tatarlar?ndan bo?alan yerlere ise 1944 yaz?ndan itibaren Sovyetler Birli?i’nin di?er bölgelerinden getirilen Rus ve Ukraynal? nüfusun iskân?na giri?ildi.

K?r?m Tatarlar?n?n olu?turdu?u Millî Hareket, Sovyet rejiminin tüm engellemelerine ra?men, halk? ne olursa olsun K?r?m’a dönü?e te?vik etti. Bunun üzerine K?r?m Tatarlar?, 1988’den itibaren büyük dalgalar halinde K?r?m’a dönmeye ba?lad?lar. Dönenler, mahallî idarenin engelleriyle kar??la?malar?na ra?men, toprak i?gal ederek derhal derme-çatma evler kurmaya giri?tiler. Bu evler, milis taraf?ndan defalarca y?k?ld? ve say?s?z çat??malar vuku bulduysa da, art?k K?r?m Tatarlar? kesinlikle K?r?m’dan ç?km?yorlard?. 1989 Nisan ay?na kadar K?r?m’a dönen K?r?m Tatarlar?n?n say?s? 40.000’e ula?t?.

K?r?m Tatar Millî Hareketi de yeni ?artlara uygun bir te?kilatlanmaya giri?ti. Millî Hareket’in 29 Nisan 1989’da Özbekistan’?n Yengiyul ?ehrinde düzenlenen genel kongresinde, münferit te?ebbüs gruplar? ?eklinden ç?k?larak merkezî bir te?kilat haline gelinmesi karar? al?nd?. Böylece “K?r?m Tatar Millî Hareketi Te?kilat?” (KTMHT) resmen te?ekkül ederek, ba?kanl???na da Millî Hareket’in tan?nm?? liderlerinden ve Sovyet rejimi taraf?ndan yedi kere mahkûm edilerek 14 y?l?n? hapiste ve çal??ma kamplar?nda geçirmi? olan Mustafa Abdülcemil K?r?mo?lu getirildi. Bundan böyle K?r?m’a dönmü? ve dönmekte olan K?r?m Tatarlar?n?n bu cereyan? tamamen KTMHT taraf?ndan yönlendirilecek ve idare edilecekti. Millî Hareket’in aslî faaliyet sahas? ve idarî merkezi de art?k sürgün bölgelerinden K?r?m’a ta??nmaktayd?.

1989-1991 aras?nda K?r?m Tatarlar?n?n K?r?m’a dönü? hareketi önceki y?llarla k?yaslanmayacak ölçüde artt?. Dönenlerin te?kilatl? ve plânl? bir ?ekilde i?gal edilen topraklara yerle?mesi, mahallî idarenin y?k?m dahil olmak üzere pek çok tedbirlerine kar?? direnilmesi ve kar??la?makta olduklar? di?er say?s?z problemlere nispeten çözümler bulunmas? hususlar?yla KTMHT ilgilenmekteydi. Bu dönemde dönü?ün önündeki en büyük engel iktisadî güçlüklerdi. K?r?m Tatarlar?n?n dönü?ünü ve mücadelelerini mâlî aç?dan destekleyen bir devlet ya da kurum olmad???ndan, çökmekte olan Sovyetler Birli?i’nin büyük bir sars?nt? içindeki ekonomisinden en çok K?r?m Tatarlar? etkilendiler. K?r?m’da fiyatlar sürekli olarak artarken, satmak istedikleri Özbekistan’daki evlerinin fiyatlar?n?n son derece dü?mesi ve K?r?m’da onlar? bekleyen yokluk ?artlar? K?r?m Tatarlar?n? iktisadî aç?dan ç?kmaza sokmaktayd?.

A?ustos 1991 darbesinden sonra Sovyetler Birli?i’nin birlik cumhuriyetlerinin kopmaya ba?lamas? ve nihayet 1991 sonunda Sovyetler Birli?i’nin tamamen ortadan kalkmas? ile K?r?m art?k ba??ms?z bir devlet olan Ukrayna’ya ba?l? bir muhtar cumhuriyet haline geldi. Ancak bu noktada K?r?m’daki Ruslar, K?r?m’?n Ukrayna’dan ba??ms?zl???n? kazanmas?n? ve bunu müteakip derhal Rusya’ya kat?lmas?n? savunmaya ba?lad?lar. Ayn? ?ekilde Rusya’daki milliyetçi güçler de K?r?m’daki Ruslara aç?k bir ?ekilde destek veriyorlard?. Eski Sovyet Karadeniz Filosu’nun ana üssünün K?r?m’daki Akyar’da (Sevastopol) bulunmas?, K?r?m’?n statüsünü Ukrayna ile Rusya aras?nda günümüze kadar sürecek bir anla?mazl?k konusu haline getirdi. K?r?m Tatar Millî Meclisi ise K?r?m Tatarlar?n?n iki yüzy?l? a?k?n bir süredir ba?lar?na gelen felâketlerden Rusya’y? sorumlu tutarak, K?r?m’?n Rusya’ya ba?lanmas?na (ve buna bir ön ad?m olarak Ruslar?n hakimiyetinde ba??ms?zl?k almas?na) kesin olarak kar?? ç?kt? ve ülkenin Ukrayna’ya ba?l? K?r?m Tatar millî muhtariyetini haiz bir cumhuriyet ?ekline dönü?mesi görü?lerini savundu.

Öte yandan, Millî Meclis di?er ülkelerdeki K?r?m Tatarlar?yla ba?lar?n? s?k?la?t?rd??? gibi, d?? hükûmetlerle temaslara giri?meye ba?lad?. Bu meyanda, Millî Meclis ba?kan? ve temsilcileri ba?ta Türkiye olmak üzere, çe?itli Avrupa ve eski Sovyet ülkeleriyle ciddî siyasî ve kültürel ba?lar kurdular. Özellikle Türkiye’de ya?ayan K?r?m Tatarlar?n?n ve Türkiye’deki di?er resmî ve sivil te?kilatlar?n önayak olmas?yla, bir ölçüde de olsa K?r?m Tatarlar?na destek temin edilmeye ba?land?. Bu destek her ne kadar sürgündeki yüz binlerce K?r?ml?n?n hepsinin vatana dönebilmesine ve K?r?m’a dönebilen ancak son derece zor ?artlar alt?nda evsiz ve temel hayat ?artlar?ndan mahrum ya?ayan on binlerce insan?n ihtiyaçlar?na yeterli olmasa da, kayda de?er bir ad?m olarak önem ta??maktayd?. Nitekim K?r?m Tatar dinî ve kültürel hayat?nda bir canlanma görüldü. Bütün güçlüklere ra?men, K?r?m Tatar yerle?im yerlerinde camiler, okullar, millî kültür ve sanat te?ekkülleri kurulmaya ba?land?. K?r?m Tatar Millî Kurultay?’n?n 1993’de toplanan II. Birle?im’inde K?r?m Tatar dili için (Türkiye’de kullan?lan alfabe esas?nda) Latin alfabesine geçilmesi karar? kabul edildi. Bu arada K?r?m Müslümanlar? Dinî ?daresi de kuruldu.

CIMG5467Bugün itibariyle K?r?m Tatarlar? (Türkleri), K?r?m siyasetinden d??lanm?? vaziyetteler. Dernek yetkililerinin söylediklerine göre;

  • K?r?m Türklerinin yürüttükleri mücadeleye en büyük destek Türkiye’den gelmekle birlikte, bu destek yeterli olmamakta. Dernek yetkilileri, K?r?m meselesinin ba?ka meselelerin yan?nda aksesuar gibi kullan?ld???n?, konuyla ilgili yeterli kamuoyu olu?turulamad???n? dü?ünüyorlar.
  • K?r?m Türkleri Kültür ve Yard?mla?ma Derne?i, 21 ?ube ve 2 temsilcilikle Türkiye’de K?r?m Türklerini temsil eden en büyük sivil toplum kurulu?u. K?r?m Vakf? da bu Dernek ile karde? kurulu? niteli?inde ve birlikte hareket ediyorlar. Bu Derne?in d???nda, etkin olarak faaliyet gösteren Kocaeli merkezli K?r?m Tatar Dernekleri Federasyonu isimli farkl? bir olu?um var. bu olu?umlar?n aralar?nda görü? farklar? olmakla birlikte, asgari mü?tereklerde bir araya gelebilmekteler.
  • Türkiye’de idari anlamda köy olarak tan?mlanan 300 Tatar köyü bulunmakta. Köylerin d???nda ?ehirlerde de önemli bir nüfus bulunmakta. En büyük nüfus, ?stanbul’da.
  • K?r?m Tatar dili, kaybolmaya yüz tutmu? durumdad?r. Bugün itibariyle K?r?mda sadece 15 mektepte K?r?m Tatar dili e?itimi verilmekte. Bu say?, nüfusa oranla (tahminen 350.000 K?r?m Türkü var) çok az kalmakta ve acilen yeni mekteplerin ve ana okullar?n?n (Balabahçe) aç?lmas?na ihtiyaç var.
  • Bugüne kadar K?r?m’dan 1000 ö?renci Türkiye’ye gelip tahsil görmü?. Bugün itibariyle 50 ö?renci ülkemizde tahsil görmekteymi?. Dernek bu ö?rencilere imkanlar? dahilinde burs sa?lamaktaym??. Ancak son dönemde Devletin verdi?i burs miktar? epey art?nca, bu ö?renciler Derne?in burslar?n? istememi?ler ve “Devlet bursu bize yeter” demi?ler. Bu tav?rlar?, Dernek yetkililerini çok memnun etmi? ve bu durumu sitayi?le bize aktard?lar.
  • Kendilerine Diyanet ??leri Ba?kanl???, Türkiye kökenli ?slami Cemaat ve di?er yard?m kurulu?lar?n?n K?r?m’da faaliyetlerinin olup olmad???n? sorduk. “Asgari düzeyde oldu?unu, Diyanetin sadece 10 imam?n?n bulundu?unu, Suudi Arabistan ve Ürdün merkezli yard?m kurulu?lar?n?n çok daha aktif ?ekilde çal??t?klar?n?, ancak bu kurulu?lar?n gündemlerinin farkl? oldu?unu, K?r?m Türklerinin sorunlar?yla ilgilenmekten ziyade Vahhabili?i yayma gayelerinin ön planda oldu?unu” ifade ettiler.
  • Prof.Dr. Fahri UNAN’?n “K?r?m’da Tatar Olmak” isimli makalesini okumam?z? tavsiye ettiler. (http://www.fikirdebirlik.org/yazi.asp?yazi=200811012)
  • 25 ki?ilik bir kadrosuyla maddi s?k?nt?lar içinde de olsa faaliyet gösteren K?r?m Haber Ajans? (QHA) sayesinde K?r?m’daki geli?meleri daha yak?ndan takip edebildiklerini söylediler.
  • K?r?m Türklerinin nüfusu toplam nüfusun %13’ünü olu?tursa da, Türk çocuklar?n?n di?er çocuklara oran?n?n %20’leri buldu?unu, nüfus art?? h?z?n?n ümit verici oldu?unu aktard?lar.
  • K?r?m Tatar dilinin kaybolmaya yüz tuttu?unu, Türkiye’den bu dilin ö?retilmesi için imkânlar olu?turulmas?n? ve TRT’de bu dile daha fazla yer ayr?lmas?n? beklediklerini ilettiler.

Çok rahats?z olduklar? baz? sorular? ve hususlar? payla?t?lar bizimle;

  • “Türk müsün, Tatar m?s?n” sorusunun çok anlams?z oldu?unu, Tatar’?n Türk d???nda bir ?rk olmad???n?, “Azeri misin, Türk müsün?” sorusu nas?l anlams?z ise, “Türk müsün, Tatar m?s?n?” sorusunun da öyle anlams?z oldu?unu söylediler.
  •  “Anavatan?n?z Anadolu mu, K?r?m m??” sorusuyla da muhatap olduklar?n? ve bu sorunun da kendilerini rahats?z etti?ini söylediler.
  • II.Viyana ku?atmas?nda K?r?m Hanl???n?n ihanet etmesi nedeniyle, ku?atman?n ba?ar?s?z oldu?una dair tarih kitaplar?nda yer alan mesnetsiz iddialar?n, yine Ankara Sava??nda Kara Tatarlar?n Timur taraf?na geçti?ine ili?kin bilgilerin, kendilerine kar?? haks?z bir önyarg? olu?turdu?unu ifade ettiler. Ankara Sava??nda Kara Tatarlar?n Timur taraf?na geçti?ini inkar etmemekle birlikte, bütün Türkmen beylerinin Timur taraf?na geçti?i bilgisi verilmeksizin sadece Kara Tatarlar?n saf de?i?tirdi?ine yönelik bir bilginin gerçe?i tam ifade etmedi?ini söylediler.
  • Ayr?ca Timur’a Timurlenk (Topal Timur) demenin Özbekler için çok büyük bir hakaret       oldu?unu, Uzun Hasan’a kar?? kullan?lacak olumsuz ifadelerin Azeri Türklerini çok rahats?z edece?ini söylediler.

Dernek yetkililerine, bu vesileyle misafirperverlikleri için te?ekkür ediyor, hakl? davalar?nda elimizden geldi?ince arkalar?nda olaca??m?z? ifade ediyor ve kendilerine ba?ar?lar diliyoruz.

.

Süleyman ERDEMsuleyman@sahipkiran.org

Yazar?n di?er yaz?lar? için t?klay?n?z.

 
KAYNAKÇA:
“K?r?m Tatarlar? Kimdir?”, Doç. Dr. Hakan KIRIMLI, http://www.kirimdernegi.org.tr/sayfa.asp?id=456
Takipçilerinizle paylaşınShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

About Süleyman Erdem

Süleyman ERDEM: (Ankara) Balıkesir doğumludur. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden lisans, Harvard Üniversitesi Kamu Politikaları Bölümünden yüksek lisans derecesi almıştır. Halen Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde Uluslararası Güvenlik alanında doktora çalışmalarını yürütmektedir.

BENZER İÇERİKLER

Yorumlar (1)

  1. ghiuner_acmola@yahoo.com' Güner Akmolla yazar ve EMEL derginin müdürü, Romanya diyor ki:

    Bugünkü hallerinden bilgiler istemekteyiz.Onlar yardım beklerler , dyasporanın sesini duymadık hala!

Yorum Ekleyebilirsiniz